İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/26 E. 2025/88 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/26
Karar No
2025/88
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/26 Esas KARAR NO : 2025/88 Büyükçekmece İcra Dairesi : .... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/01/2024 KARAR TARİHİ : 28/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; tarafların ticari alım satım kaynaklı ticari ilişkileri bulunduğunu, davacı şirketin davalıya yana ait mutfak malzemelerinin satın alımı konusunda anlaştıklarını, satış işlemine ilişkin davalı tarafa 1.500.000,00-TL kaparo bedeli gönderildiğini, davacının satın aldığı ürünlerin davalı tarafından tesliminin gerçekleştirilmediğini, iş bu bedelin tahsili amacıyla Büyükçekmece .... İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptalini takibin devamını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafın iddia ettiği kaparo dekontlarının, mutfak malzemeleri sebebiyle olan alım satım ilişkisinden değil, kira sözleşmesine ilişkin kira parası olarak gönderildiğini, davalı şirketin mutfak malzemeleri alım satım işi yapmadığını, davacının 09/04/2023 tarihinde 100.000,00-TL bedelli, 18/04/2023 tarihinde 500.000,00-TL bedelli , 24/04/2023 tarihinde 900.000,00-TL bedelli kira ödemeleri yapıldığını, bunun dışında davacı tarafça kira borcuna ilişkin hiç bir ödeme yapılmadığını belirterek, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ettiği görülmüştür. DELİLLER : Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası, Beylikdüzü Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabı, Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabı, ... Bankası yazı cevabı, .... Bankası Anonim Şirketi yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya gönderilen kaporanın sebepsiz zenginleşmeye bağlı iadesine dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerinin sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü. Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 1.500.000,00-tl kaparo alacağı, 55.109,59-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.555.109,59-TL üzerinden ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki itirazın iptali davasının yasal süre içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilen bilirkişi raporunda özetle, Davacı ve davalı yanın 2023 yılına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulduğu, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 1.400.000,00-TL alacaklı oldukları, davacı tarafından iddia edilen davalı yana 100.000,00-TL ödemeyle ilgili bir muhasebe kaydı görülmediği, dosyada içeriğinde belgeye rastlanmadığı, davacı tarafından davalı yana kaparo açıklamasıyla gönderilen 1.400.000,00-TL'nin davalı yana hangi anlaşmaya istinaden gönderildiğine dair belgeye rastlanmadığı, taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme ve davalı tarafı temerrüde düşürecek bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmadığı, Davacı tarafından dosyaya sunulu banka kanalı ile 18/04/2023 tarihinde davalı yana yapılmış 500.000,00-TL ve 24/04/2023 tarihinde davalı yana yapılmış 900.000,00-TL ödemenin ... Bankası tarafından gönderilen cevap yazısı eki olan banka hesap ekstresinde görülmüş olduğu, kaparo açıklaması olduğu, ancak ekstrede giden şirket ismi görünmediği, .... Bankası tarafından 20//06/2024 tarihli yazı cevabında 08/05/2023 - 08/05/2024 tarihleri arasındaki davalı banka hesabına ait hareketlerin gönderilmiş olduğu, ancak davacı tarafından davalı yana yapılmış ödemelerin 18/04/2023 ve 24/04/2023 tarihinde olduğu, 08/05/2023 tarihinden önceki davalı banka hareketleri gönderilmediğinden, gönderilen davalı hesap hareketlerinde, davacı yan ile ilgili bir hareket görülmediği ancak davacı tarafından dosyaya sunulan banka dekontlarına göre bu bedellerin davalının .... Bankası hesabına gönderildiği görüldüğü, davacı lehine karar alınması halinde, davacının takip tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek yıllık %9 ve değişen oranlarda yasal faizi talep edebileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir. İddia veya savunmanın haklılığı, bu olay ve hukuki işlemlerin varlığının ispatlanmasına bağlıdır. İspat hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde bir temel hak olarak garanti altına alınmıştır. Anayasal dayanağı olan ispat hakkını, usûl hukukunda taraflar, kanunda belirtilen süre ve usûle uygun olarak kullanırlar. Bu hak yalnızca kanunla sınırlanabilir. İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususuna ise ispat yükü denir. İspat yükü üzerine düşen taraf ispat etmesi gereken hususu ispat edemediği durumda ispatsızlık durumu söz konusu olacaktır. Hâkim bir husus ispatsız kalmış olsa dahi medeni yargılamada karar vermek durumundadır. TMK 6. Maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.” Davacı alacaklının, davalı hakkında kapora alacağı ve işlemiş faiz tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, itiraz üzerin eldeki bu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı dava dilekçesi açıklamalarında önce, taraflar arasında cari hesap alacağına dayalı bir ilişki bulunduğunu bildirmiş, devamında da taraflar arasında ticari alım satıma dair bir ilişkinin bulunduğu, bu doğrultuda davalıdan mutfak malzemeleri satın alınması için anlaşıldığı ve davalıya bu kapsamda kapora olarak 1.500.000,00 TL gönderildiği ve ancak davalının mal teslimini gerçekleştirmediği ve aldığı bedel iade etmediğini iddia etmiştir. Davacının banka yoluyla havale ettiği miktar Yargıtay uygulamasıyla birlikte ele alınmıştır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2014/6216 Esas ve 2014/9236 Karar sayılı ilamında ve 2020/3226 Esas ve 2020/4359 Karar sayılı ilamında ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında da değinildiği üzere; "Borçlar Kanunu'nun 457 (TBK'nın 555) ve ardından gelen maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal nitelikçe (tıpkı onun özel biçimlerinden biri niteliğindeki çek gibi) bir ödeme vasıtasıdır. Eş söyleyişle, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür (HGK. 9.6.2004 tarih, 2004/4–362 E. 2004/347 K.). Bu yasal karine karşısında davacı taraf, davalı tarafa yapılan dava konusu havalenin, bir borcun ödenmesinden başka bir amaca yönelik bulunduğunu kanıtlama yükümlülüğü altındadır. Diğer bir ifadeyle, havale kavramından hareketle yapılacak değerlendirmeye göre de, somut olayda kanıtlama yükümlülüğü yine davacı tarafa aittir." şeklinde belirtilmiş olmakla, davacı tarafından davalılara gönderilen havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaca yönelik olduğunu, yukarıda ispat yüküne dair yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının kanıtlaması gerekmektedir. 6098 s.TBK'nın 102.m.sine göre "Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. “düzenlemesi mevcuttur. Davacı tarafından davalının hesabına yapılan havalelere ilişkin işlem açıklarında “kapora” ibarelerine yer verildiği görülmüş olup, öncelikler taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tespinin yapılması gerektiği göz önüne alındığında, her ne kadar davalı taraf söz konusu havalenin kira ilişkisine istinaden gönderildiğine dair savunma beyanı ve iddiasında bulunmuş ise de bu iddiasını ispata yarar delil ibraz etmediği dosya kapsamından anlaşılmıştır. Bu doğrultuda, eldeki davada yukarı yapılan açıklamalar kapsamında, öncelikle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ve buna bağlı olarak gönderilen havalenin ne için gönderildiği ve iadesi gerektiğine dair davacı iddialarının davacı tarafından ispata muhtaç bırakıldığı anlaşılmış olup davacıya yemin delili hatırlatılmıştır. Davacının yemin deliline dayanmayacağına dair beyanı doğrultusunda ispatlanamayan davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 17.840,70-TL harcın mahsubuyla fazlaca yatırılan 17.225,3‬0-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-AAÜT gereğince hesap edilen 222.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine, 7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı.28/01/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/26, K. 2025/88, T. 28.01.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-26-e-2025-88-k-848be75ef22a