İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1038 E. 2024/1106 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1038
- Karar No
- 2024/1106
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1038 Esas KARAR NO : 2024/1106 DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 31/10/2023 KARAR TARİHİ : 11/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının tekstil alanında kumaş alım satımı ile ilgili ticari alışverişlerinin söz konusu olduğunu, müvekkili şirketin uzun bir süre davalı şirkete kumaş üretip sattığını ve karşılığında ödemelerini aldığını, müvekkili şirket ile davalı arasında yapılan son alışverişler neticesinde oluşan cari hesabın davalı tarafından kapatılmadığını ve davalının ödeme yapmaktan kaçındığını, müvekkili şirketin sipariş formunda belirtilen siparişleri ördüğünü kendilerine teslim ettiğini, söz konusu son alışverişlere(satışa) ilişkin müvekkili şirket tarafından davalıya teslim edilen kumaşa ilişkin faturaların 16.06.2023 tarih 68.985,00 TL bedelli, 19.06.2023 tarih 66.161,88 TL bedelli, 20.06.2023 tarih 14.456TL bedelli, 22.06.2023 tarih 32.266,08 TL bedelli faturalar olduğunu, müvekkili şirketin talep doğrultusunda kumaşları ördüğünü ve eksiksiz olarak teslim ettiğini, fakat davalı yanın kumaşların teslim alımından yaklaşık olarak 1 ay sonra 14/07/2023 tarihinde belirtilen faturalara ilişkin "kumaşlar sorunlu" notuyla iade faturası kestiğini, kumaşlara ilişkin aynı miktar ve tutarlarda iade faturası kesilmiş ise de herhangi bir kumaş iadesinin yapılmadığını, yani davalı tarafın kumaşları kullanmış olmasına rağmen iade faturası kestiğini ve kumaşları haliyle teslim etmediğini, kumaşlara kesilen iade faturalarının 14.07.2023 tarih 68.985,00 TL Bedelli, 14.07.2023 tarih 66.161,88 TL Bedelli, 14.07.2023 tarih 14.456,00 TL Bedelli, 14.07.2023 tarih 32.266,08 TL Bedelli faturalar olduğunu, taraflar arasında kurulan iletişime rağmen davalı yan tarafından müvekkili şirkete cari hesapta bulunan 121.882,12-TL ödemeyi(borcunu) haksız ve kötü niyetle yapmadığını beyan ederek; davanın kabulünü, alacaklarının fazlaya ilişkin her türlü talep (ıslah) dava hakları saklı kalmak kaydıyla dava konusu alacağın faiziyle davalıdan tahsilini, yargılama harç ve giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin birçok tekstil şirketi ile mal alım satımı yapmakta olduğunu, ayrıca davacı şirket ile de mal alışverişi yapmış olup bir miktar kumaş satın aldığını, ancak davacı şirketin elindeki malları bozuk teslim etmesi sebebiyle müvekkili şirketi zarara uğratarak iade faturası düzenlenmesine neden olduğunu, buna rağmen haksız olarak mal tutarından fazla fatura düzenlediğini, müvekkilince kalitesine güvenilerek davacıdan alınan kumaşların beklenilen vasıfları karşılamaması (ayıplı olması) sebebiyle müvekkili şirketin davacı şirkete kumaşların iadesini yapacaklarını söyleyerek iade faturası düzenlendiğini, akabinde davacının boyamakla sorunun düzeltilebileceğini söylemişse de kumaştaki sorunun boyamayla da giderilemediğinden müvekkili şirketin iadeyi gerçekleştirmek istediğini, daha sonra davacı şirketin kendilerine yalnızca bir ay müddet vermeleri gerektiğini söyleyerek kötü niyetli olarak müvekkili şirketi oyaladığını, bozuk kumaşları almamakta ısrar ettiğini beyan ederek; davanın reddini, borçlu olan davacı hakkında alacak miktarının %20 oranından az olmayacak miktarda icra inkar tazminatına ve yine kötü niyetten ötürü alacak miktarının %10 oranından az olmayacak miktarda para cezasına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : tarafların 2023 yılı BA/BS formları, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklı alacak talebine ilişkindir. Mahkememizin 03/06/2024 tarihli celse 1 numaralı ara kararı gereğince, davacı vekilince süresi içerisinde talimat yazılması için gerekli masrafları ikmal etmediği görülmüştür. İddia veya savunmanın haklılığı, bu olay ve hukuki işlemlerin varlığının ispatlanmasına bağlıdır. İspat hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde bir temel hak olarak garanti altına alınmıştır. Anayasal dayanağı olan ispat hakkını, usûl hukukunda taraflar, kanunda belirtilen süre ve usûle uygun olarak kullanırlar. Bu hak yalnızca kanunla sınırlanabilir. İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususuna ise ispat yükü denir. İspat yükü üzerine düşen taraf ispat etmesi gereken hususu ispat edemediği durumda ispatsızlık durumu söz konusu olacaktır. Hâkim bir husus ispatsız kalmış olsa dahi medeni yargılamada karar vermek durumundadır. TMK 6. Maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.” Mahkememizin 03/06/2024 tarihli celsenin 1 nolu ara kararları gereğince davacı vekiline verilen kesin süreye rağmen bilirkişi incelemesi için masraf yatırmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Delil ikamesi için avans" başlıklı 324. maddesinde "(1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. (2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. (3) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır." düzenlemesi bulunmaktadır. 03.04.2012 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 45. maddesinde: “(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Bakanlıkça çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Gider avansı, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder. (2) Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde adli yardım konusunda bir karar verilinceye kadar harç, gider ve delil avansı alınmaz. Kanunlardaki özel hükümler saklıdır. (3) Gider avansının yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir. Dava şartı olan gider avansının yatırılmaması veya tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğundan reddedilir. (4) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Delil avansı, tarafların dayandıkları delillerin giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağı ifade eder. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan biri avans yükümlülüğünü yerine getirmediğinde, diğer taraf bu avansı da yatırabilir. Delil avansını yatırmayan taraf, o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılır. Tarafların üzerinde tasarruf edemeyecekleri dava ve işlerle, kanunlardaki özel hükümler saklıdır…” düzenlemesi yer almaktadır. Yönetmeliğin 45. maddesinde, gider avansı ve delil avansı birlikte düzenlenmiş olup gider avansının, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade ettiği, davacının, her yıl Bakanlıkça çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu, delil avansının ise tarafların dayandıkları delillerin giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağı ifade ettiği vurgulanmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere, Yönetmelikte gider avansının içinde delil avansı için gerekli giderler de gösterilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 94. maddesinde "Kanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez." hükmü düzenlenmiştir. Ayrıca verilen sürenin amaca uygun, yeterli ve elverişli olması, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçların açık olarak anlatılması ve anlatılanların tutanağa geçirilmesi, bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip ilgili tarafların uyarılması gerekir. Bu hüküm gereği mahkememizin 03/06/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı bendinde davacı vekilinin yüzüne karşı ihtar yapılmıştır. Yine eldeki davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu, bilirkişi ara kararı ile birlikte, rapor tanzim süresi, tebliği ve itiraz süreleri ile araya girecek adli tatil süresi birlikte değerlendirilerek duruşmanın 03/06/2024 tarihinden 11/11/2024 tarihine bırakıldığı anlaşılmıştır. Yapılan açıklamalar ışığında, somut olayda, davacıdan kesin süre içinde yatırılması istenilen bilirkişi masrafının delil avansı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Somut olayda, mahkememizin 03/06/2024 tarihli celsesinde delil avansı niteliğinde olan bilirkişi giderinin yatırılması hususunda davacı vekiline kesin süre verilmiş olup, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçlar açık olarak anlatılmış ve anlatılanlar tutanağa geçirilmiştir. Bilirkişi giderinin davacı tarafça verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı, mevcut delil durumuna göre karar verilmesinin talep edildiği, dosyadaki bilgi ve belgeler dikkate alındığında davacının davasını ispatlayamadığı, usulüne uygun olarak verilmiş kesin sürenin tüm tarafları ve mahkemeyi bağladığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 26/11/2021 gün 2019/1785 esas 2021/1453 karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2022/1305 esas 2022/1267 karar sayılı ilamı ) HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın Reddine, 2-Alınması gerekli 427,60-TL harcın davacı tarafça yatırılan 2.081,45-TL harçtan mahsubuyla bakiye 1.653,85-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/11/2024 10:39:36 Katip ...... e-imzalıdır Hakim ...... e-imzalıdır