İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/806 E. 2024/273 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/806
Karar No
2024/273
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/806 Esas KARAR NO : 2024/273 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/08/2022 KARŞI DAVA TARİHİ : 10/10/2022 KARAR TARİHİ : 29/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/03/2024 Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA TALEP VE KARŞI DAVAYA SAVUNMA ; davacı vekili özetle; davacı şirketin, Plastik enjeksiyon teknolojisini kullanarak çok çeşitli sektörlere plastik ürünler imal ettiğini, İmalat Ar-ge çalışmalarını bir çok patent, marka, faydalı model, endustriyel tasarım ile tescillediğini, davalı şirket ise davacı şirketten ekte sunulan fatura ve irsaliyelerde belirtilen malları aldığını, davalı aleyhine Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı şirketin müvekkile takip talebinde belirtilen miktar kadar borçlu olduğunu, bu borcunu ödemediğini, tarafımızca da haklı olarak icra takibi başlatıldığını, icra inkar tazminatının tüm şartlarının oluştuğunu, alacağın likit olduğunu, davalının alacağı kendi belirlediğini ve buna ilişkin mutabakat mektubunu mail ile davacı şirkete gönderdiğini, alacaklı davacı şirketin alacağa ulaşamasın diye kötü niyetli şekilde itiraz etmiş olduğunu beyanla Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına yapılmış olan haksız itirazın iptaline, alacağın belirlenebilir olması ve davalı şirketin itirazının haksız olması nedeni ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ile mahkeme harç ve masraflarının davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Karşı davalı ile karşı davacı arasında kesinlikle adi ortaklık kurulmadığını, böyle bir ortaklık kurulmuş olsaydı iki taraf tüzel kişilik şirketleri olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranarak en az bir adi ortaklık sözleşmesi imzalayacaklarını, dosyaya sunulan belgelerin hiç birisinin bir ortaklık olduğunu göstermediğini, davalı tarafın borçtan kurtulmak için gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunu, karşı davacının, müvekkiline olan borcunu ödememek için bu davayı açtığını, karşı davanın reddini talep etmiştir. ASIL DAVADA SAVUNMA VE KARŞI DAVADA TALEP: davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle: Covid-19 pandemisi nedeniyle ihtiyaç duyulan hasta başı motitörleri çerçevesinde tıbbi cihaz sektöründe faaliyet gösteren davalı karşı davacıya .... firması nezdinde ulaşılarak tıbbi cihaz yönetmeliği ve mevzuatına uygun bir ... Marka hasta başı monitörüne dışarıdan takılarak kullanılan tıbbi cihaz yönetmeliği kapsamında aksesuar olarak değerlendirilen parçanın üretilmesi amacıyla irtibata geçildiğini, müvekkil bu görüşmeler neticesinde ... nezdinde iletilen taslakların tıbbi cihaz yönetmeliği'ne ve sağlık proseslerine aykırılığı nedeniyle yeni bir tasarım geliştirilmesi sürecinde kendisini bulduğunu, ... ile yapılan bu görüşmelerde 25.05.2020 tarihli mail toplantı daveti ekte olduğunu, müvekkil davalı 26.05.2020 tarihinde irtibata geçerek alt katında faaliyet gösteren firma ile aynı zamanda bu firmanın kiracısı da bulunmakla tanışıklığı nedeniyle 26.05.2020 tarihli .... yazışmasıyla; "...yerli üretilen ventilatör cihazının parça üretim işini bana vermeyi planlıyorlar bende bir sunum yapacağım o nedenle parçaların erge ve test kısmını ..., imalatının ise vatansever olarak yapıldığını lansman yapmak istiyorum..." "...Sakıncası yok yarın görüşürüz..." şeklinde başlayan süreçte davalı ile adi ortaklığın ilk irade açıklamasını gerçekleştiğini, ... ziyareti neticesinde 28 Mayıs tarihinde ekli mail ile bazı ön sipariş maili geçildiğini, ardından cihaza uygun bir tasarım çalışması yapılarak davalıya bildirilen talimatlar uyarınca ilk parça görselleri 30 Mayıs tarihinde firmaya iletildiğini, aynı zamanda davalıdan maliyet çalışmasının da istenmiş olduğunu, davalının bu tarihte bir maille durumu firmalarına ilettiğini, 31 Mayıs tarihinde ...'la yeniden toplantı gerçekleştirildiğini, 01.06.2020 tarihinde mevcut veriler üzerinden yeni tasarımın ....'a sunulduğunu, 01.06.2020 tarihinde bu tasarım üzerinden ... tarafından fiyat çalışması istenildiğini, aynı gün bir fiyat teklifi daha yapıldığını, 9 Haziran 2020 tarihinde bir teklif daha sunulduğunu, 9 Haziran tarihinde teslim fihristlerinin vb. görüşüldüğünü, 16.06.2020 tarihinde ... tarafından davalı- karşı davacıdan vergi numarası istenildiğini, 19.06.2020 günü tasarım hacim kalıp firmasına iletildiğini, 22 Haziran tarihinde geri dönüş alındığını, 01.07.2020 tarihinde hacim kalıpla yazışmalara devam edildiğini, 09.07.2020 tarihli maille Hacim kalıpla sözleşme imzalandığını, sözleşme tarihlerinin düzeltilerek 13 Temmuzda yeniden maillendiğini, 14 Temmuzda hacim kalıp talimat bilgilerini sunduklarını, 28 Temmuz 2020 Haciz kalıp avans istem mailinin ekte olduğunu, ... A.Ş. İle 19.08.2020, 25.08.2020, 21.09.2020, 07.10.2020, 09.10.2020, 19.10.2020 tarihli EFT'ler ile ... A.Ş.'ye kalıplama ücretinin firmalarınca ödenerek kalıp imalatçısına gönderilmesinin sağlandığını, cari hesapta yer alan bu ödeme dekontlarında da aynı yönde açıklama mevcut olduğunu, ayrıca bu ödemenin bir kısmı ise ... tarafından parça ve malzeme tedariki için harcanmak üzere gönderildiğini, toplam ödeme tutarı ise açıklamalı şekilde 353.000,00-TL olduğunu, dilekçeleri ekindeki fiyat çalışması neticesinde ...'la proje boyunca ... tarafından belirlenen ve onaylanan satış fiyatları ile satış faturaları yönünden bir ihtilaf söz konusu olmadığını, proje ödemelerinin ...'ya gelmesi, davalıya gönderilen kalıp hammadde ve parça avansları sonrası da bazı tedarik ve işlerde doğrudan ...'ya fatura edildiğini, dilekçelerinde detaylı belirttikleri şekilde davalının kendisine fatura edilen kalemlerin de gönderilen bu bakiye ile davalı tarafından yapıldığını yahut kendisine fatura edildiğini, gerek pandemi şartları gerekse dünya kapsamında etkin covid hastalığı neticesinde ürünü yetiştirme gayreti davalı nezdinde kötü niyetle kullanıldığının öğrenildiğini, davalıdan alınan maliyet tablosunda hammadde maliyeti firmamızca gönderilmesinin, alınan tablodaki parçaların birleştirilmesiyle oluşturulan 2 adet ürün ortaya çıkmaktayken ve bu 2 parça ürünün maliyeti 9 TL ve %10 işçilikken, gönderilen bakiyeyle 227.000-TL kalıp, 50.032,00-TL kaynak makinası alınması harici hammadde ihtiyacını karşılaması doğalken, ilk faturasından son ana kadar konusuz maliyet kalemleri oluşturarak, faturalarında 26,53-TL, 28,7-TL, 22 TL gibi dalgalanan ve açıklamasız maliyetli birim fiyatlı faturalar keserek maliyet tablosunu adi ortağı aleyhine şişirdiğini, ileride maliyet hesaplarında haksız bedeller talep etmesine sebebiyet verdiğini, yine ileride 30.01.2021 tarihinde uzun süredir sevkiyat aşamalarında talep edilen maliyet tablosu yerine kurulan bu tuzakta ürün maliyetlerinin yarısından fazlasını işçilik giderleri gibi gösteren bir maliyet tablosu iletildiğini, bir ürünün 6.46, diğerinin 9,98 birim maliyet tablosu çıkartıldığını, halbuki ilk alınan teklifte işçilik %10 olarak belirtildiğini, yapılan tabloya bakıldığında hammadde ve maliyet detaylarının paylaşılmamış olduğunu, işçilik giderlerinin aşırı olduğunu, zaman zaman bu aşamalarda davalı-karşı davacı firma çalışanlarının da davalı adresinde destekleri hiçe sayıldığını, faturalardaki maliyete ise hiç yaklaşılmadığını, 30.01.2021 tarihli bu tablo sonrası maliyet hesaplarının yapılmaya çalışılması adına iç yazışmaların devam ettiğini, detaylı maliyet fatura ve hesap tablosunun istendiğini, 15.02.2021 tarihinde yazışmaların arttığını, işçilik enerji gibi faturaların istendiğini, 19.02.2021 tarihinde kontrol notları iletildiğini, işçilik ve sair kalemler yönünden bazı tutarsızlıkların tespit edildiğini, 25.02.2021 ...den alınan ilk maliyet tablosuna atıf yapıldığını, davalının 2020 yılında sadece .... projesi için oluşturduğu bu yöntemle toplam 2.166.000-TL civarında fatura keserek haksız bedeller tahsiline giriştiğini, örnek vermek gerekirse 26.02.2021 hesap mutabakatına varılma girişimlerinde ...'a kesilen faturalar toplamının 3.575.000 olduğu kesilen faturanın ortaklık ilişkisine uygun olmadığını, fazla kesilen faturalar nedeniyle ....'nın KDV yükü ile karşı karşıya bırakıldığını, 26.02.2021, 15.03.2021 tarihli maillerde gelen alınan hammaddeler neticesindeki ürünlerin davalı elinde bulunduğu gibi hususlar mail yazışmaları ile sabit olduğunu, taraflar arasındaki en büyük problem davalının daha işin başında kendisine gönderilen avansla karşıladığı giderleri ürün maliyet hesabına yokmuş gibi eklemesinden kaynaklandığını, taahhüdü gereği maliyet tablosuna ekstradan işçilik gideri ile tabloyu şişirdiğini, bunun yanında işletmesinde adi ortaklık işinde kullanılmayan ve karşı davalı adresinde bulunan sair makinalardan kaynaklanacağı açık olan tüm elektrik gideri adi ortaklık giderine eklenmeye çalışıldığını, buraya kadarki hususlarla ilgili yazılı mail, ... dökümleri ve sair ek-1 olduğunu, bu dökümlerde görüleceği ve ... proformalarına not düşüldüğü üzere kalıpların Fikri Sınai Hakları'nın ...'da olarak .... firmasına ürettirilen kalıplar yönünden davalının edimi adi ortaklıkta kalıplarının, ihtiyaç olan sair hammadde ve malları teslim alarak imalatı sağlamakta olduğunu, Hacim kalıp sözleşmelerinde görüleceği üzere kalıpların testlerinin, üretimi ve numuneleri hacim kalıpça davalı-karşı davacı tarafından yaptırılarak kalıplara davalıya teslim ettirildiğini, yukarıda beyan edilen kalıplar ile adi ortaklığın başında alınan bir çok makina teçhizatı halen davalı elinde olduğunu, bunun yanında 2020 yılının sonlarına doğru swap test çubuğu içinde aynı yolla adi ortaklığa devam edildiğini, bu kapsamda Çin menşeili firmalarla müvekkilce irtibata geçilerek fizibilite çalışmalarının firmamızca yapıldığını, davalıya swap paketleme cihazı aldırıldığını, 01.12.2020 ayından itibaren tasarım, ebat, şekil, malzeme, hangi firmaya ne yaptırması gerektiği gibi hususların yazışılarak gerçekleştirildiği, 980.000'e yakın üretim yapıldığını, davalıca yine aynı yolla maliyet tablosu çıkartılmadan piyasanın çok üzerinde maliyetlerle fatura kesilerek müvekkilinin zarara uğratıldığını, piyasa analizleri itibarıyla 0.21 ile 0,30 kuruş olabilecek maliyetin 0,50 yahut itirazlar üzerine 0,43 gibi dönem dönem değiştirilerek faturalandığını ve üretilen ürünlerin fatura bedelinin esasen makina teçhizatlarının davalıca sözleşme yapılmakla davalıya kestiği faturalarla ödendiğini, hesap mutabakatlarına yönelik makina maliyetleriyle fatura edilen işlerle birlikte ileride maliyet tablolarını çıkarmama, makina maliyetleri ile makina ve ekipmanlar üzerinde artık çekilmez hale gelen dayanaksız maliyetleme ilişkisi ve eylemi çerçevesinde taraflar arasında ortaklığın ve maliyet tablolarının yazılı hale getirilmesi istemi de uzunca süre müvekkilinin oyalanarak reddedildiğini, müvekkili uhdesindeki test ekipmanları hariç tüm makina ve teçhizatların davalıca haksız şekilde el konulduğunu, adi ortaklığın iş ilişkisinde bulunan ... ve sair kurumlara ise haksız bildirimlerde bulunulduğunu, adi ortaklıkta, fikri sınai haklarının müvekkilinde olması kararlaştırılan patent belgeleri yönünden de davalı ile %50-%50 kapsamında yine sözleşme de imzalanamadığını, zira davalı kalıp ve elinde bulunan bedeli davalıya yönlendirilen malzeme kalıp makina vb adi ortaklık mallarını baskı oluşturmada kullanarak haksız maliyet girdisi üzerinden faturalandırma girişiminde haksız bedel elde etme gayreti içerisine girdiğini, ...'dan gelebilecek herhangi bir siparişin cevapsız kalamayacağı dikkate alındığında müvekkili olan firmanın iş ilişkisi yürüttüğü ... firmasına ürün tedarik edemeyeceğini adi ortağıyla maliyet şişirmesi ve sair nedenlerle problem yaşadığını bildiremeyeceği için sorunu tüm iyi niyetli görüşmelerde sonuçsuz kaldığını, maliyet analizleri ile durumun yazılı duruma getirilmesi taleplerinin konusuz ve karşılıksız kaldığını, bunun yanında fikri sınai hakları müvekkilinde olan ve adi ortaklık malı olan iş ilişkisinde ... firması ve aksesuar ürününün takıldığı asıl cihaz sahibi ... firması ile bu haksız kötülemelerle adi ortaklık zararına doğrudan üretim ve satış da gerçekleştirilmeye başlandığı, karşı davalının Tıbbi Cihaz Yönetmeliği kapsamında tıbbi cihaz firması ve yetkin personel bulunduramayacağı için doğrudan firmamız denetimi ve parça onayı bulunmaksızın üretim ve satış yapmasının mevzuata aykırıysa da adi ortaklık kalıp ve malları üzerinden doğrudan kar elde ettiğinin öğrenildiğini, adi ortaklık zararına bu eylemlerden karşı davalının sorumlu olduğunu, müvekkili hesabına düşen bakiyeleri de ödemekle yükümlü olduğunu. bunun bilirkişi incelemesi ile tespiti gerektiğini, Bakırköy .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .... E. Sayılı dosya ile adi ortaklık malı olan patent hakkını korumaya yönelik hukuki adımları takip ettiğinin aşikar olduğunu, ayrıca bu dosyada karşı davalının mal üretilen bu firmalarla doğrudan ilişki tesis ederek haksız eylemleri aleyhine beyanlarda bulunduğu da 3. Firmaların kabulü üzere olduğunu, haksız ve dayanaksız şekilde Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile haksız maliyet tabloları ve faturalandırmalarla oluşturulan cari durum kapsamında müvekkili aleyhinde haksız icra takibine girişildiğini, karşı davalıdan son ürünün 10.08.2021 tarihinde alındığını, bu tarihten sonra da ekli maillerde görüleceği üzere konunun mutabakata varılması hususunda haksız şekilde müvekkilinden uzunca süre kaçtığını, ... proformalarında bahsi geçen Fikri Sınai ve Mülkiyet Haklarının müvekkilinde bulunacağına yönelik duruma aykırı şekilde karşı davalının adi ortağının arkasından dolanarak kalıplarımız ile doğrudan bu firmalara irtibata geçerek Tıbbi Cihaz Yönetmeliğine aykırı şekilde Ek'te sunulu Tıbbi Cihaz Kurumu ve bakanlıkça tıbbi cihaz üretebilecek kişi ve firmalara onay verilerek bu kişiler haricinde cihaz üretimini yasaklaması ve davalının üretiminin de müvekkilinin kontrolünde taşeron olarak gerçekleştirmesine rağmen kendi adına kamu sağlığını tehlikeye atacak şekilde tıbbi cihaz üretme yoluna gittiğinin öğrenildiğini, yine ekte swap işi ve walf ile flow sensör ürünlerine yönelik faydalı model tasarım başvuruları ve belgelerinin mevcut olduğunu, taraflar arasındaki mali tablolara, yazışmalara ve hesap mutabakatına varma çabalarına bakıldığında karşı davalının öncelikle mükerrer maliyet kalemleri çıkartması, taahhütlerine uymaması, adi ortaklık kapsamında adi ortakların şeffaflık ve açıklık ilkelerine aykırı şekilde net maliyet hesabına esas bilgi ve belgeleri sunmaması, adi ortaklık demirbaş haklarının ...'ya tam ve net olarak bildirilmemesi, fazla fatura kesmesi, bu durumu düzeltecek mali adımların atılamıyor olması, karşı davalının bedeli ...'dan ödenen demirbaşları yahut demirbaş ve ham maddelerle ilgili gönderilen ödemeleri aşamalarda reddederek bir bütün halinde demirbaşlara el koyması ve adi ortaklığın şartlarını yazılı hale getirmekten ısrarla imtina etmesi, davalının ... firmasını saf dışı ederek KDV zararlarını telafi etmeme yoluna gitmesi, elinde tuttuğu ürünleri teslime yanaşmaması, buradan elde edilen edilecek karların sağlanmıyor oluşu, swap işi nedeniyle elinde tuttuğu demirbaşların mülkiyetinin müvekkiline tanınmıyor oluşu, bu demirbaş bedellerinin en az yarısının müvekkiline ait oluşu, swap işi maliyet analizlerinde müvekkili yanıltarak elinde kara yönelik fazla tahsilat tutuyor oluşu, adi ortaklık demirbaşları üzerinden sair kazanç elde etmeye devam ediyor oluşu ve bu kazanç bedellerini müvekkiline aktarmıyor oluşu, müvekkili bakımından adi ortaklığın çekilmez hale gelmesine sebebiyet verdiğini, davacı ve davalı aynı binada altlı üstlü iştigal ettiklerini, adi ortaklık malları da bu aynı binada altlı üstlü konumda olduğunu, avacı ve davalı adresinde adi ortaklığa yönelik demirbaş, karşı davalı adresinde maliyet analizlerinde önem taşıyan davalının adresinin konumu, işletmesinde kullanılan toplam enerji yükü getirecek makina adedi Fikri Sınai hakları müvekkile ait olan tasarım ve malların tespit ve tayin edilerek adi ortaklık mallarının dava sonuna kadar ihtiyati tedbir suretiyle bir yediemine teslim edilerek koruma altına alınmasını, talep kabul edilmese dahi delil tespiti taleplerinin kabulünü, karşı davalının bu süreçte müvekkili adi ortaklığından bilgi ve belge gizleme yoluna gittiğinden delil tespiti suretiyle davalı bilgisayarları ve adresinde ekli fikri sınai mallara ilişkin her türlü doküman, fatura, belge, emare ve kaydın dosya içerisine alınmasını, Tıbbi cihaz ürünlerinin üretim ve ticareti Sağlık Bakanlığı nezdinde onaylı ve izinli firmalarca yapılabileceğini, davalının adresinde müvekkilinden onaysız üretim yapılıyor olduğunun da delil tespiti suretiyle tespit ve tayin edilmesini, maliyet tablolarının çıkartılmasını, davaya konu demirbaşların tıbbi cihaz konulu olması, karşı davalının istigal alanının tıbbi cihaz olmaması, davalının Sağlık Bakanlığı onaysız ve firmamız izinleri bulunmaksızın üretim yapamayacağı ve ... yazışmaları gereğince kalıpların fikri sınai haklarının firmalarında olması nedeniyle ... kalıp mülkiyetinin kendilerine tahsisini, diğer swap kalıplarının ise yine müvekkilinin patentli ürünlerine ilişkin olduğu, tıbbi cihaz konulu olduğu, karşı davalının eylemlerinin ve şeffaf bulunmaması nedeniyle fikri mülkiyeti müvekkilinde bulunan swap tasarımlarıyla ilgili karşı davalının adi ortaklığa ürettirdiği kalıp ve swap paketleme makinasının ortaklığa taahhüt edilen nitelikte olmaması, fire maliyetlerinin yüksek olması, gerekli teknik altyapıya uygun olmaması, adi ortaklık tarafı karşı davalının imalatçıdan hukuki yönden bu hataları düzelttirmesi gerektiğini mevcut haliyle swap kalıp ve paketleme makinasının işlevsiz bulunması karşısında bilirkişice taahhüde uygun hale getirme maliyetleri hesaplanırsa bu maliyetler düşüldükten sonra kalan kalıp ve makina bedelinin yarısının da karşı davalıya ödenerek karşı davalıdan kalıpların teslim alınabileceğini veya alacaklarının hesaplanması halinde bu alacaktan mahsup edilebileceğini beyanla adi ortaklığın tasfiyesinin sağlanmasını, müvekkilinin alacaklarının hesaplanmasını, kalıpların ve demirbaşların müvekkiline teslimi nedeniyle doğacak bedeller bulunması halinde bu bedelleri ödemeye hazır olduklarını, davalının elinde tuttuğu ürün sonraki satış ve sair kdv zararları gibi hususlardan firmamıza karşı doğmuş bulunan borçlarından gereğinde kalıp bedellerinin karşı davalıya düşen kısmının mahsubunu, geriye bir alacaklarının kalması halinde kendilerine ödenmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiş, asıl davanın reddi ile karşı davalarının kabulüne karar verilmesini istemiştir. DELİLLER: Tarafların ticaret sicil kayıtları, Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı icra dosyası, ...'den celp edilen taraflara ait fatura dökümleri, ...'tan celp edilen taraflara ait fatura dökümleri, ...'tan celp edilen taraflara ait fatura dökümleri, SGK'dan celp edilen Tarafların işçi dökümleri, Bakırköy ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .... esas sayılı dava dosyası, Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyası, Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan celp edilen TPE .... tescil numaralı tasarım dosyası, TPE .... başvuru numaralı swap çubuğu faydalı model dosyası sureti. 31/07/2023 tarihli bilirkişi kök raporu, 22/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporu, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava; Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyasında icra takibinde faturaya dayalı cari hesap alacağının belirtilerek, takibe konu alacak, alacağın tüm ferileri, icra inkar tazminatı, vekalet ücretine ilişkin itirazın iptali ve takibin devamı isteminden ibarettir. Karşı dava; adi ortalığın işletmede mallarına yönelik delil tespiti ile işletmede yer alan davaya konu bilgi ve belgeler ile işletme durumu, makine ve techizat durumuna yönelik ön delil tespiti ile tedbir talebi isteminden ibarettir. İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas, .... karar sayılı, 16/08/2022 tarihli ilamı ile mahkememize tevzi edilerek iş bu dosyanın, mahkememizin .... esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Asıl dava ve karşı davada tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. 31/07/2023 tarihli bilirkişi kök raporu ve 22/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporu, birlikte değerlendirilerek bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınmıştır. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyeti tarafından dosyaya ibraz edilen 31/07/2023 tarihli bilirkişi kök raporunun Sonuç kısmında; "1-Taraflar arasındaki Ortak İş Protokolü ve yazışmaların bir bütün halinde incelenmesi sonucunda taraflar arasında proje (iş) bazlı adi ortaklık kurulduğu, bununla birlikte TBK md.19 hükmü gereğince; “MADDE 19- Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır.” sözleşmenin yorumlanmasının münhasıran sayın mahkemenin takdirinde olduğu, 2- Sektörel olarak yapılan incelemede üretilen ürünlerin maliyetlerinin tespitinin yapılmasının olanaklı olmadığı, 3- Davacı şirketin 2020 ve 2021 yıllarında ticari defterlerini fiziki ortamda tuttukları, 6102 sayılı T.T.K.’nın 64/3 maddesi hükümleri gereği açılış tasdiklerini kanuni süresinde yaptırdıkları, yine aynı madde hükmüne istinaden yapılması zorunlu Yevmiye Defteri Kapanış tasdikini de kanuni süresinde yaptırdıkları, tüm faturaları ve ödemeleri muhasebe ilkelerine uygun olarak ticari defterlerine kaydettikleri, ticari defterlerinin kayıt açısından birbirilerini teyit ettikleri, davacı şirkete ait ticari defterlerinin 6102 sayılı T.T.K. hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, 4- Davalı şirketin 2020 ve 2021 yıllarında ticari defterlerini fiziki ortamda tuttukları, 6102 sayılı T.T.K.’nın 64/3 maddesi hükümleri gereği açılış tasdiklerini kanuni süresinde yaptırdıkları, yine aynı madde hükmüne istinaden yapılması zorunlu Yevmiye Defteri Kapanış tasdikini de kanuni süresinde yaptırdıkları, tüm faturaları ve ödemeleri muhasebe ilkelerine uygun olarak ticari defterlerine kaydettikleri, ticari defterlerinin kayıt açısından birbirilerini teyit ettikleri, 2020 yılına ait Envanter Defterini sunmadıkları, davalı şirkete ait ticari defterlerinin 6102 sayılı T.T.K. hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, 5- Tarafların incelenen ticari defter kayıtlarına göre davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların ve davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin, davalı şirket kayıtlarında da kayıtlı olduğu, tarafların kayıtlarının birbiri ile örtüştüğü, 6- Davacı şirketin davalı aleyhine başlattıkları icra takip işlemlerinde alacak tutarını 584.453,37 TL olarak belirtilmişsede ne davacı şirketin ne de davalı şirketin ticari defter kayıtlarında 2020 yılı ve 2021 yılı sonu itibariyle böyle bir tutara rastlanılmadığı, aradaki farkın 584.453,37 – 545.493,37 = 38.960,00 TL olduğu, bu farkın araştırılmasında ise davacı tarafın beyanına istinaden, tarafların ticari kayıtlarında 21.09.2020 tarihinde davalı şirket tarafından banka yolu ile gönderilen 20.000,00 TL kalıplama ücretinin elden iade edildiğini, ve 18.960,00 TL tutarında davalı şirketin yapmış olduğu çekli ödemenin elden iade edildiği belirtilmişse de, elden iade edilen 20.000,00 TL ve 18.960,00 TL tutarındaki çeklere ait herhangi bir belge sunulmadığı, 7- Davacı şirketin davalı şirketten 545.693,37 TL tutarında alacaklı göründüğü, 8- 6102 sayılı T.T.K. 1530 maddesi gereğince taraflar arasında cari bir sözleşme bulunmadığı, 6102 sayılı T.T.K. 1530/2 maddesinin uygulanması hususunun Sayın mahkemiz takdirinde olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde raporunu sunduğu görülmüştür. Tarafların itirazları neticesinde aldırılan 22/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunun Sonuç kısmında; "Sektörel olarak yapılan incelemede ve kök raporda ifade edildiği üzere üretilen ürünlerin maliyetlerinin tespitinin yapılmasının olanaklı olmadığı, 2- ... şirketine kesilen faturalar toplamının KDV Dahil 534.736,64 TL olduğu, 3- Davalı/ karşı davacı şirket tarafından davacı / karşı davalıya yapılan dekontlu ödemelere ait çıkarılan tabloya göre; 145.000,00 TL Kalıp ve Enjeksiyon Ön ödemesi, 60.000,00 TL Kalıp Ücreti Ön Ödemesi, 133.000,00 TL Kalıplama Ücreti ( 20.000 TL elden iade edildiği beyan edilen ), 15.000,0 TL ise Kalıp imalatı olarak ödemelerin gerçekleştiği, diğer ödemelerin ise Cari hesaba mahsuben ve SWAP ödemesi olarak ödeme yapıldığı, 4- Adi ortaklık yönünden yapılan tespitler bakımından kök rapordaki değerlendirmelerimiz sonrasında yeni bilgi ve belgeler sunulmadığı, itirazların dilekçeler teatisinde yer alan iddialarla paralellik arz ettiği, bu yönüyle kök rapordaki kanaatimizi muhafaza ettiğimiz, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. Her türlü hukuki değerlendirme ve takdiri münhasıran yüksek Mahkemenize ait olmak üzere saygı ile arz ederiz." şeklinde raporunu sunduğu görülmüştür. Asıl dava ve karşı davada tarafların iddia ve savunmaları, celp edilen tüm deliller, mahkememizce aldırılan kök ve ek raporlar ile tüm dosya münderecatı birlikte değerlendirildiğinde; Hukukumuzda adi şirketi düzenleyen mevzuat hükümleri incelendiğinde: TBK'nun 620. Maddesinde, ''adi ortaklık sözleşmesi iki veya daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir'' denilmiştir. Bu tanımdan, adi şirketin - ortaklığın - unsurlarını; kişi, sözleşme, katılım payı, amaç (müşterek gayeye ulaşmak için birlikte çalışmak unsuru) şeklinde belirtilmiştir. Adi ortaklık; Bir yönüyle borç sözleşmesi olmasının yanı sıra, bir yönüyle de ortak bir gayenin yerine getirilmesini amaçlayan sosyal bir birliktir. Bu nedenle, ticari ilişkide ortakların şahsı da önem arz etmektedir. Kanun, adi ortaklık ilişkisinin kurulması için herhangi bir şekil şartı öngörmemiştir. Kanun ortaklık sözleşmesinin geçerliliğini şekle bağlamamıştır. Adi ortaklık sözleşmesinin en önemli iki unsuru; ortak amaç ve ortak amacı gerçekleştirmek için ortak çaba unsurlarıdır. Bu iki unsur adi ortaklığın olmazsa olmaz unsurlarıdır. Ortak amacı gerçekleştirmek için ortaklar çaba harcamak, tüm ortakların bu amaç etrafında toplanmalarını, iş birliği yapıp emek ve gayret göstermelerini ifade eder. Somut uyuşmazlık çerçevesinde tarafların ortaklık iradelerini ortaya koyduklarının anlaşıldığı, sözleşmenin iki tarafı oldukları, ortak bir amaçla hareket ettikleri, her iki ortağın da çaba gösterdiği, emek ve katkı sağladıkları, dosyada yer alan "Ortak İş Protokolü"nün 3. Maddesinde proje bazında ortak maliyet ve kar dağıtımı hususunda çalışıldığı, %50-%50 kar dağıtımı şeklinde yarıya yarıya bölüşme suretiyle proje karını paylaşacaklarını kararlaştırdıkları anlaşıldığından taraflar arasında adi ortaklık bulunduğu kanaatine varılmıştır. Somut olayda; taraflar arasındaki ortak iş protokolü ve yazışmalardan anlaşıldığı üzere taraflar arasında proje (iş) bazlı adi ortaklık kurulduğu, davacı ve davalı şirketin 2020 ve 2021 yıllarında ticari defterlerini fiziki ortamda tuttukları ve 3102 sayılı TTK hükümlerine göre usulüne uygun olarak tutulduğunun ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğunun mahkememizce görevlendirilen bilirkişilerce tespit edilmiş olduğu, tarafların incelenen ticari defter kayıtlarına göre davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların ve davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin, davalı şirket kayıtlarında da kayıtlı olduğu, tarafların kayıtlarının birbiri ile örtüştüğünün anlaşıldığı, davacı şirketin davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takip işlemlerinde alacak tutarı 584.453,37 TL olarak belirtilmiş ise de, davacı tarafın beyanına istinaden, 21/09/2020 tarihinde davalı şirket tarafından banka yolu ile gönderilen 20.000,00 TL kalıplama ücretinin ve 18.960,00 TL tutarındaki davalı şirketin yapmış olduğu çekli ödemenin elden iade edildiğinin anlaşıldığı,davacının davalıdan 545.693,37 TL tutarında alacaklı olduğu, davalı şirketin incelenen ticari defter kayıtlarına göre davacı şirket tarafından düzenlenen tüm faturaları ve davacı şirkete yapılan tüm ödemeleri ticari defterlerine kaydettikleri, yapılan bu kayıtlar neticesinde davacı şirkete 545.493,37 TL tutarında borçlu göründükleri, tarafların ticari defter kayıtlarına göre davacı şirket açısından davalı şirketten alacaklı olduğu, davalı şirket açısından ise davacı şirkete borçlu olduğu, tutarın ise 545.493,37 TL olduğu tarafların tutar açısından birbirlerini teyit ettikleri anlaşıldığından belirlenebilir nitelikte likit olduğundan asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Taraflar arasında 6102 sayılı TTK'nın 1530. Maddesi gereğince cari bir sözleşme bulunmadığı, bu nedenle aynı kanunun 1530/2 maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı, davacının davalıyı temerrüde düşürdüğünün ispat edilemediği anlaşıldığından faize ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından asıl davanın kısmen kabulüne, karar vermek gerekmiştir. Karşı davaya konu aspirasyon valfi ve swap test çubuğunun bir örneğinin hem karşı davacı hem karşı davalının adreslerinde bulunduğu, ürünlerin birebir aynı olduğu, üretimin karşı davalının adresinde yapılmadığı, sadece paketleme ve sterilizasyonun karşı davalının adresinde yapıldığı, karşı davacının adresinde bu ürünlerin üretilmesi için gerekli teçhizat ve kalıpların olduğu, karşı davacı firmanın yalnızca karşı davalıya ürün üretmediği, sadece bu ürünleri de üretmediği, geniş bir ürün yelpazesine sahip olduğu, davaya konu ürünler üretilirken iş yerinde hangi makine müsait ise onun kullanıldığı, o anki işçilik gideri, elektrik, su vb. Maliyetlerin ayırmanın mümkün olmadığı, karşı davacıdan üretim maliyetleri istenilmiş ise de, karşı davacının somut olaydaki maliyet reçetesi paylaşmasının dava konusu olan başlangıç üretim ürünlerinin maliyeti ile örtüşmeyeceğini beyan ettiği, sektörel olarak yapılan incelemede üretilen ürünlerin maliyetlerinin tespitinin yapılmasının olanaklı olmadığının mahkememizce görevlendirilen bilirkişilerce bildirilmiş olduğu anlaşıldığından, TBK 19.maddesinde bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın gerçek ve ortak iradelerinin esas alınmasını gerektirdiği, bu durumda ortak amaçla hareket ettikleri, her iki ortağın çaba gösterdiği, ortaklığın adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin yasal şartların ve iadeye ilişkin şartların da oluşmadığından karşı davanın reddine karar vermek gerekmiş, asıl davanın kısmen kabulü ve karşı davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A- 1-Asıl davanın kısmen kabulü ile B.çekmece ... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasında yapılan itirazın 545.693,37 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 2-Asıl alacak üzerinden %20 si oranında hesaplanan 109.138,67 TL icra inkar tazminatının davalı-karşı davacıdan tahsili ile davacı-karşı davalıya ödenmesine, B-Karşı davanın REDDİNE, ASIL DAVA BAKIMINDAN HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ : 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 37.276,32-TL harcın peşin alınan 7.293,71-TL harçtan mahsubu ile eksik ‭29.982,61‬-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan ‭ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 9.268-TL ‬posta ücreti, bilirkişi masrafı vb. masraf ile toplam harç gideri ‭7.374,41‬-TL olmak üzere toplam ‭16.642,41‬-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan ‭15.527,37-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 82.397,07-TL avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 17.900,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 8-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine, 9-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, KARŞI DAVA BAKIMINDAN HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ : 10-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli ‭683,1‬0-TL harcın peşin alınan 170,77-TL harçtan mahsubu ile eksik ‭‭512,33‬-TL harcın karşı davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 11-Karşı davacı yapmış olduğu harç giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, masraf ile ilgili asıl davada karar verildiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 13-Karşı davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca karşı dava değeri üzerinden hesap edilen 10.000,00-TL avukatlık ücretinin karşı davacıdan tahsili ile karşı davacıya ödenmesine, 14-Arabuluculuğun asıl dava ile aynı tutanakta olduğu görüldüğünden; arabuluculuk ile ilgili olarak asıl davada karar verildiğinden, karşı davada bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/02/2024 Başkan .... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye .... e-imzalıdır Katip .... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/806, K. 2024/273, T. 29.02.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-806-e-2024-273-k-38e0cf08298c