İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/686 E. 2024/338 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/686
Karar No
2024/338
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/686 Esas KARAR NO : 2024/338 DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 28/07/2022 KARAR TARİHİ : 21/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2024 Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: davacı vekili özetle; Davacı vekil eden ... , davalı ... unvanlı şirketinde, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu’nca .... Aralık 2012 tarihinde tescil edilmiş 19 Kasım 2012 tarihli 7 sayılı Ortaklar Kurulu Kararı gereği pay devralmak yolu ile %50 oranında pay sahibi olduğunu, 200.000 TL'si (İkiYüzBinTürkLirası) ana sermayeli ... ticari unvanlı şirketin, 100.000-TL'si (YüzBinTürkLirası) tutarındaki 2.000 TL (İkiBin) adet payı davacı vekil eden ...' a, 100.000 TL.sı (YüzBinTürkLirası) tutarındaki 2.000 TL (İkiBin) adet payı da dava dışı .... ’a davalı şirketin, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu’nca 29 Haziran .... tarihinde tescil edilmiş, 18 Haziran .... tarihli 4 sayılı Ortaklar Kurulu Kararı ile , % 50 payının sahibi , ..... vatandaşlık numaralı ... 'ın kızı, ... vatandaşlık numaralı dava dışı .... şirket ortağı olmaksızın müdür atandığı, davacı vekil eden, davalı Şirket’in 01.01.2012 tarihinde başlayıp 31.12.2012 tarihinde sona eren 2012 yılı hesap dönemine ilişkin ticari ve mali durumu ile yaptığı işlemlerin özetini içeren yıllık faaliyet raporunun ve finansal tabloların müzakere ve tasdiki için dava dışı şirket ortağı ve şirket müdürü ile görüşmek istediğini, Sakarya ..... Noterliği”nin 11 Aralık 2014 günlü .... ve ... günlük iş sayılı ihtarnameleri ile genel kurul toplantısı yapılması talebinde bulunmuş ise de sonuç alamadığını, davacı vekil eden , davalı şirketin, .... ... Bölgesi .... Çarşısı ... Cadde 3.Blok numara 2 Başakşehir İstanbul adresindeki Şirket Merkezi’ne bağlı olarak Sakarya İli ... İlçesi .... Beldesi .... Mevkii ... pafta ... parsel sayılı taşınmazda "Şube" olarak faaliyet gösterdiğini , Sakarya İl Özel İdaresi’nce I ( a ) Grubu Maden İşletme Ruhsatı ile çalışmakta olan kum ocağında, satıma sunulmuş malzeme stoğunun miktarı, Sakarya Nehri’nden 1 günlük çıkarılan kum çakıl malzemesinin miktarı , malzemenin kum ya da tüvenan biçiminde satıma sunuluncaya dek geçen süre boyunca ton bedelinin ne olduğu öğrenmek istemiş ise de ,Karasu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı ve Karasu Asliye Ceza Mahkemesi'nin .... Esas ... Karar sayılı kamu dava dosyasının konusu olan dava dışı şirket ortağı ... ile eşi dava dışı ...'ın oğlu dava dışı .... ve kızı şirket müdürü ... 'ın tehdit ve alenen hakaret suçuna konu eylemleri ile karşılaştığını, davacı vekil eden, davalı Şirket'in şube olarak faaliyet gösterdiğini, Sakarya İli, ... İlçesi, ... Beldesi, .... Mevkii, ...Pafta, ... parsel sayılı taşınmazda Karasu Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yoluna gittiklerini, davalı şirketin 2013 yılına ait hesap dönemi için zarar etmekte olup olmadığı bilgisine, davacı vekil eden, davalı şirketin bilançosunun gerçekliliğinin araştırılması için özel bir denetçi atanması, müdür sıfatlı dava dışı ....‘ın ibra edilip edilmemesi, müdür aleyhinde sorumluluk davası açılıp açılmaması, müdürün azli ile şirkete yeni bir müdür atanıp atanmaması, dağıtılacak kâr ve kazanç payları oranlarının belirlenmesi, şirket ortaklarının şirket faaliyet alanına giren işlerde çalışarak ticari faaliyet göstermemeleri açık gündem maddeleri ile davalı şirketin Ortaklar Genel Kurulu’nun yapılması için ihtarnameler kaleme almış ise de, ihtarnameler dava dışı şirket müdürü tarafından tebliğ alınmadığını, davalı şirketin Aralık 2012 yılından bu yana karar almadığını, davalı şirketin kar dağıtmadığını, davalı şirketin kuruluş amacının ortadan kalktığını, davacı vekil edenin, davalı şirketin, feshi ve tasfiyesini dava yolu ile talep ettiklerini, davalı şirketin ticari bir faaliyeti bulunmamasına rağmen, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları ile sabit olduğu gibi zaman zaman 6 sigortalı çalışanı olduğunu, ödenmeyen kamu borçları sebebi ile davacı vekil edenin almakta olduğu emekli maaşına haciz konulduğunu, davacı vekil eden, 22 Temmuz 2022 günü , Karasu İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takip dosyası ile 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 89/1.md.si hükmüne göre yapılmış birinci haciz ihbarnamesi tebliği üzerine, davalı şirketin şube olarak faaliyet gösterdiği .... İli ... İlçesi ... Beldesi .... Mevkii .... pafta .... parsel sayılı taşınmazdan, kira borcunun ödenmemesi sebebi ile tahliyesine karar verildiğini öğrendiğini, şube olarak faaliyet gösterilen adresten yargı kararı ile tahliye olmuş davalı şirketin kuruluş amacının ortadan kalktığını, kamu borcunun doğmaması için davalı şirket sigortalılarının, fiilen şirkette çalışıp çalışmadıklarının tespiti ile çalışmamaları durumunda sigortalılıklarının sonlandırılması amaçlı davacı vekil edenin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı nezdindeki Sakarya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Gelen Evrak Servisi'ne 24.12.2021 gün ... sayı ile kayıt olmuş başvurusunun da sonuçsuz kaldığını, davacının , %50 oranında pay sahibi olduğu davalı şirketin borca batık olmasının davalı şirketin feshi için bir haklı sebep oluşturduğu inancında olduğunu, davalı şirketin esas sermaye payının hüküm tarihine en yakın zamandaki gerçek değerine karşılık gelen ayrılma payını dahi ödeyebilme olanağından yoksun durumda olduğunu, 6102 sayılı Yasa'nın 636/4.md.sinde yer alan geçici hukuksal koruma amacına dönük olarak, dava dışı ortak sıfatı bulunmayan ... vatandaşlık numaralı dava dışı müdür ... 'ın , .... vergi sicil numaralı ... Nakliyat Maden Arama İnş. San. Ve Tic. Limited Şirketi'ni şeffaf biçimde yönetmemesi, davalı şirketin "şube" olarak faaliyet gösterdiği adresten, icra yolu ile tahliyesi sürecinden de vekil eden davacı ortağı bilgilendirmeyerek, özensiz davranışlar içine girmesi, tutulmasız zorunlu ticari defterlere gerçeğe aykırı bilgiler kaydederek davalı şirketi zarar ediyor duruma düşürmesinin davalı şirketi esas sermaye payının hüküm tarihine en yakın zamandaki gerçek değerine karşılık gelen ayrılma payını ödeyemez duruma düşürmek için şirket demirbaşında kayıtlı makine ve ekipmanın değerinin altında satarak ya da muvazaalı devriler yolu ile elden çıkardığını, örtülü bir sermaye ve kazanç aktarımı yolu ile kendi adına ya da annesi dava dışı şirket ortağı .... adına ya da babası dava dışı .... adına ya da kardeşi dava dışı ... 'a mal aktarımı yapması olasılığının söz konusu olduğunu, Bu gerekçelerle tüzel kişilik perdesini kaldırılarak, ... vatandaşlık numaralı dava dışı müdür ... 'ın, ... vatandaşlık numaralı dava dışı ....'ın; ....vatandaşlık numaralı dava dışı .... 'ın ; .... oğlu dava dışı ....'ın taşınır taşınmaz malvarlığı üzerine devri önleyici biçimde ihtiyati tedbir uygulanmasını; halen şirket demirbaşında kayıtlı makine ve ekipmanın tespiti ve muhafazasına; tasfiyeye dek doğacak kamusal borçların ortaklığı ve dahi davacı vekil eden ortağı, borca sokucu tasarrufları önlemek adına davalı şirkete bir "yönetim kayyımı" atanmasına karar verilmesini, yargılama devamınca davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasına, karardan sonra görevine tasfiye memuru olarak devamına karar verilmesini, davacıya ortağı olduğu, davalı şirketten çıkmaya izin verilmesi ile esas sermaye payının hüküm tarihine en yakın zamandaki gerçek değerine karşılık gelen ayrılma payının belirlenmesine ve hüküm altına alınarak davalı şirketten tahsiline, davalı şirketin davacının ayrılma payını ödeme olanağı kalmamış olduğundan, davalı şirketin feshine ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen, davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir. DELİLLER: Eskişehir .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası, Davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, Karasu Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... değişik iş sayılı dosyası, Karasu İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası, Karasu .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası, Karasu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .... soruşturma sayılı dosyası, Mahkememizce aldırılan 15/02/2024 tarihli bilirkişi raporu, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava davacının ortağı olduğu davalı şirketten çıkmaya izin verilmesi, esas sermaye payının hüküm tarihine en yakın zamandaki gerçek değerine karşılık gelen ayrılma payının belirlenerek davalı şirketten tahsili, davalı şirketin feshi ve tasfiyesi, kayyım atanması isteminden ibarettir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Mahkememizce aldırılan 09/11/2023 tarihli bilirkişi raporu bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınmıştır. Karasu Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .... değişik iş sayılı dosyasına sunulan 07/02/2015 tarihli bilirkişi raporunun dava konusu, inceleme ve değerlendirme bölümünde; "Tarafları ve konusu yukarıda belirtilen dava ile ilgili olarak 16.01.2015 günü mahkeme heyeti ve diğer ilgililer birlikte dava konusu taşınmazların mahalline gidildi, gerekli inceleme yapılıp notlar alındı. Fotoğraflar çekildi, yapılan açıklamalar dinlendikten sonra keşfe son verildi. Yaptığımız tespit ve değerlendirme sonucu düzenlenen rapor aşağıda Yüce Mahkemenin takdirlerine sunulmuştur. DAVANIN KONUSU Davacı vekilinin 15.01.2015 tarihinde Karasu Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimliği'ne vermiş olduğu dilekçesinde özet olarak; 1-Müvekkilinin ve aleyhine tespit talep ettiği .... San. ve Tic. Ltd. Şti. nin %50 oranında pay sahibi olduğu belirtilmektedir. Şirket Müdürü sıfatı ile yükümlü bulunan ....'ın şirket kuruluş amacına aykırı tasarruflar sergilemesi ile konunun Karasu Cumhuriyet Başsavcılığına Taşındığı, a) Ortaklar Genel Kurulunun ivedi biçimde yapılması taleplerini içeren noter den yapılan çağrının gösterdiği adresten ayrıldığı gerekçesi ile tebliğ edilemediği, b) 2012 hesap dönemine ilişkin ticari ve mali durumu ile yaptığı işlerin özetini içeren faaliyet raporunun ve finansal tabloların müzakeresi ve tasdiki konularından dolayı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Ortaklar Genel Kurulunun 6102 sayıl: Türk Ticaret Kanunu'nun 410 vd. maddeleri hükümlerince Sayın Mahkeme kararı ile yapılması talep edilmektedir. 2- Yukarıda belirtilen sebepler ile tutulması zorunlu ticari defterlere gerçeğe aykırı bilgiler kaydederek zarar ediyor durumuna düşürmesi sebepli, 1(a) Grubu Maden İşletme Ruhsatı ile çalışmakta olan kum ocağında; a) Sakarya Nehri'n den çıkarılıp elenerek satıma sunulmuş tüvenan ya da kum malzeme stokunun miktarı, b) Sakarya Nehri'n den 1 günlük çıkarılan kum-çakıl malzemesinin miktarı, c) Sakarya Nehri'n den çıkarılan kum-çakıl malzemesinin elenerek ya da tüvenan biçimde satıma sunuluncaya dek geçen süre boyunca ton bedelinin ne kadar olduğunun d) Şirketin 2013 yılına ait hesap dönemi için zarar etmekte olup olmadığının tespiti talep edilmektedir. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME Mahallinde yapmış olduğumuz tetkikte nehrin karşı kenarında iki adet sallama kepçe ve bir adet lastik tekerlekli kepçe bulunduğu, ancak tespit esnasında faal olmadıkları görülmüştür. .... Mahallesi tarafından çıkarılan kumun nehrin bulunduğumuz .... Mahallesi (.... parsel) tarafına nehir Üzerindeki hortum vasıtası ile aktarılmakta olduğu tespit edilmiştir. Bulunduğumuz ... parsel kısımda iki adet lastik tekerlekli kepçe, bir tır kamyon, kantar kısmı ve eleme tesisi bulunmaktadır. Elek boş vaziyettedir. Parsel üzerinde kadastro teknisyenin raporunda belirttiği gibi girişin sağ tarafında yaklaşık 500 m³ miktarlı tüvenan kum-çakıl ile sol arka tarafta 2500 m³ miktarlı nivenan kum-çakıl yığını bulunmaktadır. Sallama kepçelerin bir günlük malzeme çıkarma kapasitesi ortalama 200 m³ civarındadır. Tüvenan kum çakıl yoğunluğunun 1,600 Ton/m³ olduğu dikkate alınacak olursa bir sallama kepçe günde ortalama 320 Ton malzeme çıkarabilmektedir. Söz konusu alanda iki adet sallama kepçe olduğu dikkate alınırsa günde 400 m³ veya 640 ton malzeme çıkarılabilecektir. Yapmış olduğum tetkiklerde tüvenan kum-çakılın tonunun ortalama 8,00-9,00 TL, elenmiş ve yıkanmış kum-çakılın tonunun ise 12,00-13,00 TL den satıldığı tespit edilmiştir. Şirketin hesap dönemi içinde zarar edip etmediği konusu uzmanlık alanımda olmadığı için değerlendirilmemiştir. Görüş ve kanaatimi içeren iş bu rapor takdiri yüce Mahkemeye ait olmak üzere tarafımdan üç suret olarak tanzim ve imza edilmiştir" şeklinde mahkeme raporunun sunulduğu görülmüştür. Eskişehir .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... karar nolu ilamında; "Dosya No: ... , Karar No: ... sayılı mahkeme kararında davacının K.H. olarak göründüğü, Sanık olarak ...., .... ve ... kızı, 28.08.1971 Sakarya Doğumlu, ... ..., ... mah./köy nüfusunda kayıtlı. ... Mah. .... Sk.No:3/2 Erenler / Sakarya adresinde oturur dendiği, Suç unsurunun Karşılıksız Çek Keşide etme suçu olduğu, hüküm bölümünde ise sanığın 5941 sayılı kanunun 6273 sayılı kanun ile değişik 5. Maddesi gereğince suça konu çek ve çekler bakımından çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına 06.02.2012 tarihinde karar verildiği, temyiz edilmeden kesinleştiği," görülmüştür. Dosyaya sunulu 11.06.2012 tarihli ... yevmiye numaralı Düzenleme şeklinde Kira Sözleşmesine istinaden kiraya verenin ....., kiralanan taşınmazın Sakarya İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... Mevkiinde Kain Tapunun ... Pafta, ... Parsel numarasında kayıtlı taşınmazın tarla vasfında olduğu, kira başlangıç tarihinin 11.06.2012 tarihi, kira süresinin 10 yıl, yıllık kira bedelinin 7.500-TL, aylık kira bedelini ise 625-TL olduğu görülmekle beraber, Karasu İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyası üzerinden davalı / borçlu şirket hakkında 2016 yılından 2021 yılına kadar ödenmeyen kira bedeli toplamı olan 29.286,91 TL tutarında icra takip talebinde bulundukları görülmüştür. Davacı tarafın muhatap .... adına Sakarya ... Noterliği'nin 11.12.2014 tarih ve ..., 11.12.2014 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname gönderdikleri, gönderilen ihtarname konularının ise 2013 hesap dönemine ait olağan genel kurul toplantısının yapılması konularını içerdiği, dosyaya sunulan ihtarnamelerden anlaşılmaktadır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü Maden Ruhsat Sicil Dairesi Başkanlığının 12.10.... tarihli .... sayılı yazılarında; "davacı ... ile davalı ... arasında Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinde ... E. sayılı dosyasında görülen davaya ilişkin yazınız ekinde yer alan müzekkerenin tetkiki ile istenilen bilgi ve belgelerin koordinatörlüğünüze gönderilmesi talep edilmiştir. Söz konusu müzekkere kapsamında Genel Müdürlüğümüz kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde, ... adına kayıtlı herhangi bir maden ruhsatının bulunmadığı tespit edilmiştir." şeklinde cevap verildiği görülmüştür. Mahkememizce kararı gereğince, görevlendirilen bilirkişi heyeti tarafından, davalı şirketin Ticari Sicil kayıtlarındaki adresine gidildiği, davalı şirketin herhangi bir çalışanına, yetkilisine rastlanılmadığı ve etrafında bulunan komşu şirketlere sorulduğu, verilen cevaplarda böyle bir şirketi tanımadıklarını belirtmiş olduğu anlaşılmıştır. Davalı şirkete ulaşılamadığından davacı tarafın talepleri doğrultusunda davalı şirketin mali durumu ile ilgili olarak, herhangi bir inceleme ve sonuca ulaşılamadığı anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. maddesine göre; haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. Haklı sebep, kanunda tanımlanmamıştır. Somut olayın özelliğine göre hakim haklı sebebin varlığını takdir edecektir. Haklı sebep, şirketin devam etmesini çekilmez bir hale getiren veya şirket ilişkisini sona erdirmeyi gerektiren herhangi bir olgudur. Objektif veya subjektif bir neden olabilir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi, sebepler anılan maddede yer alan haklı sebeplere örnek olarak sayılabilir. 6102 sayılı TTK.'nun 630/2. maddesi uyarınca limited şirketlerde her ortak haklı sebeplerin varlığı halinde yöneticilerin yöneticilik hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir. Aynı kanunun 636/3. maddesi uyarınca da haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme istem yerine davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. TTK. Madde 636-(1) Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer: a)Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle. b) Genel kurul kararı ile. c) İflasın açılması ile. d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde. (2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.(3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. (4) Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir.(5) Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır. TTK’nın 376. maddesinin ikinci fıkrasında “Son yıllık bilânçoya göre, sermaye ile kanunî yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde, derhal toplantıya çağrılan genel kurul, sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirket kendiliğinden sona erer.” hükmüne yer verilmiştir. Son yıllık bilânçodan, zararlar sebebiyle sermaye ile kanunî yedek akçeler toplamının üçte ikisinin karşılıksız kaldığının anlaşılması durumunda, şirketin yönetim organı (anonim şirketlerde yönetim kurulu, limited şirketlerde ise müdür veya müdürler kurulu) genel kurulu acilen toplantıya çağırmalı ve genel kurul da şu iki karardan birini almalıdır: (a) Sermayenin üçte biri ile yetinilmesi, yani sermayenin azaltılıp zararın bünye dışına atılması; (b) Sermayenin tamamlanması. 6102 sayılı TTK. Madde 530- (1) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli olan organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, pay sahipleri, şirket alacaklıları veya Gümrük ve Ticaret Bakanlığının istemi üzerine, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, yönetim kurulunu da dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler. Bu süre içinde durum düzeltilmezse, mahkeme şirketin feshine karar verir. (2) Dava açıldığında mahkeme, taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir. Dosyada yer alan ticaret sicil kayıtları ve genel kurullara ilişkin tutanaklar incelendiğinde; T.C. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün sundukları 05.08.... tarihli .... sayılı yazıları ile; davalı şirketin .... sicil numarası ile kayıtlı olduğu, ... Çarşısı .... Cad.3 Blok NO:2 Başakşehir / İstanbul adresinde göründüğü, sermayesinin 200.000-TL olduğu, şirket ortaklarının % 50 hisseye sahip 100.000-TL sermaye payına sahip .... T.C. Kimlik numaralı ... ve % 50 hisseye sahip 100.000-TL sermaye payına sahip ... T.C. Kimlik numaralı ...’a ait olduğu, şirket yetkilisi olarak ... T.C. kimlik numaralı ....’ın münferit imza yetkilisi olarak göründüğü, şirketin son tescilinin 27.12.2012 tarihinde yapıldığı görülmektedir. Anonim şirketler ile ilgili olarak haklı sebep kavramına ilişkin kanunlarımızda açık bir tanımlama bulunmamakla birlikte, sürekli borç ilişkileri doğuran sözleşmelerde, taraflara haklı sebeplerin varlığında taahhüt ettikleri sözleşme hükümlerini tamamen veya kısmen feshetme yetkisi tanınmaktadır. Haklı sebep, sürekli bir borç ilişkisine devam etmeyi, dürüstlük kuralı gereği çekilmez hale getirdiği kabul edilebilecek hukuki olgudur. Öte yandan, kollektif ortaklıklar için yasal tanım mevcuttur. TTK. m. 245 hükmüne göre, “şirketin kuruluşuna yol açan fiili veya kişisel sebeplerin şirketin işletme konusunun elde edilmesini imkânsız kılacak veya güçleştirecek şekilde ortadan kalkmış olması” haklı sebep olarak tanımlanmaktadır. Bu tanım bir sermaye ortaklığı olan anonim ortaklıklar bakımından ancak niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanabilir. Haklı sebebin “ortağı ortak olmaya iten nedenleri ortaklık ilişkisini sürdürmesini kendisinden beklememizi olanaksız kılacak oranda değiştirecek olan hukuki olgu”, “azınlığın hakkaniyete uygun ve fakat objektif olarak ortaklığın devam etmesinden umduğu faydaları ortadan kaldıran olgular” şekillerinde de tanımlanması mümkündür. TTK.m.245/1 de; dört bent halinde sayılan Fesih nedenlerinin sınırlı olmadığı bu hallerin örnek olarak verildiği (1). bendin sonundaki “gibi haller” deyiminden açıkça anlaşılmaktadır. TTK.m.245 hükmünde böyle denilmekle birlikte haklı sebeple fesih kurumunun uygulanmasında TTK.m.124/2 hükmü uyarınca bir sermaye şirketi olan anonim şirketlerde konuya daha ihtiyatlı yaklaşılması gerekmektedir. Nitekim şahıs şirketlerinde ortakların kişiliği, sermayeye oranla daha önemli olduğundan ve ortaklar arasındaki güven ilişkisi daha ön plana çıktığından, bu hususlardaki zedelenmeler de haklı sebep teşkil edebilmekteyken, sermaye şirketlerinde ortakların kişiliğindeki aksaklıklar ve ortaklar arasındaki husumetin haklı sebep teşkil etmesi daha zor olacaktır. TTK.nun 245/1 de (4) bent halinde haklı sebepler, ya şirket ortaklarının şahsından ya da ortakların şahıslarıyla hiç ilgisi olmayan nedenlerden doğmuş olabilir. TTK.m.245/1 de sayılan (4) bentteki haller ortaklara bağlı (sübjektif) sebeplerdir. Şirketin maksadının elde edilmesini imkânsız kılacak veya güçleştirecek maddi ve hukuki sebepler, (örneğin döviz yokluğu nedeniyle ithalatın uzun süre yapılamayacağının anlaşılması gibi) (objektif) sebeplerdir. TTK.'nun 529’uncu maddesi uyarınca anonim şirket sermayesinin en az ondabirine sahip her ortak, muhik sebeplere dayanmak şartıyla şirketin feshini mahkemeden talep edebilir. Ancak, şirketin feshini gerektirecek haklı neden bulunduğunu ileri sürenin (davacının), bu iddialarını ispat etmesi gerekir. Yasa maddelerinde haklı nedenlerin tek tek sayılmamış olması ve davalı şirket ana sözleşmesinde de bu yolda bir düzenleme yapılmamış olması sebebiyle, haklı nedenlerin varlığının yargıç tarafından değerlendirilerek saptanması gerekir. Şirket maksadının gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin imkansız hale gelmesi durumunda da şirketin feshine karar verilebilir. YTD, 26.03.1963 tarih ve E. 3438, K. 1963/4856 sayılı kararında, “...TTK. 434/2’de geçen ‘şirket maksadının husulünün imkansızlaşması’ şeklindeki ifade, sadece işletme konusu işin bünyesinden doğan imkansızlıklara taalluk etmektedir. İdarecilerin kötü idaresi hakkında ayrıca hükümler sevkedilmiştir. Kar elde edememe halinin, maksat ve mevzuun husulünü imkansız hale getirdiğini kabul, ancak uzun müddet kazanç sağlanamaması ve kazanç ihtimalinin tamamen ortadan kalkması halinde mümkün olur” görüşüne yer vererek, uzun süre kazanç sağlamama ve kazanç ihtimalinin ortadan kalkması durumunda maksadın imkansızlaştığının kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Yine, sermaye kaybı ve borca batıklık durumunu düzenleyen TTK. m. 376/2 hükmüne göre, “son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde, derhâl toplantıya çağrılan genel kurul, sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirket kendiliğinden sona erer. Davacının iddiaları, dosyaya celp edilen tüm deliller, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde, somut olayda; davacının ortağı olduğu davalı şirketten çıkmaya izin verilmesi, esas sermaye payının hüküm tarihine en yakın zamandaki gerçek değerine karşılık gelen ayrılma payının belirlenerek davalı şirketten tahsili, davalı şirketin feshi ve tasfiyesi, kayyım atanması isteminden ibaret olduğu, dosya kapsamında görevlendirilen bilirkişi heyeti tarafından, davalı şirketin Ticari Sicil kayıtlarındaki adresine gidildiği, davalı şirketin herhangi bir çalışanına, yetkilisine rastlanılmadığı ve etrafında bulunan komşu şirketlere sorulduğu, verilen cevaplarda böyle bir şirketi tanımadıklarını belirtmiş olduğu, davalı şirkete ulaşılamadığından davacı tarafın talepleri doğrultusunda davalı şirket ile ilgili herhangi bir inceleme ve sonuca ulaşılamadığı, dosyanın mevcut delil durumu, değişik iş dosyasından alınan bilirkişi raporu, Eskişehir .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas, .. karar nolu ilamında şirket hakkında çek düzenleme yasağı verilmiş olması, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'ndan gelen yazıda davalı şirketin ruhsatının bulunmadığının bildirilmesi ve yapılan incelemelerde şirketin gayfi faal olduğunun anlaşılması üzerine, davacının davalı şirketten çıkmaya izin talebinin reddine, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davalı şirketten çıkmaya izin talebinin reddi ile -İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ...nin FESİH VE TASFİYESİNE, 2-Tasfiye memuru olarak mali müşavir ...'un (... T.C) atanmasına, kendisine bir defaya mahsus 15.000,00 TL ücret takdirine, masrafın davacı tarafından karşılanmasına, tasfiye memurunun görevinin tasfiye kararının tescil edileceği tarihine kadar devamına, ticaret sicilde davacı tarafından masrafı karşılandığında ilanına, tasfiye memurunun ücretinin mahkememize depo edildiğinde göreve başlatılmasına, davacı vekilinin yapmış olduğu masrafların (tescil ve tasfiye memuru) ileride şirket kasasından tahsiline, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harcın, peşin alınan 80,70 TL harçtan mahsubu ile eksik ‭346,9‬0 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan ‭ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 12.571,75‬-TL posta ücreti, bilirkişi ücreti vb. masraflar ile toplam harç gideri ‭161,4‬0-TL olmak üzere toplam ‭12.733,15‬-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davalı tarafından dosyaya masraf depo edilmemesi ve yargılama gideri yapılmaması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/03/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/686, K. 2024/338, T. 21.03.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-686-e-2024-338-k-6568cd11fe4b