İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/455 E. 2024/1221 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2013/455
Karar No
2024/1221
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2013/455 Esas KARAR NO : 2024/1221 DAVA TARİHİ : 04/11/2013 BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN .... ESAS SAYILI DOSYASI BAKIMINDAN : DAVA TARİHİ : 04/11/2013 BİRLEŞEN BAKIRKÖY .... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NİN .... ESAS SAYILI DOSYASI BAKIMINDAN : DAVA TARİHİ : 11/03/2024 ASIL VE BİRLEŞEN DAVALARDA DAVA TÜRLERİ : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 05/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/01/2025 Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl dava bakımından : TALEP: davacı vekili özetle; davacının Makedonya vatandaşı olduğunu, kısa bir süreliğine tatil ve yakınlarını ziyaret için Ağustos ayı başında Türkiye'ye geldiğini, 08/08/2013 günü .... Otogarı girişi önünden devam eden kara yolu üzerinde karşıdan karşıya geçmek istediği sırada, kendisi gibi 5 kişi ile birlikte, davalı ...'nın sürücüsü, davalın ...nın işleteni ve ... Kooperatifi'nin ZMM Sigortacısı olduğu ... plakalı aracın çarpması sonucu ağır şekilde yaralandığını, kaza sonrasında davacının acilen ... Hastanesine kaldırıldığını, yapılan kontrollerde sol ayakta çoklu kırık, kuyruk sokumunda açık ve derin ,yara diyaframda yırtık, organların yerlerinde değişiklik, omurilik zedelenmesine bağlı olarak belden alt tarafında halen devam eden felç tespit edildiğini, 13 gün yoğun bakımda kalan davacının, bacağına platin takılarak kazadan 1.5 ay sonra taburcu edildiğini, halen yatağa bağlı olarak ve ablasının evinde yaşamını sürdürdüğünü, ülkesine dönemediğini, davacının kaza sebebiyle uzun süre hastanede yattığını, gerekli ameliyatlardan sonra taburcu edildiğini, şu an hala belirttiğimiz adreste (yolculuk yapamayacak olması sebebiyle) ablasının evinde tedavi ve kontrollerin devam edildiğini, gerek kemik kırığının bulunduğu yer, gerekse de halen felçli olması ve omuriliğinin zedelenmiş olması dikkate alındığından kaza sebebiyle davacıda kalıcı maluliyet olması kaçınılmaz olduğu gibi, başkasının bakımına muhtaç olmasının da kuvvetle muhtemel olduğunu, öncelikle kazaya sebebiyet veren .... plaka saylı aracın halen davalı ... adına kayıtlı olması halinde, üçüncü kişilere devrine mani olacak şekilde kaydına tedbir korulmasını, müvekkilin halen aktif olarak çalışan bir kişi olması sebebiyle, tespit edilecek maluliyet oranı çerçevesinde meslekte kazanma gücü kaybı cümlesinden olmak üzere, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere 1.000.TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 08.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, davacı tarafından karşılanan tedavi masraf ve hasta nakil giderleri cümlesinden olmak üzere, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere 1.000.TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 08.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, vaki kaza sebebiyle müvekkilde meydana gelen sakatlık, kalıcı olduğu gibi, davacıyı bir başkasının yardımına muhtaç hale getirecek nitelikte olduğundan, tedavisinin devam ettiği süre ve bakiye ömrü boyunca daimi bakım giderleri (bakım materyalleri ve bakıcı giderleri) cümlesinden olmak üzere 1.000.TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 08.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, gerek davacının halen yatalak vaziyette tedavisinin devam ediyor olması, gerek ülkesi Makedonya'ya halen dönememiş olması, gerek halen yakınlarının yanında yaşamını devam ettiriyor olması ve gerekse de kaza sebebiyle çektiği açı ve üzüntü sebebiyle 100.000,00 TL manevi tazminatın, davalılar ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: davalı ... Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde özetle: HMK uyarınca dava dilekçesi ekinde davaya ilişkin belgelerin kendilerine tebliğ edilmesini aksi halde davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, Möhuk 48/1 gereği, teminat alınması gerektiğini, davaya konu .... plakalı aracın, müvekkili nezdinde ZMMS poliçesi kapsamında 26/03/2013-2014 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sigorta teminatı altına alındığını, kabul manasına gelmemekle birlikte, dava açılmadan önce davacı tarafça hasara ilişkin davalıya herhangi bir ihbar olmadığını, müvekkilinin ZMMS kapsamında teminat limitleri ve kapsamında, aracın kusur oranı ile sorumlu olduğunu, kazadan kaynaklı kalıcı vücut fonksiyon kayıpları, vücutta oluşan arazların ve bu arazların trafik kazası ile illiyet bağlarının ispatlanması gerektiğini, tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, ZMM sigortasının tedavi giderleri teminatı ile ilgili sorumluluğu kalmadığından, davacının tedaviye ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte tedavi giderlerinin belge ile ispatı gerektiğini, bakıcı giderlerinin de ZMMS Poliçesi kapsamında olmadığını, bu taleplerin de SGK tarafından karşılanması gerektiğini, davacının iş gücü kaybı talepleri olması halinde, geçici iş görmezlik zararları, işgücü kaybı taleplerinin de teminat kapsamında olmadığını, zararın hesabında geçici iş görmezlik sürelerinin dikkate alınmaması gerektiğini, kabul manasına gelmemek kaydı ile, ancak dava tarihinden itibaren yasal temerrüt faizi isteminin kabul edilebileceğini beyanla usul ve esasa ilişkin cevapları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın mahkemenin yetki ve görevinde olmadığını, her ne kadar diğer davalı .... Kooperatifi olarak anılmakta ise de: Bize davadaki muhataplığı, “Kooperatif”lik sıfat ve işlevi olmadığını, bu kooperatifin ayrıca Sigorta Bayiliği de yapıyor olmasının iş bu davanın Asliye Hukuk Mahkemesi görevi dışına çıkmasını sağlamayacağını, muhatapları olarak “.... Sigorta"yı sigorta bilip tanıdıklarını, .... Sigortanın bir kooperatif olmasının bize verdiği sigortacılık işlevini lehimizde veya aleyhimizde değiştirmediğini, davanın İst. Asliye Hukuk Mahkemesi görevi dahilinde olduğu kanısında olduklarını, ceza davasının da İst. .... Asliye Ceza Mahkemesi'nde olduğunu, derdest olduğunu, dava konusu bu trafik kazasının hiç kimse tarafından asla istenmeyen bir durum olduğu kadar, özellikle müvekkilleri ve aileleri tarafından da ağır bir üzüntü travmasına neden olduğunu, sürücü davalının ve araçta bulunan iş arkadaşı olayın yegâne tanığı ....'ın olayı müteakip, derhal araçtan indiklerini ve yaralılarla bizzat ilgilendiklerni, ambülans çağırdıklarını ve fiilen de yardım ettiklerini, olay da ölüm olmamasının teselli kaynağı olmuş ise de asla sonuca, sevinmemiz anlamında olmadığını, biz şüpheli taraf olarak mağdur ve müşteki taraf ve ailelerine acil şifalar dilediklerini ve her zaman için hakkaniyete uygun bir uzlaşmayı da talep ettiklerini, hiçbir zaman davalı müvekkil araç sürücüsü ...'nın olayda “0” kusurlu olduğunu savunmadıklarını, dosyadan da anlaşılacağı üzere, .... istikametine doğru en sol şeritten gitmekte olan müvekkilinin olay yerine geldiğinde, sağ şeritte durmakta olan okul taşıtı minibüsün önünden anı çıkış yapan yayalara, çarpmamak için direksiyonu sağa kırdığını, ancak kazanın kaçınılmaz olduğunu, ancak taksirli yaralama ile son bulan işbu kazanın iki tarafındaki “kazaya karışanlarının” kusur nispetini de hakkaniyetle belirlemek ve asl olan ne ise kabullenmek durumunda olduklarını, : Trafik kazası tesbit tutanağında; Müvekkil sürücü ...'nın K.T.K.'nın 47/1d maddesini ihlal ettiği, Yaya Kazazedelerin ise; 138/1b3.maddesini ihlal ettiklerinin belirlendiğini ve ancak aynı tutanakta, yaya üst geçidinin 135M-ileride olduğu cihetle 138/1b maddesinin geçerli olduğunu, yani üst geçidin 100 M.yi geçmesi halinde yayaların dikkatli bir şekilde caddeden karşıya geçebileceklerinin belirtildiğini, bu tespitin iki haliyle yanlış olduğunu, bu ölçüm yayanın dolaşarak ulaşması veya coğrafi uzunluk olarak saptanmasının nasıl olduğu belirlenmediğini, yaya Üst geçidi rahatlıkla görülmekte ve 100 M.yi aşkın bir mesafe olmadığını, tam karşıya geçiş için aynı düzlemde karşıya geçmek isteyen bir yayanın, (4) tretuvar arası bir geçiş yapmak ve her orta refüjde durup gözetlemek zorunluluğu ve mecburiyeti olduğunu, aksi halde kazanın kaçımılmaz olacağı'nın göz ardı edilmemesi gerçeğinin de takdir ve dikkat buyurulması gerektiğini, tüm bu hayati önemler muvacehesinde, olay yerinde mutlak bir keşif yapılması halinde gerçek kusur payının anlaşılacağı kanısında olduklarını, zira bu hususun hem ceza davasında ve hem de İş bu tazminat davasında hükmolunacak ceza ve tazminat miktarına mesnet teşkil edeceğini, davacı tarafın, tazminat tür ve miktarlarının da bu aşamada afaki ve ucu açık haksız ölçülerde olarak kabul etmekte ve bu hususta özellikle tazminat istem türlerine itiraz ettiklerini beyanla mahkemece görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilmesini, uzlaşı taleplerinin bulunduğunu, fahiş bedel ve haksız tazminat istem türü ile açılmış bulunan davanın reddi ile, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası bakımından; TALEP ; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 30 yılı aşkın süredir Amerika'da ikamet ettiği, kısa bir süreliğine Ağustos ayının başında Türkiye'ye geldiği, 08/08/2013 günü .... Otogar girişi önünden devam eden kara yolu üzerinde karşıdan karşıya geçerken davalı ...'nın sürücüsü, davalı ...'nın işleteni ve diğer davalının da ZMM sigortacısı olduğu .... plakalı aracın çarpması sonucu ağır şekilde yaralandığı, vücudunda çoklu kırıklar meydana geldiği, uzun süre hastanede yatarak tedavi gördüğü, halen yakın akrabalarının yanında kalmakta olup tedavisin devam ettiği ve başkasının bakımına muhtaç kaldığından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kaza tarihi olan 08.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıların 3.000,00-TL maddi tazminata ve 75.000,00-TL manevi tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalılar ... ve .... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın mahkemenin yetki ve görevinde olmadığını, her ne kadar diğer davalı .... Kooperatifi olarak anılmakta ise de: Bize davadaki muhataplığı, “Kooperatif”lik sıfat ve işlevi olmadığını, bu kooperatifin ayrıca Sigorta Bayiliği de yapıyor olmasının iş bu davanın Asliye Hukuk Mahkemesi görevi dışına çıkmasını sağlamayacağını, muhatapları olarak “.... Sigorta"yı sigorta bilip tanıdıklarını, ... Sigortanın bir kooperatif olmasının bize verdiği sigortacılık işlevini lehimizde veya aleyhimizde değiştirmediğini, davanın İst. Asliye Hukuk Mahkemesi görevi dahilinde olduğu kanısında olduklarını, ceza davasının da İst. ... Asliye Ceza Mahkemesi'nde olduğunu, derdest olduğunu, dava konusu bu trafik kazasının hiç kimse tarafından asla istenmeyen bir durum olduğu kadar, özellikle müvekkilleri ve aileleri tarafından da ağır bir üzüntü travmasına neden olduğunu, sürücü davalının ve araçta bulunan iş arkadaşı olayın yegâne tanığı ....'ın olayı müteakip, derhal araçtan indiklerini ve yaralılarla bizzat ilgilendiklerni, ambülans çağırdıklarını ve fiilen de yardım ettiklerini, olay da ölüm olmamasının teselli kaynağı olmuş ise de asla sonuca, sevinmemiz anlamında olmadığını, biz şüpheli taraf olarak mağdur ve müşteki taraf ve ailelerine acil şifalar dilediklerini ve her zaman için hakkaniyete uygun bir uzlaşmayı da talep ettiklerini, hiçbir zaman davalı müvekkil araç sürücüsü ...'nın olayda “0” kusurlu olduğunu savunmadıklarını, dosyadan da anlaşılacağı üzere, ... istikametine doğru en sol şeritten gitmekte olan müvekkilinin olay yerine geldiğinde, sağ şeritte durmakta olan okul taşıtı minibüsün önünden anı çıkış yapan yayalara, çarpmamak için direksiyonu sağa kırdığını, ancak kazanın kaçınılmaz olduğunu, ancak taksirli yaralama ile son bulan işbu kazanın iki tarafındaki “kazaya karışanlarının” kusur nispetini de hakkaniyetle belirlemek ve asl olan ne ise kabullenmek durumunda olduklarını, : Trafik kazası tesbit tutanağında; Müvekkil sürücü ...'nın K.T.K.'nın 47/1d maddesini ihlal ettiği, Yaya Kazazedelerin ise; 138/1b3.maddesini ihlal ettiklerinin belirlendiğini ve ancak aynı tutanakta, yaya üst geçidinin 135M-ileride olduğu cihetle 138/1b maddesinin geçerli olduğunu, yani üst geçidin 100 M.yi geçmesi halinde yayaların dikkatli bir şekilde caddeden karşıya geçebileceklerinin belirtildiğini, bu tespitin iki haliyle yanlış olduğunu, bu ölçüm yayanın dolaşarak ulaşması veya coğrafi uzunluk olarak saptanmasının nasıl olduğu belirlenmediğini, yaya Üst geçidi rahatlıkla görülmekte ve 100 M.yi aşkın bir mesafe olmadığını, tam karşıya geçiş için aynı düzlemde karşıya geçmek isteyen bir yayanın, (4) tretuvar arası bir geçiş yapmak ve her orta refüjde durup gözetlemek zorunluluğu ve mecburiyeti olduğunu, aksi halde kazanın kaçımılmaz olacağı'nın göz ardı edilmemesi gerçeğinin de takdir ve dikkat buyurulması gerektiğini, tüm bu hayati önemler muvacehesinde, olay yerinde mutlak bir keşif yapılması halinde gerçek kusur payının anlaşılacağı kanısında olduklarını, zira bu hususun hem ceza davasında ve hem de İş bu tazminat davasında hükmolunacak ceza ve tazminat miktarına mesnet teşkil edeceğini, davacı tarafın, tazminat tür ve miktarlarının da bu aşamada afaki ve ucu açık haksız ölçülerde olarak kabul etmekte ve bu hususta özellikle tazminat istem türlerine itiraz ettiklerini, ayrıca 71 yaşındaki davacının nasıl bir iş kaybı olacağı, Amerika'ya gitmemenin nasıl bir manevi tazminat sebebi olabileceğine itiraz ettiklerini, beyanla mahkemece görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilmesini, uzlaşı taleplerinin bulunduğunu, fahiş bedel ve haksız tazminat istem türü ile açılmış bulunan davanın reddi ile, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası bakımından; TALEP ; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'nın komutasında 08.08.2013 tarihinde ... plakalı aracın kazaya sebebiyet vermesi ile birden fazla kişinin yaralandığı, 1 kişinin vefat ettiği, bu kazada müvekkil ... da %100 malul kalacak şekilde ağır yaralandığı, sürekli iş göremezliğe, sürekli bir başkasının bakıma muhtaç hale geldiği, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasından, kazaya sebep olan araç sürücüsü ... olduğu, araç maliki ... ve ilgili aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı ... Sigorta A. Ş. aleyhine sürekli iş göremezlik (1.000,00 TL), sürekli bakıcı (1.000,00 TL) ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi masrafları (1.000,00 TL) ile ilgili maddi tazminat ve 100.000,00 TL) manevi tazminat davası ikame edildiği, söz konusu dosyadan alınan nihai kusur raporunda .... plakalı aracın %50 kusuru ile kazaya sebep olduğunun belirlendiği, ilgili dosyadan alınan aktüer raporu sonrası, 28.09.2021 tarihinde dava değerinin sürekli iş göremezlik için 286.182,06 TL’sına, sürekli bakıcı için ise 395.705,47 TL tutara arttırıldığı, dava dilekçesindeki yasal faiz istemi ıslahla avans faizine dönüştürüldüğü, kaza tarihinde ... Sigorta A. Ş.nin teminat limiti 250.000,00 TL X 2 = 500.000,00 TL’dir. ... Sigorta A. Ş. tarafından teminat limitinin tamamı (500.000,00 TL) ilgili dosyada yargılama sırasında ödendiği, 2024 yılında asgari ücretlerin güncellenmesi ve ... Sigorta A. Ş.nin ödemesi sonrası, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .... E. sayılı dosyasından alınan ekli 12.02.2024 tarihli bilirkişi 4. ek raporuna göre (Sigorta şirketinin ödemelerinin güncellenmiş değerleri de ana paralardan tenzil edildiği, sürekli iş göremezlik zararı 1.056.988,82 TL, bakıcı gideri tazminatı ise 1.307.884,22 TL ve SGK tarafından karşılanmayan belgesiz tedavi giderleri için 6.000,00 TL zarar miktarının bulunduğu, Asgari ücretlerin güncellenmesi ve ... Sigorta A. Ş.nin ödemesi sonrası, Bu durumda; 1.056.988,82 TL sürekli iş göremezlik [ - (Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. Sayılı dosyasındaki talep 286.182,06 TL - yargılama sırasında sigortanın ödediği 250.000,00 TL) 36.182,06 TL] = 1.020.806,76 TL ek sürekli iş göremezlik ana para bedeli açısından, 1.307.884,22 TL sürekli bakıcı tazminatı [ - (Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. Sayılı dosyasındaki talep 395.705,47 TL - yargılama sırasında sigortanın ödediği 250.000,00 TL) 145.705,47 TL] = 1.162.178,75 TL ek sürekli bakıcı ana para bedeli açısından, 6.000,00 TL belgesiz tedavi gideri ( - Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .... E. Sayılı dosyasındaki talep 1.000,00 TL) = 5.000,00 TL ek belgesiz tedavi gideri ana para bedeli açısından, bu durumda ek dava açılması gerekmesi nedeniyle davasını açtığını beyanla davalarının kabulünü talep ve dava etmiştir. DELİLLER: İstanbul .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, SGK kayıtları, ATK raporu, İstanbul .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, Mahkememizce aldırılan 31/05/2021 tarihli bilirkişi raporu, Mahkememizce aldırılan 16/09/2021 tarihli bilirkişi raporu, Mahkememizce aldırılan 25/05/2022 tarihli ek bilirkişi raporu, Mahkememizce aldırılan 03/02/2023 tarihli ek bilirkişi raporu, Mahkememizce aldırılan 10/05/2023 tarihli ek bilirkişi raporu, Mahkememizce aldırılan 12/02/2024 tarihli ek bilirkişi raporu, 22/12/.... tarihli ATK raporu, 25/09/... tarihli ATK raporu, 01 Haziran ... tarihli ATK raporu, 13/04/.... tarihli ATK raporu, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava, 08/08/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinden ibarettir. Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası bakımından dava, 08/08/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle talep edilen cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerinden ibarettir. Birleşen Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası bakımından dava, asıl davada ıslah hakkının bir kez kullanılması nedeniyle, asıl davada sigorta şirketi haricindeki diğer davalılara husumet yönelterek ek olarak talepleri bakımından, 08/08/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinden ibarettir. Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasından verilen, ... karar sayılı ve 27/12/2013 tarihli ilamı ile mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür. Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasından verilen, .. karar sayılı ve 21/03/2024 tarihli ilamı ile mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür. Adli Yardım Kabulüne ilişkin : Mahkememizden verilen 18/07/2024 tarihli adli yardım talebinin reddine ilişkin ara karara, asıl dava davacısı ... tarafından edilen itiraz, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... değişik iş esas sayılı dosyası ile değerlendirilmiş, iş bu dosyadan verilen 28/08/2024 tarihli karar ile "Davacı ...'nın ADLİ YARDIM talebinin 6100 s. HMK' nun 336/2. maddesi gereğince kabulüne, bu tarafça yapılması gereken tüm yargılama giderlerinden bu tarafın geçici olarak muafiyetine ve dava sırasında yapılması gereken tüm giderlerin devlet tarafından avans olarak ödenmesine," karar verilmiş olduğu görülmüştür. 22/11/2021 tarihli ara karar ile dosyanın miktar itibariyle heyete tevdine karar verilmiş olduğu görülmüştür. Asıl ve birleşen davalarda, tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Mahkememizce aldırılan 31/05/2021 tarihli tarafların kusurlarının tespitine ilişkin bilirkişi raporu ve 12/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporu bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hakimin takdirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91.maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Öyle ise, hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp, çözümlenmesi gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. ve 19. maddelerinde belirlendiği gibi; trafik kaydı, işleteni belirleyen güçlü karine niteliğindedir. Ancak kayıt maliki, işletenin üçüncü kişi olduğunu ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Asıl ve birleşen davalarda Dava Konusu Olay: 08.08.2013 günü saat 12:30 sıralarında İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi üzerinde davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyonet ile ... istikametinden Hal istikametine seyir halindeyken .... Akaryakıt istasyonu önlerine geldiğinde yolun sağından soluna karşıdan karşıya geçmek için kaplamaya giren davacı yayalar ..., ...'e çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı bir trafik kazası meydana gelmiştir. Trafik Kazası Tespit Tutanağında (kaza sıra no: 972), kazanın oluşumunda ...'nın KTK. Mad. 47/d kuralını ihlal ettiği, yayalar ...'in ve ...'nın KTK mad. 138/b4 kuralını ihlal ettiğine yer verilmiştir. İstanbul .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından aldırılan, 15.04.2015 tarihli Bilirkişi Raporunda; "yayalar ...., ...'nün yaralanmalarında sürücü ... ile yaya ...'nün eşit derecede kusurlu olduğu; diğer yayalar ... ile ...'nın yaralanmalarında, kendilerinin kusursuz, sürücü ...'nın tam kusurlu olduğu" kanaatine yer verilmiştir. İstanbul .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyasından aldırılan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince düzenlenmiş 22.09.... tarihli raporda; "sürücü ...'nın görüş alanını kontrol etmesi, yola gereken dikkati ve özeni göstermesi, aracın hızını tedbir alacağı düzeyde tutması, geçiş için kaplama içine ve devamında büyük bölümünü geçerek gidiş şeridine doğru giren yayaları fark ettiğinde yoldaki mevcudiyetini belirtir tarzda uyarıp etkin tedbir alması gerekirken kontrolsüz direksiyon manevrası ile yayalara çarptığından tali kusurlu olduğu, ölen yaya .... ve müşteki yayalar ... ile ...'in yolu yeterince kontrol etmeden, duran ve hareket eden araçların önünden yolda seyreden araçların hız ve mesafesini dikkate almadan tedbirsiz ve kontrolsüzce kaplamaya girdiklerinden asli ve ağırlıklı derecede kusurlu oldukları" kanaati belirtilmiştir. İstanbul .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki 21.05.2017 tarihli Bilirkişi Raporunda; "ölen yaya ....'nün ve diğer yayalar ... ve ...'nın kendi ölüm ve yaralanmasında asli kusurlu ve sürücü ...'nın tali kusurlu olduğu" kanaati belirtilmiştir. Davaya konu trafik kazasında tarafların kusurlarının ve kusur oranlarının tespiti hususunda mahkememiz dosyası ... Makina Fakültesi öğretim görevlilerinden müteşekkil bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti kusur ve kusur oranlarının tespiti hususunda 31/05/2021 tarihli bilirkişi raporunu dosyaya ibraz etmiştir. İbraz edilen 31/05/2021 tarihli kusur ve oranlarının tespitine ilişkin bilirkişi raporu ile; Davalı sigortalı ... plakalı kamyonet sürücüsü diğer davalı ...; "gündüz vakti görüşün açık olduğu yolda kısmen süratli olarak yaklaştığı, görüş alanını yeteri kadar kontrol etmeden hızını yol, trafik durumu ve görüş mesafesine göre ayarlamadığı, vasıtasıyla hız azaltarak müteyakkız yaklaşmamış, tehlikeleri ön görmediği, karşıdan karşıya geçen yayaları yeterli mesafeden yoldaki mevcudiyetini belirtecek tarzda korna gibi işitsel donanımı ile ikazda bulunmadığı, yolun sağ taraftan karşıdan karşıya geçerek kaplama üzerine yürüyen yayalar kendisi tarafından daha önce görülebilir nitelikte olduğu, müteyakkız seyretmediği, yayaları fark ettiği anda teyakkuza geçmesi ve ön tedbirde bulunması gerekirken aksine davrandığı ve yola gereken dikkatini vermediği, olaya mani olmak bakımından gerekli ve yeterli fren ve direksiyon tedbirine başvurmadığından ve aracının hızının etkisiyle yeterli mesafede durmadığından ve olaya mani olmak bakımından zamanında önlem almamış olmakla olayda dikkatsiz ve tedbirsizce hareket etmeyip, açık yolda aydınlık ortamda gerekli dikkatli ve ön tedbirliliği göstermemiş olduğundan, olayın oluşumunda %50 oranında kusurlu..." olduğu tespit edilmiştir. Davacı yaya ...; "kaza mahallinde öncelikle yolu ve gelmekte olan vasıtaları kontrol edip, vasıtayı beklemesi ve ilk geçiş önceliğini vermesi, bundan sonra emniyetli şekilde geçmesi gerekirken, aksine davranarak kendi can güvenliğini tehlikeye atacak tarzda yaklaşan vasıtanın hız ve mesafe durumunu dikkate almadan ani, dikkatsiz ve kontrolsüz kaplamaya girme hamlesi sonucu hemen vasıta ile karşı karşıya kaldığı, vasıtaya ilk geçiş hakkını bırakmadığı, dikkatsiz, tedbirsiz ve kontrolsüz yola girmesi ile sol taraftan gelen kamyonetin sadmesine maruz kalmış olmakla, hareketlenmeye başlamadan önce sol tarafını yeterince kontrol etmediğinden, yavaşlayan minibüsün önünden yola çıkarak bu hareketiyle can güvenliğini tehlikeye düşürdüğünden dolayı kendi yaralanmasıya sonuçlanan olayda %50 oranında kusurlu" olduğu tespit edilmiştir. Birleşen ... ATM dosyasında Davacı yaya ...; "kaza mahallinde öncelikle yolu ve gelmekte olan vasıtaları kontrol edip, vasıtayı beklemesi ve ilk geçiş önceliğini vermesi, bundan sonra emniyetli şekilde geçmesi gerekirken, aksine davranarak kendi can güvenliğini tehlikeye atacak tarzda yaklaşan vasıtanın hız ve mesafe durumunu dikkate almadan ani, dikkatsiz ve kontrolsüz kaplamaya girme hamlesi sonucu hemen vasıta ile karşı karşıya kaldığı, vasıtaya ilk geçiş hakkını bırakmadığı, dikkatsiz, tedbirsiz ve kontrolsüz yola girmesi ile sol taraftan gelen kamyonetin sadmesine maruz kalmış olmakla, hareketlenmeye başlamadan önce sol tarafını yeterince kontrol etmediğinden, yavaşlayan minibüsün önünden yola çıkarak bu hareketiyle can güvenliğini tehlikeye düşürdüğünden dolayı kendi yaralanmasıya sonuçlanan olayda %50 oranında kusurlu" olduğu tespit edilmiştir. Netice itibariyle kusura ilişkin aldırılan raporda; "Asıl ve birleşen davalarda davalı sigortalı ... plakalı kamyonet sürücüsü davalı ...'nın, olayda eş değer %50 oranında kusurlu olduğu, asıl ve birleşen .... Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında davacı yaya ...'nın kendi yaralanmasına sebep olan olayda eş değer %50 oranında kusurlu olduğu, Birleşen .... ATM dosyasında davacı yaya ...'in kendi yaralanmasın olayında eş değer %50 oranında kusurlu olduğu, somut olayda bahsi geçenlerin dışında herhangi bir kimseye atfı kabil kusur imkanının bulunmadığı..." şeklinde raporun Sonuç ve kanaat başlıklı kısmında olaya ilişkin kusurları tespit etmiştir. Olayın gerçekleşme biçimi, kaza tespit tutanağı, kaza sonrası alınan ifadeler, Ağır Ceza dosyasında alınan ifadeler ve raporlar karşısında mahkememizce aldırılan 31/05/2021 tarihli bilirkişi raporuyla tespit edilen kusur ve oranları bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınmıştır. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp ... Üst Kurulu tarafından düzenlenen .... sayılı, 25.03..... karar nolu rapor ile; "...... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler ... Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Mevcut belgelere göre; .... oğlu, 17.03.1958 doğumlu ...’nın 08.08.2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı ağır poraparezi ve idrar gaita inkoutinans nedeniyle, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: E cetveline göre %100 (yüzdeyüz) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, Aynı yönetmelik kapsamında kişinin bir başkasının sürekli bakımına ihtiyacı olduğu..." tespit olunmuştur. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı .... İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen .... sayılı, 24/09/2018 / .... karar nolu rapor ile; "...Kurulumuzun 21/12/2016 tarih ve .... karar no'lu mütalaasında; 1. .... oğlu 1942 doğumlu ...'in 8.8.2013 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen arızası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: E cetveline göre %25.0(yüzdeyirmibeşnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 2. Iyilesme (geçici isgöremezlik) süresinin 8.8.2013 tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği..." tespit olunmuştur. Asıl davada davacı vekilinin 23/09/2021 tarihli bedel arttım dilekçesini sunduğu anlaşılmıştır. Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası davacısı vekilinin 02/11/2021 tarihli dilekçesiyle, dava değeri arttırım ve ıslah dilekçesini sunduğu anlaşılmıştır. Asıl davada Maddi Tazminat yönünden değerlendirme : Maddi zarar, kişinin isteği dışında malvarlığında meydana gelen eksilmesini ifade eder. Zarar miktarı malvarlığının hukuka aykırı eylemden önceki durumu ile eylemden sonra arz ettiği durum karşılaştırılarak belirlenir. Hukuka aykırı eylem malvarlığının aktifini azaltımda veya pasifini çoğaltımda yahut aktifin çoğalmasına veya pasifin azalmasına engel olmak suretiyle zararın oluşumuna sebebiyet verir. Diğer bir deyimle zarar, eylemli zarar veya kardan yoksunluk biçiminde gerçekleşir. Anayasa Mahkemesinin ... E. .... K. 29.12.2022 T. sayılı KTK’nun 90. Maddesine eklenen hükümlerin iptaline ilişkin kararı ile Yargıtay ... HD ... E. ... K. 28/02/2022 T. ve Yargıtay .... HD 14.01.2021 T. ... E. ... K. sayılı kararı dikkate alınarak; davacının muhtemel bakiye ömrü TRH 2010 yaşam tablosu ile belirlenecek; ancak; davacının işleyecek dönemdeki maddi zararı yönünden kazançlar her yıl için %10 artırılacak ve tazminatın rapor tarihi itibarı ile peşin ödeneceği kabul edildiğinden her yıl için %10 ıskontolu yapılacak ve böylece progresif rant yöntemine göre maddi zarar hesaplanacaktır. Davalı ... tarafından sigortalı ... plaka sayılı aracın kaza esnasındaki sürücüsü ...'nın, olayda eş değer %50 oranında kusurlu olduğu, asıl ve birleşen .... Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında davacı yaya ...'nın kendi yaralanmasına sebep olan olayda eş değer %50 oranında kusurlu olduğu mahkememizce aldırılan kusur raporuyla tespit edilmiştir. ... plakalı aracın kaza tarihindeki sahibinin davalı ... olduğu anlaşılmıştır. Asıl davada davacı vekilinin 06.03.2023 tarihli beyan dilekçesinde; Davalı ... şirket tarafından yargılama sürerken teminat limitleri ile ilgili olarak 250.000,00 TL anapara sürekli sakatlık tazminatı ile 250.000,00 TL anapara sürekli bakıcı tazminatı olmak üzere toplam 500.000,00 TL anapara toplam teminat limitini 11.03.2022 tarihinde ödemiştir şeklinde beyanda bulunulduğu bildirilmiş olmakla, yapılan bu ödemelerin değerine göre güncellenerek mahsubu ile 12/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda hesaplamaların yapıldığı görülmüştür. Asıl dava davacısı ...’nın 08.08.2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı ağır poraparezi ve idrar gaita inkoutinans nedeniyle, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: E cetveline göre %100 (yüzdeyüz) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, aynı yönetmelik kapsamında kişinin bir başkasının sürekli bakımına ihtiyacı olduğunun Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp ... Üst Kurulu tarafından düzenlenen .... sayılı, 25.03.2021/.... karar nolu raporu ile tespit edildiği, kaza tarihi itibariyle (55) yaşında olduğu, TRH-2010 Erkek Yaşam tablosuna göre muhtemel bakiye ömrü 22 yıl olduğu ve muhtemelen 77 yaşına kadar yaşayacağı, Yargıtay’ın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarına göre aktif çalışma yaşı sonu 60 olarak kabul edildiği, bu itibarla, davacının 55-60 yaşları arasındaki bakiye aktif döneminin (5) yıl olduğu, ve 60-77 yaşları arasındaki emeklilik ve pasif dönemi 17 yıl olduğu, ...'nın SGK hizmet dökümünden kaza tarihindeki ücretlerinin asgari ücrete eşit olduğu, mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan 12/02/2024 tarihli bilirkişi raporuyla, davacı ...’nın nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 1.056.988,82 TL olduğunun tespit edildiği, davacı ...’nın nihai ve gerçek bakıcı gideri maddi zararının 1.307.884,22 TL olduğu, davacı ...’nın belgeli tedavi gideri mevcut olmayıp, nihai ve gerçek belgesiz tedavi gideri maddi zararının 6.000,00 TL olduğu, asıl davada davacı vekilinin 23/09/2021 tarihli bedel arttırım dilekçesi ve 15/03/2022 tarihli dilekçesi ile sigorta şirketi yönünden davadan feragat ettiğini bildirdiği de dikkate alınarak, ...'nın nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararı 286.182,06 TL, nihai ve gerçek bakıcı maddi zararı 395.702,47 TL, belgesiz tedavi gideri 1.000,00 TL olmak üzere toplam 682.884,53 TL maddi zararın; 500.000,00 TL'sinin sigorta şirketi tarafından ödendiği anlaşılmakla, Sigorta şirketi yönünden feragat beyanı dikkate alınarak davalı ... yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, 500.000,00 TL kısım bakımından diğer davalılar ... ve ... yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 182.884,53 TL nin davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 08/08/2013 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, karar vermek gerekmiştir. Asıl davada Manevi Tazminat yönünden değerlendirme : Manevi zarar, hukuka aykırı eylem sonucu kişisel değerlerde meydana gelen eksilmedir. Kişisel değerlerin soyut niteliği nedeniyle meydana gelen eksilmenin rakamsal karşılığını parasal değerini ifade etmek mümkün değildir. Bununla birlikte kişisel değerlere yapılan saldırı neticesi ruhsal dengenin bozulması yaşama sevincinin eksilmesi kaçınılmaz olduğunda, hukuk manevi zararı giderim yükümlülüğü dışında tutmamış, genel değer ölçüsü olması nedeniyle, belli bir miktar paranın verilmesi suretiyle zarar görenin tatmin edilmesini amaçlamıştır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hâkimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. 3095 sayılı kanun ve TTK'nun hükümlerine göre ticari işlerde ve tacirler arası ilişkilerde ticari faiz uygulanacaktır. Ancak her iki taraf için ticari sayılan işlerde, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın sözleşmeye aykırılıktan veya haksız eylemlerden kaynaklanan davalarda ticari faiz uygulanabilir. Yolcu taşımak ticari bir iştir. Yolcu herhangi bir zarara uğramış ise taşımacıya karşı açılacak maddi ve manevi tazminat davalarında ticari faiz uygulanır. Dava konusu olayda kazaya karışan .... plakalı aracın davacının karşıdan karşıya geçmesi sırasında kazaya karıştığı, kazanın yolcu taşımacılığından kaynaklı olmaması nedeniyle ticari faiz uygulanamayacağı, manevi tazminat talebine ilişkin hükümde yasal faiz uygulanmıştır. Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davalı araç sürücüsünün davaya konu kazadaki kusur oranı, kaza tarihinde araç sahibi olan davalının sorumluluğu, kazanın meydana geliş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, manevi tazminatın zenginleşmeye veya yoksullaşmaya neden olmaması temel ilkesi de dikkate alınarak davacının olaydan dolayı çekmiş olduğu elem ve ızdırabın bir nebze de olsa telafisi için; 65.000,00 TL'nin davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 08/08/2013 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ...karar sayılı dosyasında maddi tazminat yönünden değerlendirme : Davalı ... tarafından sigortalı ... plaka sayılı aracın kaza esnasındaki sürücüsü ...'nın, olayda eş değer %50 oranında kusurlu olduğu, asıl ve birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyasında davacı yaya ...'in kendi yaralanmasına sebep olan olayda eş değer %50 oranında kusurlu olduğu mahkememizce aldırılan kusur raporuyla tespit edilmiştir. ... plakalı aracın kaza tarihindeki sahibinin davalı ... olduğu, anlaşılmıştır. Davacı ...'in 03/04/2023 tarihli vefatı ile, İstanbul .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile, veraset ilamı almak üzere dava açıldığı, görülmüş, müteveffanın mirasçıları olarak dosyaya kayıtları yapılmıştır. ... plakalı araç 26.03.2013-26.03.2014 vadeli ZMSS poliçesi ile davalı ... tarafından sigortalanmıştır. Hazine Müsteşarlığınca kaza tarihi itibarı ile belirlenen sakatlık ve tedavi gideri yönünden teminat limiti şahıs başına olmak üzere ve ayrı-ayrı 250.000,00 TL'dır. Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında; Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası davacısı ....'in, 08.08.2013 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen arızası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: E cetveline göre %25.0(yüzdeyirmibeşnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 2. Iyilesme (geçici isgöremezlik) süresinin 8.8.2013 tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğinin Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ... İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ... sayılı, 24/09/2018 / ... karar nolu raporu ile tespit edilmiş olduğu, ....'in 08.08.2013 kaza tarihi itibariyle 71 yaşında olduğu, dava aşamasında ve 03.04.2023 tarihinde vefat ettiği, buna göre; müteveffa davacının kaza tarihi olan 08.08.2013 ile vefat tarihi olan 03.04.2023 arasındaki bakiye ömrünün 9,65 yıl olarak gerçekleşmiş olduğu, Yargıtayın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarına ve uygulamalara göre kural olarak aktif çalışma yaşı sonu 60 olarak kabul edildiği, o halde, davacının aktif devresini tamamlamış durumda olduğu, maddi zararının tamamının pasif dönemde olduğu, davacı pasif dönemde her hangi bir işte çalışmasa ve emekli olsa dahi kendi yaşamsal aktivitelerini sürdürmek için emsallerine göre daha fazla efor sarf edeceği, emekli ve yaşı itibariyle pasif devrede olan davacı yönünden AGİsiz asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiği, dosya kapsamında birleşen dava davacısı ...'in tarafından, davalı ... şirketine ihtar ve ihbar tarihinin ispat edilemediği, bu durumda davalı ... şirketinin temerrüde düştüğü tarihin dava tarihi olan 04/11/2013 tarihi olarak kabulü gerektiği, mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan 12/02/2024 tarihli bilirkişi raporu ve Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası davacısı vekilinin 02/11/2021 tarihli bedel arttırım dilekçesi doğrultusunda, Muris ... maddi zarar talepleri bakımından: 3.361,81 TL geçici iş göremezlik maddi zararının, ‭13.603,80 TL sürekli iş göremezlik maddi zararının, 600,75 TL gerçek bakıcı gideri maddi zararı, 1.000,00 TL tedavi masraf gideri olmak üzere toplam ‭‭‭18.566,36‬ TL zararın sigorta şirketi yönünden 04/11/2013 tarihinden (poliçe limiti 250.000,00 TL olmakla) davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi 08/08/2013 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesi ... esas ... karar sayılı veraset ilamındaki hisse payı oranında ... mirasçılarına ödenmesine, fazlaya ilişkin nihai ve gerçek bakıcı giderlerinin ve geçici iş göremezlik taleplerinin reddine, sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri yönünden fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına karar vermek gerekmiştir. Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas .... karar sayılı dosyasında manevi tazminat yönünden değerlendirme : Manevi zarar, hukuka aykırı eylem sonucu kişisel değerlerde meydana gelen eksilmedir. Kişisel değerlerin soyut niteliği nedeniyle meydana gelen eksilmenin rakamsal karşılığını parasal değerini ifade etmek mümkün değildir. Bununla birlikte kişisel değerlere yapılan saldırı neticesi ruhsal dengenin bozulması yaşama sevincinin eksilmesi kaçınılmaz olduğunda, hukuk manevi zararı giderim yükümlülüğü dışında tutmamış, genel değer ölçüsü olması nedeniyle, belli bir miktar paranın verilmesi suretiyle zarar görenin tatmin edilmesini amaçlamıştır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hâkimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Davacı vekilinin 02/11/2021 tarihli ıslah/bedel arttırım dilekçesiyle manevi tazminat bakımından yasal faiz uygulanması talebi bulunduğu görülmekle; manevi tazminat talebine ilişkin hükümde yasal faiz uygulanmıştır. Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davalı araç sürücüsünün davaya konu kazadaki kusur oranı, kaza tarihinde araç sahibi olan davalının sorumluluğu, kazanın meydana geliş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, manevi tazminatın zenginleşmeye veya yoksullaşmaya neden olmaması temel ilkesi de dikkate alınarak kazazede müteveffa ... mirasçılarının, olaydan dolayı çekmiş olduğu elem ve ızdırabın bir nebze de olsa telafisi için; 40.000,00 TL nin kaza tarihi olan 08/08/2013 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .... esas .... karar sayılı veraset ilamındaki hisse payı oranında ... mirasçılarına ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... esas sayılı dosyasında maddi tazminat yönünden değerlendirme : Dava, asıl davada ıslah/dava değeri arttırım hakkının bir kez kullanılması nedeniyle, asıl davada sigorta şirketi haricindeki diğer davalılar olan ... ve ...'ya husumet yönetilerek, ek talepleri bakımından, 08/08/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinden ibarettir. Asıl dava bakımından yapılan hukuki değerlendirmeler geçerli olup, dava ek talebe ilişkin olması nedeniyle; mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan 12/02/2024 tarihli bilirkişi raporuyla; Davacı ...’nın nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 1.056.988,82 TL olduğu, davacı ...’ nın nihai ve gerçek bakıcı gideri maddi zararının 1.307.884,22 TL olduğu, Davacı ...’nın belgeli tedavi gideri mevcut olmayıp, nihai ve gerçek belgesiz tedavi gideri maddi zararının 6.000,00 TL olduğu tespit edilmiş olup, hesap edilen bu miktar asıl dava davalısı sigorta ... Sigorta Anonim Şirketi'nin yapmış olduğu, 250.000,00 TL anapara sürekli sakatlık tazminatı ile 250.000,00 TL anapara sürekli bakıcı tazminatı olmak üzere toplam 500.000,00 TL ödemenin güncel değerine göre tenzil edildikten sonra hesaplandığı, asıl davada eksik kalan, fazlaya ilişkin hakları ve talepleri bakımından, davalı ... şirketine husumet yöneltilmediği, davalılar ... ve ...'ya husumet yöneltildiği anlaşılmakla, 1.020.806,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.162.178,75 TL nihai ve gerçek bakıcı gideri ile talep edilen 5.000,00 TL belgesiz tedavi gideri olarak toplam ‭‭2.187.985,51‬ TL tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 08/08/2013 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. HMK 304/1-2 maddesi gereği; Mahkememizin 05/12/2024 tarihli kısa kararın 1 numaralı fıkrasında "...." olarak, davacının isminin yazımında hata yapıldığı, gerekçeli kararın yazımı sırasında anlaşılmış olmakla; davacının ismi .... olarak aşağıdaki şekilde tashih edilerek düzeltilmiş ve Asıl ve birleşen davalarda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Maddi zarar talepleri bakımından: 1-...'nın nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararı 286.182,06 TL, nihai ve gerçek bakıcı maddi zararı 395.702,47 TL, belgesiz tedavi gideri 1.000,00 TL olmak üzere toplam 682.884,53 TL maddi zararın; 500.000,00 TL'sinin sigorta şirketi tarafından ödendiği anlaşılmakla a-Sigorta şirketi yönünden feragat beyanı dikkate alınarak davalı ... yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, b-500.000,00 TL kısım bakımından diğer davalılar ... ve ... yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, c-182.884,53 TL nin davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 08/08/2013 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-...'nın manevi zarar talepleri bakımından davanın kabulü ile; 65.000,00 TL nin davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 08/08/2013 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı dosyası bakımından: 3-Muris ... maddi zarar talepleri bakımından: a-3.361,81 TL geçici iş göremezlik maddi zararının, ‭13.603,80 TL sürekli iş göremezlik maddi zararının, 600,75 TL gerçek bakıcı gideri maddi zararı, 1.000,00 TL tedavi masraf gideri olmak üzere toplam ‭‭‭18.566,36‬ TL zararın sigorta şirketi yönünden 04/11/2013 tarihinden (poliçe limiti 250.000,00 TL olmakla) davalılar ... ve .... yönünden kaza tarihi 08/08/2013 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile İstanbul ....Sulh Hukuk Mahkemesi ... esas ... karar sayılı veraset ilamındaki hisse payı oranında ... mirasçılarına ödenmesine, fazlaya ilişkin nihai ve gerçek bakıcı giderlerinin ve geçici iş göremezlik taleplerinin REDDİNE, sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri yönünden fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, b-Muris ... manevi zarar talepleri bakımından; davanın kısmen kabulü ile; 40.000,00 TL nin kaza tarihi olan 08/08/2013 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı veraset ilamındaki hisse payı oranında ... mirasçılarına ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, Birleşen Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... esas sayılı ... dosyası bakımından: 1.020.806,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.162.178,75 TL nihai ve gerçek bakıcı gideri ile talep edilen 5.000,00 TL belgesiz tedavi gideri olarak toplam ‭‭2.187.985,51‬ TL tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 08/08/2013 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine, Asıl davada maddi tazminat bakımından harç ve yargılama giderleri; 1-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 12.492,85 TL harcın, tamamlama harcı adı altında alınan ‭2.332,38‬ TL harcın mahsubu ile eksik 10.160,47‬ tl karar/ilam harcın ve dosya adli yardım talepli açıldığından 427,60 TL başvurma harcının davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 2-Davacı tarafından yapılan ‭ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 12.174,78‬ TL posta gideri, bilirkişi ücreti vb. masraflar ile toplam harç gideri 2.332,38‬TL olmak üzere toplam ‭14.507,16‬ TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davacı vekilinin 15/03/2022 tarihli dilekçesi ve Davalı ... vekilinin 21/03/2022 tarihli dilekçesiyle vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediğini bildirir dilekçesi nedeniyle, davalı ... lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 9-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalılar tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen ilgili davalıya iadesine, Asıl davada manevi tazminat bakımından harç ve yargılama giderleri; 10-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli ‭‭4.440,15‬ TL harcın tahsili davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 11-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, 12-Davalılar ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın reddedilen kısmı dikkate alınarak hesap edilen 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile Davalılar ... ve ...'ya ödenmesine, Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esas sayılı dosyasında maddi tazminat bakımından harç ve yargılama giderleri; 13-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.268,27 TL harcın, tamamlama ve ıslah harcı adı altında alınan ‭‭355,97‬ TL harcın mahsubu ile eksik ‭912,3‬0 TL karar/ilam harcının ve dosya adli yardım talepli açıldığından 427,60 TL başvurma harcının Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 14-Müteveffa ... mirasçısı davacılar tarafından yapılan ‭ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı ‭612,9‬0 TL posta gideri, bilirkişi ücreti vb. masraflar ile toplam harç gideri ‭355,97‬ ‬TL ki toplam ‭‭968,87‬ TL yargılama giderinin Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile Müteveffa ... mirasçısı davacılara ödenmesine, 15-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen müteveffa ... mirasçısı davacılara iadesine, 16-Müteveffa ... mirasçısı davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesap edilen 18.566,36‬ TL avukatlık ücretinin Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile Müteveffa ... mirasçısı davacılara ödenmesine, 17-Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası davalıları kendilerini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın reddedilen kısmı üzerinden hesap edilen ‭8.641,25‬ TL avukatlık ücretinin Müteveffa ... mirasçısı davacılardan tahsili ile Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası davalılarına ödenmesine, Birleşen Bakırköy .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında manevi tazminat bakımından harç ve yargılama giderleri; 18-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli ‭‭‭2.732,4‬0 TL harcın tahsili davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 19-Müteveffa ... mirasçısı davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Müteveffa ... mirasçısı davacılara ödenmesine, 20-Davalılar ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın reddedilen kısmı dikkate alınarak hesap edilen 30.000,00 TL avukatlık ücretinin Müteveffa ... mirasçısı davacılardan tahsili ile davalılar ... ve ...'ya ödenmesine, Birleşen Birleşen Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ....esas sayılı dosyasında maddi tazminat bakımından harç ve yargılama giderleri; 21-Dava adli yardımlı olara açıldığı anlaşılmakla; Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli karar/ilam harcı 149.461,29 TL ve 427,60 TL başvuru harcının harcın, davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 22-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 300.678,41 TL avukatlık ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere Asıl ve Birleşen Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas dosyasında davacı ... vekili, Asıl ve birleşen Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası davacısı vekili, asıl, Birleşen Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası davalıları ... ve ... vekili ve asıl, Birleşen Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası davalıları ...'nın yüzüne karşı yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/12/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2013/455, K. 2024/1221, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2013-455-e-2024-1221-k-3fa84bef0831