İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/587 E. 2024/61 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/587
Karar No
2024/61
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/587 KARAR NO : 2024/61 DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/06/2023 KARAR TARİHİ : 22/01/2024 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 20/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacının tüm yatırımının Flyinn'deki ..... işletmesine harcamış olmasına rağmen davalıların kapatma kararı ile daha kazanç elde edemeden zarar ederek kapatmak zorunda kaldığını, yatırım harcamalarına ek olarak bir de Franchise sözleşmesi ile birlikte davalı şirketlere verdiği teminat senetlerini geri alamadığı, banka kredileri ile başlayan süreçte bir de ... AVM'deki işletmesi için de evini ipotek ettirerek kredi çekmek ve iş yeri aboneliklerini, restoranı işletebilmek için pos cihazı sözleşmeleri, abonelik ve tedarik sözleşmelerini imza edip mal satın almak durumunda kaldığını, işi öğrenmek bahanesi ile davacıya yanaşan davalı şahıs ve aile bireylerine işi öğretilirken, piyasadan mal tedariki ile İstanbul- Sakarya arası gel git ile koşturmaca içinde olan davacıya, ortak olmak istediğini ve davalı .... tarafından ortaklık teklifinde bulunulduğunu, davalı ....'nun ortaklık teklifine sıcak bakan davacının davalı şirket yönetimlerine de durumu aktardığını ve tanıştırdığını, önce davalı şirket yönetimleri tarafından kabul görmeyen davalı ... ile ilgili, daha sonra resmi vergi açılışının yapılması ve davacı ile ortaklık sözleşmesi kurması istenildiğini, davacının davalı ... ile kuracağı ortaklık ile hem yaptığı yatırım bedellerinin yarısını davalı şahıstan alıp ekonomik olarak rahatlayabilecek hem de akraba gücü ile büyüme hedefini gerçekleştirebilmesini amaçladığını, ancak kısa süre içinde davacının tüm yatırımları yaptığı işletmesinden ansızın parasız ve izinsiz uzaklaştırılarak adeta ortada bırakıldığını, davacının iş sebebiyle İstanbul'da olduğu sırada işbu davadaki tüm davalı tarafların bir araya gelerek işletmenin izinsiz ve bilgi dışı ...'ya devri ve davacı müvekkilin uzaklaştırılması konusunda anlaştıklarını, bu nedenle ticari işletme sözleşmesinin haksız feshi ve işletmenin davacının rızası olmaksızın haksız ve hukuka aykırı olarak devrinden kaynaklanan müspet zarar ile manevi zararın tazmini ile davalı şirketlerin elinde bulunan tarihsiz ve bedeli yazılı olmayan senetlerin iadesine veyahut işbu senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan 11/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, delil tespiti yapılan tarihte ... AVM'de bulunan dükkanın .... adıyla .... vergi dairesine kayıtlı olarak ... vergi numarasıyla fast-food restaurantı olarak ... tarafından işletildiğinin tespit edildiği, dosya içerisinde ... AVM'deki dükkan için davacının davalılardan .... Gıda Pazarlama ve Sanayi Ticaret Anonim Şirketi ile akdedilmiş, alt kira sözleşmesi bulunduğu, sözleşmenin sona erdiğine dair bir belgenin dosyada bulunmadığı ancak dosya içerisinde ..... AVM'deki dükkan için davacının taraf olduğu franchise sözleşmesine rastlanmadığı, dolayısıyla taraflar arasında dükkanının kiralanması için mevcut bir sözleşme ilişkisi kurulmuş olmasına rağmen franchise sözleşmesi bulunmadığından, davacı tarafın ihtarnamede belirtildiği gibi alt kira sözleşmesi yapılan ... AVM'deki dükkan için diğer bir davalı ile ... markası adı altında Franchise ilişkisinin devam ettiği yönündeki iddianın yargılama sırasında ortaya çıkabileceği yönünde görüş bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkemenin görevine dair kurallar kamu düzenine ilişkin olup 6100 HMK'nın m. 1 hükmü uyarınca mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir; m. 114(1)-c hükmüne göre de mahkemenin görevli olması bir dava şartıdır. Aynı Kanun'un m. 115 hükmüne göre ise, dava şartlarının mevcut olup olmadığı, taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir. Bu nedenle, dava açılırken dayanılan hukuki ve maddi olguların göreve etkili olduğu durumda öncelikle hukuki nitelemenin yapılması ve sonucuna göre mahkemenin görevsiz olduğu kanısına varılırsa dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmesi gerekir. 6102 sayılı TTK m. 4 hükmünde, bir davanın ticarî dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edilmiştir: (i) Bunlardan ilki, tarafların sıfatına ve işin ticarî işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ve başka hiçbir şart aranmaksızın TTK veya diğer kanunlarda ticarî sayılan davalardır (mutlak ticarî davalar). Mutlak ticarî davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticarî niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardan olup; TTK m. 4(1) hükmünde (a) ilâ (f) bentlerinde sayılmıştır. (ii) İkincisi ise, yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalardır. TTK m. 4(1)-son cümle hükmü uyarınca ikinci grup ticarî davalar, yalnızca bir tarafın ticarî işletmesini ilgilendiren havale, vedia (saklama) sözleşmesi ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalardır. Bu nevi davaların ticarî nitelikte sayılması için yalnızca bir tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması TTK’da gerekli ve yeterli görülmüştür. (iii) Üçüncü grup ise, nispî ticarî davalar olup, TTK m. 4(1) hükmü uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticarî dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticarî dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli değildir. TTK m. 19/2 hükmü uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş niteliğindeki bir sözleşmenin diğer taraf için de ticarî sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira TTK, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı “ticarî iş” esasına göre değil, “ticarî işletme” esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticarî nitelikte olması tek başına davayı ticarî dava haline getirmez. Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi ... E ... K sayılı dosyada yapılan inceleme neticesinde davalı ...'nun tacir olmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda; davanın ... AVM de bulunan ... isimli işletmenin davalı ... tarafından haksız olarak el konulup konulmadığı hususuna ilişkin olduğu, davanın konusu itibariyle mutlak ticari dava olmadığı, tarafların her kisinin de tacir olmadığı bu durumda nispi ticari davanın da söz konusu olamayacağıı, dolayısıyla davaya bakma görevinin genel görevli asliye hukuk mahkemelerine ait olduğu, mahkememizin görevsiz olduğu anlaşıldığından görev dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın REDDİNE A-Davalı ... yönünden HMK'nın 114 ve 115 maddeleri gereğince görev dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden REDDİNE, 2-Mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla kararın kesinleşmesini müteakip 2 haftalık kesin süre içinde talep halinde dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, -Belirtilen iki haftalık süre içinde talepte bulunulmaması veya süresinden sonra talepte bulunulması halinde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar (ek karar) verilmesine 3-Harç, yargılama giderleri ve diğer hususların HMK.nun 331/2 maddesi gereğince Yetkili ve Görevli Mahkemece değerlendirilmesine, 4-Artan gider avansının görevli mahkemeye gönderilmesine Dair, huzurda bulunan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen kararın gerekçesinin taraflardan her birine tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/01/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/587, K. 2024/61, T. 22.01.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-587-e-2024-61-k-e4099663daf8