İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1162 E. 2024/193 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1162
- Karar No
- 2024/193
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1162 Esas KARAR NO : 2024/193 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/12/2023 KARAR TARİHİ : 23/02/2024 K. YAZIM TARİHİ : 29/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; davalı tarafından Küçük- çekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, söz konusu karar ve borçlu tarafın itiraz dilekçesinin tebliğ alındığını, tarafların arasında satımın ticari iş niteliğinde olması ve bu durumun dava şartı sayılması sebebiyle icra takibinin yapıldığı yer olan Küçükçekmece Arabuluculuk bürosuna davacı olarak 23/05/2023 tarihinde başvuru yapıldığını, .... numaralı dosya numarası ile davalı vekili ile yapılan arabulucu görüşme sürecinin olumsuz sonuçlandığını, müvekkilinin 2015 yılından bu yana Tarsus ilçesinde telefon alım satım ve fatura ödeme merkezi işiyle uğraştığını, .... Mah. .... Bulvarı No:39/B Tarsus/MERSİN adresinde bulunan ... bayisi olan dükkanı işlettiğini, bahse konu iş yerinde telefon alım satımı yapmak amacıyla bayiler arasında kurulan .... grubu üzerinden tanıştığı kendisini müvekkiline ... olarak tanıtan şahısla 5 adet telefon alımı için anlaştığını, müvekkilinin 24/03/2023 Tarihinde ... hesabından bu anlaşılan telefonlar için belirlenen 37.100,00-TL tutarındaki parayı davalının hesabına gönderdiğini, müvekkilinin kendisinden alınan ve karşılığında her hangi bir şekilde telefon verilmeyen bakiye alacağını tahsili için Küçükçekmece İcra Müdürlüğü .... esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, davalının borca itirazı ile takibin durduğunu, bu nedenle davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tacir olmadığını, görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının iddia ve savunmalarını genişletip değiştirmesine muvafakatlerinin olmadığını, müvekkilinin davacı ile herhangi bir tanışıklığının olmadığını, müvekkili- nin geçimini ... çarşısında sürdüren, davacının da iddia ettiği gibi telefon ve aksesuarları alım-satım işi ile iştigal eden bir kişi olduğunu, dava dışı 3. Şahıs olan .... (....) isimli, davacının kendi beyanı ile ''....'' olarak belirttiği kişi söz konusu ticaretin asıl tarafı olduğunu, davacının ... grubundan tanıştığı kişi ... olduğunu, müvekkili ile sosyal medya mecrasından tanıştığını beyan eden davacı açıkça yalan söylediğini, davacı, .... Marka Telefonların yurt dışı kayıtlı yani Türkiye sınırlarında kayıt dışı olmasının yarattığı ucuzluk sebebi ile söz konusu telefonları satmak amacıyla dava dışı 3. Kişi ile iletişime geçtiğini, davacının asla müvekkili davalı ile bir iletişimi bulunmadığını, ... isimli 3. kişinin müvekkilinin arayarak elinde istediği ürünlerin bulunup bulunmadığını sorduğunu, müvekkilinin iştigal ettiği Eminönü'nde bir araya geldiklerini, ürünleri almadan kontrol eden ve kapalı kutu olduğundan emin olan bu kişi 75.680-TL karşılığında bir takım ürünleri satın aldığını, paranın 38.580-TL lik kısmını elden nakit olarak müvekkiline ödeyen dava dışı 3. kişi, kalan kısmı banka yolu ile göndereceğini müvekkiline ilettiğini, müvekkili davalı, bakiye kısmın dava dışı 3. Kişinin hesabından geleceğini düşündüğü için durumu kabul ettiğini, ancak davacı tarafın sunmuş olduğu dekontlardan da anlaşıldığı üzere bakiye meblağ 37.100-TL davacı tarafından müvekkilinin hesabına aktarıldığını, müvekkilinin davacıya parayı yanlışlık gerekçesi ile geri gönderdiğini, akabinde dava dışı 3. kişi, davacı ile iletişime geçerek paranın açıklamasız şekilde gönderilmesini sağlamış ve oradan ürünleri de alarak ayrıldığını, davacının 3. Kişi olan ....akim ile arasında yaşadığı anlaşmazlık sebebi ile ürünlerine kavuşamamış olsa da bu basiretsiz davranışının yarattığı zararı müvekkili davalıdan talep ettiğini, ürünlerin 3. kişiye teslim edildiği anda hiç tanımadığı müvekkiline para aktarımı gerçekleştirdiğini beyanla davanın reddini, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir Her ne kadar iş bu dava ticari dava niteliği taşıdığından bahisle mahkememizde ikame olunmuş ise de ; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Buna göre davacı ve davalı tarafın "tacir" tanımına uymadığı, eldeki uyuşmazlığın da yukarıda tanımlanan "ticari dava " nitelik arz etmediği, uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin değil Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu, kamu düzeninden sayılan mahkemenin görevi hususunun HMK 114/1-c md de dava şartları arasında düzenlendiği, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak görevi ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden redde dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna, 2- Taraflardan birinin,6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince , -Bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden , -Görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, -Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiği, aksi taktirde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3-HMK'nun 20 md gereğince, kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtarına, 5- Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine dair, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşmalı olarak yüzüne karşı karar verildi. 23/02/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır