İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/972 E. 2023/783 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/972
- Karar No
- 2023/783
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/972 Esas KARAR NO : 2023/783 DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2020 KARAR TARİHİ : 21/09/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/10/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davalı ...’ın davacı şirkette ortak ve müdür olduğu sırada rekabet yasağına ve özen bağlılığına aykırı dantranışta bulunduğunu ayrıca davalılların davacı şirket çalışanlarının işten ayrılıp davalı şirkette çalışmalarını sağladığını, ayrıca müşterilerin de davalı şirkete yönlendirilmesi nedeniyle uğranılan 500 TL maddi , 500.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş, diğer davalı ... Ltd. Şti.'nin haksız rekabete ilişkin TTK hükümlerine aykırı davranması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri müvekkillerinin rekbate yasağı veya haksız rekabete ilişkin herhnagi bir eylemlerinin bulunmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmişlerdir. DELİLLER: Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, kök ve ek bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, haksız rekabet yasağının ihlali sebebiyle uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi tazminatın tahsili talebine ilişkindir. Somut olayda davacı taraf, davalı ...’ın davacı limited şirkette ortak ve müdür olduğu sırada rekabet yasağına ve özen bağlılığına aykırı davranışta bulunarak, davacı şirket çalışanlarının işten ayrılıp davalı şirkette çalışmalarını sağladığı, davacı şirket müşterilerini yönlendirerek davalı şirket ile çalışmalarını sağladığından bahisle davalılar tarafından haksız rekabet kurallarına aykırı davaranılarak zarara uğratıldığını iddia etmiştir. Davalılar ise iddiaları kabul etmeyerek davanın reddini talep etmişlerdir. Taraflar arasındaki hukuki ihtilaf, davacı şirketin müdürü ve ortaklarından olan davalı ...'ın davacı şirketin müşteri portföyünü alarak davalı şirkete haksız rekabet oluşturacak şekilde verip vermediği ve davalı şirketinden bundan yararlanıp yararlanmadığı, yine davacı şirketin çalışanlarını haksız rekabet yaratacak şekilde davalı şirkette çalışmaya yönlendirip yönlendirmediği noktasında toplanmaktadır. Dosyada mübrez davacı şirket ... kayıtları uyarınca davalı ...’ın davacı şirkette % 1 paya sahip ortak olduğu, şirkette müdür olarak da görev yaptığı anlaşılmıştır. Yine dosyada mübrez davalı şirketin ... kayıtları uyarınca davalı ...'ın davalı şirkette herhangi bir ortaklığının bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosyada mübrez bilgi ve belgelerden; davalı ...'in davacıya gönderdiği 18.6.2019 tarihli noter ihtarnamesiyle şirketteki müdürlük görevinden istifa ettiği, istifasının Ticaret Siciline tescili için davacıdan talepte bulunduğu, 26 Ağustos 2020 tarihinde davacıya tekrar noterden ihtar göndererek şirket müdürülüğünden istifa ettiği halde gerekli işlemlerin yapılmasını tekrarladığı, bilahare İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne verdiği dilekçesinde müdürlük görevinden istifa edildiği hususunun tescil ve ilanını istediği görülmektedir. Davalı ...'in dosyadaki bilgi ve belgelerden davacı şirkete karşı Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile şirket ortaklığından çıkma davası açtığı, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..Esas sayılı davası ile de davacı şirketteki gerçek pay oranının % 25 olduğunun tespitine yönelik dava açtığı ve bu davaların derdest olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça dosyaya delil olarak sunulan internet sayfası çıktısına göre; gmd.org.tr adresinden verilen iş ilanında davalı ... firması için ithalat müşteri temsilcisi alınacağının belirtildiği başvuruların ...@....com adresine gönderilmesinin istenildiği görülmektedir. Söz konusu internet sitesi çıktısında ilanın güncelleme tarihi 02.09.2020'dir. Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü adına tarafların bildirmiş olduğu tanıkların beyanlarına başvurulmuş ve buna göre; Davacı Tanığı .... beyanında özetle; “Kendisinin davacı ve davalı firmaların mali müşavirlik işlerini takip ettiğini, ...'ün sahibinin ... olduğunu, ...'ın bu şirketle bir alakası olup olmadığını bilmediğini, bu şekilde bir iletişiminin olmadığını, ... kurulduktan sonra davacı şirkette çalışan 7- 8 personelin ...'e geçiş yaptığını, bunların işlemlerini de kendisinin yaptığını, gümrük müşavirlik şirketlerinde bu şekilde geçişler zaman zaman olduğunu, davacı şirketin portföyünde olan müşterilerden hatırladığı kadarıyla bir kaç tanesinin tamamen davalı firma ile çalışmaya başladığını, bir kaç tanesinin ise 2 firma ile beraber çalıştığını, bu geçişlerde ...'ın etkisi olup olmadığını bilmediğini” beyan etmiştir. Davalı Tanığı ... beyanında özetle;“Davalı ... ile ....te yaklaşık üç yıl birlikte çalıştıklarını, kendisinin yaklaşık üç yıldır ... Müşavirliğinde saha operasyon elemanı olarak çalıştığını, kendisinin ... yönetici olan ...'nin değişmesi ve yerine çalışma prensiplerini sevmediği ... isimli kişinin geçmesinden dolayı ayrıldığını, ... ...'e ...'ın yönlendirmesiyle geçmediğini, bildiği kadarıyla aynı anda olmamakla beraber dört çalışanın daha ... ...'e geçtiğini, bu kişilerin neden geçtiğini bilmediğini, davacının iddia ettiği gibi toplu bir geçişin olmadığını, ...'ın hukuken davalı ... ile bir bağının olup olmadığını bilmediğini, ... Gümrük'ün müşterisi olan bir kaç şirketin ...'le iş yaptığını bildiğini, ancak sebebini bilmediğini, iddia edildiği gibi ... tarafından ...'nin müşterilerinin ...'e yönlendirildiği iddiasına ilişkin bir bilgisinin olmadığını” beyan etmiştir. Davalı Tanığı ... beyanında özetle;“Davalı ... ile ... gümrükte yaklaşık altı yıl beraber çalıştıklarını, kendisinin yaklaşık üç yıldır da ... Müşvarliğinde gümrük müşavir yardımcısı olarak çalışmakta olduğunu, ...'ın hukuken davalı ... ile bir bağı olmadığını sadece ...'ün sahibi ... ile dostluklarının bulunduğunu, daha önce çalıştığı ... ...'e ...'ın yönlendirmesiyle geçmediğini, kendisinin ... Gümrük'ten, ortaklar arasındaki problemden kaynaklı olarak ayrıldığını, kendisi işten ayrılırken ... da çalışacağının belli olmadığını, ... nın eleman aradığını duydup ve gidip başvuru yaptığını, ... Gümrük'ün müşterisi olup da ... gümrükle iş yapmaya başlayan firmaların olduğunu, sektörün küçük olması ve piyasa koşulları kapsamında müşterilerin istediği gümrük firması ile çalışabileceği yönlendirmesinin söz konusu olmadığını, kendisinin bildiği kadarıyla aynı anda olmamakla kendisi ile beraber 5-10 çalışanın daha ... Gümrük'ten yönetimden kaynaklı olarak ayrıldıklarını, bazı çalışanların ... ayrılıp ... dışında başka firmalarda da çalışmaya başladıklarını, ... gümrükte beraber çalıştığı ...'ın bu geçişlerde hiçbir şekilde etkisinin olmadığını, Gümrük sektörünün küçük bir sektör olduğunu, bu sebeple serbest piyasa koşulları kapsamında isteyen müşterinin istediği firma ile çalışabileceğini, davacı şirketten ... Müşavirliği şirketine geçen Müşterilerin geçişlerinde kesinlikle ...'ın yönlendirmesinin olmadığını” beyan etmiştir. Davalı şirket yetkilisi ... beyanında özetle; "davalı ... şirketin kuruluşundan itibaren hertürlü kademede çalışmış ve Gümrük Mevzuatından dolayı gümrük müşavirlik şirketlerinin en az 2 ortaklı olması gerektiğinden sembolik olarak babam tarafından %1 ortaklık hissesi ...'a verilmiştir. Ancak ... bu ortaklık hakkını kötüye kullanarak şirketin sahibi gibi hareket etmiştir. Bu davranışları nedeniyle aramızda sorunlar yaşadık, bunun üzerine davalı ... ... müşavirliğini kurmuştur. Perde arkasında şirketin sahibi olup, kayıtlar üzerinde ortaklığı görülmemektedir. ...'ın davalı ... adına kendi mailinden iş ilanları elimizde mevcuttur, dosyaya sunacağız. Bu şirket kurulduktan sonra 10 personelimiz .... Gümrük'e geçiş yapmıştır, ayrıca portföyümüzdeki %60 müşterimiz bu firma ile çalışmaya başlamıştır, kayıtlar incelendiğinde bu durum ortaya çıkacağını" beyan etmiştir. Mahkememizce taraf iddialarının doğrulutğu hususunda ayrıca göstermiş oldukları ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi marifeti ile inceleme yapılmasına karar verilmiş ve bilirkişi marifeti ile tüm kayıtlar incelenmiş ve hazırlanan kök ve ek raporlar dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusunu teşkil eden haksız rekabet Türk Ticaret Kanunun (TTK) md. 54-63'te düzenlenmiştir. Haksız rekabete İlişkin hükümlerin amacı, TTK md. 54/1'de, "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" şeklinde ifade edilmiştir. TTK md. 54/2'de ise, "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekıllerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" düzenlemesi yer almaktadır. Haksız rekabetin hâllerinin başlıcaları TTK md. 55'te sayılmak suretiyle belirtilmiştir. Limited şirketlerde müdür/müdürler için öngörülen kanuni rekabet yasağı 6102 sayılı TTK m. 626 hükmünde düzenlenmiştir. Anılan maddenin ikinci fıkrasına göre, şirket müdürlerinin, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse veya diğer tüm ortaklar yazılı olarak izin vermemişse, şirketle rekabet teşkil eden bir faaliyette bulunmaları yasaklanmıştır. Yeni Türk Ticaret Kanunu ile rekabet yasağı, limited şirketin ortaklık sıfatı veya atanma usulleri gözetilmeksizin tüm müdürleri için geçerli kılınmıştır. Ancak hükmün lafzından açıkça anlaşıldığı üzere, bu yasak emredici nitelikte değildir. Zira şirket sözleşmesinde aksinin öngörülebileceği veya diğer tüm ortakların yazılı olarak izin vermesi halinde müdürlerin rekabet yasağından muaf tutulabileceği de açıkça hükme bağlanmıştır. Limited şirketlerde, müdürler bakımından rekabet yasağı kanundan doğmaktayken, şirket ortaklarını kapsayan ve doğrudan rekabet yasağı getiren bir hüküm Kanunda düzenlenmemiştir. Ancak, TTK m. 613/II son cümlede “ortaklık sözleşmesi ile ortakların ortaklıkla rekabet eden işlem ve davranışlardan kaçınmak zorunda oldukları öngörülebilmektedir” şeklinde belirtilen hüküm kapsamında, ortaklara sözleşmesel bir rekabet yasağı getirilebilmesi mümkün kılınmıştır. T.T.K'da yer verilen haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı dürüst ve bozulmamış rekabetin temin edilmesidir. TTK m. 55/1-d' üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşaa etmek, özellikle gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olacağı belirtilmiştir. Müşteri listeleri ve fiyat bilgileri de bu bend kapsamında ticari sır olarak değerlendirilecektir. Bu bend kapsamında bir haksız rekabetin söz konusu olabilmesi için iş sırrının dürüstlük kuralına aykırı şekilde elde edilmiş olması ve bu sırrın değerlendirilmesi veya başlarına bildirilmesi gerekir. Bir kimsenin şirkette çalıştığı dönemde edindiği ticari sır kapsamında olan müşteri portföyü bilgilerini işyeri ile bağını kopardıktan sonra aynı sektörde faaliyet gösteren bir başka şirketteki çalışmaları esnasında kullanması haksız rekabet teşkil edecektir. Ancak bu müşterilerle zaten çalışılıyor olması halinde haksız rekabetten söz edilemeyecektir. Somut olayda müşteri portföyündeki firmalarla halihazırda davacı ve davalı şirketin ticari ilişkisinin devam ettiği, bu şirketlerin iş bazlı olarak şirket tercihinde bulundukları, dinlenen tanık beyanları ve sektör bilirkişinin tespitleri üzerine gümrük sektörünün dar kapsamlı olması nedeniyle bir gümrük şirketiyle çalışan müşterinin başka gümrük şirketine geçiş yapmalarının sıkça rastlanmakta olduğu, dosya kapsamı itibariyle davalı ...'ın davacı şirketin müşterilerini ayartarak davalı şirkete yönlendirdiğine ilişkin kesin bir kanaat oluşmamıştır. Bu nedenlerle davacının bu yöndeki iddiasına ilişkin olarak dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil edebilecek bir haksız rekabet fiilinin oluşmadığı takdir ve sonucuna varılarak bu husustaki iddia ve taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının davalının çalışanlarını ayartarak davalı şirkete geçişlerini sağladığına ilişkin iddiasına ilişkin olarak; dosya kapsamı ve dinlenen tanık beyanları uyarınca davacı çalışanların bir kısmı davalı şirkette işe başlamıştır. Yine davacı tarafından dosyaya sunulan belge uyarınca ..org.tr adresinden verilen iş ilanında davalı ... firması için ithalat müşteri temsilcisi alınacağının belirtildiği başvuruların ...@...com adresine gönderilmesinin istenildiği ve söz konusu internet sitesi çıktısında ilanın güncelleme tarihi 02.09.2020'dir. Öncelikle davacı limited şirkette müdürlük yapan davalı ...'in TTK'nun 626. Maddesi uyarınca davacı şirketle rekabet teşkil eden bir faaliyette bulunması yasaktır. Bu durumun aksi şirket sözleşmesinde öngörülmediği gibi ortaklar tarafından da bu hususta yazılı bir izin verilmemiştir. Dolayısıyla davalı ... rekabet yasağına tabidir. Ancak somut olayda davalı tarafından şirket müdürlüğünden istifa ettiği 18.6.2019 tarihli noter ihtarnamesiyle davacıya bildirmiştir. İstifa, tek taraflı olarak karşı tarafa ulaşmakla sonuç doğuran bir hukuki işlem olup, hüküm doğurması için şirketin bu istifayı kabul etmesi veya onaylamasına gerek yoktur. Dolayısıyla davalının istifa beyanının ulaşmasıyla hüküm ve sonuçlarını doğurmuş ve müdürlük görevi son bulmuştur. Bahsi geçen ilanı ise bu tarihten sonra olduğu için bu durum başlı başına haksız rekabet teşkil etmemektedir. Beyanına başvurulan davacı şirketin eski çalışanları da davalı ... tarafından davalı şirkette çalışmak için yönlendirildiği iddiasını kabul etmemişlerdir. Bu hususta davacı tarafından somut bir delil de ortaya konamamıştır. Bu nedenlerle davacının bu yöndeki iddiasına ilişkin olarak da dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil edebilecek bir haksız rekabet fiilinin oluşmadığı takdir ve sonucuna varılarak bu husustaki iddia ve taleplerinin reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafın maddi ve manevi tazminat talebinin REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 54,40-TL peşin harç, 12.809,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 12.593,55 TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Maddi Tazminat İçin; 5-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, Manevi Tazminat İçin; 6-Davalılar taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 7-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/09/2023 Başkan .... Üye .... Üye .... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır