İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/754 E. 2023/862 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/754
- Karar No
- 2023/862
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/754 Esas KARAR NO : 2023/862 DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/10/2019 KARAR TARİHİ : 05/10/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkili şirket ile davalı şirketin elektrik alanında üretim yapan iki firma olduğunu, müvekkili şirketin; İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında işlem gören halka açık bir şirket olduğunu, uluslar arası belgelere dayandırdığı üretimlerinin, ..... sertifikaları ile Vietnam’dan Şili’ye, Arjantin’den Sri Lanka’ya, Cezayir’den Rusya’ya, Fas’tan Türki Cumhuriyetlere, Arnavutluk’tan Dubai’ye ve Katar’a çeşitli ülkelerde gerçekleşen projeleri ile Türkiye dışında da uluslar arası alanlarda başarılı işler yapan ve rüştünü ispat etmiş büyük bir firma olduğunu, aynı alanda üretim yapan iki firma olarak her sektörde olduğu gibi müvekkili ve davalının faaliyet gösterdiği sektörde de rekabetin bulunduğunu, verimli ve kaliteyi elde etmek için rekabetin belli şartlar altında yapılması gerektiğini, her hak gibi rekabet hakkının da bir takım ödev ve sorumlulukları yüklediğini, ancak davalı firmanın ticari hayatın rekabet kurallarına uymak bir yana sürekli olarak müvekkilinin üretimleri hakkında gerçeği aykırı beyanda bulunduklarını, müvekkilinin ürünlerini hakikat dışı beyanları ile kötülendiğini, bununla da kalmayarak müvekkili firmanın çalıştığı firmalara mailler atarak bizzat personel göndererek müvekkilinin ürünleri ile ilgili hakikate aykırı bilgiler ile karalama kampanyası yapıldığını, davalının bu tutumunun süreklilik arz ettiğini, davalının yıllardır süren bu tutumu karşısında müvekkili tarafından rekabet kurumu nezdinde de bir çok şikayetin yapıldığını, soruşturma aşamasında bulunan bir şikayetinin mevcut olduğunu, bu şikayet ve yasal süreçlere rağmen davalı firmanın bu eylemlerini son vermediği gibi giderek eylemlerinin dozunu arttırdığını, en son 29 Ocak 2019 tarihinde müvekkilinin iş yaptığı idareye gönderdiği mail ile davalının karalama kampanyasının müvekkili için katlanılmaz bir hal aldığını, delil listelerinde sundukları mail içeriğinde de açıkça görüleceği üzere davalı ....... firmasının Ankara Bölge Proje & Satış Müdürü olan ......’un müvekkili şirketin elektrik işlerini yaptığı Kahramanmaraş Emniyet Genel Müdürlüğünün proje müdürü .....’e 29 Ocak 2019 tarihinde iftira ve hakikat dışı bilgiler içeren bir mail gönderdiğini, bu maillerde başlıklar altında müvekkili firma ve ürünleri hakkında iftira ve hakikata aykırı açıklamalar yapılarak müvekkilinin ürünlerinin kötülendiğini, davalı tarafın birçok kurum ve kuruluşa gerek mail yoluyla gerekse sözlü olarak müvekkili firma ürünleri hakkında gerçek ve hakikate aykırı karalamalar yaptığını, davalı tarafın yaptığı karalamalara ilişkin yapılan davalı adına karalamayı yapan kişilerin ürünlerin karalanmasına ilişkin söylemleri ve karalama yaptıkları proje kuruluşunun adı ve karalamayı yaptıkları yetkililerin tablo halinde delil olarak sunulduğunu, davalı tarafından birçok proje sahibi firmaya müvekkili hakkında karalama yapıldığını, davalının yönetim kurulu ve çalışanlarının proje sahibi firmaların üst düzey yöneticilerine müvekkilinin ürettiği ürünleri hakikate aykırı beyanlarla kötülediklerini, davalı tarafın proje sahiplerine söylediği mail ile bildirdiği ürünlere ilişkin açıklamaların hakikate aykırı olduğunu, taraflarınca kolaylıkla ispatlanacağını, yıllık cirosu 30-40 milyon TL olan, ürettiği malları yurt dışına ihraç ederek ülkeye döviz girdisi sağlayan müvekkili hakkında gerçeğe aykırı karlama yaptığını bilen davalının adeta çamur at izi kalsın tekniği ile müvekkilinin iş almasına engel olmaya çalıştığını, iç piyasa açısından birçok kez de başarı sağladığını, sonuç olarak davalının müvekkili firmanın ilgili ürünlerine ait açıklamalarının tamamen hakikate aykırı olduğunu, kendi ürünleri ile ilgili de yanıltıcı bilgi verdiğini, davalının bu karalayıcı beyanları ile kötü niyetini ortaya koyduğunu ve TTK.54.madde kapsamında haksız rekabet yasağına aykırı davrandığını, davalının yalnızca satış yapmak gayesi ile değil aynı zamanda müvekkiline özel ve kişisel bir saldırıda bulunduğunu, bu saldırının müvekkilinin ürünlerinin gerçek dışı bir şekilde kötülenmesini, kullanılmamasının talep edilmesini, hatta zararlı olduğunun beyan edilmesi olduğunu, bu durum ve eylemlerin TTK kapsamında kabul edilemez nitelikte olduğundan işbu tazminat davasının açılması zorunluluğunun doğduğunu, davalını artık her şeyi göze alacak şekilde müvekkilini karalamaya başlamış olduğunu, halen daha da bu davranışlarına devam ettiğini, emeğine ve yeteneğine güvenerek başkalarının önüne geçmek istemelerinin bireyler için doğal bir duygu olduğunu, modern ekonomilerin temelinin de işte bu duygunun harekete geçilmesi ve rekabet serbestisi ilkesine dayandığını, ancak rekabet hakkı ya da rekabet serbestisinin sınırsız olmadığını, rekabet amacıyla ortaya konulan davranışların hukuk düzenine uygun bir biçimde denetlenmesi ve gerekli hallerde yaptırıma tabi tutulması gerektiğini, aksi halde rekabetin hem rakipler hem de piyasa ve diğer katılanlar açısından yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini, bu sebeple davalının bu eylemlerine hukuken bir son verilmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep haklarının saklı kalması kaydı ile davalarının kabulü ile, haksız rekabetin varlığının tespiti ile haksız rekabetin ref’i ve men’ine karar verilerek bunun ilan edilmesini, davalının bu eylemleri nedeniyle fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalması kaydıyla yargılama sonucunda tespit edilecek uğranılacak zararlarından şimdilik 1.000,00 TL’nin haksız rekabet fili tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile tahsiline, davalı aleyhine 300.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevap ve karşı dava dilekçesinde ÖZETLE; Davayı ...... Elektrik Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi ..... Şubesinin açtığını, şubelerin şirketten ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunmadığını, şirketin tüzel kişiliğinin şirketin merkezinde tezahür ettiğini, şubelerin dava ehliyeti olmadığının kabul edildiğini, HMK 114.maddesinde taraf ve dava ehliyeti sahip olmalarının bir dava şartı olarak düzenlendiğini, huzurdaki davayı açan ..... Şubesinin dava ehliyetinin bulunmadığı dikkate alındığında dava şartının eksik olduğunu görüldüğünü, huzurdaki davanın usulden reddini talep ettiklerini, ......’yi haksız rekabet yapmakla suçladığı, zarar kalemlerini ayrıntılandırmaksızın maddi tazminat talep ettiğinin anlaşıldığını, davacının iddialarının kabulü anlamına gelmemekle birlikte davacının uğradığını iddia ettiği zararların tutarlarını hesaplayarak açık bir şekilde tespit edebileceğinin ortada olduğunu, dolayısıyla belirsiz alacak davası koşullarının oluşmadığını, belirsiz alacak davası açmakla hukuki yararı bulunmayan davacının HMK m.114 hükmünde yer alan dava şartını sağlamadığının sabit olduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115/2 hükmü kapsamında dava şartı noksanlığı nedeni ile davanın usulden reddini talep ettiklerini, HMK’nın 119 maddesi uyarınca dava dilekçesinde açık bir şekilde talep sonucunun belirtilmesi gerektiğini, davacının genel bir ifade ile maddi tazminat talep ettiğini, fakat maddi tazminata ilişkin zararının tam olarak nelerden kaynaklandığını ve zarar kalemlerini açıklayamadığını, ayrı ayrı ve kalem kalem belirtilmediğini, davacının maddi olarak hangi zararlarının tazminini talep ettiğini açık bir şekilde belirtmesi gerektiğini, müvekkilinin fazlaya ilişkin bilcümle hak ve alacak talepleri ile her türlü dava ve şikayet haklarının saklı kalması kaydı ile; huzurdaki davayı açan ..... Şubesi’nin dava ehliyetinin bulunmaması, açılmış olan belirsiz alacak davasında hukuki yarar bulunmaması ve maddi zararın nelere ilişkin olduğunun hasredilmemiş olması nedeni ile dava şartı eksikliğinden işbu davanın usulden reddini, ...... tarafından açılan bu haksız ve dayanaksız davanın reddini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, müvekkilin fazlaya ilişkin bilcümle hak ve alacak taleplerimiz, fazlaya ilişkin hakları ile her türlü dava ve şikâyet haklarımız saklı kalmak kaydı ile; karşı davamızın kabulüne, karşı dava dilekçesinde; davacı karşı davalı ...... tarafından gerçekleştirilen haksız rekabetin tespitine ve men'ine, 10.000,00-TL Maddi Tazminat ve 300.000,00-TL Manevi tazminat”ın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davacı/karşı davalıdan tahsiline ve müvekkiline ödenmesine ödenmesine ve mahkeme kararının yurt çapında yayın yapan tirajı yüksek en az iki gazetede ilanına, vekâlet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı karşı davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Kamu İhale Kurumu Kurumsal Gelişim ve Araştırma Dairesi Başkanlığı yazı cevabı, Ataşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü yazı cevabı, Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Talimat sayılı cevabı, bilirkişi ek ve kök raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl ve Karşı dava, tarafların birbirine karşı ileri sürdüğü haksız rekabet yasağının ihlalinin tespit ve men'i ile haksız rekabet sebebiyle uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi tazminatın tahsili talebine ilişkindir. Somut olayda davacı-karşı davalı ...... firması, davalı-karşı davacı ....... firmasının davacının busbar sistemlerini kötülemek suretiyle haksız yoldan maddi kazanç elde ettiği ve bu şekilde piyasada haksız rekabete yol açtığından bahisle davalı ....... Elektrik Asansör...A.Ş.'nin haksız rekabet eyleminin tespit ve men'i ile söz konusu haksız eylemi dolayısıyla uğradığı maddi ve manevi zararın tazminini talep etmiştir. Davalı-karşı davalı taraf ise iddiaları kabul etmemiş, aksine davacı tarafın kendi müşteri çevresine yanlış ve yanıltıcı bilgi vererek haksız rekabete sebebiyet verdiğini, bu nedenle davacının haksız rekabet eyleminin tespit ve men'i ile söz konusu haksız eylemi dolayısıyla uğradığı maddi ve manevi zararın tazminini talep etmiştir. Dosyada mübrez 2019-031 sayılı, 12.11.2019 karar tarihli ..... karar sayılı Rekabet Kurulu Kararında; davalı .......’nin davacı şikayetçinin ürünleri hakkında müşterilere yanıltıcı ve kötüleyici beyanlarda bulunarak müşterilerin şikayetçi yerine kendi ürünlerini almasını sağladığı iddiasını destekleyecek herhangi bir belge ve bilgi tespit edilemediğinden, bu iddianın reddine karar verilmiş. Davalı .......'nın busbar sistemleri pazarında, ihalelerde yıkıcı fiyat uyguladığı, davacı ile beraber katıldığı ihalelerde, şikayetçiyi dışlayacak şekilde düşük, katılmadığı ihalelerde ise yüksek teklifler verdiği, ihale şartnamelerinde .......'yi işaret eden maddelere yer verildiği ve hakkaniyet dışı beyan ile şikayetçi yerine kendi ürünlerinin alınmasını sağladığı iddialarına ilişkin olarak da davacı hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığına karar verilmiş. İlgili karara karşı davacının dava dışı Rekabet Kurumuna karşı Ankara ...... İdare Mahkemesinde dava açtığı, Ankara ..... İdare Mahkemesinin ..... E. sayılı .... K. sayılı kararı ile; davalının, davacının ürünleri hakkında müşterilere yanıltıcı ve kötüleyici beyanlarda bulunarak müşterilerin kendi ürünlerini almasını sağladığı iddiasına ilişkin kısmının kabulü ile bu kısmın iptaline, diğer iddialar bakımından reddine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildiği, bu kararın kesinleşmemiş olduğu görülmüştür. Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü adına tarafların bildirmiş olduğu tanıkların beyanlarına başvurulmuş ve buna göre; Davacı Tanığı ...... beyanında özetle; "Ben finans uzmanı olarak 2012 yılında elektrik uygulama işi yapan dava dışı ..... Elektrik firmasında finans koordinatörü olarak çalışmaya başladım, 2019 yılına kadar bu firmada çalıştım, davalı tarafın pazarlama elemanı her geldiklerinde bana ve firma yetkililerimize davacı firmanın ürettiği ürünleri kötülemişlerdir, hatta en son işini yaptığımız ...... firmasının .... İnşaatında da aynı şeyi yapmışlardır, davalı şirketin pazarlama elemanları bizim dışımızda .....'nın yetkilileri ile görüşerek ...... firmasının üretmiş olduğu ürünleri kötülemişlerdir, ancak ben buna karşı çıktım, teknik elemanlarımız buna karşı çıkmıştır. Biz firma olarak 2012 yılından 2018 yılına kadar davalı firmanın ürünlerini kullandık, ancak 2018 yılından sonra ...... 'ya ait havaalanında daha düşük fiyat teklif ettiği için davacı firmanın ürünlerini kullandık, her hangi bir sorunla da karşılaşmadık. Davalı firma piyasada söz konusu ürünler konusunda tek olduğunu düşündüğümüz için 2018 yılına kadar bu firmadan satın alma yaptık ve bu firma pazarlıksız olarak her zaman tek fiyat teklifi yapardı, 2018 yılından sonra fiyatların çok yüksek gelmesi üzerine araştırma yaptık ve ...... firmasını bu şekilde bulduk, 2012-2018 yılları arasında ...... Firmasını biliyorum ancak daha önceden çalıştığımız bir firma olmadığı için ve davalı firma da ......'ın ürünlerini kötülediği için mühendislerimiz sorumluluk almak istemediler ve bu nedenle davacının ürünlerini kullanmadık. ...... ile hiçbir bağlantım yoktur, ...... tanığı olarak geldiğim için cümlelerimin arasında biz kelimesi geçmiş olabilir, davalı tarafın sunmuş olduğu kart vizit bana ait değildir, gerçek dışıdır, benim ......'ın CEO'su olduğum doğru değildir, ......'ın tüm kayıt ve belgeleri incelensin, ben hiç bir şekilde ...... adına işlem yapmadım, çalışanı olmadım, ...... da bana bu nam ve adda herhangibir ücret ödememiştir." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı Tanığı ...... beyanında özetle;" 1993-2020 yılları arasında dava dışı ...... da proje şefi ve proje müdürü olarak çalıştım, 1995-2010 yılları arasında yapmış olduğumuz fırınlarda kullandığımız "......." ürününü piyasada tek olduğunu bildiğimiz davalı firmadan aldık, en son 2010 yılında yaptığımız bir fırın için davacı ...... firmasının pazarlama elemanları bana gelerek kendilerinin de "......." ürünü ürettiklerini söylediler ve davalı firmanın teklifinden daha aşağı hatta 1/5 civarında bir teklif bize yaptılar, ancak bu husus hassas ve teknik bilgi gerektiren bir durum teşkil ettiğinden mühendisler ile bu durumu konuştuk ve davacı firmanın ürünlerini kullanılabilir olduğuna ilişkin görüş çıktıktan sonra biz söz konusu işimizde davacı firmayla çalıştık, daha sonraki benzer işlerimizde de bu iki firmadan teklif aldık ve gördük ki davalı firma 2010 yılına kadar bize çok yüksek fiyatlar teklif etmişler, ...... firmasından da teklif almaya başladıktan sonra davalı taraf fiyatlarını revize etti ve kimi ihalelerde ......'ın altında fiyatlar teklif etmiştir, en son 2013 yılında Eskişehir de dünyanın en büyük fabrikalarından birinin yapımına başladık ve söz konusu ürün için 2 firmadan da teklif aldık, bu teklif sürecinde davalı firma yetkilileri bana gelerek davacı firmanın bu konuda ehil olmadığını, ürünlerinin kullanılması halinde sıkıntıya düşeceklerinden bahisle davalı firmanın ürünlerini kötülemişlerdir, ben ise bu duruma karşı çıkınca beni üstlerine şikayet ettiler, hatta bu konuda bilgi notu da yazmak zorunda kaldım. 2013 yılındaki bu karşı durmam sonucu doğrudan davalı firma yetkilileri bana gelerek davacı firmanın ürünlerini kötülememişlerdir, ancak fabrikalarımızdaki müdürlerimize giderek davacı firmanın ürünlerini kötülediklerini duyuyordum, zira söz konusu fabrika müdürlüri bana geri dönüş yapıyorlardı. 2013 yılında davalı firmadan gelen yetkililer .... hanım ve ... bey isimli kişilerdir, bu kişilerin soyisimlerini hatırlamıyorum, ancak .... hanım davalı firmanın sahibinin kızı olduğunu söylemişlerdi, ..... bey ise satış müdürü olduğunu söylemişti. ..... Hanım ve .... Bey ......'ın 4. Levent'teki genel merkezinde bulunan o günki başkan yardımcısının ofisine geldiler, bende bu toplantıya katıldım ve o toplantıda yukarıda bahsettiğim kötülemeleri yaptılar. Kötüleme olarak "bu firma bu işi yapamaz, hacim olarak çok küçükler, böyle merdiven altı firmalarla ...... nasıl çalışır, işiniz yarım kalır v.s." şeklinde sözler kullanmıştır." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı Tanığı .... beyanında özetle;" ...... Grup A.Ş.'nin sahibiyim, firmamız her iki firma ile de ticari ilişki içerisindedir, bu firmalardan ..... Sistemleri ve kablo kanalı temin etmekteyiz. Bu firmalardan ürün alırken baktığımız husus ürünün kalitesi, ürünlerin fiyatı ve ödeme şartlarıdır, bunun dışında ürün alırken bir tercih sebebimiz yoktur, tarafların satın almacılarının birbirlerini kötüleyerek bizim tercihlerimizi yönlendirme iddiaları doğru değildir, rekabetçi bir ortam olduğu için yukarıda belirttiğim hususları gözönünde bulundurularak alımlarımızı gerçekleştirmekteyiz. Velevki böyle bir kötüleme olsa dahi ürünleri bizzat kendimiz analiz ederek aldığımız için bu konuda yönlendirme yapılması mümkün değildir. İş aldığımız firmaların teknik şartnamelerinde yazılı olan özellikleri dikkate alarak taraf firmalardan alım yapmaktayız, teknik şartnamelerde genelde tek marka yazmazlar, emsal markaları yazarlar, bizde standartlara uyan firmalardan teklif alırız, yukarıda belirttiğim kriterleri dikkate alarak tercihimizi yaparız, tercih sıralamasında bir önceliğimiz veya bir üstünlük söz konusu değildir, iki firma da bizim için muteberdir." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı Tanığı ...... beyanında özetle; "Ben elektrik mühendisiyim, her iki şirkette de herhangi bir çalışmışlığım yoktur, ancak bu şirketlerin ürettiği ve sattığı ....... adlı elektrik enerjisinin taşınmasına ilişkin ürünü satın alan ve kullanan bir müşteriyiz, ben yaklaşık 10-15 yıldır bu ürünü kullanır ve satın alırım, genellikle de ....... Elektrik….. A.Ş.‟nin ürettiği ürünü kullanıyordum, ama davacı ......…. A.Ş.‟ninde ürünlerini kullanırım, ....... firmasının davacı firmanın ürününü kötülediğini hiç görmedim, duymadım, biz bazen teknik bilgi alabilmek ve hangi ürünün daha iyi olduğunu tespit edebilmek için ürünü satın aldığımız şirketlere soru sorarız ve bu konuda onları sıkıştırırız, buna rağmen ben davalı şirketin davacı şirketin ürününü kötülediğini duymadım, ben özel şirketlerde çalışıyorum, ve bu şirketlerin hangi şirketten ürün alacağına kendi ticari çıkarları doğrultusunda karar verilir, ve buna göre de verilen teklifler değerlendirilerek alım yapılır, kesinlikle başka bir firmanın etkisi ve yönlendirilmesi ile hareket edilmez, bende bu şekilde hareket etmiyorum, ancak çalıştığımız firmaların aldığı işlere ilişkin sözleşme ve teknik şartnameler hangi ürünün kullanılacağı konusunda belirleyici olup hangi ürün bu teknik şartname ve sözleşmeye uygunsa bu ürün kullanılmaktadır, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı Tanığı ...... beyanında özetle;"Ben elektrik mühendisiyim, firmalara elektrik projesi çizip bu projeleri sahada uyguluyorum, davalı ....... şirketinin ürünlerini kullanmışlığım vardır, davacı ve davalı şirketi başka şekilde tanımam, işin münasebeti ile elektrik ürünleri üreten firmaları bilirim, ben tarafların birbirlerini kötülediğini ....... firmasının ......'a kötülediğini, ...... hakkında olumsuz kanaat oluşturacak söz ve eylemlerini hiç görmedim ve hiç duymadım. Olay hakkında bilgim ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı Tanığı ..... beyanında özetle;"Benim ...... Elektrik isimli bir firmam vardır, davalı ....... Elektrik firmasından ....... sitemlerini kullanıyoruz, yaklaşık 10 yıldır davalı ile bu şekilde ticari ilişkimiz bulunmaktadır, davacı ...... firması da ....... sistemleri üretmektedir, ancak ....... elektrik firması teknik olarak daha iyi olduğunu düşündüğümüz bir firmadır, bu nedenle bu firma ile ticari ilişkimiz devam etmektedir, yine ....... elektrik firması ....... sistemini yapıp teslim ettikten sonra da bu sistemi arkasında durmaktadır, projelendirme ve saha desteği vermektedirler, ...... firmasının ....... sistemini ise yaklaşık 10 yıldır kullanmadım, ....... elektrik firmasının ....... sistemini teknik yönden daha iyi gördüğümüz memnun olduğumuz için tercih edip kullanmaktayız. .......‟nin Yönetim Kurulu üyesi ....'yı tanıyorum, bu tanıma sebebim de ticari ilişkimiz sebebi iledir, dava dışı olan ......‟ın çalışanı olduğu ileri sürülen ...... Beyi tanımıyorum, ......'ın ürünlerinin kötülenmesi konusunda bir bilgim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur. ....../....... adresinden 29.01.2019 12:45 tarihinde ....@.....gov.tr, ...../.......@......com.tr, Delibalta/.......@......com.tr, ...., ....com.tr adreslerine „„KAHRAMANMARAŞ EGM – Şartname Uygunsuzluğu‟‟ konulu e-mail ile; Dosyada mübrez davalı ....... elektrik firmasının Ankara Bölge Proje ve Satış Lideri ...... tarafından 29 Ocak 2019 tarihli Kahramanmaraş Emniyet Genel Müdürlüğünün proje müdürü .....'e gönderilen e-mailde özetle; "...projede ...... (davacı) marka ....... kullanmak istiyor. ...... firmasının ilgili şartnamede yer alan 4 hayati olmak üzere toplam 9 şartname maddesine uymamaktadır. Uyulmayan hususlar ekteki sarı renk ile boyanarak belirtilmiştir. Projeye kullanılacak olan ....... ve ...... numune ürünlerine ait fotoğraflar da açık ve net şekilde ekte bilgilerinize sunulmuştur. Rakip firmanın uymadığı maddelerin açıklaması ektedir. Hayati önem taşıyan maddeler ise kırmızı olarak belirtilmiştir." ifadelerine aynen yer verilerek postanın ekine toplamda 9 kalem nitelikle ilgili davacının ürünleri ile kendi ürünlerini mukayese eden açıklamalara yer verildiği, özetle bu ifadelerin; rakip firmanın sertifikasyonunun bulunmadığı, rakibin belgelemeyi bağımsız laboratuvardan değil antetli bir yazı ile sağladığı, rakibin yangına dayanım sağlayamadığı, busbarlarının boyasız olduğu" şeklinde ibarelerden oluştuğu görülmüştür. Yukarıda açıklanan deliller ışığında; taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusunu teşkil eden haksız rekabet Türk Ticaret Kanunun (TTK) md. 54-63'te düzenlenmiştir. Haksız rekabete İlişkin hükümlerin amacı, TTK md. 54/1'de, "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" şeklinde ifade edilmiştir. TTK md. 54/2'de ise, "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekıllerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" düzenlemesi yer almaktadır. Haksız rekabetin hâllerinin başlıcaları TTK md. 55'te sayılmak suretiyle belirtilmiştir. TTK m. 55/1-a-1 hükmü uyarınca, “başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek” haksız rekabet hallerinden birisidir. Bir kişi veya faaliyetleri ile ilgili yapılan olumsuz açıklama ve beyanlar tek başına haksız rekabet olarak kabul edilmez. Bunun için kötüleme içeren açıklamanın yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici olması gereklidir. Kötüleme açıklaması sözlü, yazılı veya resim yolu ile ya da internet ortamında yapılabilir. Bu kapsamda somut olayda dinlenen davacı tanık beyanları ile e-mail yazışmalarının birbirini doğrular nitelikte olduğu, gerek tanıkların ifade ettiği hususlar ve gerekse de e-mailde belirtilen hususlar davalı ....... tarafından davacı ......'ın ürünlerine karşı TTK m. 55/1-a-1 hükmü uyarınca yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklama ile kötüleme eyleminin gerçekleştirildiği kabul edilmiştir. Davacı-karşı davalı ...... tarafından ise karşı davacı ....... firmasına karşı benzer nitelikte kötüleme şeklinde bir eylemi ortaya konamadığından kötüleme yoluyla haksız rekabetin bulunmadığı kabul edilmiştir. Bu kapsamda karşı davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Asıl dava bakımından kötüleme şeklinde haksız rekabetin gerçekleştiği kabul edildiğinden, kötüleme şeklinde gerçekleşen davalı ....... Elektrik Asansör...A.Ş.'nin haksız rekabet eyleminin tespit ve men'ine karar vermek gerekmiştir. Ancak davacı taraf bu hususta maddi zarara uğradığını ortaya koyamadığından ve yapılan mali incelemede de bu hususta bir tespit yapılamadığından davacı tarafın bundan kaynaklı maddi tazminatın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalının kötüleme şeklindeki eylemlerinin incitme derecesi göz önünde bulundurularak davacının manevi olarak zarara uğradığı kabul edilmiş ve takdiren 50.000,00 TL üzerinden davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl Davanın KISMEN KABULÜ İLE, -Kötüleme şeklinde gerçekleşen davalı ....... Elektrik Asansör...A.Ş.'nin haksız rekabet eyleminin TESPİT VE MEN'İNE -Davacının maddi tazminat talebinin koşullarının oluşmaması nedeniyle REDDİNE, -Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE, -50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karşı davanın REDDİNE, Asıl dava yönünden; 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.415,50.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 5.140,33.-TL peşin harcın mahsubu ile fazla tahsil olunan 1.724,83.-TL karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 44,40.-TL başvurma harcı ile 5.140,33.-TL peşin harcı toplamı olan 5.184,73 TL'den fazla tahsil olunan 1.724,83 TL'nin mahsubu ile kalan 3.459,90 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan toplam 4.722,00-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 784,39-TL'sinın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan toplam 477,15-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 397,89 TL'sinın davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, Maddi tazminat yönünden; 7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, Manevi tazminat yönünden; 8-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 9-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 10-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, Karşı dava yönünden; 11-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 5.295,00.-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla tahsil olunan 5.025,15 TL karar harcının talep halinde davalı karşı davacıya iadesine, 12-Davalı karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Maddi tazminat yönünden; 13-Davacı karşı davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.000,00.-TL vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan tahsili ile davacı karşı davalı tarafa verilmesine, Manevi tazminat yönünden; 14-Davacı karşı davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan tahsili ile davacı karşı davalı tarafa verilmesine, 15-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.05/10/2023 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ...... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ...... ¸e-imzalıdır