İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/27 E. 2024/835 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/27
Karar No
2024/835
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/27 Esas KARAR NO : 2024/835 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/01/2024 KARAR TARİHİ : 17/09/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı (borçlu) ..... Fuarcılık arasında 18.11.2019 tarihinde 2020 yılı ..... Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek ..... Ev Tekstil Fuarına katılım amacıyla sözleşme imzalanmış ve 27.12.2019 tarihinde 43.665,23 TL fuar katılım bedeli müvekkil şirketçe davalıya ödendiğini, pandemi sebebiyle ..... Nisan 2020 tarihleri arasında fuar gerçekleşmediğini, taraflar pandeminin etkilerinin azalmasıyla birlikte Fuar'ın ..... Eylül 2021 tarihleri arasında gerçekleştirileceğini kararlaştırdıklarını, buna rağmen, davalı tarafça fuarın açılmasına yaklaşık 10 gün kala, ..... 2021 tarihinde fuarın Mayıs 2022’ye ertelendiği bildirildiği, davalı tarafın, sözleşmeye aykırı olarak ve fuarların pandemi nedeniyle ertelenmesinde karar mercii olan T.O.B.B’nin de bu yönde bir kararı veya tavsiyesi söz konusu olmamasına rağmen fuarı tekrar ertelemesi sonucunda, müvekkili şirketçe Kahramanmaraş ...... Noterliğinin 06.10.2021 tarih ve ..... yevmiye numarlı ihtarnamesi ile sözleşmeden dönüldüğü ve ödenmiş olan fuar katılım bedelinin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içinde iadesi Kahramanmaraş ...... Noterliğinin 06.10.2021 tarihli ...... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıdan talep edildiğini, işbu ihtarnamenin 08.10.2021 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, davalının belirtilen sürede fuar bedelini iade etmemesi üzerine müvekkili şirketçe 12.08.2022 tarihinde Kahramanmaraş İcra Dairesinin ..... Esas sayılı dosyasında 43.665,23 TL asıl alacak, 5.824,82 TL ( 11.10.2021-11.08.2022 tarihleri arası) işlemiş faizi olmak üzere toplam 49.490,05 TL değerinde icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın yetki itirazında bulunması üzerine dosyanın yetkili icra dairesi olan Bakırköy icra dairesine gönderilmesi talebinde bulunmuş bunun üzerine dosyanın Bakırköy ..... İcra Dairesine gönderilmiş ve ...... Esas numaralı dosyasında 14.04.2023 tarihinde ödeme emri düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının sözleşmeden doğan edimini yerine getirmediği halde müvekkili şirkete kendisine ödenen parayı iade etmemesinden kaynaklı borcu likit alacak olması sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılan erteleme sebebiyle müvekkili şirketin ağır maliyetlerle karşı karşıya kalsa da katılımcılardan herhangi bir ek ücret talep etmeden yapılan fuarda alan tahsis ettiğini, müvekkili şirket ve grubu yaklaşık 30 yıldır fuar sektörünün öncüsü olarak müşterilerine hizmet verdiğini, bu bağlamda şirket bünyesinde 500 ün üzerinde çalışana istihdam imkanı verildiğini, şirket fuar organizasyonları üzerinden para kazanmakta ve vergilerini verdiğini, müşterilerinden tahsil edilen fuar ücretleri ile fuar alanlarını kiralayan kurumlardan kiralamalar yapılmakta yine fuarın yürüyebilmesi için personel alımları yapıldığını, bir fuar organizasyonu milyon dolarlara mal olduğunu, müvekkili şirket ertelemeler sebebiyle adeta katılımcılardan tek fuar parası tahsil etmiş ancak birden fazla fuar organize ettiğini, bu süre zarfında yüksek enflasyon sebebiyle fuar organizasyon maliyetleri 10 katına çıkmış olmasına rağmen ..... fuarı katılımcılarının tamamına, hiçbir ek ücret talep etmeden 10-14 Eylül 2022 tarihinde yapılan fuarda yer tahsis edildiğini, enflasyon sebebiyle fuar katılımcılarından ek ücret talep eden organizasyoncular mevcut olmasına rağmen müvekkili bu tutumda olmamış, katılımcılarının menfaatini korumayı öncelediğini, sadece bu durum dahi müvekkilin iyi niyetli olduğunun gösterge olduğunu, izah edilen nedenlerle haksız, kötüniyetli ve hukuki mesnetten yoksun huzurdaki davanın reddine, davacı tarafın asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, fuar katılım sözleşmesi nedeni ile ödenen katılım ücretinin iadesine ilişkin itirazın iptali davasıdır. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6). Davacı ve davalı tacir olup TTK 18/2 maddesi uyarınca her iki tarafın da ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli olma yükümlülüğü bulunmaktadır. 6098 sayılı TBK m. 26'da bir sözleşmenin içeriğinin, bu sözleşmenin taraflarınca kanunda öngörülen sınırlar içerisinde özgürce belirlenebileceği düzenlemesi yer almaktadır. Bu temel kuralın istisnası ise 20. maddede (TBK m. 27) ahlâka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğu açıklanmıştır. Sözleşme serbestisi kavramının temeli irade özgürlüğüne dayalıdır. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın irade özgürlüğüne ilişkin hükümleri (m. 12/1, 13, 17/1, 19, 35/1, 48/1, vb.) göstermektedir ki; hukuk sistemimiz kişilerin irade özgürlüğüne sahip olduğunu temel bir ilke olarak benimsemiştir. Genel işlem koşulları 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK’dan önce 818 sayılı BK düzenlemesi içerisinde yer almasa da kamu düzeni, ahlâka aykırılık, kişiliğin korunması, sosyal adalet gibi farklı hukuki dayanaklarla bu husus pek çok yargı kararı ile (örneğin; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli, 1996/3-717 E., 1996/850 K. sayılı kararı) kabul görmüştür. Yine TBK’nın yürürlüğünden önce mevzuatımızda, oldukça sınırlı sayıda ve dar kapsamda da olsa, genel işlem koşullarına ilişkin bazı hükümler yer almıştır (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 766, 1266; 5464 sayılı Banka ve Kredi Kartları Kanunu m. 24; Sermaye Piyasası Kurulunun Aracılık Faaliyetleri ve Aracı Kuruluşlara İlişkin Esaslar Tebliği m. 47/3 gibi). Bu düzenlemelerden biri de tüketici hukukunda mevcuttur. Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında fuar katılım sözleşmesi bulunduğuna ilişkin herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı bu sözleşme kapsamında fuara katılma bedelini ödediği, ancak covid19 nedeniyle fuarın ertelenmesi ve yerinin değişmesi nedeniyle alacak talebinde bulunmuş olup davalı fuarın iptal edilmediğini ertelendiğini, kaldı ki sözleşmenin 2. Maddesinde fuar tarihinin değiştirilmesi hususunun davacı tarafça kabul edildiğini bu nedenle bedelin iadesini talep edemeyeceği yönünde savunmada bulunmuştur. Burada irdelenmesi gereken taraflar arasındaki sözleşmenin 2. Maddesinin geçerli olup olmadığı, haksız şart niteliğinde olup olmadığı, ertelenen fuar nedeni ile ödediği fuar katılım bedelinin iadesinin mümkün olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Yukarıda bahsedildiği gibi sözleşme özgürlüğü, bir akdi yapıp yapmama, içeriğini belirleme, akdin karşı tarafını seçme, akde son verebilme ve akdin şeklini belirleyebilme serbestîsi anlamına gelmekte olup, kimse bir akdi yapmaya zorlanamayacağı gibi istediği bir akdi yapmaktan da alıkonulamayacaktır. Taraflar arasında özel hukuk hükümlerine tabi geçerli bir sözleşme (Fuar Katılım Sözleşemesi) mevcut olup, davacının ve davalının basiretli tacir olarak davranma yükümlülüğüne sahip oldukları hususu ise izahtan varestedir. Bu nedenle de "Fuar Katılım Sözleşmesi" nin 2. Maddesi tarafların serbest iradeleri ile kararlaştırdıkları hüküm olup geçerli olup, haksız şart olarak kabulü mümkün olmayıp tarafları bağlayıcı olduğundan ve madde metin içeriğinden davalının gerekli görmesi halinde fuar tarihini ve yerini değiştirme hakkı olduğu, bu durumun katılımcıya fesih hakkı vermeyeceğinin açıkça düzenlendiği, basiretli tacir gibi davranması gereken davacı tarafın sözleşmenin imzalanması sırasında sözleşmenin 2. maddesini bildiği, bu hükme göre de ödenen bedelin iadesini talep hakkının olmadığı, ödeme yükümlülüğünün devam ettiği ve ertelemenin taraflara sözleşmenin feshi hakkı da tanımayacağı düzenlenmiş olup açıklanan gerekçelerle açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Bu husus İBAM ..... HD. ..... Esas ve ...... Karar sayılı ilamında da belirtilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60TL ilam harcından peşin alınan 845,17TL harcın mahsubu ile bakiye 417,57TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2024 Katip ...... ¸e-imzalıdır Hakim .... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/27, K. 2024/835, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-27-e-2024-835-k-6208f166d5a7