İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/106 E. 2024/1236 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/106
- Karar No
- 2024/1236
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/106 Esas KARAR NO : 2024/1236 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/02/2024 KARAR TARİHİ : 12/12/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/01/2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalının ticari ilişki içinde olduğunu, avalı adına keşide edilen fatura bedellerini tahsil edilemediğini, Küçükçekmece İcra üdürlüğü .... E sayılı dosyası ile takip yapıldığını ancak yapılan itirazla takibin urduğunu belirterek davanın KABULÜNE, borçlunun itirazının İPTALİNE, takibin DEVAMINA, alacağın faizi ve tüm fer’ileri ile birlikte davalıdan TAHSİLİNE, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle davalı aleyhine alacağın % 20’sinden aşağı olmamak kaydıyla İCRA iNKAR TAZMİNATINA hükmedilmesine (inkar tazminatına ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi uygulanmasına), yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı vekilinin cevabi dilekçesinde özetle; Davacı yan tarafından bahse konu faturalara ilişkin ileri sürülen iddialar yersizdir. İddia edildiği gibi müvekkili şirketin, davacıya karşı bahse konu fatura veyahut başkaca bir borcu bulunmamakta olduğunu, şöyle ki; dava dilekçesi ekinde sadece faturaların sunulmuş olması borcun varlığını göstermeyeceğini, bahse konu faturaların asla kabulü manasına gelmemekle birlikte davacının, müvekkili şirkete fatura edebileceği bir işin varlığının söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar iş yapılıp yapılmadığı, işin süresinde ve ayıptan ari yapılıp yapılmadığının tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarının bu hususa göre belirlenmesi gerekmekte olduğunu, aşağıda belirtilen emsal Yargıtay kararları da bu yöndedir. davacının öncelikle müvekkil şirket ile ticari ilişkisini, mevcut sözleşme şartlarını, mevcut sözleşme şartlarına uygun ifayı / faturanın verilmesine neden olan işin yapılmış olduğunu, fatura bedeli kadar iş yapıldığını, yapılan işi eksiksiz ve tam olarak müvekkil şirkete teslim ettiğini, yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispatlamalı, faturayı dayanaklandırılmalıdır. aksi halde tek başına faturanın keşide edilmiş olması ve kabul anlamına gelmemekle birlikte faturaya yasal süresinde itiraz edilmemiş olması yazılı işin yapılarak müvekkiline teslim edildiğini, faturanın kesinleştiğini göstermez. özetle, davacının, müvekkil şirket aleyhine başlattığı icra takibine yönelik borca ve tüm ferilerine ilişkin itirazlarımızı bir kez daha yinelediğimizi bildirir hukuki dayanaktan yoksun kötü niyetli ve haksız kazanç sağlamaya yönelik huzurdaki davanın reddini talep ederiz. netice-i talep :arz ve izah olunan nedenlerle; esasa ilişkin itirazlarımız doğrultusunda davanın reddine , davacının kötüniyetli olarak ikame ettiği işbu dava nedeniyle asıl alacağa karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce Küçükçekmece İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ... OTOMASYON ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ borçlusunun ... MAKİNE SANAYİ VE REKLAM TEKNOLOJİLERİ LİMİTED ŞİRKETİ olduğu, 64.497,52-TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi .... 'dan rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 02/09/2024 tarihli raporunda özetle; " Davacı tarafından ibraz edilmiş olan yasal defterlere ait beratların süresi içinde verilmiş olduğu ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, Davalı yanca defter ve belge ibraz edilmediği, Tarafların b formunda mutabık oldukları ve davalı tarafından ödeme yapıldı ise buna ilişkin ödeme dekontu vb ispat edici belge ibraz etmediği, takip tarihi olan 11.12.2023 tarihinde 566,232.23 .-TL davalıdan alacaklı olan davacının taleple bağlılık ilkesine göre en fazla 64.232,23.-TL talep edebileceği, BK 117 gereği davalının temerrüde düşürülmediğinden davacının faiz talep edemeyeceğini " belirtmiştir. Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyasına konu cari hesap nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı varsa faiz ve ferileriyle birlikte ne kadar olduğu, cari hesaba konu ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediği konularında olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Mevcut olayımızda davalı tarafın kendisine verilen süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalıdan 64.232,23 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının davaya konu faturaları BA olarak bildirildiğinin belirtildiği, mahkememizce davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfı taşıdığı değerlendirilerek, davalının faturaları BA olarak bildirmesi sebebiyle davacı tarafından faturalara konu hizmetin gerçekleştirildiği kabul edilerek, dosya kapsamına göre davacının ihtarname göndermediği bu sebeple temerrüt oluşmadığından davanın asıl alacak yönünden kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Alacağın hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Küçükekmece İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 64.232,23-TL üzerinden aynı koşullarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2- 64.232,23-TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 4.387,70-TL ilam harcından peşin alınan 778,97-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.608,73-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 427,60-TL Başvuru Harcı, 778,97-TL Peşin Harç olmak üzere toplam 1.206,57-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 3.585,19-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3600 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 14,80-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen 3.500,00-TL bilirkişi ücreti, 65,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.565-TL den kabul red oranına göre hesaplanan 3.550,33-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 265,28-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/12/2024 Katip.... ¸e-imzalıdır Hakim .... ¸e-imzalıdır