İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/721 E. 2024/845 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/721
Karar No
2024/845
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/721 KARAR NO : 2024/845 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/10/2022 KARAR TARİHİ : 19/09/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/09/2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından Büyükçekmece Mahkemesi'ne hitaben sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü ...... E. sayılı dosyası üzerinden ..... hakkında kısmi bakiye cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun, borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, itirazın sadece takibi sürüncemede bırakarak müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapıldığını, haksız ve mesnetsiz olduğunu, bu nedenlerle; davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hak ve alacak talep etme hakkımız saklı kalmak kaydı ile; davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyanın görevli ve yetkili olan Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini ve Davacı şirket ile davalı müvekkili arasında bir cari hesap sözleşmesi bulunmaması nedeniyle itirazlarımız: Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün ...... E. sayılı dosyası ile takip başlatılmış olup takibe konu borcun sebebi davacı tarafından 13.05.2022 tarihli kısmi bakiye cari hesap alacağı olarak gösterilmiş olduğunu, davacı şirket ile davalı müvekkili arasında gıda ürünleri temini için anlaşma sağlanmış olduğunu, ancak davacı şirketin cari hesaba konu malların birçoğunu davalı müvekkiline teslimini gerçekleştirmemiş olduğunu, davacı şirketin, davalı müvekkili ile yapmış olduğu anlaşmaya ve bu anlaşmayla kendisine yüklenen ifa borcuna aykırı davranarak malların teslimini müvekkilime gerçekleştirmemiş olduunu, müvekkilinin, kendisine teslim edilmesi vaat olunan malları davacının TMK m.2 de ki dürüstlük kuralına aykırı davranması sebebiyle teslim almamış / alamamış olduğunu, malların teslim edildiği hususunda ispat yükünün davacıya ait olduğunu, bu nedenlerle; 1- Görev itirazımızın kabulü ile dosyanın görevli ve yetkili olan Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, Davanın esastan reddine, Takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep etmiştir. Büyükçekmece ...... Asliye Hukuk Mahkemesi ..... Esas ..... sayılı kararında; " Davanın; cari hesap alacağına ilişkin başlatılan takibe yönelik itirazın iptali davası olduğu anlaşıldı. bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Ticaret sicil müdürlüğü ve vergi dairesi yazı cevaplarından anlaşıldığı üzere davalının gerçek kişi tacir olduğu, bu durumda davaya konu uyuşmazlıkta tarafların tacir olduğu ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmelerinden kaynaklandığı anlaşıldığından eldeki davada asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. HMK nın 114/c. Maddesi gereğince görev hususu dava şartlarından olup, aynı kanunun 115. Maddesi gereğince davanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınır. Bu durum karşısında davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan görevsizlik kararı verilerek" dosya mahkememizin ..... esasına kaydedilmiştir. Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 122.811,36-TL cari hesap alacağı, 2.596,70-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 125.408,06-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişiler ..... ve ...... 04/03/2024 tarihli raporunda özetle; " davacı şirketin, incelemeye sunulan 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin noter tasdikine tâbi defterler olup, bu şekli ile ttk, hmk ve vuk hükümleri gereği zorunlu yasal tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin bilgisayarlı kayıt ortamında işlenmiş olup, muhasebe standartları ve tekdüzen hesap planı ilkelerine uygun tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, 6102 sayılı ttk 64/3 ve hmk 222 madde hükümleri gereği sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu görülmüştür. davalı şirketin, incelemeye sunulan 2021 ve 2022 yılllarında e.defter mükellefi olduğu, ilgili defterlerin gelir idaresi başkanlığı e.defter beratlarının alındığı, bu şekli ile ttk, hmk ve vuk hükümleri gereği zorunlu yasal tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin bilgisayarlı kayıt ortamında işlenmiş olup, muhasebe standartları ve tekdüzen hesap planı ilkelerine uygun tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, 6102 sayılı ttk 64/3 ve hmk 222 madde hükümleri gereği sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu görülmüştür. taraflar ticari defter kayıtları, dava dosyası içeriği ve icra takip dosyası karşılaştırmalı incelemesi sonucunda: 2022 yılı kayıtlarında yapılan incelemede; davalının, 2022 yılı kayıtlarının dava konusu 122.810,86-tl’lik 6(altı) adet fatura haricinde davacı şirketin kayıtlarını doğruladığı, faturalarda ve sipariş fişlerinin birçoğunda ..... isim ve imzaları yer almakla birlikte bu isim ve imzanın davalı ya da davacı çalışanı olup olmadığı dava dosyası içeriğinde bilgi ve belge olmadığından anlaşılamadığı, ancak, önemle belirtilmesi gerekmektedir ki, davalının faturaları kabul etmemesinin temel dayanağının, “fahiş fiyatlandırma” olduğu, dikkate alındığında, aşağıda gıda mühendisi bilirkişi tarafından bu konuda yapılan tespit ve değerlendirme ile sonuca varılması gerektiği, gıda mühendisi bilirkişi tarafından yapılan inceleme ve tespitler: davacı tarafından, dava dosyası içeriğine dava konusu uyuşmazlıkta talep ve dava konusu ettiği toplam 6(altı) adet faturadan kaynaklı 122.810,86-tl’lik satışa konu ticari emtianın davalı işletmeye teslimatı ile ilgili ispatlayıcı belge sunulmadığı, ilgili faturaların ve sipariş fişlerinin altında ..... isimli şahsın imzasının bulunduğu, ancak bu şahsın davacı veya davalı taraftan hangisini temsil ettiği ve ne amaçla imza attığına dair tespitte bulunulamamıştır. dava dosyasında yer alan faturalar ile emsal faturalar fatura tarihleri itibariyle karşılaştırılmış olup, bazı ürünlerin bedelinin emsal faturalarda belirtilen ürünlerden daha düşük olduğu, bazılarının yüksek olduğu, bazı ürünlerin ise emsal faturalarda belirtilen ürünlerle aynı fiyatta oldukları görülmüştür. kimi ürünlerin ise emsal faturalarda karşılığı bulunamamış olup, fatura tarihi itibariyle yapılan piyasa araştırması sonucu ürün fiyatlarının makul olduğu görülmüştür. yukarıda, ticari defter incelemeleri bölümünde ayrıntısı açıklandığı üzere, davacı şirket tarafından, dava konusu altı(6) adet faturaya ilişkin bs beyanlarının verilmediği, bu durumun davalı tarafından kabul edilmeyen faturaların davacı şirket tarafından geri alındığı, gelir(kdv vergilendirmesi dışında tutularak gerçek anlamda kayıtlara yansıtılmadığı anlamına geldiği, sonuç olarak davalı tarafa dava konusu fatura içeriği ticari malların teslim edilmediği şeklinde değerlendirilmesi gerektiği, " olduğunu kanaati olarak bildirmiştir. Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ....... esas sayılı dosyasına konu cari hesap nedeniyle davacının davalıdan alacağının olup olmadığı varsa ne kadar olduğu, konularında olduğu tespit edilmiştir. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Mevcut olayımızda hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, taraf ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, taraf BA ve BS bildirimlerinin birbiri ile uyuşmadığının tespit edildiği, yine bilirkişi raporunda davalı .....’un, 12/04/2022 itibariyle 100.867,87-TL borçlu olduğu, 05/05/2022 ve 06/05/20222 tarihlerinde borçlandırmaya konu edilen faturalarla borç bakiyesinin 223.678,73-TL’sına çıkarıldığı, ancak BA-BS beyanları ile uyumszuluğu tespit edilen faturaların hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiği dikkate alındığında, bu faturalar öncesi borç bakiyesi tutarı 100.867,87-TL olup, 12/05/20222 tarihinde davalı ......’un borç bakiyesinin yapılan 100.838,00-TL ödeme ile borcunun 29,87-TL’ye düştüğü tespit edilmiştir. Yine davacı tarafın davaya konu 6 adet faturayı da BS olarak bildirmediği, bu doğrultuda davacının mal teslim ettiğini ispat etmesi gerektiği, BA-BS beyanlarının uyumsuz olması sebebiyle, uyumlu olan 29,87-TL yönünden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Alacağın hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Büyükçekemce ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 29,87-TL üzerinden İPTALİNE, takibin 29,87-TL üzerinden aynı koşullarda devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-29,87-TL'nin %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60-TL ilam harcından peşin alınan 1.470,28-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.042,68-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 80,70-TL Başvuru Harcı, 1.470,28-TL Peşin Harç olmak üzere toplam 1.500,98-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.560,00-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 0,38-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.560,00-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.559,62-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen 6.000 TL bilirkişi ücreti, 610,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 6.610,00-TL den kabul red oranına göre hesaplanan 1,61-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 29,87-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 19.645,03-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/09/2024 Katip ...... ¸e-imzalıdır Hakim .... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/721, K. 2024/845, T. 19.09.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-721-e-2024-845-k-d73509a8d324