İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/358 E. 2024/1169 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/358
Karar No
2024/1169
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/358 KARAR NO : 2024/1169 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 14/04/2023 KARAR TARİHİ : 28/11/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/12/2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalının Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... E. dosyasına yapmış olduğu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın kısmi iptali ile takibin devamına, takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine, yargılama masraf ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilince tahsil edilen bedelin hukuka aykırı olmadığı gibi, ticari hayatın gerekliliği olduğunu, tüm bu nedenlerle; davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, davacının % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ..... TEKNOLOJİ HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ borçlusunun ...... TAŞIMACILIK VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ olduğu, 313.760,79TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyasına bilirkişi heyeti ...... ve ......'den rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 15.02.2024 tarihli raporunda özetle; " 1- Gümrük antrepoları ve geçici depolama yerleri ile gümrük hizmetlerinin verildiği gümrüklü sahalarda; ithalat ve ihracat işlemlerine konu mallar ile transit rejim kapsamında işlem gören mallar için verilen ardiye, depolama ve terminal hizmetlerine ilişkin KDV Kanununa göre fatura düzenlenmesi esastır. 2- Davalının taşıma organizasyonu sadece havalimanından havalimanına havayolu taşıması olmayıp, üstlendiği taşıma teslim şekli gereği kargoların hava taşıma süreci dışında, gönderinin boşaltılması, elleçlenmesi, ayrıştırılması, belgelerin düzenlenmesi, eşyanın antrepoya alınması ve gümrükleme süreci tamamlanıncaya kadar muhafazası hizmetleri verilmiş olup, bu süreçler davalının üsltendiği taşıma sürecine dahildir.3- Havaalanı gümrük sahasına giren eşyayı, hava taşımanın sonlandığı süreçten teslimine kadar geçecek süreçte eşyanın Gümrük Kanunu’na göre sorumluluğu zilyetliğini elinde bulundurmakta ve eşyayı gözetmekle yükümlülük altındadır. Bu nedenle teslime kadar katlandığı ek külfetleri alıcıdan talep etme hakkını mevcuttur. 4- Somut olayda, davalının “ardiye” ve “terminal” hizmet bedelleri adı altında düzenlediği faturalara konu işleri dışardan tedarik etmiş ise bunun fatura ile kendisine tanzim edilmesi gerektiği ve kendisinin faturalara göre ödemesi gerektiği değerlendirilmektedir. 5- Davalının bu şekilde faturalara dayalı “ardiye” ve “terminal” hizmeti alması halinde faturaları gönderene yansıtabileceği; ancak kendi taşıma sürecinde yer alan emtianın teslimine kadar kendi gözetim ve denetiminde olmasının ayrıca bir hak edişe konu edilemeyeceği değerlendirilmektedir. 6- Somut olayda, , dava dışı gönderene taahhüt edilen uluslararası taşıma sonunda davalının uluslararası taşıyıcının acentesi – ifa yardımcısı sıfatı ile görevi yükün gönderilene teslimini sağlamak olup; akdi bir ilişkli ortaya koymadığı sürece davalıya bir iş görmüş gibi fatura tanzim ederek alacaklanamayacağı, davacının iade talepli giriştiği takipte; ticari defterlerinde ödemeleri sabit olması halinde, tüm fazladan ödemelerini iade talep edebileceği değerlendirmesi bakımından nihai takdir yüce mahkemeye ait olduğunu " belirtmiştir. Tarafların itirazı üzerine dosya ek rapor alınmak üzere yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize sunulan ek bilirkişi raporunda özetle; KÖK rapordaki sonuç ve değerlendirmelerin değişmediği yönünde rapor sundukları görülmüştür. 06/06/2024 tarihli celsede tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş olup, dosya Mali müşavir bilirkişi ...... 'a tevdi edilmiş olup, bilirkişi 26/09/2024 tarihli raporunda; "Davacı tarafından söz konusu hizmet faturalarına ilişkin iade faturası keşide edildiğine ilişkin dosya içerisinde bir fatura ya da beyan görülmemiş olup; yapılan ödemelerin ihtirazi kayıtla gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229. maddesine göre faturanın, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu; Yine anılan Kanunun 232. maddesine göre; birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler: 1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara; 2. Serbest meslek erbabına; 3. Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara; 4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere; 5. Vergide muaf esnafa. Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedir. Kök ve ek raporda da belirtildiği üzere; Faturanın, malı satan veya hizmeti sunan tarafından düzenlenmesinin gerekmekte olduğu, antrepo hizmeti dolayısıyla düzenlenecek faturanın da söz konusu hizmeti sunan antrepo işleticileri tarafından düzenleneceği belirtildiği, Gümrük antrepoları ve geçici depolama yerleri ile gümrük hizmetlerinin verildiği gümrüklü sahalarda; ithalat ve ihracat işlemlerine konu mallar ile transit rejim kapsamında işlem gören mallar için verilen ardiye, depolama ve terminal hizmetlerine ilişkin KDV Kanununa göre fatura düzenlenmesi esas olduğu, Davalının taşıma organizasyonu sadece havalimanından havalimanına havayolu taşıması olmayıp, üstlendiği taşıma teslim şekli gereği kargoların hava taşıma süreci dışında, gönderinin boşaltılması, elleçlenmesi, ayrıştırılması, belgelerin düzenlenmesi, eşyanın antrepoya alınması ve gümrükleme süreci tamamlanıncaya kadar muhafazası hizmetleri verilmiş olup, bu süreçler davalının üstlendiği taşıma sürecine dahil olması gerektiği ve Havaalanı gümrük sahasına giren eşyayı, hava taşımanın sonlandığı süreçten teslimine kadar geçecek süreçte eşyanın Gümrük Kanunu’na göre sorumluluğu zilyetliğini elinde bulundurmakta ve eşyayı gözetmekle yükümlülük altındadır. Bu nedenle teslime kadar katlandığı ek külfetleri alıcıdan talep etme hakkını mevcut olduğu, Somut olayda, davalının “ardiye” ve “terminal” hizmet bedelleri adı altında düzenlediği faturalara konu işleri dışardan tedarik etmiş ise bunun fatura ile kendisine tanzim edilmesi gerektiği ve kendisinin faturalara göre ödemesi gerektiği değerlendirildiği, Davalının bu şekilde faturalara dayalı “ardiye” ve “terminal” hizmeti alması halinde faturaları gönderene yansıtabileceği; ancak kendi taşıma sürecinde yer alan emtianın teslimine kadar kendi gözetim ve denetiminde olmasının ayrıca bir hak edişe konu edilemeyeceği görüşüne yer verildiği, Bu durumda kök ve ek raporda yer verilen görüşlerle bağlı kalınarak, Somut olay bakımından dava dışı gönderene taahhüt edilen uluslararası taşıma sonunda davalının uluslararası taşıyıcının acentesi – ifa yardımcısı sıfatı ile görevi yükün gönderilene teslimini sağlamak olup; akdi bir ilişikli ortaya koymadığı sürece davalıya bir iş görmüş gibi fatura tanzim ederek alacaklanamayacağı, davacının iade talepli giriştiği takipte; ticari defterlerinde ödemeleri sabit olması halinde, tüm fazladan ödemelerini iade talep edebileceği değerlendirmesi bakımından nihai takdir yüce mahkemeye ait olduğu, Davalı yan defter ve kayıtlarında çalışılan süre boyunca ...... adına toplam 569.540,86.-TL değerinde fatura keşide edilmiş olduğu ve tam da bu tutar kadar tahsilat yapıldığı tespit edildiği, bu bedelin; Terminal Hizmetleri Bedeli : 59.047,24 Ardiye Hizmet Bedeli (tescil tarihi) : 459.044,37 Ardiye Hizmet Bedeli (çıkış tarihi) : 32.243,07 Mesai Bedeli : 7.240,80 Mal Bedeli : 569.506,53 Olmak üzere ayrıştırılabilediğini" belirtmiştir. Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının davalıya ödediği Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı dosyasına konu ardiye ve terminal ücretlerinin davalıdan iade alınıp alınamayacağı konularında olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Hükme esas alınan sektörel yönden aldırılan bilirkişi raporunda; Havaalanı gümrük sahasına giren eşyayı, hava taşımanın sonlandığı süreçten teslimine kadar geçecek süreçte eşyanın Gümrük Kanunu'na göre sorumluluğu zilyetliğini elinde bulundurmakta ve eşyayı gözetmekle yükümlülük altındadır. Bu nedenle teslime kadar katlandığı ek külfetleri alıcıdan talep etme hakkını mevcuttur. Somut olayda, davalının “ardiye” ve “terminal” hizmet bedelleri adı altında düzenlediği faturalara konu işleri dışardan tedarik etmiş ise bunun fatura ile kendisine tanzim edilmesi gerektiği ve kendisinin faturalara göre ödemesi gerektiği değerlendirilmektedir. Davalının bu şekilde faturalara dayalı “ardiye” ve “terminal” hizmeti alması halinde faturaları gönderene yansıtabileceği; ancak kendi taşıma sürecinde yer alan emtianın teslimine kadar kendi gözetim ve denetiminde olmasının ayrıca bir hak edişe konu edilemeyeceği" değerlendirilmektedir. Yine bilirkişi raporunda; Somut olayda, , dava dışı gönderene taahhüt edilen uluslararası taşıma sonunda davalının uluslararası taşıyıcının acentesi ifa yardımcısı sıfatı ile görevi yükün gönderilene teslimini sağlamak olup; akdi bir ilişkli ortaya koymadığı sürece davalıya bir iş görmüş gibi fatura tanzim ederek alacaklanamayacağı, davacının iade talepli giriştiği takipte; ticari defterlerinde ödemeleri sabit olması halinde, tüm fazladan demelerini iade talep edebileceği değerlendirmesi yapılmıştır. Hükme esas alınan SMM bilirkişi raporunda ise yapılan fazla ödemelerin hesaplandığı, yapılan incelemede takibe konu faturaların da içinde bulunduğu anlaşılmıştır. Ardiye ücreti; eşyanın ağırlığı, eşyanın CIF bedeli ve eşyanın, depolama alanında beklediği gün sayısı gibi değişkenlere göre belirlenmekte olup buna ilişkin bilgilendirme Alıcı'ya yapılan ihbar ile sağlanmaktadır. Belirlenen ardiye ücreti “Antrepo Hizmet Bedeli” kaydıyla, Alıcı ile Satıcı arasındaki sözleşme ile belirlenen esaslara uygun olarak faturalandırılmaktadır. Terminal hizmet ücreti ise, Türkiye'ye gelen ve Gümrük İdaresinde TCGB ile işlem gören gönderiler için verilen konteyner ve diğer yüklerin hava limanına girişi, saha içinde yer değiştirme işlemi amacıyla boşaltma ekipmanlarıyla yükleme ve indirme hizmetlerini kapsamaktadır. Tüm bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere davalının davaya konu olayda DAP teslim şeklini taahhüt ettiği, bu nedenle davalının taşıma suresinin havaalanında bitmediği, davalının uluslararası taşımacı ..... için acentelik hizmeti verdiği, bu sebeple TTK 20. Maddesinden yararlanamayacağı, yine davalının sözleşme ile ardiye hizmeti alması söz konusu olmadığı, davalının taşıma organizasyonu sadece havalimanından havalimanına havayolu taşıması olmayıp, üstlendiği taşıma teslim şekli gereği kargoların hava taşıma süreci dışında, gönderinin boşaltılması, elleçlenmesi, ayrıştırılması, belgelerin düzenlenme: eşyanın antrepoya alınması ve gümrükleme süreci tamamlanıncaya kadar muhafazası eşyanın antrepoya alınması ve gümrükleme süreci tamamlanıncaya kadar muhafazası hizmetleri verilmiş olup, bu süreçler davalının üsltendiği taşıma sürecine dahil olduğu, davacı tarafın ticari defterler ile de tespit edildiği üzere davacının fazla ödediği bedeli talep edebileceği kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 313.214,00-TL üzerinden devamına, 2- 313.214,00-TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 21.395,64-TL ilam harcından peşin alınan 5.348,92-TL harcın mahsubu ile bakiye 16.046,72-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 11.500,00-TL bilirkişi ücreti, 155,00-TL posta masrafı, 179,90-TL başvuru harcı, 5.348,92-TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 17.183,82-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 50.114,24-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/11/2024 Katip....... Hakim ........ ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/358, K. 2024/1169, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-358-e-2024-1169-k-b01ba5b930d3