İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/735 E. 2024/48 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/735
Karar No
2024/48
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/735 Esas KARAR NO : 2024/48 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/08/2022 KARAR TARİHİ : 15/01/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin yurt içi başta olmak üzere uluslararası taşımacılık ve birçok firmaya depolama ve dağıtım hizmeti sunduğunu, davalı şirketle müvekkil şirket arasında ticari ilişki gerçekleştiğini, bu ticari ilişki sonrası davalının müvekkile borçlandığını, davalının borcunu ödememesi üzerine Silivri İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz etmesi sonucu takibin durduğunu, müvekkilin alacağının likit olduğunu, davalının haksız ve dayanaksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin davacıya hukuka uygun bir borç ilişkisi olmadığını, dava ve takip konusu faturaların müvekkil şirketin defterlerinde işli olmadığını, faturaların müvekkil şirkete tebliğ edilmediğini, müvekkil şirkete tebliği edilmeyen ve kesinleşmeyen, müvekkil şirketin defterlerinde bulunmayan faturalar sebebiyle icra takibi yapılabilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, davanın reddine kararı verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Silivri İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 1.462,05-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''Davacı şirket ile Davalı şirket arasında herhangi bir sözleşme bulunmamakta olup, ancak yapılan inceleme neticesinde ticari bir ilişkinin var olduğu, davalı şirketin dava konusu ticari işlemlerin olduğu 2020 yılına ait yasal defterlerinin 13.12.2011 tarih 28141 no.lu Resmi Gazete'de yayınlanan 454 sıra numaralı V.U.K Genel Tebliği'nin 1 sıra numaralı Elektronik Defter Genel Tebliği gereği Elektronik Defter Uygulamasına geçmiş olduğu ve ilgili dönemlere ait işlemlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile ilgili olarak 09-2020, 10-2020, 11-2020 ve 12-2020 dönemine ait e defter beratlarının kanuni süresinden sonra onaylanmış olduğu 16.08.2022 tarihli Tensip Tutanağı'nda şirketin bağlı bulunduğu Silivri Vergi Dairesine müzekkere yazılarak ilgili yıla ait 213 sayılı VUK'nun 396 no.lu Genel Tebliği çerçevesinde; "Belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form BA) ile, mal ve hizmet satışlarını ise Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (BS) formları istenmiştir. Silivri Vergi Dairesinden gelen dökümler incelendiğinde alım ve satıma konu olan fatura beyan limitinin altında olduğu için beyan edilmeyeceğinden beyan edilmediği cevap dilekçesinde ve şirket muhasebe servisi ile yapılmış olan görüşmede davacı şirkete ait herhangi bir fatura olmadığı beyan edildiği, davacı tarafından sunulan faturanın altında teslim alan... isimli kişinin imzası olduğu, şirket ile yapılan görüşmede ...'ın şirket elemanı olmadığı beyan edildiğini...''şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mahkememizce toplanan deliller sonucunda Yemin delili, HMK'nın 225 ve devamındaki maddelerde düzenlenmiş olup, yemin kesin delil niteliğindedir. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasının diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle davacı tarafa kesin ve son delil olan yemin deliline dayanıp dayanmayacağı sorulmuştur. Davacı tarafın yemin deliline başvurduğu anlaşılmakla davalı şirket yetkililerine tüm bedele yönelik yemin teklif edilmiş ve davalı şirket yetkilisi tarafından davacıya borcunun bulunmadığına ilişkin yemin edilmiştir. HMK’nin ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; dosyada mevcut belgelere göre davanın ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının REDDİNE, 2-Yasal koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60-TL ilam harcından peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.462,05-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, tarafların yüzüne karşı; alacak miktarı kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 15/01/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim .... ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/735, K. 2024/48, T. 15.01.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-735-e-2024-48-k-804420cc0797