İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1108 E. 2024/80 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1108
- Karar No
- 2024/80
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/1108 Esas KARAR NO : 2024/80 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/08/2018 KARAR TARİHİ : 23/01/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili taşımacılık işi yapmakta olup araçlarını firmalara taşımacılık işinde kullanılması üzerine kiraladığını, davalı şirket müvekkili bu husustaki müşterilerinden birisi olduğunu, davalıya verilen kiralama hizmeti karşılığında cari hesap karşılığı bir kısım ödemeler yapılmamış olup, konu ile ilgili olarak, 11/12/2017 tarihinde Kadıköy .... Noterliği aracılığı ile ... yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini, davalı ise 15.12.2017 tarihli cevabı ihtarnamesi ile asılsız iddialarda bulunarak borçları bulunmadığını iddia ettiklerini, davalının sonradan yapmış olduğu kısmi ödemeler neticesinde, cari hesap kaydındaki alacağa istinaden 3.954,69 TL için Barkırköy .... İcra Dairesi'nin ... E sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı hakkında cari hesaptan kaynaklanan ve işlemiş faizler karşılığında yapılan ödemelerin öncelikle faizlere mahsubu ile kalan ve Bakırköy ....İcra Dairesi'nin ....E. sayılı dosyasında talep edilmeyen 263TL alacak için Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ....E. sayılı dosyası ile de icra takibi başlatıldığını, davalı taraf icra dosyalarına haksız ve hukuka aykırı olarak herhangi bir gerekçe göstermeksizin itiraz ettiğini icra takiplerinin durduğunu, davanın kabulü ile borçlunun Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ...E. ve Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. dosyalarına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, takibe haksız itiraz ederek durduran davalının %20’den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı yanın iddia ettiği üzere taraflar arasında hiçbir suretle kira ilişkisi bulunmadığını taraflar arasında imzalanan tedarikçi sözleşmesi gereği bir ticari ilişki bulunduğunu bu nedenle görevli mahkemenin Ticaret mahkemesi olduğunu, somut olaydaki taraflar arasındaki ticari ilişki ise müvekkil şirket çeşitli kurum ve kuruluşlara personel taşıma hizmeti vermekte olup bu hizmeti kendi araç ve personelleri ile yerine getirebildiği gibi bu hizmeti kendisi de satın alarak tedarikçiler aracılığıyla da gerçekleştirdiğini, tedarikçiler müvekkil ile sözleşme yapmakta ve kendi özmal veya kiralık araçları ile ve kendi personel şoförleri ile taşıma hizmeti vermekte ve bunun karşılığında da müvekkil şirkete fatura düzenlendiğini, anılan bu faturalar araç kiralama faturası olmadığı gibi verdikleri hizmet de araç kiralama hizmeti olmadığını, tedarikçiler araç kirası değil bizzat tedarikçinin gerçekleştirdiği taşıma hizmetine dair hizmetin bedelini tahsil ettiklerini, yine tedarikçiler ile müvekkil gibi taşımacılık şirketlerinin arasındaki ticari ilişkiler UKOME tarafından da tanımlanmış olup burada da müvekkil konumundaki taşımacılar "taşımacı" olarak adlandırılmakla, davacı gibi tedarikçiler ise "sözleşmeli taşımacı" olarak adlandırıldığını, tedarikçiler/sözleşmeli taşımacılar kendi araç ve şoförleriyle herhangi bir personel veya öğrenci taşıma işini gerçekleştirmekte olup bu hizmetlerinin karşılığı olarak da yapılan işin karşılığında yapılan iş kadar bir ücret aldıklarını, herhangi bir kira bedeli söz konusu olmadığını, ancak somut olayda davacının kendi aracını kendi ad ve hesabına kendi dilediği şekilde ve dilediği kadar kendi şoförü ile çalıştırmasının söz konusu olduğunu, ancak somut olayda davacının araç veya araçlarının hiçbir zaman müvekkile teslim edilmediğini, davacı aracın zilyedi olup tüm fiili hakimiyetin davacıda olduğunu, ortada bir kira ilişkisi olmadığından ne davacının müvekkile aracı teslim borcu ne de müvekkilin davacıya kira bedeli ödeme yükümlülüğü söz konusu olduğunu, işbu davada iki adet icra dosyasına yapılan itirazların iptali talep edilmiş olup her iki icra dosyası nezdindeki itirazın iptali davalarının müstakilen açılması gerektiğini, davacı yan dava dilekçesinde müvekilden alacaklı olduğunu iddia etmiş ise de doğru olmadığını, ticari ilişkisi sonlanan davacı yan kötüniyetli olarak dava konusu icra takibine giriştiğini ve haksız menfaat elde etmeye çalıştığını, müvekkil defterleri üzerinde yapılacak olan incelemede haklılıklarının ortaya çıkacağını, davacı yan ile müvekkil arasındaki tedarikçi sözleşmesi gereği müvekkil ticari kayıtlarının taraflar arasındaki herhangi bir uyuşmazlıkta münhasıran kesin delil olacağı kararlaştırılmış olup davacı kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yapılmasına muvafakatlerinin bulunmadığını, davacı yanın faiz talebinin haksız olduğunu, bir alacağı bulunmadığı gibi faiz talebinin de hangi tarihe ve hangi hukuki gerekçeye dayandığı anlaşılamadığını, müvekkil şirket itirazında haklı olup davacı yanın başlattığı icra takibi ve işbu davanın kötüniyetli olduğunu, anılan nedenle davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, "Tedarikçi Araç Kiralama Sözleşmesi"nden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın icra takibine konu faturalar karşılığında davacı şirketin cari hesap alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılamada tanıklar dinlenmiş ve ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Alınan bilirkişi raporuyla taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda ibraz olunan ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin tam olduğu, ticari defterlerinin de sahibi lehine delil vasfında olduğu, 3.954,09 TL'nin davalı kayıtlarında olmadığı, defterler arasında farklılık bulunduğu belirtilmiştir. Davacının yasal defter incelemesinde ise muavin kayıtlarında ise yine kök raporda belirtildiği üzere ; Her iki tarafın bakiyelerine ilişkin mutabık olmama sebeplerinin davalı şirketin 2016 yılından kalan bakiye 777,95 TL tutarsızlığı, 01.09.2017 ödeme 1390,05 TL, 31.10.2017 nakit ödeme 291,68 TL ve 30.11.2017 tarihinde Kasım ayı nakit ödeme 15,00 TL ve hesaplar arası virman 1.480,00 TL(cezai şart tazminatı) kaynaklı olduğu tespit edildiğidir. Gerek dosya kapsamında gerek ise yerinde yapılan incelemede nakit ödeme belgeleri sunulmamıştır. Davalı yanın iddiası, davalı tanık beyanlarında davacının sözleşme şartlarına uymadan aradaki ilişkiyi bitirmesi nedeniyle cezai şart faturası düzenlendiği şeklinde olduğu görülmektedir. Cezai şart faturası 15.12.2017 tarihinde e-arşiv faturası olarak düzenlenmiştir. Faturanın özel entegratör aracılığı düzenlendiği ... numarasından anlaşılmaktadır. E fatura ve E Arşiv faturalar elektronik ortamda düzenlenir ve faturanın alıcısına GİB aracılığı ile iletilir. Elektronik faturalar kabul edilmemesi halinde iade talep seçeneği seçilerek ilgili faturaya fatura iptali yapılabilmektedir. Ancak ilgili fatura ile ilgili böyle bir durum için Gelir İdaresinden yazı alınması gerekmektedir. Çünkü iade , red veya iptal durumları fatura düzenlenen sistemler içerisinde tespit edilebilmektedir. Bu durum ayrıca Gelir İdaresi tarafından da bilinmektedir. Yerinde inceleme kapsamında nakit ödeme dekontlarına rastlanılmamış olup, dosya kapsamında sadece aksama fişleri olarak 69,00 TL, 65,00 TL, 80 TL, 191,00 TL olarak düzenlendiği görülmüştür. Bu tutarların ise tarafların muavin hesap dökümlerinde yer almadıkları anlaşılmıştır. Alınan ek raporda 1.696,73 TL'nin davacı şirket alacağından mahsubunun usule uygun olmadığı da beliritlmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl alacağın 1.696,73 TL olduğu, cezai şart faturasının tebliğ edildiğinin kabul edildiği, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Bakırköy ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 1.696,73TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Hükmedilen alacağın %20'si olan 339,34TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 115,90TL ilam harcından peşin alınan 50,95TL harcın mahsubu ile bakiye 64,95TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 16,50TL Başvuru Harcı, 50,95TL Peşin Harç olmak üzere toplam 67,45TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen 1.400,00TL bilirkişi ücreti, 95,00TL posta masrafı, olmak üzere toplam 1.495,00TL den kabul red oranına göre hesaplanan 601,42TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 6-Davalı tarafından sarf edilen 206,60TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davalı üzerine bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.696,73TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.520,96TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 9-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır