İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/604 E. 2023/1001 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/604
- Karar No
- 2023/1001
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/604 Esas KARAR NO : 2023/1001 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/06/2022 KARAR TARİHİ : 20/11/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 18/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine müvekkil tarafından fatura ve cari hesap ilişkisi nedeniyle alacağın tahsili amacıyla Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosya ile ilamsız takiplerde genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya usulüne uygun tebliğ edildiğini, davalının itirazı nedeniyle takibin durdurulduğunu taraflar arasında ticari ilişkiler nedeniyle borç ilişkisi meydana geldiğini, müvekkilin doğan tüm borçlarını ifa etmesine karşın davalının ödeme yapmaktan imtina ettiğini, davalının, itiraz dilekçesinde ticari ilişkiye itiraz etmediğini, borcun bulunmadığı iddiasında bulunduğunu, cari ekstrede de açıkça borçlu görünen davalının itirazının alacağın tahsilini uzatmaya yönelik olduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamını, asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin, 28.08.2020 tarihine kadar davacı ile organik bağı olan ... Mühen. Tur. San. Tic. A.Ş. ile çalıştığını, en son beton almak amacıyla kendilerine 26.08.2020 tarihinde 50.000,00-TL değerinde bir adet çek verildiğini, söz konusu çekin karşılığı olan betonun bu firma tarafından davalıya gönderilmediğini, söz konusu çeki ve bundan önceki çekleri teslim alan ... İnşaat firmasının ortağı ve yetkilisi olan ... ın, betonun artık diğer şirketleri olan ... San. Tic. Ltd. Şti.’nden geleceğini bu nedenle ... İnşaat firmasından artık beton gelmeyeceğini cari hesaplarını da buna göre ayarlayıp düzelteceklerini davalıya söylediğini, bu beyandan sonra 07.09.2020 tarihinden itibaren betonun davacı tarafından davalıya gönderilmeye başlandığını, anlaşılacağı üzere ... ’ın davacı firmanın tek yetkilisi olduğunu, şirketin tek ortağı olan ... ın da ... ’ın akrabası olduğunu. Davalı açısından alışveriş için değişen bir durum olmadığını, zira davalının eski firma olan Kar İnşaat gibi ödemelerini yine çekle davacıya ödemeye devam ettiğini ve bu çekleri de yine davacının tek yetkilisi olan ... isimli kişinin teslim almaya devam ettiğini. Taraflar arasındaki çalışmanın 2021 yılına kadar bu şekilde devam ettiğini, ancak davalının davacı firma yetkilisi olan ... ’a cari hesabın hala düzeltilmediğini ... İnşaat’ın davalıya borçlu göründüğünü, bu miktarın davacı şirket hesabına mahsup edilmesi gerektiğini, bu nedenle söz verdiği gibi cari hesap için gerekli düzeltmeleri yapmasını söylemesine rağmen ... ’ın her defasında gerekli düzeltmeleri yapacağını söylediğini ancak bir türlü düzeltme işlemini yapmadığını belirterek davanın reddine kararı verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 53.423,25 TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Davalı ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması için 06/02/2023 tarihli celsede verilen ara karar uyarınca davalı şirketin inceleme gün ve saatinde hazır bulunmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı görülmüştür. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''Hesap ve kayıt yönünden incelenen davacı yasal defterlerine göre; davalı takip talebi tarihinde (25.05.2022) 53.423,25.TL tutarında borçlu olduğunu, davaya konu alacak, davacı tarafından, davalıya düzenlenmiş KDV Dahil 323.423,25.TL tutarındaki (23) adet faturadan kaynaklanmaktadır. Bu faturalar karşılığında davalı tarafından davacıya toplam 270.000,00.TL tutarında çek tevdi edilmiş, bakiye kalan 53.423,25.TL ‘nin ödenmediği anlaşılmıştır. Söz konusu faturalar ve karşılığında yapılan ödemeler davacının kendi yasal defterlerine doğru ve zamanında kaydedildiğini, davacının davalıya düzenlediği KDV hariç (274.086,00.TL) tutarındaki (23) adet fatura, tarafların, mükellefi oldukları vergi dairesi kayıtlarındaki BA-BS bilgileriyle uyumlu ve faturaların tamamı, belge sayısı ve KDV hariç tutar yönünden BA-BS kayıtlarını doğruladığını, davacının yasal defterlerini incelemeye sunmuş olduğu ve söz konusu defterlerin usulüne uygun tutulduğu, buna mukabil, davalının, yasal defterlerini sunmadığı, bu bakımdan, sayın mahkemenizce, davacı yasal defter kayıtlarına itibar edilmesi, haklı olduğuna karar verilmesi ve dolayısıyla, Küçükçekmece ...İcra Dairesi .... esas sayılı dosyasına yapılmış olunan itirazın iptali halinde; davacının takip sonrası faiz talebi ile ilgili olarak, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun temerrüt faize ilişkin 2.maddesi8 uyarınca, takip talebi tarihinden (25.05.2022) dava tarihine (29.06.2022) kadar geçen (35) gün, için (53.423,00.TL) tutarındaki asıl alacak üzerinden, (%15,75) oranında, takip sonrası reeskont avans faizi, 806,84.TL tutarında hesaplanmıştır. Davacının, talep ettiği icra inkar tazminatının kabulü halinde, 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu 67.maddesine9 göre; 10.684,65.TL (53.423,25.TL X %20) tutarında hesaplandığını...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Dosya kapsamında her iki tarafın BA-BS beyannamelerinin birbiriyle uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalara, davalının yasal süre içerisinde yapmış olduğu itiraz bulunmamaktadır. Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla defterler hükme esas alınmıştır. Davalı şirketin BA formalarında da faturaların kaydedildiği, buna göre içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Kaldı ki davacı ticari defter ve belgeleriyle de alacak ispatlanmıştır. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. 2015/12329 Esas-2016/6138 Karar ve 2014/11846 Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.) Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda alınan bilirkişi raporu ile davalı tarafından davacıya toplam 270.000,00.TL tutarında çek tevdi edilmiş, bakiye kalan 53.423,25.TL ‘nin ödenmediği anlaşılmıştır. Söz konusu faturalar ve karşılığında yapılan ödemeler davacının kendi yasal defterlerine doğru ve zamanında kaydedildiğini, davacının davalıya düzenlediği KDV hariç (274.086,00.TL) tutarındaki (23) adet fatura, tarafların, mükellefi oldukları vergi dairesi kayıtlarındaki BA-BS bilgileriyle uyumlu ve faturaların tamamı, belge sayısı ve KDV hariç tutar yönünden BA-BS kayıtlarını doğruladığı, toplam alacağın 53.423,25 TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın KABULÜ ile; Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 53.423,25 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, 2- 53.423,25 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 3.649,34-TL ilam harcından peşin alınan 912,34-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.737-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.560,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 2.000,00-TL bilirkişi ücreti, 48,50-TL posta masrafı, 80,70-TL başvuru harcı, 912,34-TL peşin harç olmak üzere toplam 3.041,54TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/11/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.