İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1164 E. 2024/322 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/1164
Karar No
2024/322
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/1164 KARAR NO : 2024/322 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/12/2022 KARAR TARİHİ : 21/03/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari ilişki kurulduğunu, ticari alım satıma ilişkin düzenlenen fatura ve cari hesap ekstresine göre davalı şirketin davacı şirkete cari hesaptan kaynaklanan 4.331,43 TL ve kur Farkı Alacağının 9.741,88 TL, toplam olarak 14.073,31 TL bakiye borcunun bulunduğunu, borcun tahsili amacıyla Küçükçekmece ...... İcra Dairesi ...... esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin herhangi bir borcu bulunmadığını iddia ederek yapılan takibe itiraz ettiğini, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla; sayın mahkemece davanın kabulüne, takip konusu alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının ödeme emrine dayanağı olarak sunduğu faturaların davalı şirkete ilk kez ödeme emrinin ekinde tebliğ edildiğini, davalı tarafın davacı tarafa herhangi bir şirkete borcunun bulunmadığını, her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle davanın usul yönünden reddine karar verilmesine, sayın mahkeme aksi kanaatte ise, dava dilekçesi ve ekleri, tensip zaptı ile tüm usulü tüm işlemlerin vekaletnameye istinaden vekil sıfatıyla tebliğine, sayın mahkeme aksi kanaatte ise esasa ilişkin yargılama neticesinde davanın esastan reddine karar verilmesine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ..... Tekstil Ürünleri Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi, borçlusunun ...... Pazarlama İç ve Dış ticaret Anonim Şirketi olduğu, 14.073,31TL üzerinden yetkili icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişisinden rapor aldırılmış, SMM bilirkişi ...... tarafından düzenlenen 12/10/2023 tarihli bilirkişi raporda özetle; "Davacı tarafın takibe konu ettiği kur farkı faturasının içeriğine ait durumu ispat etmesi gerektiği, yukarıda yapılan değerlendirmelerle nihai takdirin sayın mahkemenize bırakıldığı, ispat halinde takip tarihi itibariyle davacı taraftan davalı taraftan 14.073,31TL alacağı talep edebileceği, aksi durumda sadece 4.331,43TL cari hesap alacağını talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihinden önce işlemiş faiz talebinin olmadığı, takip tarihinden itibaren yıllık TTK 1530 madde temerrüt faizi talep edebileceği" belirtmiştir. SMM bilirkişi ...... tarafından düzenlenen 17.01.2024 tarihli ek bilirkişi raporda özetle;" Kök rapordaki sonuç ve kanaati değiştirecek herhangi bir durum bulunmadığı" belirtmiştir. Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı dosyasına konu davacının cari hesap ve kur farkından kaynaklanan alacağının olup olmadığı varsa ne kadar olduğu, taraflar arasında öncesinde kur farkı alacağına dayalı sözleşme veya buna ilişkin ticari teamül olup olmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Mevcut olayımızda tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, usulüne uygun olarak tutulduğunun belirtildiği, davaya konu kur farkı faturasını sadece davacı tarafın ticari defterlerine kaydettiği, davalının kaydetmediği, davalı tarafın BA olarak bildirmediği, davacının da BS olarak bildirmediği, yine taraflar arasında kur farkı alacağına yönelik sözleşme ve ticari teamülün olmadığı davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davacıya 4.331,43TL borcunun bulunduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan 14.073,31 TL alacağının bulunduğunun hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, iş bu tespite göre taraf defterlerinin birbiri iye uyumlu olmadığı anlaşıldığından davalı defter ve kayıtlarında tespit edilen 4.331,43TL'lik davacı cari hesap alacağına yönelik davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Alacağın hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 4.331,43TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-4.331,43TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 295,87TL ilam harcından peşin alınan 169,97TL harcın mahsubu ile bakiye 125,90TL'nin davalıdan alınarak HAZİNE'YE İRAT KAYDEDİLMESİNE, 4-Davacı tarafından sarf edilen 80,70TL Başvuru Harcı, 169,97TL Peşin Harç olmak üzere toplam 250,67TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 960,26TL'nin davalıdan alınarak HAZİNE'YE İRAT KAYDEDİLMESİNE, 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 2.159,74TL'nin davacıdan alınarak HAZİNE'YE İRAT KAYDEDİLMESİNE, 7-Davacı tarafından sarf edilen 2.500,00TL bilirkişi ücreti, 95,00TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.595,00TL den kabul red oranına göre hesaplanan 798,67TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 4.331,43TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.741,88TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda; alacak miktarı Kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.21/03/2024 Katip ...... ¸e-imzalıdır Hakim ..... ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1164, K. 2024/322, T. 21.03.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-1164-e-2024-322-k-473bfda4f872