İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/102 E. 2024/133 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/102
- Karar No
- 2024/133
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/102 KARAR NO : 2024/133 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/01/2021 KARAR TARİHİ : 01/02/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 29/01/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu, bu kapsamda davacı şirketin davalı şirkete kumaş satımı gerçekleştirdiğini, buna karşılık 07.09.2020 tarih .... numaralı KDV dahil 19.527,51 TL tutarlı fatura kesildiğini, kesilen faturaların e-fatura sisteminden kabul edilerek onaylama işleminin yapıldığını, davalı şirketin 05.10.2020 tarihinde yukarıda bahsi geçen faturaya itiraz ederek ... numaralı KDV dahil 5.604,45TL tutarında fazla gönderilen kumaşın iade faturası açıklaması ile fatura düzenlendiğini, TTK 21/2 maddesi gereğince faturalara 8 gün içinde itiraz edilebileceğini, davalının bu süreyi bir hayli aştığını, davalı şirketin kestiği faturanın “temel fatura” statüsünde sistemden itiraz edilemeyecek şekilde gönderdiğini ve davacı şirketin itiraz edemediğini, bu sebeple davacı şirketin de 06.10.2020 tarih ... numaralı KDV dahil 5.604.45 TL tutarında fatura kestiğini, davalı firma da kötü niyetli olarak Bakırköy .... Noterliği 09/10/2020 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile işbu faturaya itiraz ettiğini, bunun üzerine Bakırköy .... Noterliği 26/10/2020 ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile süreç hakkında açıklama yapıldığını ve kötü niyetli yaklaşım dolayısıyla yasal yollarla başvurulacağı ihtaren bildirdiğini, bunun üzerine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü .... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını fakat davalı şirketin itirazı neticesinde takibin durdurulduğunu, Fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile icra dosyasına yapılan itirazın 5.600 TL kısmı için iptali ile icra takibinin devamına, 96020'den az olmamak kaydıyla inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilince 09/03/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından davacı şirkete bahse konu kumaşlara ilişkin sipariş geçildiğini, kesimden sonra fazlaya ilişkin miktarların bildirildiğini ve bu fazla malların iade faturası düzenlenerek iade edilmek istendiğini fakat davacı şirketin iade edilen malları teslim almadığını, kesilen iade faturasını bertaraf etmek için davacı şirket tarafından tekrar fatura kesildiğini ve defaatle gönderilen ürünleri teslim almadıklarını, bu durumun Bakırköy .... Noterliği 23.11.2020 tarih .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirildiğini, söz konusu alacağın likit olmadığını, bu nedenle inkar tazminatına hüküm verilmeyeceğini beyan ederek; Davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hüküm verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, 19.527,51TL üzerinden yetkili icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır. Bilirkişi SMM ...'ın 05/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Taraflar arasındaki ilişkinin ticari cari hesap ilişkisine dayandığı, Davacı şirket vekilinin ibraz ettiği davalı şirketin 2020 yılına ait yasal Yevmiye ve Kebir Defterlerinin elektronik, Envanter Defterinin matbu olarak,yasal süreleri içerisinde usulüne uygun bir şekilde tutulduğu, birbirini doğruladığı ve takdiri Sayın Mahkemenizde olmak üzere 6100 sayılı HMK 222. Maddesine göre delil kudretine haiz Olduğu, Davalı şirket vekilinin ibraz ettiği davalı şirketin 2020 yılına ait yasal Yevmiye, Kebir ve Envanter Defterinin matbu olarak,yasal süreleri içerisinde usulüne uygun bir şekilde tutulduğunu, birbirini doğruladığı ve takdiri mahkememizde olmak üzere 6100 sayılı HMK 222. Maddesine göre delil kudretine haiz olduğunu, davacı şirket nezdinde davacı şirketin 07/09/2020 tarihinde KDV dahil 19.527,51TL satış faturası kestiğini, 05/10/2020 tarihinde KDV dahil 5.604,47 TL tutarında iade faturası aldığını, 20/11/2020 tarihinde davalı şirketten 13.923,05 TL tahsilat yaptığı ve 31/12/2020 tarihinde davalı şirketin 5.604,47 TL borçlu olduğu tüm işlemlerin davacı şirket yasal defterlerinde kayıtlı olduğunu, davalı şirket nezdinde, davacı şirketten 07/09/2020 tarihinde KDV dahil 19.527,51TL tutarında satın alma faturası aldığı, davalı şirketin davacı şirkete 05/10/2020 tarihinde 5.604,446TL tutarında iade faturası kestiği, davacı şirketin 20/11/2020 tarihinde 13.923,05TL ödeme yaptığı ve 31.12.2020 tarihinde bakiyenin sıfır olduğu, tüm işlemlerin davalı şirket yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirketin 06/10/2020 tarihli faturasının kayıtlarında bulunmadığını, BA-BS formlarında davacı şirketin 06/10/2020 tarihinde kesmiş olduğu faturaya ilişkin davacı şirketin bildirmiş olduğu BS formunun davalı şirket tarafından bildirilmediğini, diğer tüm fatura alışverişlerinde tarafların bildirimlerinde mutabık olduklarını, dosya muhteviyatı itibariyle uyuşmazlık konusu KDV dahil 5.604,46TL tutarındaki iade faturası olduğunu, davalı şirket vekilinin sunmuş olduğu imzasız ve teyitsiz 08/07/2020 tarihli sipariş formunda ürünlerin siparişlerinin 873,6 metre ve 764,4 metre olarak verildiğini, davacı şirketin 07/09/2020 tarihli satış faturasında ürün miktarlarının 1253 m ve 1186 m olarak belirtildiği, davalı şirketin 350 metre iade faturası kestiğini davalı şirketin davacı şirkete göndermiş olduğu sipariş formlarına ilişkin davacı şirketin cevabi yazısı ve yahut kaşe imzalı teyit formunun dosya muhteviyatında bulunmadığını teknik kanaati olarak belirtmiştir. Bilirkişi SMM ....'ın 01/03/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: Taraflar sunmuş olduğu imzasız ve teyitsiz 08/07/2020 tarihli sipariş formunda “Siyah Mat Organize” ürününden 873,6 metre, “Yeşil Mat Organize” ürününden 764,4 metre siparişinin olduğunu, davacı şirketin 07.09.2020 tarihli ... sayılı faturasında “Siyah Mat Organize” ürününden 1253 metre, “Yeşil Mat Organize” ürününden 1186 metre fatura kestiğini, sipariş föyü ve satış faturası karşılaştırıldığında “Siyah Mat Organize” ürününden 379,4 metre, “Yeşil Mat Organize” ürününden 421,6 metre fazladan ürün fatura edildiğini, davalı şirketin 05.10.2020 tarihinde “Siyah Mat Organize” – 350 metre, “Yeşil Mat Organize” – 350 metre olmak üzere satış faturasındaki fiyatlar üzerinden iade faturası düzenlediğini, işbu faturaya dosya muhteviyatında herhangi bir itirazın bulunmadığını, ürünlerin teslim fişinin bulunmadığı fakat bu faturanın davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, davacı şirketin 06.10.2020 tarihinde “Siyah Mat Organize” – 350 metre, “Yeşil Mat Organize” – 350 metre olarak tekrar aynı fiyatlardan satış faturasının düzenlendiğini, işbu faturaya davalı şirketin yasal süreleri içinde 09.10.2020 tarihli faturaya itiraz ihtarnamesinin bulunduğunu, BA-BS formlarında davacı şirketin 06/10/2020 tarihinde kesmiş olduğu faturaya ilişkin davacı şirketin bildirmiş olduğu BS formunun davalı şirket tarafından bildirilmediğini, diğer tüm fatura alışverişlerinde tarafların bildirimlerinde mutabık olduklarını teknik kanaati olarak belirtmiştir. . Bilirkişi SMM ...'ın 03/11/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: taraflar arasındaki ilişkinin cari hesap ilişkisinin olduğunu, tarafların sunmuş olduğu imzasız ve teyitsiz 08/07/2020 tarihli sipariş formunda “Siyah Mat Organize” ürününden 873,6 metre, “Yeşil Mat Organize” ürününden 764,4 metre siparişinin olduğunu, davacı şirketin 07.09.2020 tarihli ... sayılı faturasında “Siyah Mat Organize” ürününden 1253 metre, “Yeşil Mat Organize” ürününden 1186 metre fatura kestiğini, Sipariş föyü ve satış faturası karşılaştırıldığında “Siyah Mat Organize” ürününden 379,4 metre, “Yeşil Mat Organize” ürününden 421,6 metre fazladan ürün fatura edildiği, davalı şirketin 05.10.2020 tarihinde “Siyah Mat Organize” – 350 metre, “Yeşil Mat Organize” – 350 metre olmak üzere satış faturasındaki fiyatlar üzerinden iade faturası düzenlediğini, işbu faturaya dosya muhteviyatında herhangi bir itirazın bulunmadığını, ürünlerin teslim fişinin bulunmadığı fakat bu faturanın davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirketin 06.10.2020 tarihinde “Siyah Mat Organize” – 350 metre, “Yeşil Mat Organize” – 350 metre olarak tekrar aynı fiyatlardan satış faturasının düzenlendiğini, işbu faturaya davalı şirketin yasal süreleri içinde 09.10.2020 tarihli faturaya itiraz ihtarnamesinin bulunduğunu, BA-BS formlarında davacı şirketin 06/10/2020 tarihinde kesmiş olduğu faturaya ilişkin davacı şirketin bildirmiş olduğu BS formunun davalı şirket tarafından bildirilmediğini, diğer tüm fatura alışverişlerinde tarafların bildirimlerinde mutabık olduklarını teknik kanaati olarak belirtmiştir. Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyasına konu fatura nedeniyle davalının davacıya borcu olup olmadığı, taraflar arasında fazlaya ilişkin kumaşların davacıya iadesi hususunda anlaşmazlığın olup olmadığı, faturaya yapılan itirazın usule uygun olup olmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Mevcut olayımızda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda 421,6 metre kumaşın fazladan gönderildiği, davalının süresinden sonra iade faturası kestiği ancak davacı tarafından iş bu faturanın BA olarak bildirildiği, bir gün sonra itiraz edip yeni bir iade faturası kestiği, iş bu faturayı davalı tarafın BA olarak bildirmediğinin tespit edildiği, ispat yükünün davacıda olduğu, davalı tarafından gönderilen iade faturasının davacı tarafından BA olarak bildirilmesi sebebiyle resmi bir kuruma yapmış olduğu beyanının kendisini bağlayacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60TL ilam harcından peşin alınan 59,30TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5.600,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın davacıya iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda; alacak miktarı Kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.01/02/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.