İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/573 E. 2023/314 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/573
- Karar No
- 2023/314
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/573 KARAR NO : 2023/314 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/07/2019 KARAR TARİHİ : 06/04/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 18/04/2023 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı tarafa teminat amaçlı teslim edilen ve bedelsiz kalmış bulunan aşağıdaki çekler sebebiyle; ... Bankası A.Ş. .. şubesinden verilme 15.07.2019 keşide tarihli, ... çek numaralı ve 50.000,00.- TL bedelli, (iş bu çek üzerindeki düzeltmeler müvekkil tarafından yapılmadığı gibi imzalanmamıştır.) ... Bankası ... şubesinden verilme 25.07.2019 keşide tarihli, ... çek numaralı ve 25.000,00.- TL bedelli, (Her iki çek davalı şirkete tarihi olmaksızın teslim edilmiş olup, keşide tarihi davalı şirketçe haksız ve hukuka aykırı doldurulmuştur.) Müvekkilimizin davalı şirkete borçlu bulunma dığının tespiti ile çeklerin istirdadı taleplerini içerir konulu dava dilekçesinde özetle Davalı şirket ile davacı aralarında vardıkları anlaşmalar gereği ticari alış verişte bulundukları, davalı şirkete davacıya ait bir taşınmazın ticari İlişkinin teminatı olmak üzere ipotek verildiği, ayrıca teminat amaçlı çekler verildiği, verilen çeklerin hukuka aykırı bir şekilde doldurularak tahsil amaçlı işlemlere başlanıldığı, davalı şirket ile davacı arasındaki ticari İHişkinin sona ermesi ile davalı şirkete Bakirköy ... Noterliğinden 20,06.2019 tarihinde ihtarname keşide edildiği, keşide edilen ihtarname ile 31.01.2019 tarihli 75.000,00.- TL bedelli senet, 05.12.2016 vadeli 100.000,00.- TL bedelli senedin iadesinin talep edildiği, davalı tarafın cevabında bu senetlerden 75.000,00.- TL bedelli olanın icra müdürlüğünde olduğunu belirttiği, sona eren ticari ilişki nedeniyle davacının tüm sorumluluklarını yerine getirdiği, borçlarını ifa ettiğini, davalı tarafa herhangi bir borcunun bulunmamasına rağmen davalının haksız ve kötü niyetli davrandığını, borç karşılığı olmayan teminat çek ve senetlerini tahsil etmeye çalıştığı, teminatsız veya mahkemece uygun görülecek bir teminat karşılığında İİK 72 maddesi kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, teminat olarak verilen çekler sebebiyle davalı tarafa borç bulunmadığının tespitine, davalı tarafın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davanın öncelikle hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartı eksikliğinden usulen reddinin gerektiği taleplerinin olduğu, davacının davalı şirket nezdinde doğan herhangi bir borcu bulunmadığına ilişkin beyanların tümünün gerçeğe aykırı olduğu, aksi iddiaları kabul etmelerinin mümkün olmadığını, 25.000,00TL bedelli çekin davacı tarafından borçlarına karşılık verilmiş olduğu, 50.000,00TL bedelli çekin davalı şirket kayıtlarında yer almadığı, dava konusu çeklerin teminat amacı ile verildiği hususunu kabul etmediklerini, teminat olarak verildiği iddia edilen çeklerin teminat amacı ile verildiğinin ispat külfetinin davacıya ait olduğu, çeklerin istirdadına yönelik taleplerin teminat amaçlı verildiğine dair bir kayıt olmadığından mümkün olamayacağı ve talebin reddinin gerektiği, davanın reddine, kötü niyetle yapılan itiraz için davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla dosya SMM bilirkişi ...'a tevdii edilmiş, bilirkişi düzenlemiş olduğu 31/01/2022 tarihli raporunda özetle; "Davalı tarafın 2015-2016-2017-2018-2019 yıllarına ait ticari defterlerinin tasdik işlemlerinin yasal süreleri içerisinde yapıldığı, davalı taraf kayıtlarında 50.000,00 TL tutarındaki çekin kaydına rastlanmadığı , 25.000,00TL tutarındaki çekin ise davalı taraf kayıtlarında görüldüğünü" teknik kanaati olarak belirtmiştir. Davacı tarafın defterlerinin Sakarya'da olması sebebiyle Sakarya ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı, talimat mahkemesi tarafından görevlendirilen bilirkişi SMM ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; "İncelemeye sunulan 2015-2016-2017-2018-2019 yıllarına ait Davacı taraf defterlerinin açılış onaylarının Raporun (1/3.1. Bölümünde dökümü yapıldığı şekilde olduğu, incelemeye sunulan 2015-2016-2017-2018-2019 yıllarına ait Davacı taraf defterlerinin kapanış onaylarının Raporun 1l1/3.2. Bölümünde dökümü yapıldığı şekitde olduğu, incelemeye sunulan Davacı taraf ticari defterlerinin genel kabul görmüş muhasebe kurallarına ve Tek Düzen Hesap Planına uygun olarak tutulduğu, davacı taraf ile davalı arasındaki ticari ilişkiye ilişkin Davacı taraf ticari defterlerinde mevcut bulunan yevmiye kayıtlarının Raporun 1l1/4. Bölümünde ayrıntılı olarak dökümlerinin yapıldığı, davacı taraf ticari defter kayıtlarında Davalı tarafın 320, Satıcılar Hesabı altında 320.001 ... San. A.Ş. kodu ile izlendiği, İncelemeye verilen 2015-2016-2017-2018-2019 yıllarına ait Davacı taraf defterlerinde mevcut yevmiye kayıtlarına göre Davacı tarafın Davalı tarafa 142.975,83TL borcunun bulunduğu ve 2019 yılı kapanış hesabı ile 2020 yılına aktarıldığı, 2020 yılı ticari defterlerinin incelemeye sunulmaması nedeniyle Davacının davalı tarafa olan 142.975,83TL borç kaydının son durumu hakkında herhangi bir saptama yapılamadığı, Menfi Tespit Davası konusu olan ve dava dilekçesinde belirtilen çeklere ait ticari defterlerde herhangi bir kayda rastlanılmadığı" teknik kanaati olarak belirtmiştir. Dava İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi uyarınca menfi tespit davasıdır. İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır. Menfi tespit davasında borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer. Bono üzerindeki yazı ve imza inkar edildiğinde ise ispat yükü davalı alacaklıdadır. Bono ödeme vaadinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir, sebepten mücerrettir. Davacı taraf 50.000,00 TL bedelli çek yönünden üzerindeki düzeltmelerin kendisine ait olmadığını ileri sürmektedir. Davalı taraf ise bu çekin ticari kayıtlarında olmadığını beyan etmiştir. Mevcut olayımızda davacı tarafın 50.000,00 TL bedelli çek yönünden imza inkarında bulunduğu, imza incelemesinin ancak senet aslının mevcut olması halinde yapılabileceği davalı tarafa mahkememizce verilen kesin süreye rağmen çek aslının sunulamadığı, dolayısıyla ispat yükü kendisinde olan davalının davacı tarafla olan ticari ilişkisini ve çek üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunu ispat edemediği bu sebeple davacının davasının 50.000,00 TL bedelli çek yönünden kabulüne karar verilmiştir. 25.000,00 TL bedelli çek ile ilgili herhangi bir imza yada yazı inkarı yoktur. Davalı taraf bu çekin taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden verildiğini ileri sürmektedir. Ayrıca davacı taraf ilgili çekin keşide tarihinin boş olarak davalıya verildiğini beyan etmiştir. TTK'nun 778/1-f maddesinin yollaması ile 680/1.maddesi uyarınca tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bono düzenlenmesi mümkün olup, senedin tedavüle çıkarılırken anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden davacının iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerekir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2017/943 esas, 2017/1033 karar sayılı ilamı) Somut olayda da davaya konu çekin keşide tarihlerinin boş olarak verildiği iddiasına yönelik davacı tarafından bu hususta yazılı delil sunulamamıştır. 6100 sayılı HMK'nun 201/ 1 maddesi hükmü "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz. " düzenlemesini içermektedir.HMK’nun 201. maddesi uyarınca senede karşı ileri sürülen her türlü iddia ve def’inin senetle ispatı gerekir. Ayrıca önemli olan senedin boş olarak verilmesi değil anlaşmaya aykırı doldurulduğunun kanıtlanmasıdır. Öte yandan takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu iddiasının, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı bir belge ile ispatlanması gerekir (HGK'nun 06.03.2013 tarih ve 2012/12-768 E., 2013/312 K. sayılı ve yine HGK'nun 20.06.2001 tarih ve 2001/12-496 sayılı kararları). Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda; davaya konu çeklerin tarafların ticari defter ve kayıtlarında olmadığını, davacının davalıya 142.975,83 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Çeklerin davalıya teminat olarak verildiğine dair başkaca sözleşme veya belgenin dosya içerisinde olmadığı, hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davaya konu 25.000,00 TL çekin davalıya teminat olarak verildiği ispatlanamamıştır. Ciro silsilesinde kopukluk yoktur. Yine davalının davaya konu çeki kötü niyetli iktisap ettiği yada iktisabında ağır kusurunun olduğu hususları da ispat edilememiştir. Bu sebeple davanın 25.000,00 TL çek yönünden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Mahkememizce ihtiyati tedbir kararı uygulanmadığı, dolayısıyla davalı alacaklının alacağına geç kavuşması durumu söz konusu olmadığı hususları göz önünde bulundurularak, koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile; ... Bankası ... Şubesine ait 15/07/2019 keşide tarihli, ... numaralı, 50.000TL çek yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, ... .../ ... Şubesine ait 25/07/2019 keşide tarihli, ... numaralı, 25.000TL bedelli çek yönünden davanın reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 1.707,75TL ilam harcından peşin alınan 1.280,82TL harcın mahsubu ile bakiye 426,93TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 44,40TL Başvuru Harcı, 1.280,82TL Peşin Harç olmak üzere toplam 1.325,22TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 440,00TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 880,00TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen 1.300,00TL bilirkişi ücreti, 367,25TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.667,25TL den kabul red oranına göre hesaplanan 555,75TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 8-Davalı tarafından sarf edilen 150,00TL posta masrafından kabul red oranına göre hesaplanan 100,00TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davalı üzerine bırakılmasına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 11-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/04/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.