İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/285 E. 2024/740 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/285
Karar No
2024/740
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/285 Esas KARAR NO : 2024/740 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/03/2024 KARAR TARİHİ : 07/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirket ile davalı arasında Avcılar ilçesinde bulunan .... Ada ...parselde bulunan ...Apartmanı için güçlendirme yapım işi yapıldığını, Borçlu tarafça fatura düzenlenmesine rağmen ödeme yapılmayınca davacı tarafça borçlu aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, ödeme emrinin davalıya/ borçluya tebliğinden sonra davalı/borçlu 03.10.2022 tarihinde tüm borca, ferilerine ve buna ilişkin işlemiş faize itiraz etmiş olup; borçlunun iş bu haksız itirazı neticesinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, Davalı / borçlunun borca ilişkin itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının borçlunun faize ilişkin itirazı da haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı şirketin ticari defter, faturalar ve banka hesap kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde haklılıklarının ortaya çıkacağını, davalı aleyhine %20 aşağı olmamak üzere eicra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davacı vekili davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. CEVAP;Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davanın görevsiz Mahkemede açıldığını, taraflar arasında eser sözleşmesinin bulunmadığını, takibe ve davaya dayanak yapılan faturanın uydurma bir fatura olduğunun, tebliğ edilmediğini, arabuluculuk faaliyeti sırasında müvekkiline usulüne uygun tebligat yapılmadığını, bu nedenle davanın reddi halinde davacı taraf yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğunu belirterek davalı vekili davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava itirazın iptali davası olup, davanın açılış niteliği ve açıklamalarına göre davacının iddiasının temelini 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi oluşturmakta, yine dava dilekçesinden anlaşıldığına göre, davacı yüklenici, davalı ise; iş sahibidir. Bilindiği üzere mahkemenin görevi HMK 114. maddesi gereğince dava şartı olup, mahkemece kendiliğinden ve yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gereken bir husustur. 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu maddede sayılan dava ve işlerin Asliye Ticaret Mahkemelerince incelenerek karara bağlanacağı hükme bağlanmıştır. Somut olayda; davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu ve davalının şirket olmadığı gibi gerçek kişi tacir niteliğinin bulunduğuna ilişkin dava dilekçesinde de cevap delikçesinde de bir beyan bulunmadığı, bu suretle davayı görüp sonuçlandırma görevinin mahkememiz görevi kapsamında bulunmadığı genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı şirket vekili, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tüketici işlemi olduğundan bahisle istinaf başvurusunda bulunmuş ise de, davacının şirket olması, meslek ve ticari amaçla hareket etmesi nazara alındığında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tüketici işlemi olduğu ve Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu yönündeki iddiası yerinde görülmemiş olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın her koşulda mutlak ve nispi ticari dava niteliğini taşımadığı anlaşıldığından uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin görevli olmadığı genel görevli Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu yönünde mahkememizin görevsizliğine yönelik aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK 114. ve 115. Maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 3-HMK nun 20. Maddesine göre kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde müracaat halinde dosyanın yetkili ve görevli Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,aksi halde aynı madde gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE, 4-HMK 331/2 maddesi gereği Harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı , gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/285, K. 2024/740, T. 07.10.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-285-e-2024-740-k-c5972e7ef551