İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/210 E. 2024/237 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/210
Karar No
2024/237
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/210 Esas KARAR NO : 2024/237 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 05/03/2024 KARAR TARİHİ : 08/03/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/03/2024 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davalı tarafça müvekkili İdare aleyhine Bakırköy ...... İcra Dairesinin ...... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe konu borcun sebebinin Genişletilmiş Artı Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalısı ..... Sağlık Hizmeti ve Ürünleri Kimya Sanayi Ticaret Anonim Şirketine ait ..... plakalı araç ile .... Mahallesi, .....Sokak üzerinde müvekkil İdare tarafından yapılan yol/kaldırım çalışması esnasında güvenlik önlemi alınmadan yolun ortasına konulan taş bloklara çarpması sonucu sigortalı aracında meydana gelen zarardan dolayı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin, müvekkili idarenin kusurlu olduğu iddiasıyla rücuen tazmini amaçlı olduğu bildirildiğini, müvekkili idarenin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını , davalı tarafın icra takibine konu ettiği alacak iddiasının soyut ve afaki olduğunu, kesin bir delile dayanmayan kazaya sebebiyet ve akabinde zarar iddiası haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı alacaklının iddialarının aksine müvekkil idarenin, dava konusu zararın oluşmasında hiçbir kusuru veya tedbirsizliği bulunmadığını, Fen İşleri Müdürlüğü 11.12.2023 tarih ve ..... sayılı yazısından özetle, söz konusu yerde yapılan tetkikte sokak giriş ve çıkışlarında çalışma ile ilgili uyarı tabelalarının olduğu tespit edildiğini, aracın burada kaza olduğuna dair herhangi bir görüntüsü söz konusu olmadığını, kamuya verilen zararlarda sözleşmenin ilgili maddesi gereğince doğrudan müteahhit firmanın sorumlu olduğunu, davalının icra takibini, dava dışı yüklenici firma olan ..... İnşaat Gıda Turizm Otomotiv Temizlik İşleri Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi' ne açması gerektiğini, müvekkili idarenin, 22.07.2023 tarihinde meydana geldiği iddia edilen kaza ile hiçbir ilgi ve alakası olmadığını ,icra takibinin haksız bir icra takibi olduğunu, müvekkili idarenin daha fazla mağdur olmaması ve takip durmadığından müvekkili idarenin hesaplarına haksız yere haciz tatbik edilme ihtimaline karşı ihtiyati tedbir ile takibin durdurulması talebi olduğunu , Bakırköy ..... İcra Dairesinin ..... Esas sayılı dosyası ile yürütülen icra takibinin öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatte olacak ise uygun bir teminat karşılığı tedbiren durdurulmasını icra veznesine depo edilen paranın alacaklıya verilmemesi kaydıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep kötüniyetli davalı tarafın dava konusu alacak iddiasının %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasını davanın kabulüyle, müvekkil İdarenin Bakırköy .... İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyasında borculu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; davacı haksız fiil nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiş olup dava konusu itibari ile mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Davalı tüzel kişi tacir ise de davacı belediye olup TTK 16. madde gereği, belediye bir ticari işletme kurduğu takdirde, bu işletmeye bir ticari ünvan verilerek ticaret siciline kayıt edilir ve kayıt edilen bir işletme tacir sıfatını alırsa da; belediye bu işlem nedeniyle tacir niteliğini kazanamaz, Tacir sayılamaz. Davanın,TTK'nun 4.maddesinde sayılan diğer anlatımla bu maddede 6098 sayılı TBK'na atıf yapan sözleşmelere ilişkin olmadığından mutlak ticari davalardan olmadığı ve davalının tacir sıfatının bulunmadığı,diğer anlatımla her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hukuk davası(nispi ticari dava) niteliğinde de olmadığı nazara alındığında uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmekte olduğundan mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla;açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/03/2024 Katip ...... ¸E-imza Hakim ..... ¸E-imza

Atıf: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/210, K. 2024/237, T. 08.03.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-210-e-2024-237-k-12ce36f41209