İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/87 E. 2024/340 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/87
Karar No
2024/340
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/87 Esas KARAR NO : 2024/340 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/01/2023 KARAR TARİHİ : 02/04/2024 K.YAZIM TARİHİ :20/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin davalı şirketten ticari satımdan kaynaklı faturaya istinaden alacaklı olduğunu, alacağın tahsili için davalı aleyhine Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... E. Sayılı dosyası ile takip yapıldığı ve davalı borçlunun 29.12.2022 tarihinde haksız ve kötü niyetli itirazı sonucunda takibin durduğunu, itiraz üzerine Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ..... büro dosya numarası ile arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını, anlaşma sağlanamadığını, haksız ve kötü niyetle yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından; Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyasıyla, Faturalı alacak açıklaması ile toplam 19.684.89.- TL tutarındaki alacağın tahsili için davalı müvekkil hakkında ilamsız icra takibi başlattığı, Takip dayanağı olarak, toplam 19.684,89- TL tutarında 4 adet faturanın dayanak gösterildiği, davalı müvekkil tarafından, davacıya borcu olmadığından, takibe ve borcun tamamına itiraz ettiğini dava konusu ihtilafın, takip dayanağı olan 4 adet faturadan dolayı davalı müvekkilin davacı borçlu olup olmadığı yönünden çözülmesi gerekeceğini, davacı yanın, icra takibinin dayanağı olarak toplam 19.684,89 TL tutanında 4 adet faturayı takip dosyasına sunduğunu, davacı tarafın borcun dayanağı olarak icra takip dosyasına sunduğu faturaların, 22.04.2021 tarihli, toplam 3.110.40-TL bedelli, 24.05.2021 tarihli, toplam 2.347,38.-TL. bedelli, 01.06.2021 tarihli, toplam 5.565,51-TL. bedelli ve 25.03.2022 tarihli toplam 8.661,60-TL bedelli faturalar olduğu, davanın, Bakırköy ...... İcra Müdür ün ...... Esas sayılı dosyası ile davalı müvekkil aleyhinde başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesine ilişkin olduğu, davacı tarafın, dava dilekçesinde, ticari satım kaynaklı faturaya istinaden davalı müvekkilden toplam 19.684.89 TL. tutarında alacaklı olduğunu iddia etmiş olup, yukarıda açıklanan 4 adet faturayı dava dilekçesi ekinde dava dosyasına sunduğunu, itirazın iptali davasının, icra takibine sıkı sıkıya bağlı olan, itiraz üzerine duran icra takibine devam edilebilmesini sağlayan, takip hukuku içinde olmakla birlikte maddi hukuk ilişkisini de inceleyen, sonuç olarak da uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir dava olduğu, davanın takibe bağlılığı, hem alacağın miktarı bakımından, hem de alacağın kaynağı bakımından geçerli olduğunu davacı tarafın itirazın iptali davasında, icra takibindeki talebi ve talebinin dayanağı ile bağlı olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, takipte dayanak gösterilen 4 adet faturaya göre çözülmesi gerekeceğini, ihtilafın, taraflar arasındaki tüm ticari ilişkiye veya cari hesap ilişkisine göre çözülmesinin mümkün olmadığını, takip dayanağı olarak gösterilen 22.04.2021 tarihli, toplam 3.110,40.- TL. bedelli faturanın davalı müvekkil şirkete hiçbir şekilde ulaşmadığını, tebliğ edilmediğini, davacı tarafından böyle bir fatura karşılığında davalı müvekkile herhangi bir mal veya hizmetin de tesliminin yapılmadığını, bu nedenle, takip dayanağı olarak gösterilen 22.04.2021 tarihli, toplam 3.110,40.-TL bedelli fatura karşılığında davalı müvekkilin davacıya borcunun bulunmadığını ,müvekkili tarafından kabul edilmediği ve ticari defterlerine de kaydedilmediğini, davacı yanın bu hususu ispatlaması gerektiği, takip dayanağı olarak gösterilen 24.05.2011 tarihli ve 2.347,38.-TL. bedelli, 01.06.2011 tarihli ve 5.565,51.- TL. bedelli ve 25.03.2022 tarihli ve 8.661,60.-TL. bedelli 3 adet faturaların ise bedellerine karşılık gelen tutarların, henüz davacı yanca takibe konu edilmeden ve muaccel hale getirilmeden önce, davalı müvekkil tarafından davacıya ödenmiş olduğunu, bu nedenle, cra takip tarihi itibariyle, takibe dayanak yapılan bu (3) faturadan dolayı da davalı müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, davalı müvekkil ile davacı arasında, 2021 yılında başlayan ve takip tarihine kadar devam eden bir ticari ilişkinin sürdüğünü, bu kapsamında, davacı tarafından davalı müvekkile muhtelif mal satışları yapılmış, faturalandırılmış olup, müvekkile tesliminin yapıldığını, davalı müvekkilinin ise, belirli bir mala veya belirli bir faturaya hasretmeksizin, davacı yana kısım kısım muhtelif ödemelerini yaptığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin herhangi bir yazılı sözleşmeye dayanmadığından, tarafların borçlarının muaccel olduğu zamanı belirleyen bir sözleşmenin de Bulunmadığını, davacı yanın yalnızca 4 adet fatura yönünden davalı müvekkil hakkında ilamsız icra takibi başlattığı, davalı müvekkili tarafından, icra takip tarihinden önce, takip konusu fatura tutarlarından çok daha fazla tutarda davacıya ödemeler yaptığı, davacı tarafından davalı müvekkil hakkında başlatılmış başka icra takibi bulunmadığı, davanın itirazın iptali davası olması nedeniyle, takip dayanağı faturalara bağlı ve faturalarla sınırlı olarak inceleme yapılması gerektiği, 6098 Sayılı T.B.K.'nun 101 ve 102. madde hükümleri dikkate alındığında, davalı müvekkilin takip konusu yapılan fatura tarihlerinden sonraki tarihlerde yaptığı ödemelerin, öncelikle takip konusu yapılan borca sayılması gerektiği, davalı müvekkil tarafından takip öncesi yapılan ödemeler, takibe konu faturalardan kaynaklanan borçlara mahsup edildiğinde; takip konusu yapılan faturalardan ve bu faturalara dayalı olarak başlatılan icra takibi yönünden, icra takip tarihi itibariyle davalı müvekkilin davacıya borcunun olmadığı, Davalı müvekkilin icra takibine yaptığı itirazında haklı olduğu, davacının takip tarihi itibariyle muaccel olmuş ve ödenmemiş hiçbir alacağı bulunmadığından davanın bu yönden de reddi gerektiğini, borcu kabul anlamına gelmemek üzere; itirazları ve savunmaları kapsamında alacağın varlığı ve miktarı ancak yargılama ile belirlenebileceğinden, davalı müvekkil şirketin itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu kabul edilemeyeceğini, bu nedenle, davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin her halde reddi gerektiğini, davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, davacının haksız ve hukuka aykırı icra inkar tazminatı talebinin reddine, haksız ve hukuka aykırı takip nedeniyle, takip konusu alacağın “4 20'sinden az olmamak üzere davalı müvekkil lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Dosyamız arasına celp edilen Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 19.684,89 TL asıl alacak üzerinden borçlu aleyhine fatura alacağı dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 01/01/2023 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu tarafından 29/12/2022 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği görüldü. Bilirkişi ..... tarafından mahkememize sunulan 07/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu döneme ait 2021-2022 hesap yılı defterlerinin usulüne uygun, birbirini doğruladığı, faturaları ile uyumlu tutulduğu, Yevmiye, Defteri kebir, Envanter defterlerinin noter onaylarının süresinde alındığı, davacı taraf 2021-2022 hesap yılı defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin sayın Mahkemenin takdirinde olduğu , davalı tarafın dava konusu döneme ait 2021-2022 hesap yılı defterlerinin usulüne uygun, faturaları ile uyumlu tutulduğu, Yevmiye ve defteri Kebir defterlerinin derinin süresinde alındığı, Envanter defterinin noter açılış ve onayının görülmediği, mevcut hali ile davalı taraf 2021-2022 hesap yılı defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, davacı tarafın takip ve dava konusu faturasının usulüne uygun, bedeli tahsil edilmemi: (e-arşivfinteraktif faturaların Ba/Bs formlarında yasa gereği beyan edilmediği,) fatura olduğu, davalı tarafın itirazının fatura ve muhteviyatına değil, Faturaların veya muhteviyatının taraflarına teslim ve tebliğ edilmediği yönünde olup, borcun olmadığına, malın teslim edilmediğine yönelik olduğu, davacı tarafın 2021 yılı sonunda defter kayıtlarında 10.385,09 TI ve 2022 yılı sonunda 18.670,00 TI alacaklı olduğunun karşısında , davalı tarafın 2021 yılı sonunda 7.275,41 TL ve 2022 yılı sonunda 12.561,01 TL borçlu bulunduğunun tespit edildiği, Ancak, taraflar arasındaki cari hesap farkının; Davacı taraf kayıtlarında mevcut olup, davalı kayıtlarında bulunmayan 22.04.2021 tarih ve ..... numaralı toplam 3.110,40 TI e-Arşiv faturanın ve 31.12.2022 tarihli “ilgili hesaba virman” açıklamalı 2.999,31 TL Borç kaydın dan kaynaklandığı, İş bu 3.110.40 TL fatura ve muhteviyatının davalı yapılmadığının, yapıldıysa belgesinin dosyaya ibrazı ve yine 2.999,31 TI Virman kayıtlarının ( toplam 6.109,71 TI) dayanağının davacı tarafın izahına muhtaç olduğu, davacı tarafın Bs formlarının incelendiği, usulüne uygun vergi dairesine verildiği, 2021 yılı 5 ay da, 7. Sırada 2 adet belge karşılığı KDV hariç 5.683,00 TI ve 6 AY. Bs formunda 11 sırada 2 adet belge karşılığı KDV hariç 8.588,00 TI davalı tarafa mal ve hizmet satışı beyan edildiği, Davalı tarafın Ba formlarının incelemeye sunulmadığı, her ne kadar yukarıda (d. Maddesinde) zikredilen toplam 6.109,71 TL tutarında 2 adet kaydın davalı taraf kayıtlarında bulunmadığının karşısında, davalı tarafın inceleme günü dosyaya sunmuş olduğu banka kayıtlarından, davalı tarafın dava (27.01.2023) tarihinden sonra 01.02.2023 tarihinde 12.561,01 TI ödeme yaparak borç bakiyesini kapattığının görüleceği, borcun mevcut olduğunun kabulünde olduğu, her ne kadar davacı taraf takip talebinde 19.684,89 TI talep etmiş ise de, öncesinde ve ...... numaralı toplam 3.110,40 TI e-Arşiv faturanın ve 1 tarafa teslim v. yapılıp yapılmadığının, yapıldıysa razının gerekeceği, iş bu takip konusu faturanın ve muhtey dildiğinin ispatında ancak takip tarihi ( 26.12.2022) ile 15.671,41 TL talep edebileceği, (Zira, devamında 31.12.2022 tarihli “İlgili hesaba Virman ile 2.999,31 TL nin de dayanakları ile ispatlanması ve karşı tarafa tebliğ edilmesi de gerekeceği) davalının takip tarihi (26.12.2022) ile temerrüde düştüğü, ancak, yukarıda (d) maddesinin çözümü ile uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve nihayetinde toplam alacağın ne olduğu, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde görüş bildirilebileceği görüş ve kanaatine varıldığını, delillerin takdiri, değerlendirmesi ve nihai takdiri ile hukuki tavsif 6100 s. HMK'nun 266/c.2 hükmü gereği tamamen mahkemeye ait olduğu kanaati ile rapor sunmuştur. Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının bir kısım fatura alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonunda düzenlenen bilirkişi kök raporunda; davacı ve davalının ilgili yıllara ait ticari defter ve kayıtların sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu; davacının ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 35.935,50 TL alacağının bulunduğu; davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davalının davacıdan 19.369,66 TL alacağının bulunduğu; davacı tarafın kayıtlarına göre davacının 2021 yılı sonunda 10.385,09 TL ve 2022 yılı sonunda ise 18.670,00 TL alacaklı olduğu; davalı tarafın kayıtlarına göre ise 2021 yılı sonunda 7.275,41 TL ve 2022 yılı sonunda 12.561,01 TL borçlu bulunduğunun tespit edildiği; taraflar arasındaki cari hesap farkının davacı taraf kayıtlarında mevcut olup, davalı kayıtlarında bulunmayan 22.04.2021 tarih ve ...... numaralı toplam 3.110,40 TL e-Arşiv faturanın ve 31.12.2022 tarihli “ilgili hesaba virman” açıklamalı 2.999,31 TL borç kaydından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Huzurda görülen davaya dayanak yapılan icra takibinde davacı alacaklı tarafından 30/04/2021 tarih ve 3.110,40 TL; 31/05/2021 tarih ve 2.347,38 TL; 10/06/2021 tarih ve 5.565,51 TL ile 31/03/2022 tarih ve 8.661,60 TL bedelli faturalar dayanak gösterilmiştir. Davacı tarafça takibe dayanak yapılan faturalardan 30/04/2021 tarih ve 3.110,40 TL bedelli fatura hariç diğer 3 fatura davalı tarafından ticari defter ve kayıtlarına işlenmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesi ile ticari defter ve kayıtlarına işlenen ve takibe dayanak yapılan 3 adet faturaya konu borcun ödendiği; 30/04/2021 tarih ve 3.110,40 TL bedelli faturaya konu malların ise müvekkiline teslim edilmediği iddia edilmiştir. Mahkememizce 30/04/2021 tarihli faturaya konu malların davalıya teslim edildiği iddiasının ispatı bakımından davacıya yemin delili hatırlatılmış olup; davacı tarafça yemin deliline dayanılması üzerine davalı adına isticvap davetiyesi çıkartılmıştır. Davalı tarafından mahkememiz huzurunda söz konusu faturaya konu malın kendisine teslim edilmediği hususunda yemin edilmiş olup davalının usulüne uygun yemin beyanı doğrultusunda söz konusu faturaya konu malın davalıya teslim edilmediği mahkememizce kabul edilmiştir. Bu nedenle söz konusu fatura alacağının davacı tarafça davalıdan talep edilemeyeceği mahkememizce kabul edilmişir. Davacı tarafça ticari defter ve kayıtlarında görünen 31.12.2022 tarihli “ilgili hesaba virman” açıklamalı 2.999,31 TL tutarındaki borç kaydı ise icra takibinden sonra davalı adına borç olarak kaydedildiği için söz konusu tutar alacak hesabında dikkate alınmamıştır. Davalı tarafça takibe konu 3 adet fatura borcu, huzurda görülen dava açıldıktan sonra 01/02/2023 tarihinde ödendiğinden söz konusu ödemenin icra müdürlüğü tarafından infaz aşamasında dikkate alınmasına karar vermek gerekmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu doğrultusunda açılan davanın 12.561,01 TL üzerinden iptali ile davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile kabul edilen asıl alacak tutarının takdiren %20'si oranında hesaplanan 2.512,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısım bakımından davacının icra takibi açmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 12.561,01 TL asıl alacak üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 3-Davalı tarafından dava açıldıktan sonra yapılan 12.561,01 TL'nin infaz aşamasında dikkate alınmasına, 4-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile kabul edilen asıl alacak tutarının takdiren %20'si oranında hesaplanan 2.512,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 6-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 858,04 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 237,75 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 620,29 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Davacı tarafından sarf olunan 2.000,00 TL bilirkişi masrafı + 128,75 TL posta ücreti tebligat, müzekkere ve talimat masrafından ibaret toplam 2.128,75 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre (%63,81 kabul oranı) hesaplanan 1.358,36 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı tarafından yatırılan 25,60 TL vekalet harcı, 179,90 TL başvurma harcı ve 237,75 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 10-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 12.561,01 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı taraf lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 7.123,48 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 12-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 13-235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.129,07 TL'sinin davacıdan; 1.990,93 TL'sinin ise davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca dava değeri karar tarihindeki istinaf sınırı altında kalmakla KESİN olmak üzere davacı vekili, davalı vekili ve davalı şirket yetkilisinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/04/2024 Katip ..... ¸E-imza Hakim .... ¸E-imza

Atıf: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/87, K. 2024/340, T. 02.04.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-87-e-2024-340-k-859ba07f5361