İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/139 E. 2024/318 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/139
Karar No
2024/318
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/139 KARAR NO : 2024/318 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/02/2023 KARAR TARİHİ : 28/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 13/02/2023 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 28 Ocak 2016 tarihinde Hava Aracı İşletme ve Bakım Sözleşmesi imzalanmış olup, bu sözleşme uyarınca davalı şirkete birçok hizmetler verildiğini, davalı şirket tarafından 26.03.2019 tarihinde davacı şirkete gönderilen "konusu:31.12.2018 Mutabakatı" olan mutabakat metni ile de teyidi yapılan alacaklara ilişkin ödemelerin yapılmadığını, müvekkili tarafından Beşiktaş ...... Noterliğinin 28.03.2019 tarihli ..... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile mutabakata konu 517.923,34 TL ve 218.283,44 EURO alacakların 3 yıllık bir süre zarfına rağmen ödenmemiş olmakla her bir alacak kalemine dair fatura tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanan ticari avans faizi ile birlikte ödenmesi konusunun ihbar ve ihtar edildiğini, davalı şirkete gönderilen ihtarnameye rağmen ,alacakların ödenmemesi sonucunda yukarıda ayrıntılı yazılı icra takibinin başlatıldığını, davalının haksız itirazı neticesinde takibin durduğunu, müvekkili şirketin alacağının ticari defter, faturalar ve banka hesap kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceğini, neticede; davalının itirazın iptali ile takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar ve fiili ödeme günündeki döviz alış kuru üzerinden EURO alacak için işleyecek Yıllık Euro Mevduata Kamu Bankalarınca Fiilen Uygulanan Azami Yıllık Faiz ve değişen oranlardaki faizi ile asıl alacağa işleyecek Yıllık Avans Faizi ve değişen oranlardaki faizi ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu 24/03/2023 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle ; Davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine 27.03.2019 tarihli mutabakata konu Beşiktaş ...... Noterliği'nin 28.03.2019 tarihli ihtarnamesi ile talep edilen alacak' iddiasına istinaden başlatılmış olan icra takibinde alacaklının alacağını neye dayandırdığının belirsiz olduğunu, davacının taraflar arasında uzlaşma sağlandığını iddia ettiği mutabakatı 28.03.2019 tarihli ihtarnamesine konu etmiş, icra takibine dayanak olarak bu ihtarnameyi göstermiş fakat huzurunuzda görülmekte olan işbu davada ise cari hesap sözleşmesi ve faturalardan bahsettiğini, davacı açmış olduğu icra takibine dayanak olanak gösterdiği 27.03.2019 tarihli mutabakata konu Beşiktaş ..... Noterliği'nin 28.03.2019 tarih ...... yevmiye numaralı ihtarnamesinde müvekkilinin davacıya 517.923,34 TL ve 218.283,44 Euro borçlu olduğunun iddia edildiğini, mutabakat kural olarak ve hukuken bağlayıcı olmamakla birlikte müvekkilinde kaşelenmiş ve imzalanmış bir mutabakat olmadığını, dava dilekçesinde her ne kadar müvekkiline bir çok hizmetler verildiğini ve bu hizmetler karşılığında alacak doğduğunu iddia etmişse de müvekkilinin davacıdan almış olduğu HİZMET bulunmadığını, müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını, Neticede; davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Dava, alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67. Maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi ...... tarafından düzenlenen 10/01/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Yanlar arasında davacı tarafından davalıya Uçak Bakım Onarım, Uçuş Eğitim vb. hizmetler verilmesi şeklinde ticari ilişki kurulduğu, davacı ticari defterlerinde icra takip tarihinde davacının davalıdan 517.923,33 TL + 218.283,44 EURO alacaklı olduğu, davacının alacağının dayanağının davalıya avans olarak yapılan nakden yapılan ödemelerden kaynaklandığı, davalı ticari defterlerinde de icra takip tarihinde davalının davacıya 517.923,33 TL + 218.284,49 EURO borçlu olduğu, bir diğer ifade ile yanlar arasında davacının alacaklı olduğu bedel yönünden herhangi bir ihtilaf olmadığı, mahkemece davacı alacağının kabulü halinde, TL alacağı olan 517.923,33 TL'ye icra takip tarihine kadar 45.378,60 TL işlemiş faiz hesaplandığı, yine davacının EURO alacağı olan 218.283,44 EURO'ya icra takip tarihine kadar 1.479,31 EURO işlemiş faiz hesaplandığı, dolayısıyla davacının TL alacağı ve EURO alacağının icra takip tarihindeki toplam karşılığının 1.949.653,27 TL hesaplandığı yönünde beyan ve görüş bildirmiştir. Dava itirazın iptali davasıdır.Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66.maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir.(Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219,223) Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağının olduğunu iddia eden taraf bunu usulü dairesinde ispat etmesi gerekir. İspatın konusu , ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu 6100 sayılı HMK.nun 187 ,190 ve 200'ncü maddelerinde açıkça belirtilmiştir. İspatın konusu HMK.nun 187'nci maddede “İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir. Herkesçe bilinen vakıalarla, ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz.” Şeklinde belirtilirken, ispat yükünün kimde olduğu ise HMK.nun 190'ncı maddesinde “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”düzenlemesi ortaya konmuştur. İspat vasıtaları ise HMK.nun 200'ncü maddesinde “Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir.Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir.”düzenlemesi ile ispatın nasıl yapılacağı gösterilmiştir. Akdi ilişki taraflar arasında düzenlenen bir sözleşme ile , faturaya konu malların teslim edildiğine dair bir irsaliye , teslim fişi ve teslim alındığına dair yazılı bir belge ile ispat edilebilir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13/07/2011 tarihli kararında “Hemen belirtmelidir ki, satılanın tesliminin “hukuki işlem” niteliğinde olup, buna ilişkin savunmanın hangi delillerle kanıtlanabileceğinin belirlenmesinde, hukuki işlemlerin varlığının kanıtlanmasına ilişkin genel usul hukuku kurallarının (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 288 ve devamındaki hükümler) göz önünde tutulması gerekir.Bunun sonucu olarak ta; herhangi bir hukuki işlem gibi, teslim de anılan hükümdeki senetle (yazılı delille) ispat kuralı çerçevesinde, ilişkin bulunduğu malın miktar ve değerine göre belirlenmelidir. (Kuru Baki, Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 1990 5.basım,C:2,S:1534, S:1603, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06/11/2002 gün 2002/13-875 E., 2002/885 K. sayılı ilamı da bu yöndedir.). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göre “faturanın onu teslim alan muhatabı borç altına sokabilmesi için her şeyden evvel borç doğurucu bir hukuki ilişkinin mevcudiyeti ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatabı tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemiş olmasının onu borç altına sokacağı şeklinde görüş hem mantıki hem de hukuki dayanaktan yoksun olur. O halde öncelikle taraflar arasında böyle bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının göz önünde tutulması zorunludur.”Akdi ilişki ispat edilemediği sürece davacının davalı adına fatura düzenlemesi ve ticari defterlerine göre bu faturalar nedeniyle alacaklı gözükmesinin davalıyı bağlayıcı bir yanı yoktur. " Örneğin faturalara dayalı olarak karşı taraftan alacaklı olduğunu iddia eden taraf faturadaki mal ve hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini belge ile ispat etmelidir.Tek taraflı düzenlenen faturalar hiçbir zaman bir akdi ilişkiyi ispat vasıtası olmayıp , akdi ilişkinin ifası aşamasında düzenlenen bir belgedir.Bu nedenle faturanın geçerli olabilmesi için mal ve hizmetin verildiğine dair belge sunulamaması durumunda faturaların karşı tarafın defterlerinde de kayıtlı olması gerekir. Davacı yan icra takibinde ödenmediğini iddia ettiği alacak için takibe girişmiştir.Taraflar arasında yazılı bir akit olmadığı sözlü olarak ticari ilişkiye girdikleri anlaşılmıştır.Kendisi lehine bir olaydan hak çıkaran taraf ispat külfeti altındadır.Davacı yanın tek taraflı olarak tanzim ettiği fatura davalı yanca itiraza uğramıştır. Buna göre,davacı tarafından düzenlenen tüm faturaların davalının aleyhine delil teşkil eden ticari defterlerinde kayıtlı olup bu hususta fatura içeriğindeki hizmetin davacı tarafından davalıya verildiğini göstermekte olup davacı,davalıya uçuş bakım hizmeti verdiğini ve bir kısım avans ödemesi yaptığını bu şekilde ispat etmiştir. Tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Davacı ile davalı arasında, davacı tarafından davalıya uçuş bakım hizmeti verilmesi şeklinde ticari ilişkinin olduğu, davacının cari hesap alacağını tahsil edememesi üzerine davalı aleyhine Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyası ile icra takibine geçtiği, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine huzurdaki itirazın iptali davasının açıldığı, davacının dava konusu alacağını teşkil eden davalı yana tanzim etmiş olduğu faturaları yasal ticari defterlerine usulüne uygun olarak kaydettiği, davacının yasal ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle davalıdan 517.923,33 TL ve 218.283,44 Euro cari hesap alacağının olduğu,davalının ticari defterlerine göre ise ,davalının,davacıya 517.923,34.-TL ve 218.284,49 Euro borçlu olduğu,tarafların ticari defter ve belgelerinin birbirini teyit ettiği,davalının ödemeye ilişkin bir savunma getirmediği gibi buna ilişkin herhangi bir belgede ibraz etmediği neticeten davacının takibe konu cari hesaptan kaynaklı olarak davalıdan olan bakiye alacağının takip ve dava tarihi itibariyle 517.923,33.-TL ve 218.283,44 Euro alacaklı olduğu,davacının davalıyı temerrüde düşürmesi sebebiyle takip öncesi işlemiş faiz alacağının da bulunduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davalının Bakırköy ....... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin devamına ,davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Dava İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu,bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olması gerekli olup davacı alacağının likit olduğu anlaşıldığından davacının icra inkâr tazminatı talebinin kabulü ile kabul edilen miktarın %20'si üzerinden davacı yararına icra inkâr tazminatı verilmesi ,Davalı vekilinin kötüniyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM/Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davanın kısmen KABUL kısmen REDDİ ile davalının Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 517.923,33.-TL asıl alacak,45.378,60.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 563.301,94.-TL ile 218.283,44 Euro asıl alacak ve 1.479,31 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 219.762,65 Euro yönünden İPTALİ ile Türk Lirası cinsinden alacağa,takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle,Euro cinsinden alacağa takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarıca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden bir yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizin uygulanması suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Davacının,fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-Asıl alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 389.930,65.-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davalı vekilinin kötüniyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE, 5-Alınması gerekli 341.099,79 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 27.332,78.- TL harç ile 11.315,57.-TL icra veznesine yatan harcın mahsubu ile bakiye 302.451,44.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 6-Davacı tarafından ödenen 179,90 Başvurma Harcı, 27.332,78 TL Peşin harç, 11.315,57.-TL icra veznesine yatırılan harç ile 25,60 TL vekalet harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yapılan 13 tebligat + posta ücreti 127,50 TL, bir bilirkişi ücreti 4.000,00 TL olmak üzere toplam 4.127,50 TL olan yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.665,06.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 8-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan (Taraf başına 390,00 TL x 2 saat= 780,00 TL) X 2 = 1.560,00 TL arabulucuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 1.385,22 TL'sinin davalıdan, 174,78.-TL' sinin ise davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, 9-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 345.868,19 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 10-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 94.206,90 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 11-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 710,00 TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oybirliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı. 28/03/2024 Başkan ..... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ...... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ...... ☪e-imzalıdır.☪ Katip ..... ☪e-imzalıdır.☪ "İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."

Atıf: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/139, K. 2024/318, T. 28.03.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-139-e-2024-318-k-3611542d76b6