İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1122 E. 2024/214 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1122
- Karar No
- 2024/214
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1122 KARAR NO : 2024/214 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/11/2023 KARAR TARİHİ : 28/02/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili ve davalı aralarında yapmış olduğu Büyükçekmece ... Noterliğinin 04.08.2009 tarihli, .... yevmiye numaralı eser sözleşmesi gereği tüm dairelerin en iyi şekilde ve yüksek kaliteyle tamamlandığını, her ne kadar yapı ruhsatına uygun olarak yapılmak istenmişse de sonradan davalının isteği üzerine otopark araç sayısı sabit kalarak alan cinsinden küçük yapıldığını ve bu nedenle iskan alınamadığını, binaya sakinler yerleştiğini ve davalının da müvekkiline düşen eve taşınmış olmasına rağmen, binada eksik işler olması, kira kaybının ödenmemesi gibi sebeplerle müvekkiline düşen dairelerin tapusunu vermek istemediğini, müvekkilinin davalıya karşı tapu iptali davası açtığını ve bazı dairelerin tescilini istediğini, dava müvekkilinin aleyhine sonuçlandıktan sonra Yargıtay'dan imar barışından faydalanılabilir gerekçesiyle kararın bozulduğunu, müvekkilinin gerekli başvuruları yaparak imar barışından faydalanıp yapı kayıt belgesi almasına ve tapuları kat mülkiyetine geçirmesine rağmen yerel mahkeme tarafından tapu iptali ve tescil talebinin reddedildiğini, sözleşmenin imkansız hale gelmesi ve artık iskan alınamayacak olması, binaya imar affı kapsamında yapı kayıt belgesi alınmış olması nazara alınarak tapu talep edilemeyeceğinden davalının müvekkili aleyhine zenginleşmesi nedeniyle alacak talebimizin kabulüne, Davanın kabulü ile ileride bilirkişi raporu sonrası hesaplanan toplam rakamın tahsiline karar verilmek üzere davalının sahibi olması gereken değerle sahibi olduğu değer arasındaki fark bedelin şimdilik 240.000,00 TL belirsiz alacağın davalıdan tahsiliyle ödenmesini, kabul görülmezse inşaat maliyetinin güncel değerinin ödenmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan davalarda arsa sahibi ile yüklenici müteahhit arasındaki davalarda görevli olan Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davalının ikametgahı ile taşınmazın bulunduğu yerin Büyükçekmece olduğunu, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin de Büyükçekmece Noterliğince düzenlenmiş olduğundan davada yetkili olan Mahkemenin de Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacı tarafın iddialarının aksine davacı taraf kat karşılığı inşaat sözleşmesine aykırı olarak inşaat yaptığını ve inşaatı tamamlamayıp eksik bıraktığını, davacının inşaatı sözleşmeye ve projeye aykırı yaptığını, bu sebeple de iskan alınamadığını, ayrıca inşaatı yarım bıraktığını ve halen daha projede birçok eksiklik bulunduğun, davacının müvekkiline borçlu olduğu kira kaybı ve eksik işler bedeli dikkate alındığında davacının müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını, müvekkilinin fazladan uhdesinde bulundurduğu davacıya ait olması gereken herhangi bir daire de söz konusu olmadığını, davacının müvekkilinden fark değer alacağının da hiçbir yasal dayanağı bulunmadığını, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas Sayılı dosyası ile Büyükçekmece ... Noterliği, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, Küçükköy Vergi Dairesi, Avcılar Vergi Dairesi, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, Büyükçekmece Belediye Başkanlığı müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık Büyükçekmece ... Noterliğinin 04.08.2009 tarihli, ... yevmiye numaralı eser sözleşmesinin ifa imkansızlığı ve sözleşmenin çekilmez hale gelmesi nedeni ile fesih şartlarının oluşup oluşmadığı, davalının sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği, zenginleşmiş ise miktarının davalıdan tahsili şartlarının oluşu oluşmadığı noktasında olup, TTK'nun 4.maddesinde sayılan diğer anlatımla bu maddede 6098 sayılı TBK'na atıf yapan sözleşmelere ilişkin olmadığından mutlak ticari davalardan olmadığı, tarafların tacir araştırması yapılmış, davalının tacir olmadığı gelen yazı cevabından da anlaşılmakta olup uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmekte olduğundan mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna, 2- Taraflardan birinin,6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince , -Bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, -Görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, -Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiği, aksi taktirde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3-HMK'nun 20 md gereğince, kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtarına, 5- Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine dair, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/02/2024 Katip ... ¸ Hakim ... ¸ "iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."