İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/229 E. 2024/741 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/229
- Karar No
- 2024/741
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/229 Esas KARAR NO : 2024/741 DAVA : İtirazın İptali ( Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/03/2024 KARAR TARİHİ : 07/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı, ..... tarafından davaya konu icra takibinin yetkisine itiraz yapılmış ise de icra takibinin yetkili yerde yapıldığını, davalı ile ticari ilişkide bulunulduğunu, davalı personelinin 3 adet .... TV ..... ürünü, 6 adet viski ve rakı ürünü aldıkları, davalı personeli .....'un emniyet şeridi ile reyonu kapattıkları, reyonda beklemesinin ardından 2 adet tuvalet kağıdı alarak kasalara yöneldiklerini, ödeme yapmadan mağazadan ayrıldıklarını, kamera kayıtlarında yer alan ve biri davalı personeli ..... olan iki kişi tarafından alınan alkol ve 3 adet .....'ların sepette olmadığı, bununla birlikte ilgili kişilerin alışveriş sırasında aldıkları diğer ürünleri sepette bıraktığı, ilgili kişilerin başka bir tarihte de aynı yöntem ile alkol ürün aldıkları tespit edildiğini, .........'un yan keski ile alarmları kestiği, ürünleri parça parça üzerine gizleyerek kendi aracına götürdüğü ve çıkarttığı alarmları ise bodrum katta raf malzemelerinin arkasına attığı, haklarında suç duyurusunda bulunulduğunu, davacı şirketin zarara uğratan .........'un davalı çalışanı olduğunu, davalı şirketin adam çalıştıran sıfatıyla kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, davacı şirketin uğradığı zararı gidermekle yükümlü olduğunu, zararın 13.406,45-TL olduğunu, zararın giderilmesi için ihtar çekildiğini, davalının bu sorumluluğu yerine getirmediğini ve Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek davacı vekili davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını istemiştir. CEVAP;Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davaya konu icra takibinde davacı şirket ile birlikte üçüncü kişi ..... 'nında bulunduğunu, Mahkeme huzurunda ikame edilen işbu dava ise yalnızca müvekkiline yöneltildiğini, davacının kötü niyeti izahtan vareste olduğunu, .........'un kendisine isnat edilen hırsızlık fiilini tek başına gerçekleştirmediğini, zararı meydana getiren fiili birkaç kişi ile birlikte gerçekleştirdiğini, meydana gelen zararın tamamının davalı şirketten tazmin edilmek istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında üzerine düşen özen yükümlülüğünü eksiksiz olarak yerine getirdiğini, .........'un işe alım sürecinin titizlikle yürütüldüğünü ve işe giriş esnasında ..... kaydının incelendiğini, zararın oluşmasını öngörmesinin mümkün olmadığını, eski çalışanın eylemi ile görmekte olduğu iş arasında işlevsel bağın bulunmadığını, çalışanın meydana gelen zarardan şahsen sorumlu olduğunu belirterek davalı vekili davanın reddi ile davacı aleyhine uyuşmazlık konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere hesaplanacak kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; Adam çalıştıranın sorumluluğuna dayalı tazminat davasıdır. Davacı, davalı ile aralarındaki süregelen ticari ilişkide kendilerine ait iş yerine davalının gönderdiği çalışanlarının gerçekleştirdiği haksız fiil/hırsızlık eylemi nedeniyle gördüğü zararı, davalıdan adam çalıştıranın sorumluğu çerçevesinde tazminini talep ve dava etmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Davacı tarafça, davalının sorumluluğunda bulunan çalışanlarının haksız eylemleri kapsamında zarar gördüğünü belirterek adam çalıştıranın sorumluluğu nedenleriyle doğrudan kendisine yönelik gerçekleştirilen bu haksız fiil/hırsızlık sebebiyle oluşan zararın tazmininin TBK 66. Vd maddeleri gereğince dava edildiğinden bahisle eldeki davayı açtığına göre dava konusu ticari ilişkiden kaynaklanmamakta haksız eylemden kaynaklanmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin ..... esas ...... karar sayılı ilamı) Davanın dayanağının haksız fiil iddiası olduğu, uyuşmazlığın çözümünün TBK'da düzenlenen haksız fiil ve adam çalıştıranın sorumluluğu hükümleri kapsamında çözümlenmesi gerektiği, Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı değerlendirilmiştir. Bu nedenlerle, uyuşmazlığın HMK 2. md. uyarınca genel mahkeme sıfatıyla Asliye hukuk mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşıldığından, davanın görev nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK 114. ve 115. Maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 3-HMK nun 20. Maddesine göre kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde müracaat halinde dosyanın yetkili ve görevli Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,aksi halde aynı madde gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE, 4-HMK 331/2 maddesi gereği Harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı , gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2024 Katip ..... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır