İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/457 E. 2024/97 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/457
- Karar No
- 2024/97
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/457 KARAR NO : 2024/97 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/05/2022 KARAR TARİHİ : 31/01/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile Davalı tarafından, müvekkili aleyhine İstanbul Büyükçekmece .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile 31.01.2019 tarihli ... Bankası Sultanbeyli Şubesi ... Seri No'lu 100.000,00 TL bedelli çeke istinaden icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, icra takibine dayanak çekte yer alan cirodaki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, müvekkili şirket yetkilisinin imzasının taklit edildiğini, davanın kabulü ile müvekkili hakkında İstanbul Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında mevcut çek bakımından İİK 72 çerçevesinde borçlu olmadığının tespitine, haksız icra takibinin durdurulmasına ve akabinde iptaline, takip alacağının %20’sinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile müvekkili şirketin,.... Nak. Ve Haf. San. Tic.Ltd. Şti.'nin .... San. Tic. Ltd. Şti.'ye ciro ettiği 100.000 TL bedelli çeki yine ciro yoluyla ... firmasından teslim aldığını, ardından Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davacı ... İnşaat, keşideci ... ve diğer ciranta .... aleyhine kambiyo senetlerine mahsus ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin alacağının likit ve haklı bir alacak olmasına rağmen davacı tarafından haksız ve mesnetsiz açılan bu dava sebebiyle davanın reddine ve İİK m.72/4 uyarınca müvekkilin uğradığı zararın tazmini için davacı borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... Esas Sayılı dosyası, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, Pendik İlçe Nüfus Müdürlüğü, ... Bankası, .... Bankası, ... Bankası, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Dosyada mevcut 20/08/2023 tarihli ... tarafından sunulan raporda inceleme konusu çekin arka yüzündeki 1. Ciro imza ile ...’in karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından benzerlik noktasında bir ilişki saptanması nedeni ile ... Bankası A.Ş. Sultanbeyli Şubesine ait alacaklısı .... Ltd. Şti., keşidecisi .... Ltd.Şti., olan, 31.01.2019 keşide tarihli, ... nolu, 100.000 (yüzbin) TL bedelli çekin arka yüzündeki 1. Ciro ... Nak. ve Haf. San. Tic. Ltd. Şti. kaşesi üzerindeki imzanın, karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla,... ’in eli ürünü olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Dosyada mevcut 12/12/2023 tarihli ATK raporunda Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu çek arka yüzde mevcut 1. Ciro imzası ile ...'in mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği anlaşılmıştır. Dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72.maddesi gereğince, borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında, borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir. "...Mahkemece, yapılan yargılama ve alınan rapora göre, imza inkarının mutlak defi olduğu, herkese karşı ileri sürülebileceği, davaya konu çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 31.500,00 TL bedelli çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalı ... A.Ş.'den alınmasına, 20/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi...." T.C. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, 2016/15161 Esas, 2018/1370 Karar. Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; davacı takibe konu bono altındaki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle açılan menfi tespit davası açmış olup çek altındaki keşideci imzasına itirazın mutlak def'i mahiyetinde olup çek üzerinde hak sahibi görünen herkese karşı ileri sürülebileceği, 20/08/2023 tarihli Adli Tıp Uzmanı bilirkişi Prof. Dr. ...tarafından düzenlenen grafolog raporu ile davacı sözkonusu 31.01.2019 keşide tarihli, ... nolu, 100.000 (yüzbin) TL bedelli çekin arka yüzündeki 1. Ciro ... Nak. ve Haf. San. Tic. Ltd. Şti. kaşesi üzerindeki imzanın, karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla, ...’in eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davalının itirazları ile dosyanın ATK'a gönderildiği , 12/12/2023 tarihli ATK raporunda Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu çek arka yüzde mevcut 1. Ciro imzası ile ...'in mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği, mutlak definin herkese karşı ileri sürülebileceği anlaşılmakla davacının açmış olduğu menfi tespit davasının kabulüne, davalının bunu bilebilecek durumda olmaması nedeni ile kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; AÇILAN DAVANIN KABULÜNE, 1-Davacının Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyasında takibe konu ... Bankası 31.01.2019 tarih ... seri numaralı 100.000,00-TL bedelli çek bakımından davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine, 3-Alınması gerekli 6.831 TL harçtan peşin alınan 1.890,04 TL peşin harcın mahsubu ile 4.940,96 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 80,70- TL başvuru harcı, 767,42 TL peşin nispi harç, 11,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 859,62- TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 17.900 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan tebligat müzekkere gideri, Bilirkişi ücreti toplamı 2.440 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde iadesine, 8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 31/01/2024 Katip ... ¸ Hakim ... ¸ "iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."