İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/596 E. 2024/276 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/596
Karar No
2024/276
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/596 Esas KARAR NO : 2024/276 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 09/07/2021 KARAR TARİHİ : 19/03/2024 K.YAZIM TARİHİ :08/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Es. sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötüniyetli itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi, davalı .... Mamülleri Dış Tic. Ltd. Şti., müvekkil şirketin sigortalısı olup, davalıya ait .... plaka nolu araç .... poliçe no ile zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalandığını, davalıya ait araç 17.03.2018 tarihinde , maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, oluşan kaza sonrasında müvekkil şirket, kazada maddi hasar gören araç maliklerine ( kazada birden çok araç zarar görmüştür) hasar bedeli olarak teminat limiti miktarından 17.037,66 TL fazla ödeme yapıldığını, kaza nedeni ile fazladan ödenen bedellerin tahsili için başlatılan icra takibine de davalı tarafından haksız olarak borca itiraz edildiğini, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ve ödeme dekontları incelendiğinde müvekkili şirketin teminat limitinden fazlasını ödediğini, müvekkili şirketin 3. şahıslara ödediği sigorta teminat limitini aşan kısmının rücuen davalıdan talep ettiklerini, davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itiraz haksız ve yersiz olduğunu, davalının itirazında kötüniyetli olduğunu, %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Es. sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötüniyetli itirazının iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine %20 icra tazminatına hükmedilmesine, masraf vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... Dış Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından aracı zarar gören 3. şahıslar ile görüşülerek bir kısmının zararları uzlaştırma kapsamında tazmin edildiği halde ayrıca davacıdan alınan bir tutar olmasının mükerrer ödemeyi de söz konusu edebileceğini, söz konusu 3. şahıslardan bir kısmı herhangi bir bedel talep etmemiş olmasına rağmen bu araç maliklerine ödeme yapılmış olması eksik borç olarak değerlendirilmesi gerektiğini, 6102 sayılı TTK m.1461/1 uyarınca ödenecek tazminatın hiçbir zaman sigorta bedelini aşamavacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişiler ... ve ... tarafından mahkememize sunulan 29/05/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Söz konusu kazaların oluşumunda, davalı ... Dış Tic. Ltd. Şti.'ne ait, .... plakalı araç ve sürücüsü dava dışı ....'nın, %100 oranında asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç için 30.10.2018 tarihinde ödenen 3.790. TL'nin kurulamaması sebebiyle değerlendirilmesine, hasara uğrayan diğer araçların hasar tazminatı ve değer kaybı bedellerini piyasa rayiçlerinde makul ve mantıklı olduğu, kadr-i maruf kabul edilebileceği, davacının olay başına 66.000 TL sigorta tazminatı limitini aşan 15.457,57 TL tazminatı davalıyı temsilen, vekaletsiz iş görme kapsamında ödediği ve davalıya yansıtabileceği sonuç ve kanaati ile heyet raporu sunmuşlardır. Bilirkişiler .. ve ... tarafından mahkememize sunulan 13/12/2023 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle; Davacının 66.000 TL ile sınırlı sorumluluk tavanına karşın fazladan ödediği 17.037,66 TL ve ödeme tarihleri itibarı ile hesaplanan faiz taleplerinin; dolayısı ile takip konusu tüm alacak toplamının dosya kapsamında davalının sorumlu tutulabileceği azami zarar ve tazminat limitleri dahilinde kaldığı, davacının sorumlu olduğu limitleri aşan miktarda ödeme yükümlülüğü yokken ödeme yaptığı ve davalıyı borçtan kurtardığı nispette davalıya rücu edebileceğinin değerlendirildiği, dava konusu ihtilafın kusur, zarar, sorumluluk ve tazminat hususlarında yargılamayı gerektiren hususlarda olduğu, bu nedenle icra takibine bağlı talepler bakımından nihaitakdir ve değerlendirmenin yüce mahkemeye ait olduğu, sair hususlarda kök rapor değerlendirme sonuçlarının aynen geçerli olduğu belirtilmiştir. Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı sigorta şirketi tarafından davalı şirkete ait 34 RM 1611 plaka sayılı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalandığı; sigortalı aracın 17/03/2018 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı; söz konusu kaza nedeni ile davacı sigorta şirketi tarafından hasar gören araç maliklerine bir kısım ödemelerin yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkememizce uyuşmazlığın çözümünü için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporunda; davacının 66.000 TL ile sınırlı sorumlu olmasına karşın fazladan ödediği 17.037,66 TL tutarında fazla ödeme yaptığı; dolayısıyla takip konusu tüm alacak toplamının dosya kapsamında davalının sorumlu tutulabileceği azami zarar ve tazminat limitleri dahilinde kaldığı, davacının sorumlu olduğu limitleri aşan miktarda ödeme yükümlülüğü yokken ödeme yaptığı ve davalıyı borçtan kurtardığı nispette davalıya rücu edebileceğinin değerlendirildiği, bu kapsamda davacının yaptığı fazla ödeme tutarı olan 17.037,66 TL'yi davalıdan talep edebileceği tespit edilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi kök ve ek raporunun tekniğine uygun olup denetime elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebinin reddine karar verilmiştir. Dosyaya sunulan kök ve ek rapor doğrultusunda davacının sorumlu olduğu limitleri aşan miktarda ödeme yükümlülüğü yokken ödeme yaparak davalıyı borçtan kurtardığı; davalıya borçtan kurtardığı nispette söz konusu tutarı davalıya rücu edebileceği kanaati ile davacının yaptığı fazla ödeme tutarı olan 17.037,66 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Her ne kadar davacı vekili tarafından dava konusu alacağa ilişkin olarak takip öncesi faiz işletilmiş ise de davalının takip öncesi temerrüte düşürüldüğü ispatlanamadığından davacının takip öncesi faiz talebi ile alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebi ve şartları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı talebinin ayrı ayrı redlerine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 17.037,66 TL üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 3-Alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Şartları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 5-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 1.163,84-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 277,06-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 886,78-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 17.037,66-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 5.902,16-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 59,30-TL Başvuru Harcı, 277,06-TL Peşin/Nisbi Harç ve 8,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.399,56 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan; 4.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 90,15-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.090,15-TL yargılama giderinin kabul ve red oranı (%74,27 Kabul oranı) dikkate alınarak 3.037,75-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 11-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin kabul red oranı dikkate alınarak 339,62 TL'lik kısmının davacıdan, 980,38 TL'lik kısmının ise davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, 12- Taraflarca yatırılan ve harcanmayan yargılama giderinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca dava değeri karar tarihindeki istinaf sınırı altında kalmakla KESİN olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/03/2024 Katip ... ¸E-imza Hakim ... ¸E-imza

Atıf: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/596, K. 2024/276, T. 19.03.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-596-e-2024-276-k-626d59c02336