İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/277 E. 2024/273 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/277
- Karar No
- 2024/273
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/277 Esas KARAR NO : 2024/273 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/03/2022 KARAR TARİHİ : 19/03/2024 K.YAZIM TARİHİ : 22/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; etiket baskı işi ile uğraşmakta olan müvekkilinin davalı ile uzun süredir cari hesaba ilişkin çalışması olduğu, son dönemde davalıya verilen 23.02.2021, 25.02.2021, 05.03.2021, 10.03.2021 ve 26.03.2021 tarihli fatura kapsamı ürünlerin teslim edilmesine ve yapılan tüm görüşmelere rağmen müvekkiline ödeme yapılmaması nedenleri ile davalı ... ilamsız icra takibi başlattıklarını , Büyükçekmece .... icra Dairesi ... Esas sayıl dosya alacaklarına istinaden 7 ödeme emri gönderildiği, davalının borca itiraz ederek takip durdurduğu, 24.878,14 TL müvekkiline ödeme yaptıkları, kalan 20.000 TL. bakiye için müvekkiline 31.08.2021 tarihinde 19.496,77 TL iade faturası kestikleri, iade faturasının taraflarına 14.09.2021 tarihinde tebellüğ ettiği, Ankara .... Noterliğinin 15.09.2021 tarih ve .... sayılı ihbarnamesi ile iade faturasına itiraz ederek iade ettiklerini, İcra takibinden sonra davalının bakiye kalan 20.000 TL tutarındaki borcunun taraflarına ödenmediği, davalının haksız borca itirazının iptali ile davalarının kabulüne ve tüm alacaklar yönünden takibin devamına , %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davacı firmadan ürünleri için bobinlere sarılı şekilde etiket/ambalaj temin ettiğini, müvekkil şirket tarafından davacı şirketten temin edilen dava konusu fatura kapsamı ambalajların ürünleri için uygun olmadığı, bobinler arasında ölçü farklılığı olduğu, aynı bobin içinde dahi sapmalar olduğu tespit edilerek süresi içinde durumun davacı şirkete bildirildiği, ambalajların ayıplı olup olmadığına ilişkin tespit yapılmak üzere davacı ... çalışanı ....'in davalı işyerinde ürünleri üzerinde denetim yaptığı, akabinde taraf temsilcileri arasında konuya ilişkin tutanak düzenlendiği, bu tutanak ile ürünlerin ayıplı olduğu davacı tarafından da kabul edildiği, kabul ardından ürünlerin iade alınacağı müvekkile bildirildiği halde davacı hem zamanaşımı, hem de ürünlerinin uygun koşullarda bekletilmediği gerekçesi ile sleevelerde daralma meydana gelmiş olabileceği iddiası ile mail yolu ile yaptığı yazışma ile ürünlerin iadesinin kabulünün mümkün olmadığını belirttiği, tutanakta bobinlerde ölçü farklılı sonrası ve her bobinde belirli aralıklarla sapmaların olduğu açıkça belirtildiği, satılanı geri vermeye hazır olan müvekkilinin davacıya 31.08.2021 tarih ve .... numaralı ve 19.496,77 TL iade faturasını kayıtlarına işlemesini, şirketlerine herhangi bir borcu olmadığını, doğacak başkaca zarar ve yapılacak masrafların taleplerini saklı tuttuklarını belirterek davacının iade faturasına itiraz süresi geçtikten sonra Ankara ..... Noterliği” nin 15.09.2021 tarih ve .... sayılı ihbarnamesi ile itiraz ettiklerini ve kabul etmediğini bildirerek, kötü niyetli olarak icra başlattıklarını, ardından açtıkları huzurdaki davanın ikame edilmesinin haksız ve mesnetsiz olduğundan reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Dosyamız arasına celp edilen Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 44.878,14 TL asıl alacak üzerinden borçlu aleyhine bir kısım fatura alacağı dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 04/09/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından süresi içerisinde 06/09/2021 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği görüldü. Dosyaya bilirkişiler ... ve .... tarafından sunulan 16/05/2023 tarihli bilirkişi kök raporunda; Davalı ... iade ettiği ürün faturasındaki ürün isimleri ile davacı ... ödenmeyen son faturaları kapsamında bulunan ürün isimlerinin tamamının örtüşmediği, davacı faturalarında LOT numaraları ve etiket ölçüleri belirtilirken davalı iade faturasında LOT numaraları ve etiket ölçülerinin belirtilmediğinden etiket ürünlerine ilişkin kıyaslamanın fatura kapsamında yapılmasının mümkün olmadığı, davalı ... elinde mevcut olan ve ayıplı olduğu iddia edilen etiket bobin içlerinde bulunan 2020 üretim tarihli muhtelif etiket ürünlerinin, 2021 tarihli davacı ... tarafınca hazırlanan ve ödemesinin tamamı alınamayan fatura kapsamı etiketlerden olmadığı, daha önceki fatura kapsamı muhtelif etiketlerden olabileceği, ayıplı olduğu iddia edilen etiketlerin 7 aylık raf ömürlerinin geçmesi nedeni ile etiket hammaddesi olan PVC (polivinil klorür) çevre şartlarına bağlı olarak sertleşmesi veya çözülmesi ile ölçülerde farklılık görülebileceği bu nedenle söz konusu etiketlerin ayıplı ve gizli ayıplı ürün olduklarından bahsedilemeyeceği; davacı şirket vekiline defter incelemesi kapsamında mail ve telefon yoluyla ulaşılmaya çalışılmasına rağmen ticari defter ve kayıtların incelemeye sunulmadığı; davalı tarafın defterlerinin, sair vesaikin, muhasebe kayıtlarının 6102 Say. TTK. m. 64, 65, 66 ve 82. Mad. VUK. m. 220-226, 229, 230, 231, 232 hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği, HMK. m. 222 sahibi lehine delil niteliğinin taşıdığı kanaatine varıldığı; davacı tarafından davalı ya kesilen faturaların FORM BS (Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu) ile ilgili vergi dairesine kanuni süre içinde bildirildiği; davacı tarafından davalıya kesilen faturaların FORM BA (Mal ve Hizmet Alışlarına İlişkin Bildirim Formu) Beyanı ile ilgili vergi dairesine kanuni süre içinde davalı tarafça beyan edildiği; davalı nezdindeki davacı cari hesabı incelendiğinde; taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2021 yılından önce başladığı, 2021 yılına gelindiğinde davacı tarafça davalıya 243.840,02 TL tutarında fatura düzenlendiği, buna istinaden davalı tarafça toplam 459.321,14 TL ödeme yapıldığı ve 25.189,55 TL tutarında iade faturası kesildiği, taraflar arasındaki ihtilaf konusunun 31.08.2021 tarihli 19.496,77 TL bedelli iade faturasından kaynaklandığı; söz konusu faturanın icra takip tarihi olan 27.08.2021 tarihinden sonra düzenlendiği, davacı tarafça işbu iade faturasının kabul edilmeyerek noter kanalıyla iade edildiği; davalı tarafça işbu ihtarnameye itiraz edilerek fatura iadesini kabul etmediklerini ve muhasebe kayıtlarına almadıklarını belirttikleri; Sayın Mahkemece davalının davacı tarafa göndermiş olduğu iade faturası ve ihtarnamenin kabulü halinde taraflar arasında borç-alacak ilişkisi kalmadığı ancak Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise davacının ayıp iddiasının kabulü halinde davacının davalıdan 19.496,77 TL alacaklı olabileceği kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Dosyaya bilirkişiler .... ve .... tarafından sunulan 12/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler neticesinde, taraf vekili itirazları doğrultusunda, kök raporda değişikliği gerektirir herhangi bir eksiklik tespit edilmediği belirtilmiştir. Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının bir kısım fatura alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Davalı tarafça, davacıdan satın alınan faturaya konu bazı ürünlerde gizli ayıp olduğu iddia edilmiş olup huzurda görülen davada uyuşmazlık konusu davacı tarafından davalıya teslim edilen bir kısım ürünlerin ayıplı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkememizce ayıplı olduğu iddia edilen ürünler ile tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonunda düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporlarında; 2021 yılında davacı tarafça davalı adına 243.840,02 TL tutarında fatura düzenlendiği, buna istinaden davalı tarafça toplam 459.321,14 TL ödeme yapıldığı ve 25.189,55 TL tutarında iade faturası kesildiği, taraflar arasındaki ihtilaf konusunun 31.08.2021 tarihli 19.496,77 TL bedelli iade faturasından kaynaklandığı; davalı ... iade ettiği ürün faturasındaki ürün isimleri ile davacı ... ödenmeyen son faturaları kapsamında bulunan ürün isimlerinin tamamının örtüşmediği, davacı faturalarında LOT numaraları ve etiket ölçüleri belirtilirken davalı iade faturasında LOT numaraları ve etiket ölçülerinin belirtilmediğinden etiket ürünlerine ilişkin kıyaslamanın fatura kapsamında yapılmasının mümkün olmadığı, davalı ... elinde mevcut olan ve ayıplı olduğu iddia edilen etiket bobin içlerinde bulunan 2020 üretim tarihli muhtelif etiket ürünlerinin, 2021 tarihli davacı ... tarafınca hazırlanan ve ödemesinin tamamı alınamayan fatura kapsamı etiketlerden olmadığı, daha önceki fatura kapsamı muhtelif etiketlerden olabileceği, ayıplı olduğu iddia edilen etiketlerin 7 aylık raf ömürlerinin geçmesi nedeni ile etiket ham maddesi olan PVC (polivinil klorür) çevre şartlarına bağlı olarak sertleşmesi veya çözülmesi ile ölçülerde farklılık görülebileceği bu nedenle söz konusu etiketlerin ayıplı ve gizli ayıplı ürün olduklarından bahsedilemeyeceği tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunda dosya kapsamında bulunan 20/01/2021 tarihli fiyat teklifinde söz konusu ürünlerin raf ömrünün uygun saklama koşullarında 7 ay olduğu ile takibe dayanak yapılan faturalarda da benzer ifadelerin varlığı tespit edilmiştir. Her ne kadar davalı tarafından söz konusu ürünlerin ayıplı olduğunun davacı tarafa bildirildiği ve durumun davacı tarafından kabul edildiği iddia edilmiş ise de dosya kapsamında bulunan belgelerden söz konusu ürünlerin tesliminden uygun saklama koşullarında raf ömrü olarak belirlenen 7 ay geçtikten sonra 12/07/2021 tarihinde tarafların katılımıyla toplantı yapıldığı; yine raf ömrü geçtikten sonra 31/08/2021 tarihinde davalı tarafça iade faturası düzenlendiği ve bilirkişi raporunda söz konusu ürünlerin yapı itibariyle etiket ham maddesi olan PVC'nin (polivinil klorür) çevre şartlarına bağlı olarak sertleşmesi veya çözülmesi ile ölçülerde farklılık görülebileceği tespit edildiğinden davalının bu yöndeki savunmasına mahkememizce itibar edilmemiştir. Davalı tarafça faturaya konu ürünlerin uygun saklama koşullarında muhafaza edildiği halde raf ömrü içerisinde kullanılamaz hale geldiği ispatlanamadığından davalının ayıp iddiasına mahkememizce itibar edilmemiştir. İcra takibi açıldıktan sonra davalı tarafından davacıya 24.878,14 TL ödeme yapıldığı davacının kabulündedir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi kök ve ek raporu doğrultusunda açılan davanın 19.496,77 TL üzerinden kabulü ile davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile kabul edilen asıl alacak tutarının takdiren %20'si oranında hesaplanan 3.899,35 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile reddedilen tutarın takdiren %20'si oranında hesaplanan 100,64 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile davalının Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 19.496,77 TL üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 3-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile kabul edilen asıl alacak tutarının takdiren %20'si oranında hesaplanan 3.899,35 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin KABULÜ ile reddedilen tutarın takdiren %20'si oranında hesaplanan 100,64 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 1.331,82 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 341,55 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 990,27 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından sarf olunan 3.000,00 TL bilirkişi masrafı + 138,25 TL posta ücreti tebligat, müzekkere ve talimat masrafından ibaret toplam 3.138,25 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre (%97,48 kabul oranı) hesaplanan 3.059,17 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı tarafından yatırılan 8,50 TL vekalet harcı, 80,70 TL başvurma harcı ve 341,55 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 9-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı taraf lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 503,23 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 12-235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin kabul ve red oranına göre hesaplanan 33,21 TL'sinin davacıdan; 1.286,79 TL'sinin ise davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca dava değeri karar tarihindeki istinaf sınırı altında kalmakla KESİN olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2024 Katip ... e-imzalı Hakim .... e-imzalı