İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/450 E. 2023/453 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/450
Karar No
2023/453
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/450 Esas KARAR NO : 2023/453 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/09/2018 KARAR TARİHİ : 09/05/2023 K.YAZIM TARİHİ : 20/06/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkkili şirket, davalı ile .... tesisat numarasıyla işyerinde kullanılmak üzere sözleşme imzalandığı, davalı söz konusu tesisatla ilgili fatura bedellerini ödemediğini, müvekkili şirket tarafından Bakırköy .... İcra dairesinin .... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalının takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Tebligatın usulüne aykırı yapıldığını, davanın süresi içerisinde açılmadığını, alacaklı tarafından itirazın iptali davasının, borçlunun icra dosyasına yaptığı itirazın tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde açılması zorunlu olduğunu, bu sürenin hak düşürücü süre olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının dava dilekçesinde beyanen, herhangi bir mahkeme adı veya dosya numarası vermeden, 2007-2008 yılları arasında bir icra takibi başlatıldığını belirterek, zamanaşımının durduğunu ve dolayısıyla alacağın zamanaşımına uğramadığını ileri sürdüğünü, davacı tarafından bir liste halinde sunulan ve ödenmediği iddia edilen gecikmiş enerji bedellerinin zamanaşımına uğramayan kısmına yönelik olarak, TBK Madde 147/1 gereği, “Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimlere.” on yıllık değil, beş yıllık zamanaşımı uygulandığını, bu nedenle zamanaşımına uğramayan anaparaya işletilecek olan faizinin hesaplanmasında, 5 yıllık zamanaşımının uygulanmasını talep ettiklerini, ödenmediği İddia edilen enerji bedelleri ödendiğini, müvekkilinin 2009 yılında, işlettiği dükkânın tüm elektrik borçlarını ödediğini, enerji bedellerinin 2009 yılında müvekkili tarafından ödendiğinin ortaya çıkarılabilmesi için, mahkemece bir bilirkişi atanmasını ve davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesini talep ettiklerini, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı için davanın reddine; davanın süresi içinde açılmışsa, alacağın zamanaşımına uğrayan kısmı için davanın reddine; davanın süresi içerisinde açılmışsa, zaman aşımına uğramayan enerji bedelleri dahil tüm enerji bedelleri 2009 yılında ödenmiş olduğu için davanın reddine; Başlatılan icra takibinin durdurulmasına, daha önce ödenmiş olan bir alacağın ikinci kez ödenmesini talep eden davacı kötü niyetli sayılacağı için, dava değerinin %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine; HMK, İİK, Tebligat Kanunu, Avukatlık Kanunu ve sair kanunlardan kaynaklanan her tür yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 26/09/2018 tarih ve ... E- ... K sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilmiş yukarıdaki esas numarasını almıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi ..... tarafından mahkememize sunulan kök raporda özetle; takibe dayanak kaçak tahakkuklarının mevzuata uygun olarak düzenlendiği; zamanaşımı itirazı kabul görmez ise; normal fatura tahakkukları için; taraflar arasında imza edilen sözleşmede gecikme zammına ilişkin düzenleme bulunmadığı; dava konusu faturalardan adına sözleşme olan davalının abonelik taraf ve kullanıcı sıfatı kapsamında sorumlu tutulabileceği; davalı tarafça aboneliğin borçsuz olarak iptal edildiğine ilişkin belgelerin sunulmadığı, faturaların ödendiğine dair belge bulunmadığı, Dosya kapsamında yer alan takibe konu faturaların aylık tüketimler doğrultusunda tahakkuk ettirilmiş faturalar oldukları, tamamının davalı adına tahakkuk ettirilmiş olduğu; Yukarıda detayı verilen, Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği madde 50 ve Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 24/2.maddesine göre davalının gecikmiş ödenmeyen borçlarına rağmen davacı şirketçe elektriğinin kesilmemesi, davacı şirket bakımından müterafik kusur gerektireceği kanaatine varıldığı; taraflar arasında imza edilen sözleşmede gecikme zammına ilişkin düzenleme bulunmadığı hususu dikkate alınarak emsal karar doğrultusunda müterafik kusur indiriminin avans faiz talebi olarak davacı şirkete yansıtılabileceği, bu kapsamda çizelge 1 de her bir fatura için yapılan faiz hesaplamalarında davacı şirketin takip tarihi itibariyle 6.642,56 TL. (asıl alacak), 13.792,00 TL. (normal fatura tahakkukları için avans faizi * kaçak tahakkukları için 6183 işlemiş faiz), 2.482,56 TL. (toplam faiz KDV si) olmak üzere toplam 22.917,12 TL. üzerinden sözleşmenin tarafı ve kullanıcı davalı .... adına devam edebileceği; zamanaşımı itirazı kabul görür ise; 18.09.2015 takip tarihinden 10 yıllık süre içerisinde kalan yukarıdaki çizelge-2 ile detayı verilen kaçak tahakkukları için takibin, 4.401,31 TL. (asıl alacak), 6.247,58 TL. (faiz-6183), 1.124,56 TL.(faiz KDV si) olmak üzere toplam 11.773,45 TL. üzerinden kaçak tahakkuku muhatabı - kullanıcı davalı ... adına devam edebileceği kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi ... tarafından mahkememize sunulan ek raporda özetle; İstanbul ... İcra Müdürlüğü tarafından verilen cevabi yazıda ... E. Sayılı dosyasının imha edildiğinin bildirildiği; Davacı vekilince söz konusu icra dosyası ile İstanbul ..... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyalarına ait belgelerin sunulamadığı; davalı vekilinin itirazına konu 01.10.2021 tarihli dilekçesi ekinde ödenmiş olduğu iddia edilen tahakkukların, takibe konu faturalara ait olamayacağı tespit edildiği; davacı kurumun ilgili yazısında davalı vekilinin iddia ettiği gibi 10.860,40 TL bedelin ödendiği belirtilmemediği; 1. maddede değerlendirilen Şişli ...Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasına konu .... Mu Ta numaralı kaçak tahakkukun ödendiği yani ilgili ceza Mahkemesine konu takibe konu olmayan kaçak tahakkukunun ödendiğinin belirtildiği; açıklanan nedenlerle kök rapordaki kanaatinin devam ettiği belirtilmiştir. Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosyada ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalı adına tahakkuk ettirilen elektrik bedellerinin tahsili amacı ile başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine huzurda görülen dava açılmıştır. Davacı ile davalı arasında abonelik sözleşmesi kurulduğundan abonelik sözleşmesi kapsamında abone adına tahakkuk ettirilen elektrik borcundan davalının sorumlu olduğu açıktır. Dava konusu alacak TBK'nın 146. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Davalı tarafından gerek icra dosyasına yapılan itirazda gerek mahkememize verilen cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunulmuştur. Dava konusu alacağın bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere bir kısmının 10 yıllık zamanaşımına uğradığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı vekili tarafından huzurda görülen davaya konu icra takibinden önce davalı hakkında icra takibi başlatıldığı; bu nedenle de zamanaşımının kesildiği iddia edilmiş ise de UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasının alacaklısının ....San. Ve Tic. A.Ş., borçlusunun ise ... olduğu; .... E. Sayılı dosyasının alacaklısının ...., borçlusunun ise .... olduğu; söz konusu icra dosya borçlularının huzurda görülen davanın davalısının olmadığı anlaşıldığından davacının zamanaşımının kesildiği yönündeki savunmasına mahkememizce itibar edilmemiştir. Davacı tarafça zamanaşımının kesildiğine dair başkaca bir bilgi ve belge sunulmadığından davalının zamanaşımı definin kısmen kabulüne karar verilerek 11.773,45 TL alacak bakımından zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle açılan davanın 13.064,64 TL'lik kısmı bakımından zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafından verilen cevap dilekçesi ile zamanaşımı yanında ödeme definde de bulunulmuştur. Davalı tarafından Şişli...Asliye Ceza Mahkemesinin ....E. sayılı dosyasına konu kaçak elektrik tutanağına konu borcun huzurda görülen davaya konu borç olduğu ve ödendiği iddia edilmiş ise de bilirkişi tarafından ceza dosyasına konu borç ile huzurda görülen davaya konu borcun farklı olduğu belirtilmiştir. Davalı tarafından ödeme iddiasına yönelik başkaca bir bilgi ve belge sunulmadığından davalıya ödeme iddiasının ispatı bakımından yemin delili hatırlatılmıştır. Davalı tarafından süresi içerisinde yemin deliline dayanılmış olup yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davacı şirket yetkilisi yemini eda etmek üzere mahkememizce belirlenen gün ve saatte duruşma salonunda hazır bulunmamıştır. Bu nedenle davalının ödeme iddiası mahkememizce kabul edilerek zamanaşımına uğramadığı kabul edilen 11.773,45 TL'lik alacak bakımından ödeme nedeni ile davanın esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davalı tarafından kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de davacının icra takibi başlatmakta kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN REDDİNE, 2-Şartları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 179,90 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 188,32 TL nispi harçtan mahsubu ile fazla alınan 240,07 TL fazla harcın istek halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan 800,00 TL bilirkişi, 174,00 posta + tebligat gideri olmak üzere 974,00 TL yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine 7-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı taraf lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca dava değeri karar tarihindeki istinaf sınırı altında kalmakla KESİN olmak üzere davacı vekili ile davalı asil ile vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/05/2023 Katip ... ☪e-imzalıdır.☪ Hakim .... ☪e-imzalıdır.☪ HMK'NIN 304'NCÜ MADDESİ UYARINCA TASHİH ŞERHİ Her ne kadar mahkememizin 09/05/2023 tarihli kısa kararında; "Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca dava değeri karar tarihindeki istinaf sınırı altında kalmakla KESİN olmak üzere davacı vekili ile davalı asil ile vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı." şeklinde karar verilmiş ise de reddedilen kısım bakımından da istinaf yolunun açık olduğu; tespit edilen durumun HMK'nın 304'ncü maddesinde yer alan "...diğer benzeri açık hatalar" dan olduğu ve madde kapsamında söz konusu yazım hatasının mahkemece re'sen düzeltilebileceği anlaşıldığından, Mahkememizce verilen hükmün sonuç kısmının; "Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı asil ile vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı." şeklinde tashih edilmesine karar verildi. Katip ... ☪e-imzalıdır.☪ Hakim ... ☪e-imzalıdır.☪

Atıf: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/450, K. 2023/453, T. 09.05.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-450-e-2023-453-k-11d7b2458b43