İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/200 E. 2025/859 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/200
- Karar No
- 2025/859
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/200 Esas KARAR NO : 2025/859 DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 27/02/2025 KARAR TARİHİ : 23/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketle davalı arasında taşıma sözleşmesinden doğan ilişki neticesi oluşan cari hesap alacağının tahsili amacıyla taraflarınca İstanbul ... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyası üzerinden borçlu hakkında cari hesaba dayanarak 5.058,55 TL tutarında ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı borçlunun, borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz etmiş ve takibi durdurmuş olduğunu, işbu itirazın sadece takibi sürüncemede bırakarak müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapılmış olup haksız ve mesnetsiz olduğunu, işbu davaya ve icra takibine konu alacak likit olup davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin yurt çapında, kargo taşımacılığı yapan ve alanında haklı bir unvana sahip köklü bir kuruluş olduğunu, davalının da kargo taşımacılığı hizmeti almış ancak ödemediği hizmet bedelleri nedeniyle müvekkili şirketin alacağı oluşmuş olduğunu, edimini ifa etmeyen davalı borçlunun bilinçli olarak müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemeye çalışmakta ve ortada likit bir alacak mevcut olmasına karşın icra takibine itiraz etmekte olduğunu, müvekkili şirketin huzurdaki davaya ve icra takibine konu alacağının, davalı borçlu ile arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanmakta olduğunu, davalı borçlunun itirazının yerinde olmadığını beyanla; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hak ve alacak talep etme hakları saklı kalmak kaydı ile; 5.058,55 TL asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği, 23/07/2025 tarihli duruşmaya iştirakle "biz davacı taraf ile aramızdaki sözleşmeyi feshetmiştik, sonrasında bana ödeme emri tebliğ edildi, davacı tarafa olan borcum belirtilen miktarda değildir, bu miktarda gönderim bulunmamaktadır, davacı ile aramızdaki sözleşme gereği davacı taraf gönderi ücretlerinden benim borcum olan kargo ücretini düşmekteydi, biz bu şekilde mahsuplaşma yapıyorduk, sözleşme feshedildikten sonra davacı taraftan gönderileri ve buna göre borcumu kontrol edebilmek için ekran şifresini talep ettim, ancak ekran şifresini benimle paylaşmadılar" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında taşıma sözleşmesinin bulunduğu ve iş bu sözleşme kapsamında fatura bedellerinin ödenmediği iddiası ile alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşıldı. İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya UYAP sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı şirket tarafından davalı aleyhine 5.058,55 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça takibe itiraz edildiği ve takibin durmuş olduğu görüldü. Davacı tarafın 2019-2020-2021 yılı ticari defter ve kayıtlarının 30/06/2025 günü saat 14:10'da mahkememiz duruşma salonunda bir mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla incelenmesine karar verilmiş olup, Mali Müşavir bilirkişi ... 01/08/2025 tarihli raporunda özetle; davacı tarafın 2019-2020-2021 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğunu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığını, davalı tarafın 30.06.2025 tarihli defter inceleme günü gelmediğini, yerinde inceleme talebinde bulunmadığını, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamadığını, bu husustaki değerlendirmenin mahkememiz takdirinde olduğunu, Takip Talebi, davacı tarafın davalı taraf hakkında 5.058,55 TL asıl ve toplam alacağın takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık avans faiz oranlarıyla tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası üzerinden 25.02.2021 tarihinde takibe geçtiğini, takip talebine açıklama olarak “Cari Hesap Alacağı 5.058,55 TL” diye yazıldığını, Takibe Konu Cari Hesaba İlişkin Faturalar, takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2019-2020 yılına ait 24 adet ve KDV dahil 22.427,27 TL tutarlı faturanın olduğunu, iş bu faturaların 18 adet ve KDV dahil 20.418,66 TL olanının 2019 yılına, 6 adet ve KDV dahil 2.008,61 TL olanının 2020 yılına ait olduğunu, davacı tarafın 22.427,27 TL toplam fatura tutarının 5.058,55 TL tutarı üzerinden takibe geçtiğini, 2019 yılına ait 18 adet ve KDV dahil 20.418,66 TL tutarlı faturanın olduğunu, faturaların açıklama kısmına mal-hizmet bilgilerinin yazıldığını, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiğini, faturaların teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığını, imza karşılığında teslim edilmediğini ve teslim alınmadığını, 2020 yılına ait 6 adet ve KDV dahil 2.008,61 TL tutarlı e-faturanın olduğunu, faturaların açıklama kısmına mal-hizmet bilgilerinin yazıldığını, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiğini, faturaların teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığını, imza karşılığında teslim edilmediğini ve teslim alınmadığını, iş bu faturaların tamamının davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiğini, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediğini, Tarafların 2019-2020 Yılı BS-BA Formu Beyanlarının Karşılaştırılması, takibe konu cari hesaba ilişkin 2019-2020 yılına ait 24 adet faturanın olduğunu, 18 adet faturanın 2019 yılına ait olduğunu, iş bu 18 adet faturanın 13 adedinin taraflarca karşılıklı olarak BS-BA formu ile beyan edildiğini, 5 adedinin ekim ayında BS-BA formu yasal beyan sınırının altında kaldığından taraflarca beyan edilemediğini, 6 adet faturanın 2020 yılına ait olduğunu, iş bu 6 adet faturanın ocak ve şubat ayında BS-BA formu yasal beyan sınırının altında kaldığından taraflarca beyan edilemediğini, Dosya Muhteviyatına Sunulan Davacı Tarafın Cari Hesap Ekstresi, davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 09.10.2019 tarihli 220,73 TL tutarlı tutarlı kayıt işlemi ile başladığını, 23.11.2020-31.12.2020-01.01.2021-31.12.2021 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 5.058,55 TL alacaklı olduğunu, Tarafların Ticari Defter Ve Kayıtlarının Karşılaştırılması-Değerlendirme, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 5.058,55 TL alacaklı olduğunu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığını, borcu olmadığını ispat etmesi gerektiğini NETİCETEN; davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 5.058,55 TL asıl alacağını talep edebileceğini, davacı tarafın takip tarihi itibariyle işlemiş faiz talebinin olmadığını, takip tarihinden itibaren yıllık avans faizi talep edebileceğini, tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin mahkememiz takdirinde olduğunu bildirmiştir. Ticari defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticari davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4). Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticari defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticari defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticari defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve 2019/11-172 E. - 2022/69 K. sayılı kararı ) Davacı tarafın delillerinde ticari defter ve belgelere delil olarak dayandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce usulüne uygun ihtara rağmen davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmamış, delil olma niteliğine sahip olduğu belirlenen davacı ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 5.058,55 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmadığındın ticari defterlerin TTK hükümlerince birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, kayıtların düzgün tutulup tutulmadığı denetlenemediği gibi uyuşmazlık konusu faturalara ilişkin bir kaydın bulunup bulunmadığı da belirlenememiştir. Davacı taraf ticari defterlere diğer deliller ile birlikte dayanmış olup mahkemece de davalının ticari defterlerini ibrazı HMK 222/3 ihtarı ile birlikte davalıya duruşma zabtıyla gönderilmiş olmasına rağmen ticari defterler incelemeye sunulmamıştır. Bu durumda HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uyarınca; davalının HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilerek ticari defterlerde kayıtlı fatura konusu malların teslim edildiği ve bedelinin ödenmediği hususunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan bu nedenlerle davacının takipte belirtilen miktar kadar davalı taraftan alacaklı olduğu, davalı tarafın yapılan ihtara rağmen defter ve belgelerini sunmadığı, her ne kadar duruşmaya iştirakle borcunun belirtilen miktar kadar olmadığı beyan edilmiş ise de, alacağın miktarına ilişkin herhangi bir delil ve belge ibraz etmediği anlaşılmakla açılan davanın kabulü ile 5.058,55 TL'nin 25.02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; 1- 5.058,55 TL'nin 25.02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE, 2-Alınması gereken harç peşin alındığından bu hususta başkaca harç alınmasına yer OLMADIĞINA, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 4-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 1.230,80 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 6.098,50 TL olmak üzere toplam 7.329,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 5.058,55 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının talep halinde davacıya İADESİNE, Dair, davacı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı, İstinaf yasa yolu yargısal miktar sınırının altında kalmakla kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/09/2025 Katip ... ¸ Hakim ... ¸