İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/590 E. 2025/612 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/590
- Karar No
- 2025/612
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/590 Esas KARAR NO : 2025/612 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 01/07/2024 KARAR TARİHİ : 01/07/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/08/2025 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..... Sigorta A.Ş. tarafından ...... numaralı Poliçe ile sigortalanan ...... şirketi Bangladeş'te bulunan Amerikan Elçiliğine Mal Faturası ile telekomünikasyon ve sıhhi tesisat malzemeleri sattığını, emtiaların nakliyesi davalı tarafından gerçekleştirilmiş olup, nakliye operasyonları sırasında davalı emtianın bir kısmını kaybettiğini, bu haliyle emtia zayi olduğunu, müvekkilinin sigortalısına ait emtianın nakliye sırasında kaybedilmesi davalı tarafından kabul edildiğini, ekteki mail yazışmalardan ve bildirimden anlaşılacağı üzere davalı tarafın emtiayı kaybettiğini, emtianın durumunu kayıp statüsüne aldığını ve emtianın bulunamadığını ikrar ettiğini, sigortalıya ait emtiaların nakliye esnasında davalı tarafından kaybedilmesi nedeniyle oluşan sigortalı zararı, müvekkil şirket tarafından tazmin edildiğini, söz konusu hasar ödemesine ilişkin dava dışı sigortalıya yapılan ödemeyi ispatlayan banka ödeme dekontu ve sigortalıdan alınan ibraname delilleri arasında sunulduğunu, 168.814,29 TL olan toplam sigortalı zararı, müvekkil şirket tarafından ödenmek suretiyle tazmin edilmiş olup TTK ve poliçe hükümleri, banka ödeme dekontu, halefiyet kuralları ve sigortalının temlik talebi gereğince TBK ilgili hükümleri temlik esasına göre sigortalısının haklarını devralan müvekkilinin TTK madde 1472 ve TBK m. 183 gereğince davalılara rücu hakkı doğduğunu, dava konusu ...... numaralı Air Waybill-Havayolu Konişmentosu'nda görüldüğü üzere taşıma davalı sorumluluğunda gerçekleştirildiğini, bu nedenle davalıya işbu havayolu konşimentosuna istinaden taşıyıcı sıfatıyla tüzel kişilik olarak dava açıldığını, meydana gelen hasarın tespitine müteakip ekspertiz çalışması yapıldığını ve ekspertiz raporu düzenlendiğini, eksper raporunda; hasarın; emtianın Amerika'dan Bangladeş'e uçak nakliyesi esnasında "yanlış bir alıcıya teslimi ve/veya aktarmalar esnasında, aktarma merkezlerinde unutulması şeklinde meydana geldiği, emtianın varış yerine teslim tarihi 27.10.2022 olup bugüne kadar 1 paket emtianın kayıp olduğu ve tüm aramalara rağmen bulunamadığı, fiili taşımanın ...... tarafından yapılmış ve emtianın kaybedildiğine dair yazının ...... tarafından verilmiş olduğu, dolayısıyla emtiaya ilişkin kaybın davalı sorumluluğunda meydana geldiği uzman eksperlerce tespit edildiğini ve bu durum bizzat davalılar tarafından belirtildiğini, dava konusu taşımaya ilişkin emtialar davalıya tam ve sağlam bir şekilde teslim edildiğini fakat davalı hakimiyetinde iken emtialar kaybedildiğini, ekspertiz raporu ve sair nakliye belgeleri ve diğer delilleri hasarın niteliği ve miktarı konusunda ayrıntılı bilgiler içerdiğini, dava konusu taşımaya ilişkin meydana gelen sigortalı zararının rücuen tahsili amacıyla Bakırköy ....... İcra Müdürlüğü ...... E. icra dosyası ile 01.03.2023 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalının 09.03.2023 tarihinde borca itirazına müteakip icra dosyası ve tüm fer'ileri için arabuluculuk başvurusu yapıldığını, arabuluculuk süreci anlaşmama ile sonuçlanmış olup yasal süresi içerisinde işbu davanın açılması gereği doğduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile davanın kabulüne, müvekkilinin davalılardan olan 168.814,29 TL alacağına ilişkin Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ...... E. sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen koşullarla devamını, takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsilini, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan %20 den az olmayan oranda icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davalı ...... vekili, cevap dilekçesinde özetle; ihtilafa konu taşıma 19.09.2022 tarihinde New York-İstanbul-Dhaka (Bangledeş) arasında yapılmış olup, uluslararası bir taşıma olduğunu, bu nedenle dava konusu olaya 28 Mayıs 1999 tarihli olan ve ülke açısından 26.03.2011 tarihi itibariyle yürürlüğe giren “Hava Yoluyla Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşme” (Montreal Sözleşmesi) hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davacının konvansiyon uyarınca süresi içerisinde ihbarda bulunma mükellefiyetini yerine getirmediğini, maldaki meydana geldiği iddia olunan eksiklikten davalı müvekkil ortaklığının sorumlu tutulamayacağını, nitekim 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi hükümleri madde 18’e göre zarara sebep olan olayın sadece hava taşıması esnasında meydana gelmiş olması şartıyla, taşıyıcı, yükün tahrip, kayıp veya hasara uğraması halinde doğan zarardan sorumlu olduğunu, huzurdaki olayda, davacı vekilince, kargodaki eksikliğin müvekkil Ortaklığın uhdesindeyken gerçekleştiği ispatlanabilmiş olmadığını, diğer bir ifadeyle, davacı vekilince, meydana geldiği iddia olunan kaybın müvekkil Ortaklığın hakimiyet sahasında oluştuğu kanıtlanmadığından, müvekkil Ortaklığın taşıyıcı sıfatı ile sorumluluğu bulunmadığını, davacı itirazın iptaline konu takip talebinde ...... isimli şirketi sorumlu göstermişse de dava aşamasında davalı sıfatını yöneltmediğini, kargonun kilogramı ile 17 SDR’nin çarpımı sonucu bulunacak üst limit herhalukarda ödenmesi gerekli bir meblağ olmayıp, davacı tarafın bu sınırlı sorumluluk limitleri içinde kalmak kaydıyla ancak ispat ettiği ölçüdeki gerçek zararını talep edebileceğini, IATA’ya göre varış noktası DAC (Bangladeş) Varşova Sözleşmesine tabi olduğunu, bu durumda taşıyıcı olarak azami sorumluluk miktarının 17 SDR üzerinden hesaplanması doğru olacağını, eksper raporunda belirtilen tarih baz alınarak taşıyıcı azami sorumluluğu 17 SDR x 198 kg x 24,0301 SDR/TL= 80.885,31-TL olması gerekli olduğunu, davacının kasıt ve ağır kusur iddiaları tamamen afaki olup temelsiz ve mesnetsiz olduğunu, davacı tarafından ancak karar tarihinden itibaren faiz talep olunabileceğini, davacı tarafından geriye dönük olarak fiili ödeme tarihinden itibaren faiz talep olunamayacağını, davacının ilamsız icra takibine koyduğu alacak miktarı, likit bir alacak olmayıp, yargılamayı gerektirdiğini, olayda uygulanacak Montreal Konvansiyonu’na göre, öncelikle müvekkil Ortaklığın sorumlu olup olmadığının tayini ve sorumlu tutulacaksa bunun miktarının hesaplanması gerektiğini, davacının, davalı müvekkil ortaklıktan %20 icra inkar tazminatı talebinin haksız ve mesnetsiz olup reddi gerektiğini beyan ederek davanı reddini, bir an için ortaklığın tazminat ödemekle sorumlu tutulması halinde sorumluluğun sınırlı sorumluluk limitleri içinde ancak gerçek zarar kadar olduğu göz önünde bulundurularak fazla talebin reddini talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. -Mahkememizce hasar dosyası, ödeme evrakları ve taşımaya ilişkin belgeler dosya arasına alınmış ve diğer tüm deliller toplanmıştır. -Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı tarafından davalı takip borçluları aleyhine 168.814,29 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "Sigortalı ..... Taahhüt Sanayi İç ve Dış Tic. A.Ş.`ye ait telekomünikasyon ve sıhhi tesisat malzemeleri cinsi emtialar, borçlular sorumluluğunda, New York’tan, Dakka’ya hava yoluyla nakliyesi esnasında kaybolması nedeniyle uğraşmış olduğu zarar sebebiyle sigortalıya ödenen tazminatın rücu talebi" olduğu, davalı takip borçluları tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. -2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. -İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). -Tarafların iddia ve savunmaları nazara alındığında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; davacı şirketin sigortalısına ait malların davalı tarafından taşınması sırasında meydana gelen ziya/kaybolma nedeni ile davalı tarafın sorumlu olup olmadığı, davacı sigorta şirketi açısından rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, dava dışı sigortalı tarafından süresi içerisinde ihbarda bulunulup bulunulmadığı, olayda sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediği, yapılan ödemenin kadri marufunda olup olmadığı, olmaması halinde talep edilebilecek rücuen tazminat alacağının tespiti hususlarında toplanmaktadır. -Davaya konu taşıma uluslararası Amerika-Bangledeş uçuşunda, her iki devletin taraf olduğu uyuşmazlığa Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu konularında ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri esas alınacaktır. -TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. -Dosyada mevcut ödeme yapan davacının sigortalıdan aldığı hasar tazminat makbuzu sigortalının dava haklarını temlik alması karşısında TBK'nın 183 ve devamı maddeleri kapsamında, davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır. -Montreal Konvansiyonunun 18/1. maddesine göre; taşıyıcı, yükün mahvolması, zıyaı veya hasarı halinde maruz kalınan zararlardan dolayı, sadece zararı doğuran olayın hava yoluyla taşıma esnasında gerçekleşmesi şartıyla sorumludur. -Konvansiyonun 22. maddesine göre ise; yük taşımasında, yükün mahvolması, zıyaı, hasarı veya gecikme halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderen tarafından yükün taşıyıcıya teslim edildiği esnada, gerekirse ek bir ücret ödenerek, yükün varış yerinde tesellümünde menfaati bulunduğuna dair özel bir bildirim yapılmadığı takdirde, hasar tarihi itibariyle kilogram başına 22 SDR tutarıyla sınırlıdır. Böyle bir bildirimin yapıldığı hallerde, söz konusu tutarın gönderenin varış yerinde yükü tesellümünden elde edeceği hakiki menfaati aştığını ispatlamadığı müddetçe, taşıyıcı bildirilen tutarı geçmeyecek bir miktarı ödemekle sorumlu olacaktır. -Montreal Konvansiyonu’nun sorumluluk ile ilgili 18.maddesi'nde ise; “1. Taşıyıcı, kargonun tahrip olması ya da kaybolması ya da kargoya hasar sonucu zarar meydana gelmesi durumunda uğranmış hasara karşı sadece, hasara bu şekilde uğranmasına neden olan olayın hava yoluyla taşıma esnasında meydana gelmiş olması durumunda sorumludur. 2. Fakat, eğer kargonun tahrip olmasının, kaybolmasının ya da kargoya zarar gelmesinin aşağıda verilen olaylardan birinin ya da daha fazlasının bir sonucu olarak meydana geldiğini ispatlarsa, taşıyıcı bu kapsama kadar sorumlu değildir. (a)Kargonun kendi içinde bulunan kusurlardan, kargonun kalite ve kötülüğünden; (b)Kargonun paketlenmesinin taşıyıcı, bir çalışanı ya da acentesi dışında birisi tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasından; (c)Savaş ya da silahlı çatışma; (d)Kargonun girişi, çıkışı ya da geçişi ile bağlantılı olarak gerçekleştirilen bir kamu otoritesi faaliyeti 2.Bu maddenin birinci paragrafının anlamı dahilinde hava yolu ile taşıma, kargonun taşıyıcının sorumluluğu altında bulunduğu dönemi kapsamaktadır” hususlarına yer verilmiştir. -Mahkememiz dosyası yukarıda yer verilen hususlarda dava konusu taşımadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi amacıyla sigorta, taşıma ve sektör bilirkişiden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 13/01/2025 tarihli raporda özetle; teknik incelemeler yönünden yapılan değerlendirmelerde; faturada yer alan ve kayıp olduğu belirtilen emtialar, güncel piyasa koşulları göz önünde bulundurularak değerlendirildiğinde, fiyatlandırmaların rayiç değerler ile makul düzeyde uyumlu olduğu anlaşıldığı, bu durum, kayıp emtialar için fatura değerlerinin, piyasa koşullarına uygun bir tazmin talebine dayanak teşkil edebileceğini gösterdiği değerlendirildiği, havayolu ile uluslararası kargo taşıma sürecinde KISMİ ZAYİ olan yük miktarı 198 kg olup, davalının sınırlı sorumlu olduğu tazminat tutarı 4.356 SDR tutarında hesaplanmakla, davacının ödediği tüm tazminatın sınırlı sorumluluk limitlerinde kaldığı; gerçek zarar 11.816,90 USD hesaplanmakla, davacının ödemesi ile sınırlı olmak üzere davalıya tazmin talebinin yerinde olduğu; 10.01.2023 tarihli davalı yanın beyanı incelendiğinde emtianın kaybı, davalı yanın bilgisinde ve kabulünde olup ayrıca ihbar şartının bulunmadığı; davacı ...... Sigorta A.Ş. tarafından, dava dışı ..... Taahhüt Sanayi İç ve Dış Tic. A.Ş.'nin sevk edeceği emtialarda, nakliyat sürecinde meydana gelecek rizikoları teminat altına alınması maksadıyla, Emtia Nakliyat Sigortası Genel Şartları ile poliçe üzerinde yazılı özel şart hükümleri ve klozlar kapsamında gerçekleşecek rizikolara karşı 03.02.2022 başlangıç 03.02.2023 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde ..... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi Abonman Sigorta Sözleşmesi ve sözleşmeye ek olarak 19.09.2022 tarihinde başlayan nakliyat sürecini kapsayacak şekilde ...... numaralı Havayolu Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesinin tanzim edildiği; davacı ..... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ...... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi Abonman Sigorta Sözleşmesi ile poliçeye ek olarak düzenlenen ...... numaralı Havayolu Nakliyat Emtia Sigorta Poliçe kapsamında Geniş Teminat(ICC All Risk Air) teminatını kapsayacak şekilde düzenlendiği, 19.09.2022 tarihinde başlayan nakliyat aşamalarında meydana gelen zararın, nakliyat Emtia Sigorta Abonman Sigorta Sözleşmesinin başlangıç ve bitiş tarihleri arasındaki içerisinde gerçekleştiği; gerçekleşen zararın, davacı ..... Sigorta A.Ş.'nin sigortacı sıfatı ile dava dışı ..... Taahhüt Sanayi İç ve Dış Tic. A.Ş.'nin sevk edeceği emtialarda gerçekleşecek hasarların teminat altına alınması maksadıyla düzenlediği ...... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi Abonman Sigorta Sözleşmesi ile poliçeye ek olarak düzenlenen ..... numaralı Havayolu Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi hükümleri gereği poliçe teminatı kapsamında olduğu; gerçekleşen hasar neticesinde oluşan zararın, Nakliyat Emtia Sigortası Genel Şartları ve davacı ..... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ..... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi Abonman Sigorta Sözleşmesi ile poliçeye ek olarak düzenlenen ...... numaralı Havayolu Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi özel şart, Geniş Teminat(All Risks) kloz ve hükümleri gereği, poliçe primlerinin ödenmiş ve poliçenin hasar tarihinden önce herhangi bir sebeple iptal edilmemiş olması kaydıyla dava dışı ..... Taahhüt Sanayi İç ve Dış Tic. A.Ş.’ne ödenmesine engel teşkil edecek bir hususun bulunmadığı; dava dışı ..... Taahhüt Sanayi İç ve Dış Tic. A.Ş.’ne ait emtiada gerçekleşen zarar üzerinden 9.331,98 USD karşılığı (poliçe kuru 9.331,98 USD x 18.2987 TL) 168.814,29-TL tutarındaki maddi zararın, davacı ........ Sigorta A.Ş. tarafından dosyada mübrez 16.02.2023 tarihli dekont ile ödendiği; gerçekleşen hasar/zararın, fiili taşıyıcı davalı ...... Anonim Ortaklığı tarafından yapılan sevkiyat süresi içerisinde gerçekleştiği, bu sebeple Montreal Konvansiyonu Madde 18/1 gereği taşıyıcının sorumluluğunun bulunduğu; davacı ........ Sigorta A.Ş.‘nin halefiyet hakkına dayanarak, zararın meydana gelmesine sebep olan fiili taşıyıcı davalı ...... Anonim Ortaklığı’na karşı sorumluluğu kapsamında, ödediği 168.814,29-TL ana para tazminat tutarını rücuen talep etme hakkına sahip olacağı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası, davalı tarafın hukuki olmayan itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla daha önce rapor veren bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup; bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 15/04/2025 tarihli ek raporda özetle; kök rapor sonuç ve kanaatleri ile değerlendirmelerinin yerinde olduğu, yeni delil sunulmadığı, davalı yan itirazlarının incelenmesi ve değerlendirilmesinde yeni bir sonuç ve kanaat hasıl olmadığı hususlarında; kök rapor sonuç ve kanaatleri değişmediği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Bilirkişi kök ve ek raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. -Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davalı tarafından davacının sigortalısı olduğu dava dışı ile 3. Kişiye ait emtiaların hava yolu ile taşınmasının üstlenildiği ve yine bu taşıma sırasında toplam 753 kg ağırlığındaki emtianın 198 kg'lık kısmının kısmi olarak zayi olduğu sabit ve her iki tarafın da kabulünde olduğu görülmektedir. -Taşıyıcının sorumluluğu yalnız fiili taşımayı değil, emtianın taşıyıcı koruması altında olduğu süreci de kapsamaktadır. -Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre davalı tarafın kısmi zayi olan 198 kg'lık emtiayı taşıma süresi içerisinde dava dışı 3. Kişiye teslim etmediği, iş bu teslime ilişkin davalı tarafça belgenin sunulmadığı sabittir. -Yine bu zayi kapsamında teslim edilmeyen ürünler yönünden davacı sigorta şirket tarafından dava dışı sigortalıya 168.814,29 TL ödeme yapıldığı, iş bu ödemenin zayi olan 198 kg ürünün karşılığı olan (198 X 22 SDR) 4.356 SDR'lik sınırı aşmadığı görülmektedir. -Bu haliyle davacı sigorta şirketi tarafından sigortalıya ödeme yapıldığı, davacı sigortacının bu ödeme kapsamında sigortalının haklarına halef olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenen bedelin mevcut poliçeye, olayın oluş şekline ve meydana gelen hasara uygun olduğu alınan bilirkişi raporuyla sabittir. -Buna göre davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalıya yapılan ödeme nedeniyle rücuen tazmin hakkına sahip olduğu, söz konusu zararın davalı şirketin taşıması sırasında meydana geldiği, aksini ispat yükünün davalı taşıyıcıya ait olduğu, davalı taşıyıcı tarafından bu hususta bir bilgi ya da belgenin ibraz edilmediği, davalının taşıma süresince yüke nezaret etme, onun ziya ve hasara uğramaması için gereken özeni gösterme yükümlülüğü altında olduğu, davalının bu yükümlülüklerini aykırı davrandığı, sabit olan kısmi zayi nedeniyle fiili taşıyıcı sıfatıyla davalı tarafın sorumlu olduğu, davacı sigorta şirketinin halefiyet hakkına dayanarak 168.814,29 TL yönünden rücu isteminin yerinde olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. -Davalı tarafça ihbar yükümlülüğünden söz edilerek davanın reddi talep edilmiştir. Montreal Konvansiyonu'nun 18. maddesi uyarınca, hava yolu taşımasını yapan davalı hasarın hava yolu taşıması sırasında meydana gelmesi halinde sorumlu olacaktır. Yine Konvansiyon'un 31. maddesindeki düzenleme uyarınca, hasarın, teslimden itibaren 14 günlük sürede taşıyıcıya ihbarı gerekmektedir. Aksi halde gönderilene, taşınan emtianın eksiksiz ve hasarsız teslim edildiği karine olarak kabul edilir. Bu düzenleme karşısında, ihbar sürelerine uyulmaması halinde, yalnızca taşıyıcı lehine bir karine söz konusu olmayıp, taşıyıcının sorumluluğu da sona ermektedir.( Hüseyin Ülgen, Havva Taşıma Sözleşmesi, İstanbul 1987, s. 211, Tuba Birinci Uzun Uluslararası Hava Taşımalarında Taşıyıcının Sorumluluğu, 2012, s.134-135) Ancak taşıyıcının herhangi bir suretle hasarı öğrenmesi halinde ihbarın süresinde yapılmadığını ileri sürmesi TMK'nın 2. maddesi uyarınca iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacağından bu durumda hasar nedeniyle ihbar şartı aranmamalıdır. -Somut olayda hasara konu emtia, davalı tarafça bizzat teslim alınmıştır. Gerçekleşen zarar emtianın davalı ...... Anonim Ortaklığı adlı nakliyecinin hâkimiyetinde bulunduğu zaman diliminde meydana gelmiştir. Davalıların hak düşürücü süreye ilişkin iddiaları zarar davalı fiili taşıyıcın uhdesinde iken gerçekleştiğinden yerinde kabul edilmemiş, bu doğrultuda ayrıca bir ihbara gerek olmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir. -Yine davalının cevap dilekçesinde SDR sorumluluk sınırının 17 SDR üzerinden hesaplanması gerektiğini iddia ettiği görülmektedir. Hava yoluyla uluslararası taşıma ilişkisinde uygulanacak olan Montreal Konvansiyonu 22/3. Maddesi'ne göre taşıyıcının sınırlı sorumluluğu bulunmakta olup, 28/12/2019 tarihinde yapılan düzenlemeye göre sınır kilogram başına 22 SDR olarak belirlenmiştir. Bu nedenle davalı tarafın bu iddialarına Mahkememizce itibar edilmemiş, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. -Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. -Buna göre davalı borçlu tarafından poliçe ve hasara ilişkin bilgi ve belgeler ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; -Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, -Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 33.762,85 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 11.531,70-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.038,86-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.492,84- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.038,86-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 427,60-TL başvurma harcı, 15.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 321,50 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 15.749,10-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama giderinin davalı yan üzerinden bırakılmasına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 30.000,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/07/2025 Katip ..... Hakim ...... e-imzalıdır e-imzalıdır