İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/58 E. 2024/606 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/58
Karar No
2024/606
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/58 Esas KARAR NO : 2024/606 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/01/2024 KARAR TARİHİ : 05/06/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/06/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ...'nın sevk ve idaresindeki diğer davalı .... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin maliki bulunduğu ... plaka sayılı araç 26.07.2023 tarihi saat 03:15 civarında, Büyükçekmece ilçesinden .... istikametine seyir halindeyken .... mevkiinde, aracın ön kısımlarıyla aynı istikamette seyir halinde olan müvekkili ...'a ait ... plaka sayılı otomobilinin sol arka kısımlarına çarptığını, kazanın etkisiyle davacının kullandığı aracın yolun sağında bulunan bariyerlere çarptığını ve otomobilde ağır hasar meydana geldiğini, kaza sonrasında sigorta şirketine bağlı olarak .... Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından ekspertiz raporu hazırlandığını, rapor sonucu değişmesi gereken hasarlı parça, malzeme tutarı ve işçilik bedeli olarak toplamda 534.418,02 TL tespit edildiğini, kaza sebebiyle müvekkilinin aracında yüksek miktarda değer kaybı da meydana geldiğini, haksız fiil ile başkasına zarar verenin bu zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu, somut olayda araç sürücüsü ...'nın müvekkilinin aracına zarar verdiğini, ayrıca hasara sebep olan aracın ambulans olarak kullanıldığını, aracın ruhsat sahibinin ise .... San. ve Tic. Ltd. Şti. Olduğunu, Ticaret Kanununun, ilgili mevzuat ve yargıtay içtihatlarına göre araç işleteni ve sürücüsünün haksız fiilden kaynaklanan hasarlardan müteselsil sorumlu olduğunu, davalı yanın ... plaka sayılı aracının ... Sigorta A.Ş.'nin ... poliçe numarasına kayıtlı olduğunu, sigorta şirketinin müvekkile kısmi ödeme yaptığını, aracın tamir sebebiyle kullanılamadığından müvekkilinin otomobilini kullanamadığından mağduriyet yaşadığını, ayrıca iş bu kaza sebebiyle oluşan değer kaybı nedeniyle de hak kaybına uğramış bulunduğunu, bu nedenlerle ve resen araştırılacak hususlar doğrultusunda; davanın kabulü ile, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen bu dosyada fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik, müvekkilinin otomobilinin tamiri nedeniye 100,00 TL maddi hasarının kaza tarihinden, davacının aracında kaza sebebiyle oluşan 100,00 TL değer kaybının ve müvekkilinin aracını tamirde geçen sürede kullanamaması sebebiyle oluşan zararının 100,00 TL kısmının 26.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi, muhakeme masrafları ve ve avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar, usulüne uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamışlardır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Davacının maliki olduğu ... plakalı araç ile davalıların kaza anında sürücüsü ve maliki olduğu ... plakalı araçlar arasında 26/07/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddiası ile davacıya ait araçta meydana geldiği belirtilen hasara ilişkin tamir bedeli, değer kaybı, mahrumiyet bedeline ilişkin maddi tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.- Mahkememizce davacının ticari sicil kayıtları, Güneşli vergi dairesi kayıtları celbedilmiştir. Davacı tarafın gerçek kişi olması ve dosyada mevcut müzekkere cevapları nedeniyle öncelikle dava şartları yönünden görev hususunun irdelenmesi gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesinde; “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre görev hususunun belirlenmesinde bu konuda ayrı bir düzenleme bulunup bulunmadığının göz önünde bulundurulması gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olması gerekir. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 154 vd. maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. T.T.K.'nun 14.maddesine göre “bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Yasa'nın 17.maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır. Dosyada mevcut Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün müzekkere cevabı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabından davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, Güneşli Vergi Dairesi müzekkere cevabından davacının 10/08/2011 tar,ihinde diğer ücretten dolayı faaliyetine başladığı 31/12/2021 yılında işini terk ettiği mükellefiyet kaydının olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda da ayrıntılarına yer verildiği üzere bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması gerekmektedir. Dosya mevcut vergi dairesi kayıtlarına göre davacının yukarıda açıklanan nedenlerle tacir olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Dava konusu aracın tescil kayıtlarında da aracın hususi kullanıma mahsus tescil kaydının olduğu görülmektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Buna göre dava konusu uyuşmazlık mutlak veya nisbi ticari dava niteliğinde olmadığından, uyuşmazlık Mahkememizin görev alanına girmemektedir. Uyuşmazlığın ticari dava olmaması nedeniyle genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi bu davanın yargılamasını yapmakta görevli olduğundan, HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle, HMK'nun 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 3-6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceğine, Dair, davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/06/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/58, K. 2024/606, T. 05.06.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-58-e-2024-606-k-9fe4b9bb3fdc