İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/431 E. 2024/1180 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/431
Karar No
2024/1180
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/431 Esas KARAR NO : 2024/1180 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/05/2024 KARAR TARİHİ : 15/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2024 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Limited Şirketi (eski ünvan ... Limited Şirketi) tarafından müvekkili ....hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiğini, müvekkilinin icra takibine süresi içerisinde itiraz edemediğinden söz konusu takibin kesinleştiğini, Bakırköy ....İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasından düzenlenen ödeme emrinde takibin dayanağı olarak 30.08.2013 tarihli senet bedeli gösterilmiş ise de öncelikle dosya içerisinde bu tarihli bir bono bulunmadığını, davalı tarafından da 30.08.2013 tarihli olduğu iddia edilen bononun dosyaya sunulmadığını, dosya içerisinde 30.04.2013 tediye tarihli 400 USD bedelli, 30.04.2013 tediye tarihli 525 USD bedelli, 31.05.2013 tediye tarihli 400 USD bedelli,31.05.2013 tediye tarihli 525 USD bedelli,30.06.2013 tediye tarihli 525 USD bedelli,30.06.2013 tediye tarihli 450 USD bedelli alacaklısı ...Limited Şirketi olan 6 adet bono yer aldığını, dosyada yer alan bonoların alacağa dayanak olarak gösterilmesinin mümkün olmadığını, İcra dosyasında ödeme emrine dayanak gösterilen 30.08.2013 tarihli bono yer almamakta olup dosyada yer alan 6 adet bononun davalı tarafından ne şekilde elde edildiği bilgisi de dosyada mevcut olmadığını, söz konusu bonolarda yer alan imzaların müvekkili ...'a ait olmadığı gibi müvekkili ile davalı şirket arasında herhangi bir borçlandırıcı işlemin de bulunmadığını, bonolarda "...." kaşesi yer aldığını ve bonoların düzenlenme tarihleri de dosyadan anlaşılamadığını, dosya içerisinde yer alan bonoların sahte bilgiler ve sahte imza ile düzenlendiğinin aşikar olduğunu, sunmuş oldukları İzmir ... Noterliği'nin 16.03.2023 tarih .... yevmiye numaralı İmza Sirkülerinde yer alan müvekkiline ait imza ile bonolardaki imzalar birbirinden farklı olduğunu beyan ederek öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilerek dava konusu Bakırköy ....İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin teminatsız olarak dava sonuna kadar durdurulması, aksi kanaatte ise takdir edilecek teminat karşılığında durdurulmasına, aksi kanaatte ise teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek Bakırköy ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına girdiğini ve girecek paranın davalıya ödenmemesini, aksi kanaatte ise takdir edilecek teminat karşılığında ödenmemesine, Müvekkilinin Bakırköy .....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına ve davalıya borcu olmadığının tespitini ve takibin iptaline, davalının haksız ve kötüniyetli olarak icra takibi başlatması nedeniyle icra dosyası ile talep edilen alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile aralarında ticari ilişkinin bulunduğunu, ilişkinin kaynağının ticari mal satışları olduğunu, davacı tarafın tacir olarak satın aldığı mallar mukabilinde takip konusu senetleri imzalayarak davalı alacaklı şirketin satış sorumlusu ... T. C. Kimlik Numaralı ....'a teslim ettiğini, senetlerdeki imzanın davacı ... ait olduğunu, davacı borçluya tüm malların gönderildiğini ve teslim edildiğini, davacı tarafından mallar karşılığında kısmi ödemelerin müvekkili şirketin ... Bankası'nın ... Iban Numaralı Hesabına yapıldığını, ödeme dekontlarının ve banka kayıtlarının celbini talep ettiklerini, tüm işlemlerin ticari defter ve belgelerde kayıtlı olduğunu, Gelir İdaresi Başkanlığı ve Kemeraltı Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazı yazılarak taraflar arasındaki BA/BS Formlarının ve sair tüm belgelerin celbini talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle haksız ve dayanaksız davanın reddini, davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacı- borçlu hakkında İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı- borçluya yükletilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davalı tarafından davacı aleyhine Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile 30/06/2013 tarihli, senet bedeline dayanılarak başaltılan ilamsız icra takibinde takibe dayanak senetlerdeki imzaların davacıya ait olmadığı iddiası ile davacı tarafın davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. -Mahkememizce icra dosyası davacıya ait imza örnekleri celp edilerek dosya arasına alınmış, davacının Mahkeme huzurunda imza ve yazı örnekleri alınarak dosya içerisine konulmuştur. -Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davalı takip alacaklısı tarafından davacı takip borçlusu aleyhine 2.825,00 USD alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "30/06/2013 tarihli senet bedeli" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. -Yine takip talebinin incelenmesinde takip dayanağı belge olarak 5 adet bonoya yer verildiği, bonolarda keşideci sıfatına davacı borçlusunun sahip olduğu, senetlerin vade tarihlerinin 31/05/2013, 30/04/2013, 30/04/2013, 30/06/2013 ve 30/06/2013 olduğu, senet lehtarının ise davalı ... olduğu, senetler üzerinde "nakden" " kaydının mevcut olduğu görülmüştür. görülmektedir. -2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. -Hemen burada, menfi tespit (borçsuzluğun tespiti) konulu eldeki davada ispat yükünün özellikleri üzerinde de durulmalıdır. -Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi). -İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. -Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. -Aynı ilkeler, HGK’nun 17.12.2003 gün ve 2003/19-781 E., 2003/768 K. sayılı ilamında da benimsenmiştir. -Davacı taraf, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespitini istediğine göre, konunun hem kambiyo hem de ispat hukuku açısından ele alınıp, değerlendirilmesi gerekir. -6100 Sayılı HMK m. 201 gereğince; yazılı bir belgeye (senede) bağlanmış olan her çeşit iddiaya karşı defi olarak ileri sürülen hususların yazılı delillerle ispatlanması gerekir. -Hukuk Genel Kurulunun 17.12.2003 gün ve E:2003/19-781, K:2003/768; 12.10.2011 gün ve E:2011/19-473, K:2011/607; 04.12.2013 gün ve E:2013/19-89, K:2013/1645; 14.05.2014 gün ve E:2013/19-1155, K:2014/660; 18.02.2015 gün ve E:2013/19-1362, K:2005/826 sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. -Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Hemen belirtmelidir ki, bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir. -Her senedin düzenlenmesinin altında yatan bir neden/ilişki vardır. İlletten mücerret olan kambiyo senetleri “ifa amacıyla” ya da “ifa yerine” düzenlenebilir. İfa amacıyla düzenlendiğinde, taraflarca aksi kararlaştırılmadığı sürece asıl borç ilişkisi ortadan kalkmaz. Kambiyo senedinin bu iki nedenden hangisi için düzenlendiğinin açıkça belirtilmediği durumlarda, kambiyo senedinin ifa amacıyla düzenlendiği kabul edilir. Bir başka anlatımla, kambiyo senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlenmesi esastır (Bozer, Ali/Göle, Celal: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara 2018, s.68). -Somut olayda davacı tarafın senetler üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmiş ve bu doğrultuda iş bu davayı ikame etmiştir. -Yukarıdaki açıklamalarda da yer verildiği üzere menfi tespit davalarında ispat yükü davalı alacaklıya ait olup davalı tarafın ilamsız takip dayanağı senet yönünden alacağın varlığını ispat külfeti bulunmaktadır. Her ne kadar davalı tarafça takibe dayanak olarak bonolar gösterilmiş ise de ilgili bonolardaki imzalar davacı tarafça inkar edildiğinden, ilgili imzaların davacıya ait olduğu tespit edilmeden; ilgili belgelerin kambiyo vasfına sahip olup olmadığı, bağımsız borç ikrarı içerip içermediği ve/veya ilgili belgelerin delil başlangıcı olarak kabul edilip edilmeyeceği hususunun değerlendirilmesi mümkün değildir. -Bu kapsamda Mahkememizce davalı tarafa muhtıra çıkartılarak Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyasına dayanak olarak belirtilen senet asıllarını ibraz etmek üzere muhtıranın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde ilgili senet asıllarının ibraz edilmemesi halinde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiş, kesin süre içerisinde takibe dayanak senetlerin Mahkememize ibraz edilmediği görülmüştür. -Bu haliyle her ne kadar davalı tarafça davacı aleyhine kambiyo senedine dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatılmış ise de davalı alacaklı tarafından senet asıllarının ibraz edilmediği, bağımsız borç ikrarı içeren bonolardaki imzaların davacıya ait olduğunun davalı tarafça ispat edilemediği, ilgili senetler yönünden davacının davalı tarafa borcunun bulunmadığı sabit olmakla davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; -Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davacı tarafın davalı ... borçlu olmadığının tespitine, -Davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 7.364,88-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.841,23-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.523,65-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak olarak yatırılan 1.841,23-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 427,60 TL başvurma harcı, 1.109,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 1.536,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun .... nnumaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ve dosyada mevcut evrak asıllarının iade işlemleri yerine getirilmesinin akabinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/11/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/431, K. 2024/1180, T. 15.11.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-431-e-2024-1180-k-8cdb5590c25e