İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/856 E. 2025/514 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/856
Karar No
2025/514
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tarımsal Üretim Sözleşmesinden Kaynaklanan (İstirdat) DAVA TARİHİ : 11/06/2024 KARAR TARİHİ : 29/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tarımsal Üretim Sözleşmesinden Kaynaklanan (İstirdat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının bahse konu tesisat aboneliğinin bulunduğu .....tesisat numaralı ticarethane tesisinde kaçak elektrik tüketiminde bulunulduğundan bahisle, davacıya haksız yere fatura tanzim edildiğini, davacıya karşı Diyarbakır İcra Dairesinin .....Esas Numaralı takip dosyası üzerinden 938.031,95-TL ana para tutarlı takip başlatıldığını, davacının banka hesaplarındaki paralara haricen el konmak suretiyle, icra takip dosyasının .....tarihinde haricen tahsil bildirimiyle kapatıldığını, ticari dava şartı olarak arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, Arabuluculuk son uzlaşamama tutanağı tutulduğunu belirterek davanın kısmi dava şeklinde açılmak (ve fazlaya ilişkin haklar ıslah ve değer arttırım hakkımız saklı kalmak) kaydıyla; davacı tarafından davalı kuruma ödenen tutardan şimdilik 100,00 TL'nin avans faizi ile birlikte istirdatına/iadesine, takip, haksız ve mesnetsiz olduğundan ve takip talebindeki alacak miktarının likit alacak olması nedeniyle takip miktarı üzerinden %20 kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle husumet, derdeslik, zamanaşımı, hakdüşürücü süre, görev ve yetki itirazlarının bulunduğunu, davanın usulden reddi gerektiğni, zira davacı tarafın ticari dava şartı kapsamında zorunlu arabuluculuk yoluna başvurmadığını, .....nolu faturaya dayanak .....Seri No'lu .....Tarihli Tutanakta açıkça ihbar üzerine aboneye gidildiği; yapılan kontrollerde işletme içerisinde xlp kablo ile kaçak kullandığı belirtildiğini, bu sebeple de reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. GEREKÇE; Dava, kaçak elektrik kullanımına dayalı tahakkuk ettirilen borçtan dolayı istirdat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık noktasının, davacı tarafından .....nolu abonelik kapsamında kullanılan sayaca müdahale ederek elektrik enerjisi kullanıp kullanmadığı, buradan varılacak sonuca göre davalı tarafından davaya konu edilen kaçak kullanım nedeniyle yapılan tahakkukun yerinde olup olmadığı, davacı tarafından ödenen bedelin iadesi istemine ve kötü niyet tazminatı istemine ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Davaya konu uyuşmazlığın kaçak kullanımdan kaynaklanmasının ve uyuşmazlığın taraflarına ilişkin olması nedeniyle davalı vekilinin husumet itirazının, aynı hususta açılmış ve görülen başka bir dava olmadığı anlaşılmakla derdestlik itirazının, tarafların tacir olması nedeniyle göreve yönelik itirazın, davanın menfi tespit davası olması nedeniyle hak düşürücü süreye yönelik itirazın, usulüne uygun yapılmış bir yetki itirazı bulunmadığı anlaşılmakla yetki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Diyarbakır İcra Dairesinin .....Esas sayılı dosyasında davacı tarafından Diyarbakır İcra Dairesinin .....E. Sayılı dosyası ile 957.946,22-TL lik faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalı/borçluya ödeme emrinin .....tarihinde tebliğ edildiği, davalının gönderilen ödeme emrine itiraz etmediği anlaşılmıştır. DEDAŞ tarafından .....tesisat numaralı aboneliğe ilişkin kaçak tespit tutanağına istinaden kaçak kullanımına ilişkin kayıtların ve videoların CD içinde sunulduğu, buna binaen mahkememizce Elektrik Mühendisi bilirkişisinden rapor tanzim edildiği, aldırılan .....tarihli rapoda özetle Kaçak Kayıt Döküm ve Tesisat Endeks Dökümü evrağındaki verilere göre; kullanıcının ayrı bir hat üzerinden kaçak elektrik enerjisi kullandığı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42-1-6 maddesine göre kaçak elektrik kullanımı kapsamında olduğu, Yargıtay talepleri doğrultusunda vergiler ve KDV dahil gecikme cezası hariç olarak borç miktarının 938.031,95 TL değil 587.644,67 TL olması gerektiğinin mütalaa edildiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin yargılama sırasında ibraz etmiş olduğu .....tarihli beyan dilekçesi incelendiğinde; .....Tarihinde 345.000, 00 TL , 284.750,00 TL ve 200.000,00 TL Kredi Kartı ile ödemenin davacı tarafça davalı şirkete yapıldığını, ayrıca 17638.25 TL ise Diyarbakır İcra Dairesi .....sayılı dosyasına yatırıldığını, davacı tarafa bu dosyaya ilişkin olarak;704.536,90 TL asıl fatura alacağı, 22.982,53 TL icra dosya masrafı, 63.433,74 TL icra vekalet ücreti, 38.796,83 TL Tahsil Harcı alındığını, buna binaen taraflar arasında ibraname düzenlendiğini belirtmiş ve ekinde ödemeye ilişkin belgeler ile ibranameye ibraz etmiştir. İİK’nın 72. maddesinin 6. fıkrası “Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir” şeklinde, 7. fıkrası ise “Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir” şeklindedir. İstirdat davası, İcra ve İflas Kanununda düzenlenmiş olmasına rağmen, uyuşmazlığı maddi hukuk bakımından sona erdirme amacına yönelik bir davadır. İstirdat davası, normal bir eda davası olup, bununla icra takibi sırasında sebepsiz olarak ödendiği iddia edilen paranın geri verilmesi istenir. İstirdat davasının biri takip hukukuna, diğeri maddi hukuka ilişkin olmak üzere iki şartı vardır. İstirdat davası açılması için ilk şart, geri verilmesi istenen paranın icra takibi sırasında ödenmiş olmasıdır. Borçlunun, ödeme emrine itiraz etmemesi veya itiraz etmiş olmasına karşın itirazının kesin kaldırılması nedeniyle, kesinleşmiş olan icra takibi dolayısıyla, bu parayı gerek nakden, gerek mallarının haczedilip satılması suretiyle cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olması gerekir. İstirdat davasının açılmasının ikinci şartı ise, maddi hukuk bakımından, aslında borçlu olmadığı bir parayı cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olmasıdır (İİK.m.72/VII). Somut olayda, Diyarbakır İcra Dairesinin .....Numaralı takip dosyası üzerinden .....tarihinde 938.031,95-TL ana para tutarlı takip başlatıldığı, takip başlatıldıktan sonra taraflar arasında indirim yapılmak sureti ile davacı yanca ödeme yapıldığı ve davacının .....tarihli ibranamesinde davaya konu olan fatura için ihtirazi kayıt olmaksızın (davaya konu olmayan başka bir fatura için kayıt konularak) ibranameyi imza altına aldığı anlaşılmakla, ödenen bedel yönünden davacının kaçak kullanımı kabul ettiği anlamı taşıdığından müzayaka halinde olmayarak ödeme yapmasından dolayı şartları oluşmayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Kötü niyet tazminatı yönünden yapılan incelemede; Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötü niyetli kabul edilmektedir( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20.6.1980 gün ve 1979/9-82 esas,1980/2073; 10.04.2002 gün ve 2002/19-282 Esas-2002/299 karar sayılı kararları). Somut olayda ise davaya konu olan fatura yönünden davalının İİK'nın 72/4.maddesine göre ile kötü niyetli sayılamayacağı kanaat edilmekle şartları oluşmadığından bu talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL peşin alınan harçtan peşin yatan 427,60TL harcın mahsubu ile 187,80TL bakiye harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6- HMK.'nın 333. maddesi ve HMKY'nin 47. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının yazı işleri müdürü tarafından ilgilisi hesap numarası bildirilmiş ise hesabına aktarılmasına, aksi halde masrafın gider avansından karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilerek iadesinin sağlanmasına, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim

Atıf: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/856, K. 2025/514, T. 29.04.2025, www.arakarar.com/karar/diyarbakir-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-856-e-2025-514-k-7fe929ba98a4