İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/717 E. 2024/1044 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/717
- Karar No
- 2024/1044
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/717 Esas KARAR NO : 2024/1044 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/07/2017 KARAR TARİHİ : 17/10/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davalı firmaya yurt dışına ihraç edilecek tekstil ürünlerinin kesim, dikim ve ütü paket işlemleri yaptırıldığını, işlem yapılmak üzere değişik zamanlarda davalıya teslim edilen ürünlere, davalı ... dikim ütü paket işlemlerinin yapıldığını, buna karşılık kesin faturalara mukabil müvekkili şirket tarafında da değişik zamanlarda ödemelerin yapıldığını ve ilişkinin cari hesap şeklinde devam ettiğini, cari hesap kayıtlarında görüleceği üzere davalıya yapılan nakit ödemelerin dışında müvekkili şirket tarafından davalı tarafa fatura kesildiğini ve 03/10/2016 tarihinde iadeli taahhütlü olarak davalıya tebliğ edildiğini, davalının da kabulünde olan bu faturanın davalıya fason dikim ütü paket işlemi için gönderilen 4496 adet .... Modeli iki renk bayan elbisenin davalının imalatı nedeniyle zayi edilmesinden ötürü kesildiğini, toplamı 9055 adetten oluşan ihracat ürünün 4496 adedi ihraç edilemeyince navlun ve gümrük bedelinin bir kısmının da söz konusu faturaya yansıdığını, bu itibarla davalının yaptığı işe karşılık müvekkili şirket tarafından yapılan ödemeler ve kesilen faturalar karşısında davalıya fazla ödemenin yapıldığını, cari hesapta oluşan bakiyenin ödenmesinin talep edildiğini, , talep edilen bakiye alacağın ödenmemesi üzerine davalı hakkında icra takibinin yapıldığını, ancak davalı tarafça haksız bir şekilde borca itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacı ile yurtdışına ihraç edilecek tekstil ürünlerinin kesim, dikim ve ütü paket işlemlerinin yapılması hususunda anlaştığını ve anlaşmaya uygun şekilde müvekkili tarafından müvekkiline teslim edilen kumaşlara, dikim, ütü paket işlemlerinin yapıldığını, davacı tarafından sadece kumaşların verildiğini ve müvekkili tarafından verilen bu kumaşlar verilen sipariş ve ölçülere uygun bir şekilde dimiminden paketlenmesine kadar tüm işlemlerinin yapıldığını, davacının müvekkiline teslim edilen kumaşla gri ve lacivert renkte olmak üzere bayan elbisenin hazırlanması konusunda sipariş verdiğini ve bunun üzerine müvekkili tarafından tüm siparişlerin kusursuz ve hatasız bir şekilde ihraca hazır hale getirilip davacı firma çalışanları tarafından da kontrol edildikten sonra teslim alındığını, ihraç edilecek ürünlerin teslim alındıktan sonra müvekkilinin davacı tarafça arandığını ve İspanya'da olan müşterisinin gri renkli ürünleri satın almadığının söylediğini, bunun üzerine müvekkili ürünlerde herhangi bir kusur ya da hata olmadığını, ürünlerine güvendiğini, teslim alındığında .... firmasının çalışanlarının tüm kontrolleri yaptığını, durumu kabul etmemekle birlikte gerekirse İspanya'ya gidip gerekli kontrolleri yapmak istediğini ve ürün bedenlerinden sorun varsa bedenlerini de kusursuz bir şekilde değiştirmek sadece 2 gününü alacağını söylediğini, bu konuşmanın üzerine müvekkilinin pasaport ve vize işlemlerini tamamladığını ve iddia edilen sorunu çözmek için İspanya'ya kadar gitmeyi dahi göze aldığını, ancak davacı şirket tarafından tekrardan arandığını ve davacı şirket tarafından müvekkilinin 3-4 ay beklemesini, ürünlerinin satılacağının söylendiğini, bunun üzerine müvekkilinin beklediğini fakat davacı şirket tarafından herhangi bir ödemenin de gerçekleşmediğini, daha sonra yapılan görüşmelerde davacı şirketin imalat müdürü ...'in müvekkiline söz konusu ürünler için depolarında yer olmadığını, nasılsa bu ürünlerin satılacağını, müvekkilinin deposunda yer varsa bu ürünlerin geçici olarak müvekkilinin deposunda kalmasını kabul ettiğini, davacı şirketin müvekkilinin iş yerine 4 bin civarında gri renkteki ürünün gönderildiğini, bu ürünlerin müvekkilinin iş yerinde olmadığı bir zamanda geldiğini ve kötü niyetli davacının bu ürünler üzerinden fatura kestiğini, geçici olarak depo kullanılacağı söylenmiş olsa da kendince ürün teslimatı yapıp fatura kesen kötü niyetli davacının üstelik faturasını kumaş bedeli üzerinden bile kesmediğini, ürünün müşteriye satış fiyatı ve sözde kararlarını da faturaya yansıttığını, konu hakkında araştırma yapan müvekkilinin davacının söz konusu ürünleri İspanya'daki müşterisine satamaması nedeninin İspanya'daki müşterilerinin siparişini davacının geciktirmesi olduğu yönünde bilgiler aldığını, davacı tarafından müvekkili deposuna bırakılan ürünlerin aynı şekilde durduğunu, yapılacak bilirkişi incelemesi ile davacının hatalı imalat ve zayi iddiasının gerçeğe aykırı olduğunun ortaya konacağını, müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını aksinde davacıdan alacaklı olduğunu ve bu alacağını tahsil için Bakırköy .... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ancak davacının ise haksız bir şekilde bu takibe itiraz ederek huzurdaki davayı ikame ettiğini, davanın reddine, takibin iptaline, davacı aleyhine asgari %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacıya ait yurt dışına ihraç edilecek tekstil ürünlerinin kesim , dikim ve ütü paket işlerini davalı tarafından yapımı şeklinde ticari ilişki bulunduğu hususunda uyuşmazlık bulunmayıp, uyuşmazlık davacının davalıya kesim, dikim ve ütü paket işini yaptırdığı 9.055 adetten oluşan ürünün 4.496 adetinin gizli veya açık ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, ve davacının bu nedenle davalıdan alacaklı olup olmadığı, sonuç itibariyle taraflar arasındaki cari hesap kapsamında davacının alacaklı olup olmadığı ve miktarının ne kadar olduğu hususlarındadır. Davacı Tanığı ... Mahkemece alınan beyanında;kendisinin 2015 ile 2017 Eylül tarihleri arasında yaklaşık 2,5 yıl boyunca davacı şirkette üretim müdürü olarak çalıştığını, 2017 Yılının Şubat Mart aylarında davalı şirkete çalıştığı şirket için üretim yapmak üzere 9500 adet iki renkli lacivert ve gri olmak üzere kumaş gönderdiklerini, ürünlerin davalı tarafça bitirilerek davacı şirketin kontrolünden sonra yurt dışına gönderildiğini, 9000 adetin içerisinde kendilerinin yaklaşık 100-150 tanesini koli seçerek kontrol ettiklerini, bunlarda herhangi bir ayıp çıkmadığını, daha sonra ürünleri gönderdikleri İspanya'daki şirketin lacivert renginde problem olmadığını, fakat gri renginde depo kontrolü sonucunda hatalı ürünlerde tespit edildiğini bildirdiklerini ve kendilerine hatalı ürünlerle ilgili numune gönderdiklerini, daha sonra biz üç beş gün içerisinde durumu davalı şirkete bildirdiklerini, onlarda ürünün belli bir kısmında ayıp olduğunu tamamında ayıp olmadığını iddia ettiklerini, gri renkte ayıplı olduğu tespit edilen ürünler 4500 tane olup, bu ürünlerin yurt dışında kendilerine iade edildiğini, ürünler geldikten sonra davalı şirket yetkilileri de ürünleri görünce hatalı ürünleri kabul ettiklerini, kendilerinin ürünleri dekont faturası olarak davalı tarafa iade ettiklerini, davalının kendilerine üç dört parti ürün üretimi yaparak borcu kapatacağını söylediğini, buraya kadar davalı tarafla görüşmeleri kendisinin yaptığını, daha sonra davacı şirket yetkilileririyle aralarında anlaşmazlık olduğunu beyan etmiş, davalının vekilinin talebi üzerine sorulan soruya tanık; dava konusu ürünlerin koltuk altı pervazlarında bolluk olduğunu, yurt dışı şirketin bu nedenle ürünleri iade ettiğini beyan etmiş, beyanını imzası ile tasdik etmiştir. Davacı Tanığı .... Mahkemece alınan beyanında; kendisinin .... Tekstilde pazarlama müdürü olarak çalıştığını, kendisinin dava konusu kumaşların dikilmesi için davacı şirkete teslim ettiğini, 9500 adet olduğunu, malların iki renk olduğunu, malların bir renginde problem olmadığını fakat diğer renginde problem olması nedeniyle yurt dışındaki firma tarafından şirketlerine iade edildiğini, şirketin malların ayıplı olduğunu İspanya'dan kendilerine bilgi gelir gelmez davalı tarafa bildirdiklerini, mallar geldiğinde ayıplı olduğunu davalı yetkililerinde kabul ettiğini, davalı .... Beyin malları incelediklerini ve ayıbı kabul ettiğini bizzat gördüğünü, davalı malları kabul edince davacı ürünleri kendisine iade ettiğini, davalının ürettiği ürünlerin kendilerinin tuttuğu nakliye firmasına davalı tarafından teslim edildiği, kendilerinin teslim öncesinde ürünlerin %2 -2,5 üzerinde kontrol yaptıkları, burda da aynı şekilde kontrolü yaptıklarını, o zaman ayıplı olduğu ortaya çıkmadığını, İspanya'daki müşteki ürünlerin tümünü kontrol edince ürünlerin ayıplı olduğu bu şekilde anlaşıldığını, elbiselerin koltuk altı kısmının bol olması şekilinde ayıp olduğunu beyan etmiş, davacı vekilinin talebi üzerine sorulan soruya tanık; davalı ayıplı ürünleri geri aldığını ve kendisine kesilen faturayı davacı şirkete yeni ürün mallar dikerek karşılayacağını söylediğini, kendisinin bizzat buna şahit olduğunu beyan etmiş, davalı vekilinin talebi üzerine sorulan soruya tanık; İspanya'dan kendilerine bir hafta içerisinde dönüş yapıldığını, zaten bu konudaki yabancı şirketle mailleşmelerinin de kendisinin yaptığını, maillerin dosyaya sunulduğunu şeklinde beyanda bulunulmuştur. Davalı Tanığı ... Mahkemece alınan beyanında; kendisinin davacı şirkette işlerin dikim, yükleme ve paket kısmını yani kontrol ve idaresini yaptığını, şu an da başka bir şirkette çalıştığını, davalı davacıdan ütü paket ve dikimini yapmak üzere bir kısım sipariş aldığını, ürünleri hatırladığı kadarıyla iki renkti ve 1.000'er adet olduğunu, davalı ürünlerin dikim, ütü , paket işini yapıp davacıya teslim ettiğini, üretim aşamasında ürünlerin kontrolünü kendisinin yaptığını, ürünlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, kendisinin de ürünlerin üretimiyle ilgili karşı tarafa sürekli rapor verdiğini, davacı tarafın ürünleri yurt dışına göndereceğini, davacı adına üretim aşamasında davalının iş yerinde kontrolleri kendisinin yaptığını, genelde ürünler içerisinde rastgele seçim yaparken her partiden 10-15 ürün kontrol ettiğini, ürünlerin yurt dışına sevkedilene kadar herhangi bir sorun yaşanmadığını, daha sonra kendisinin ....den ayrıldığını, sonrasıyla ilgili bir bilgisinin bulunmadığını beyan etmiş, davacı vekilinin talebi üzerine sorulan soruya tanık; dava konusu ürünlerin yurt dışından döndükten sonra davalıya teslim edilip edilmediği konusunda bir bilgisinin bulunmadığını, dava konusu ürünlerin dikim aşamasında ütü aşamasında ve paket aşamasında ayrı ayrı kontrolllerini yaptığınışeklinde beyanda bulunulmuştur. Davalı Tanığı ... Mahkemece alınan beyanında;kendisinin daha önce davalının yanında iş takipçisi olarak çalıştığını, şu an başka bir yerde çalıştığını, davacı davalıya dikim, ütü , paket işi yapılmak üzere fason üretimi yapılması için kesilmiş kumaş teslim ettiğini, ürünlerin iki renk olduğunu, her renk için yaklaşık 4.000 adet ürün teslim edildiğini, davalı ütü paket ve dikim işini tamamlayıp davacıya ürünleri teslim ettiğini, davacı ürünleri yurt dışına göndereceğini, ürünlerin üretim aşamasında kontrolünü davalı adına kendisinin yaptığını, dava konusu ürünler üzerinde her aşamada kendisinin de davacı firma yetkilileri kontrollerini yaptıklarını, teslimat sırasında da kendisinin ve davacının imalat ekibi kontrol yaparak teslim ettiğini, ürünlerin bir kısmı paket açılarak kontrol edildiğini, herhangi bir sorun çıkmadığı için tüm ürünler açılmadığını, daha sonra ürünlerin ayıplı olduğu bilgisi yurt dışında davacı şirket aracılığıyla davalıya verildiğini, davalı ürünlerin kontrolü için yurt dışına gitmek üzere bilet almayı planladığını, fakat daha sonrra ürünlerin buraya getireleceği söylendiğini, davalı yurt dışına gitmediğini, daha sonra kendisinin şirketteyken davalının da bulunmadığı bir zamanda davacı yetkilleri yurt dışında getirilen ürünleri şirketin deposunda kalmasını söylediklerini, kendisinin de konuyu davalıya sorduğunu, davacının deposunda yer olmadığı için şirketin deposunda kalmasını istedikleri için kendilerininde bu nedenle ürünleri teslim aldığını, şu an ürünlerin depoda olması gerektiğini, daha sonra davacı şirketin bu ayıplı olduğu ileri sürülen ürünlere ilişkin bir fatura düzenleyip getirdiğini, davalı şirkette olmadığını, onun yerine kendisinin faturayı alıp imzaladığını, davalının telefonu kapalı olduğu için kendisine ulaşamadığını ve bu nedenle faturayı imzaladığını, daha sonrasıyla ilgili herhangi bir bilgisinin olmadığını beyan etmiş, davacı vekilinin talebi üzerine sorulan soruya tanık; kendisinin faturayı imzalayıp aldıktan sonra yaklaşık 1 hafta sonra davalının haberinin olmadığını, ... tekstilden ürünleri yer olmadığı için kendilerinin de kalması sözünü imalat müdürü ...'in söylediğini şeklinde beyanda bulunulmuştur. Mahkememizden verilen 31/10/2019 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Hukuk Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 06/07/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, davanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan 28/11/2023 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda özetle; KÖK RAPOR; Tarafımızca düzenlenen 26.12.2018 tarihli raporda; Davacı tarafından sunulan ticari defterlerin T.T.K. ve V.U.K. hükümleri doğrultusunda sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, davacının 10.11.2017 takip tarihi itibariyle davalıdan 21.516,88 TL ALACAKLI durumda olduğu, Sayın Mahkemenizce HMK 220-222 maddeleri çerçevesinde ihtaratta bulunulmasına rağmen, davalı ... inceleme katılmamış ve defter ibrazında bulunmamış olup, bu nedenle taraflar arasındaki ihtilafı oluşturan 26.09.2016 tarihli, ... numaralı ve 68.519,58 TL tutarlı faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olup / olmadığı ve bu faturadan dolayı davacıya borcunun bulunup / bulunmadığı hususuna ilişkin tespit yapmanın mümkün olmadığı, Gerek tanık beyanları ve gerekse dosya kapsamındaki bilgilerden söz konusu hatalı olduğu iddia edilen ürünlerin ve ürünlere ilişkin düzenlenen faturanın davalıya teslim edildiğine ilişkin herhangi bir çekişme bulunmadığı, Ürünlerin bulunduğu mahalde keşfen yapılan teknik inceleme sonucunda; 4.496 adet bayan elbisesinin ölçü yönünden ayıplı olduğu, ölçü hatasının mezurayla ölçülerek anlaşılabilecek açık ayıp olduğu, Davacının açık ayıplı ürünler kendisine teslim edilince kontrol ettiği, ancak ayıpların farkına varmadığından ayıplı haliyle kabul ederek yurt dışı müşterisine gönderdiği, yurt dışı müşterinin kontrolü sonucu ürünlerin ayıplı olduğunun anlaşıldığı ve davacı tarafından davalıya ayıp ihbarında bulunulduğu, davacının ayıp ihbarının borçlar kanununa ve işin olağan akışına göre süresinde olmadığı mütalaasında bulunulmuştur. EK RAPOR; Tarafımızca düzenlenen 01.07.2019 tarihli raporda; Davalının fason dikim işlemini yapıp davacıya teslim ettiği 4.496 adet bayan elbisesinin ölçü yönünden ayıplı olduğu, ölçü hatasının mezurayla ölçülerek anlaşılabilecek açık ayıp olduğu, Davacının ayıplı ürünler kendisine teslim edilince kontrol ettiği, ancak ayıpların farkına varmadığından kabul ederek yurt dışı müşterisine gönderdiği, davacının yurt dışı müşterisinin kontrolü sonucu ürünlerin ayıplı olduğunun anlaşıldığı ve davacı tarafından davalıya ayıp ihbarında bulunulduğu, Ayıplı ürünlerin davalı tarafından teslim alındığı, ve 68.519,58 TL tutarındaki 26.09.2016 tarihli ... nolu faturanın ayıplı 4.496 adet bayan elbisesi için davalıya kesildiği, Bu durumda davalının 68.519,58 TL tutarındaki 26.09.2016 tarihli .... nolu faturayı davalıya yansıtıp yansıtamayacağı sayın mahkemenin takdirinde olduğu mütalaasında bulunulmuştur. TESPİT VE DEĞERLENDİRMELER; Konfeksiyon ürünlerinin %100 kalite kontrol işlemi, imalat esnasında ütüleme sonrası yapılarak ürünler naylon poşetlere konulmakta ve karton kolilere yerleştirilmektedir. Tekstil sektöründe ürünler kolilere konulduktan sonra %100 inspection (kalite kontrol) yapılmamaktadır. Kalite kontrol için konfeksiyon ürünlerinin karton kolilerden ve naylon poşetlerden çıkartılması gerekmektedir. Poşetlerden çıkartılan ve kontrol edilen ürünlerin tekrar poşetlenmesi ve kolilere konulması maliyet ve zaman sarfiyatına neden olduğundan, Uluslararası tüm ürün denetimlerinde, uluslararası olarak tanınan, Kabul Edilebilir Kalite Limiti (Acceptable Quality Limit (AQL) yöntemi kullanılmaktadır. Ürün kolileri kamyon veya tıra yüklenmeden önce bağımsız inspectorler (kalite kontrolcü) tarafından AQL level-II seviyesi ve ürün miktarı dikkate alınarak belirli sayıda ürünün kalite kontrolü yapılır. Çıkan hata sayısı Kabul Edilebilir Kalite Limiti (....) yöntemine göre değerlendirilerek ürünün tamamı reddedilir veya kabulüne karar verilir. Bu durumu taraflar da tekstil sektöründe çalışan herkes de bilmektedir.Davacının siparişi üzerine davalı tarafından 9.055 adet .... Modeli bayan elbisenin dikim ve ütü paket işlemleri yapılarak davacıya teslim edilmiş. Davacı tarafından kontrol edilerek kabul edilen elbiseler yurt dışına ihraç edilmiştir. Davacının yurt dışı müşterisi teslim aldığı ürünleri kontrol etmiş ve 4.496 adet gri renkli bayan elbisesinin koltuk altı pervazlarının bol dikilmiş olduğu gerekçesiyle davacıya iade etmiştir. 12.10.2018 tarihinde taraf vekillerinin de katılımıyla ... Mah. ... Sok. N:8/B Bağcılar/İstanbul adresindeki davalı işyerine gidilerek ayıplı olduğu iddia edilen dava konusu ürünler incelenmiştir. Davalı işyerinde 4.496 adet gri renkli .... Modeli bayan elbisesinin bulunduğu görülmüştür. .... seviyesine göre 4.496 adet ürün için 200 adet ürüne bakılması gerekir. 200 adet üründen AQL 2,5 seviyesine göre 10 adet majör hata ve AQL 4 seviyesine göre 14 adet minör hata çıktığında ürün kabul edilmektedir. Bütün partiyi temsil edilecek şekilde rastgele seçilen ürünler ölçü tablosuna göre kontrol edilmiştir. Yapılan ölçümler sonucunda L beden elbisenin pervazlarının alt taraf uzunluğunun 7,5 cm olması gerekirken 8 cm’den fazla, S ve M beden elbisenin pervazlarının alt taraf uzunluğunun 7 cm olması gerekirken 7,5 cm’den fazla olan ürünlerin bulunduğu, tolerans dışı ürünlerin miktarının 200 adet üründen 18 adet ürüne karşılık geldiği görülmüştür. Elbiselerin ölçü tablosuna uygun olarak dikilmemesinin elbisedeki pervazın sarkmış görünmesine sebep olduğundan majör hata olarak kabul edilmiştir. AQL 2,5 metoduna göre ayıplı ürün sayısı kabul edilebilir limitin (maksimum 10 adet hata kabul edilebilir) üzerinde çıktığından incelemeye sunulan 4.496 adet bayan elbisesi ölçü yönünden ayıplı olduğu sonucuna varılmıştır. Ölçü hatası mezurayla ölçülerek anlaşılabileceğinden açık ayıptır. Davacı açık ayıplı ürünler kendisine teslim edilince kontrol etmiş ancak ayıpların farkına varmadığından ayıplı haliyle kabul ederek yurt dışı müşterisine göndermiştir. Yurt dışı müşterinin kontrolü sonucu ürünlerin ayıplı olduğu anlaşılmış ve davacı tarafından davalıya ayıp ihbarında bulunulmuştur. Davacı 68.519,58 TL tutarındaki 26.09.2016 tarihli .... nolu reklamasyon faturasını ayıplı 4.496 adet bayan elbisesi için davalıya yansıtmıştır. Ayıplı ürünler davalı işyerindedir. 12.10.2018 tarihinde davalı işyerine gidilerek ayıplı olduğu iddia edilen dava konusu ürünler incelenmiştir. Tarafların da kabul ettiği, tekstil sektöründe ulusal ve uluslararası tüm ürün denetimlerinde kullanılan, uluslararası olarak tanınan, Kabul Edilebilir Kalite Limiti (....) yöntemine göre yapılan kalite kontrol sonucunda; 4.496 adet üründen rastgele 200 adet ürünün seçilmesi ve 200 adet ürünün ölçü tablosuna göre mezurayla ölçülerek kalite kontrol işlemi 5 saatte ancak yapılabilmiştir. Seri çalışmayla 1 ürünün kalite kontrolü bilirkişi tarafından ortalama 1,5 dakikada tamamlanabilmektedir. 4.496 adet ürünün kalite kontrolü 4.496 adet x 1,5 dakika / 60 dakika = 112 saat = (112 saat / 8 saat) = 14 günde yapılabilir. Bilirkişinin 14 günlük beyin ve fiziki olarak çalışmasının karşılığı brüt 1.500 TL bilirkişi ücreti olamaz. 4.496 adet ürünün bilirkişi tarafından incelenmesi isteniyorsa bilirkişinin ayırdığı zaman ve emeğinin karşılığı olarak minumum (3.000 TL/gün x 14 gün =) 42.000 TL bilirkişi ücretinin yatırılması gerekmektedir. Mali bilirkişi ücreti hariç, sadece tekstil mühendisi bilirkişi için 42.000 TL bilirkişi ücreti yatırılırsa 4.496 adet ürünün %100 bilirkişi incelemesi yapılabilir. Bu durumun usul ekonomisine uygun olup olmadığı sayın mahkemenin takdirindedir. SONUÇ; Somut olaydaki iddia, savunma, vakıa ve sunulan belgeler, Mahkemenin tarafımıza tevdi ettiği görev kapsamında değerlendirildiğinde, 1-Tekstil konfeksiyon sektöründe ürünler kolilere konulduktan sonra %100 inspection (kalite kontrol) yapılmadığı, kalite kontrol yapılacak konfeksiyon ürünlerinin karton kolilerden ve naylon poşetlerden çıkartılmasının gerektiği, poşetlerden çıkartılan ve kontrol edilen ürünlerin tekrar poşetlenmesi ve kolilere konulması maliyet ve zaman sarfiyatına neden olduğundan, uluslararası tüm ürün denetimlerinde, uluslararası olarak tanınan, Kabul Edilebilir Kalite Limiti (....) yönteminin kullanıldığı, ürün kolileri kamyon veya tıra yüklenmeden önce bağımsız inspectorler (kalite kontrolcü) tarafından ...seviyesi ve ürün miktarı dikkate alınarak belirli sayıda ürünün kalite kontrolü yapıldığı, çıkan hata sayısı Kabul Edilebilir Kalite Limiti (...) yöntemine göre değerlendirilerek ürünün tamamının reddine veya kabulüne karar verildiği, bu durumu tarafların da tekstil sektöründe çalışan herkesin de bildiği, 2- 12.10.2018 tarihinde davalı işyerinde yapılan yerinde incelemede dava konusu 4.496 adet ürünün incelemeye sunulduğu, uluslararası kabul gören bilimsel ... yöntemi level II seviyesine göre; 4.496 adet ürün içerisinden rastgele olarak seçilen 200 adet ürünün incelendiği, yapılan inceleme sonucunda kabul limitinin üzerinde hata tespit edildiğinden, incelemeye sunulan 4.496 adet bayan elbisesinin ayıplı olarak değerlendirildiği, 3-Seri çalışmayla 1 ürünün kalite kontrolünün bilirkişi tarafından ortalama 1,5 dakikada tamamlanabildiği, 4.496 adet ürünün kalite kontrolünün 14 günde yapılabileceği, 4.496 adet ürünün bilirkişi tarafından incelenmesi isteniyorsa bilirkişinin ayırdığı zaman ve emeğinin karşılığı olarak, mali bilirkişi ücreti hariç, sadece tekstil mühendisi bilirkişi için 42.000 TL bilirkişi ücretinin yatırılması gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce alınan 03/07/2024 tarihli Bilirkişi 2. Ek Raporunda özetle; TESPİT VE DEĞERLENDİRMELER; Davacının siparişi üzerine davalı tarafından 9.055 adet .... Modeli bayan elbisenin dikim ve ütü paket işlemleri yapılarak davacıya teslim edilmiştir. Davacı tarafından kontrol edilerek kabul edilen elbiseler yurt dışına ihraç edilmiştir. Davacının yurt dışı müşterisi teslim aldığı ürünleri kontrol etmiş ve 4.496 adet bayan elbisesinin koltuk altı pervazlarının bol dikilmiş olduğu gerekçesiyle davacıya iade etmiştir. 26.06.2024 tarihinde ... Mah. .... Sok. N:16 Bağcılar / İstanbul adresine gidilerek davacı vekili Av. .... ve davalı asil ...'ın katılımıyla gün boyu yerinde inceleme yapılmıştır. Ürünlerin incelemesi bitmediğinden 29.06.2024 tarihinde ... Mah. .... Sok. N:16 Bağcılar / İstanbul adresine tekrar gidilerek davacı vekili Av. ... ve davalı asil ...'ın katılımıyla gün boyu yerinde inceleme yapılmıştır. İncelemeye sunulan elbiselerin tamamı 3 kişi tarafından karton koliler içerisinden boşaltılmış, naylon poşetlerden tek tek çıkartılmış, masa üzerine ölçüm için hazır edilmiş, tekstil mühendisi bilirkişi ... tarafından elbiselerin kol altı pervazlarının alt taraf uzunluğu tek tek mezurayla ölçülmüş ve bir kişi tarafından da ölçüm sonuçları deftere işlenmiştir. Ölçümü yapılan elbiseler taşıma torbalarına konulmuştur. .... Modeli bayan elbiselerin kol altı pervazlarının alt taraf uzunluğu S ve M bedenler için 7 cm, L beden için 7,5 cm olması istenmektedir. Kabul edilen tolerans uzunluğu ±0,5 cm'dir. Elbiselerin kol altı pervazlarının alt taraf uzunluğu S ve M bedenler için 6,5 - 7,5 cm aralığında, L beden için 7 - 8 cm aralığında olması gerekmektedir. Bu sınırlar dışındaki ölçüm sonuçlarına sahip ürünler ayıplı kabul edilmektedir. 3.895 adet gri renk ve 355 adet lacivert renk olmak üzere toplam 4.250 adet ... Modeli bayan elbisesinin kol altı pervazlarının alt taraf uzunluğu ölçülmüştür. Yapılan ölçüm sonuçlarına göre; 3.213 adet gri renk ve 304 adet lacivert renk olmak üzere toplam 3.517 adet ... Modeli bayan elbisesinin kol altı pervazlarının alt taraf uzunluğunun tolerans dahilinde olduğundan ayıplı olmadığı, 682 adet gri renk ve 51 adet lacivert renk olmak üzere toplam 733 adet ... Modeli bayan elbisesinin kol altı pervazlarının alt taraf uzunluğunun tolerans dışı olduğundan ayıplı olduğu tespit edilmiştir. Ayıplı bayan elbiselerinin oranı %17,25'tir. Yapılan ölçüm sonuçları ve ayıplı ürün miktarları ayrıntılı olarak aşağıda listelenmiştir. Davacı 68.519,58 TL tutarındaki 26.09.2016 tarihli 242315 nolu reklamasyon faturasını ayıplı 4.496 adet bayan elbisesi için davalıya yansıtmıştır. 12.10.2018 tarihinde yapılan incelemede ürünler koliler içerisinde olduğundan tek tek ürün sayımı yapılmamış, koli üzerinde yazan ürün miktarları ve taraf beyanları dikkate alınmıştır. 26.06.2024 ve 29.06.2024 tarihinde yerinde yapılan incelemede ürünlerin tamamı teker teker sayılmış ve ölçüm yapılarak 3.895 adet gri renk ve 355 adet lacivert renk olmak üzere toplam 4.250 adet ... Modeli bayan elbisesi bulunduğu, incelenen bayan elbiselerinin de 733 adetinin ayıplı olduğu tespit edilmiştir. 733 adet ... Modeli bayan elbisesinin ayıplı olması nedeniyle davacının zararı: 68.519,58 TL x 733 adet / 4.496 adet = 11.171,01 TL olarak hesaplanmıştır. 26.12.2018 tarihli kök raporumuzda davacı tarafından 68.519,58 TL tutarındaki 26.09.2016 tarihli ... nolu reklamasyon faturasının davacı kayıtlarına işlendiği ve davacının 10.11.2017 takip tarihi itibariyle davalıdan 21.516,88 TL alacaklı durumda olduğu tespit edilmiştir. Sayın mahkemenin 733 adet ayıplı .... Modeli bayan elbisesi nedeniyle oluşan 11.171,01 TL davacı zararının davalıdan mahsubuna karar vermesi ve 68.519,58 TL tutarındaki 26.09.2016 tarihli 242315 nolu reklamasyon faturasının 11.171,01 TL olarak dikkate alınması durumunda davalı (68.519,58 - 11.171,01 - 21.516,88 =) 35.831,70 TL alacaklı hale gelecek ve davalının davacıya borcu kalmayacaktır. SONUÇ; Somut olaydaki iddia, savunma, vakıa ve sunulan belgeler, Mahkemenin tarafımıza tevdi ettiği görev kapsamında değerlendirildiğinde, 1-Davalının dikim ve ütü paket işlemi yapmış olduğu 682 adet gri renk ve 51 adet lacivert renk olmak üzere toplam 733 adet ... Modeli bayan elbisesinin kol altı pervazlarının alt taraf uzunluğu tolerans dışı olduğundan ayıplı olduğu, ayıplı ürünler nedeniyle davacının 11.171,01 TL zararının oluştuğu, 2-Davacı tarafından 68.519,58 TL tutarındaki 26.09.2016 tarihli .... nolu reklamasyon faturasının kayıtlarına işlendiği ve davacının kayıtlarına göre, 10.11.2017 takip tarihi itibariyle, davalıdan 21.516,88 TL alacaklı durumda olduğu, 3-Sayın mahkemenin 733 adet ayıplı ... Modeli bayan elbisesi nedeniyle oluşan 11.171,01 TL davacı zararının davalıdan mahsubuna karar vermesi durumunda davalının davacıya borcunun kalmayacağı, şeklinde rapor düzenlemişlerdir. Tüm dosya kapsamı ,İstanbul Bölge Adliye Hukuk Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 06/07/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kaldırma ilamı hep birlikte değerlendirilmesinde ;dava konusu uyuşmazlık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise taşerondur. Taraflar arasında yapılan sözlü anlaşma uyarınca davalı taşeron sıfatıyla, davacı yüklenicinin teslim ettiği toplam 9055 adet ... Modeli lacivert ve gri renk bayan elbiselerinin dikim, ütü ve paket işini yapma işini üstlenmiştir. Davacı, teslim alınan ürünlerin İspanyadaki .... adlı firmaya gönderildiğini, iki varyanttan oluşan siparişin bir bölümünün yurt dışı müşterisi tarafından kabul edildiği halde diğer 4.496 adet gri elbiselerin dikiş hatası nedeniyle iade edildiğini belirterek iade edilen ayıplı mal bedeli için kesilen ve davalıya tebliğ edilen fatura bedelinden ödenmeyen kısmın tahsilini talep etmiş, davalı ise ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını savunmuştur. Davacı yüklenici tarafından davalı taşeron hakkında fatura alacağına istinaden Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 21.516,88 TL asıl alacak ile 586,26 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.103,14 TL alacağın tahsili için icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu, davacı ... asıl alacak yönünden itirazın iptali için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında sözleşmenin varlığına ve bedeline yönelik bir ihtilaf bulunmamaktadır. Yanlar arasındaki ihtilaf; işin ayıplı yapılıp yapılmadığı ve ispatı noktasında toplanmaktadır. Kural olarak, eserin sözleşmeye uygun olarak tamamlanıp teslim edildiğini ispat yükü yüklenicidedir. TMK'nın 6. maddesinde düzenlenmiş olan genel ispat şuralından çıkarılan bu sonuç, Yargıtay ( Kapatılan ) 15. Hukuk Dairesi'nin bir çok kararında "kural olarak eser sözleşmelerinde eserin teslimini, sözleşmeye ve tekniğine uygun olup olmadığını kanıtlamak yükleniciye aittir." şeklinde ifade edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre; taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir (HMK 189/1). İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir (HMK 190/1). Somut olayda anılan kanun maddelerinden teslim edilen eserin ayıplı ve/veya eksik olduğunun ispat yükünün davacı yükleniciye ait olduğu sonucu çıkmaktadır. Ayıplı ürünlerin davacı tarafından davalıya iade edildiği, ayıplı ürünlerin bedelini ve yurt dışı gümrük masrafları ile navlun bedelini içeren faturanın da davalıya tebliğ edildiği bu şekli ile süresi içinde ayıp ihbarı yapıldığı tespit edilmiş olup davacı şirket ayıbın varlığını, derecesini ve niteliğini de ispatlamak zorundadır. Dosya da İstanbul Bölge Adliye Hukuk Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 06/07/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kaldırma ilamı doğrultusunda bilirkişi rapor alınmış olup dosyada alınan bilirkişi raporunda davaya konu ... Modeli bayan elbiselerin kol altı pervazlarının alt taraf uzunluğu S ve M bedenler için 7 cm, L beden için 7,5 cm olması istenmektedir. Kabul edilen tolerans uzunluğu ±0,5 cm'dir. Elbiselerin kol altı pervazlarının alt taraf uzunluğu S ve M bedenler için 6,5 - 7,5 cm aralığında, L beden için 7 - 8 cm aralığında olması gerektiği , bu sınırlar dışındaki ölçüm sonuçlarına sahip ürünler ayıplı kabul edildiği 3.895 adet gri renk ve 355 adet lacivert renk olmak üzere toplam 4.250 adet ... Modeli bayan elbisesinin kol altı pervazlarının alt taraf uzunluğu ölçüldüğü yapılan ölçüm sonuçlarına göre; 3.213 adet gri renk ve 304 adet lacivert renk olmak üzere toplam 3.517 adet ... Modeli bayan elbisesinin kol altı pervazlarının alt taraf uzunluğunun tolerans dahilinde olduğundan ayıplı olmadığı, 682 adet gri renk ve 51 adet lacivert renk olmak üzere toplam 733 adet ... Modeli bayan elbisesinin kol altı pervazlarının alt taraf uzunluğunun tolerans dışı olduğundan ayıplı olduğu tespit edildiği Ayıplı bayan elbiselerinin oranı %17,25'tir. Davacı 68.519,58 TL tutarındaki 26.09.2016 tarihli ... nolu reklamasyon faturasını ayıplı 4.496 adet bayan elbisesi için davalıya yansıttğı ,yerinde yapılan incelemede ürünlerin tamamı teker teker sayıldığı ve ölçüm yapılarak 3.895 adet gri renk ve 355 adet lacivert renk olmak üzere toplam 4.250 adet ... Modeli bayan elbisesi bulunduğu, incelenen bayan elbiselerinin de 733 adetinin ayıplı olduğu tespit edildiği 733 adet ... Modeli bayan elbisesinin ayıplı olması nedeniyle davacının zararı: 68.519,58 TL x 733 adet / 4.496 adet = 11.171,01 TL olarak hesaplanmış olup dava konusu 68.519,58 TL tutarındaki 26.09.2016 tarihli 242315 nolu reklamasyon faturasının 11.171,01 TL olarak dikkate alınması gerektiği davalı tarafından yapılan iş ve yapılan kısmi ödemeler sonucunda toplam 47.002,70-TLnin davalı tarafından ödendiği tespit edilmiş olup dosya kapsamı hükme esas alının bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirilmesinde davacının davaya konu alacağının kalmadığı anlaşılmakla ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun '' (HMK) 190.maddesine göre “ (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. '' hükmü dikkate alındığında davacı tarafça davaya konu iddiasının ispat edilemediği anlaşılmakla davanın sübut bulmadığından reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN REDDİNE, 1-Alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 256,94-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 170,66-TL'nin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Davalı tarafından yapılan 274,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davalı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 21.516,88-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/10/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır