İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/388 E. 2024/1045 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/388
- Karar No
- 2024/1045
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/388 Esas KARAR NO : 2024/1045 DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/07/2022 KARAR TARİHİ : 17/10/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 19/07/1996 tarihinde kurulduğunu, davalı ile şirket arasında 2012 yılından beridir çalışmakta olup son olarak 25/07/2019 tarihinde imzalanan belirsiz süresi iş sözleşmesi ile altın imalatı alanında faaliyette bulunan müvekkilinin şirkette eksperlik hizmetinde operasyon yöneticisi olarak çalıştığını, müvekkil şirket bünyesindeki pozisyonu gereği müvekkil şirketin çalışmakta olduğu tüm kamu ve özel bankalar ile birebir iletişim halinde ve bu sayede hem müvekkil şirketin hem çalışılan kamu ve özel bankaların ticari sırlarına ve mahrem bilgilerine sahip olduğunu, 28/02/2022 tarihinde istifa ederek iş sözleşmesi düzenlemesi gereği 2 yıl süre geçmeden hemen 02/03/2022 tarihinde rekabet yasağını ihlal ederek .... A.Ş'de işe başlayan davalı tarafın rekabet yasağı kapsamında işveren cezai şart alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin eksperlik hizmeti altında hiçbir unvan ve çalışması olmadığını, müvekkilinin altın uzmanı olmadığını, bu konuda herhangi bir eğitimi olmadığını ve eksperlik görevinin hiç olmadığını, sistemin 27.01.1995 yılında Resmi Gazete'de yayınlanan bir kararla başladığını, ....'ın sistemin kurucusu olduğunu, davacı tarafından ve diğer rafineler tarafından kullanılan sistemle birebir aynı olduğunu, müvekkilinin şirketteki görevinin denetim müdürü olduğunu, bu görev tanımında müvekkilinin internet sitesi üzerinden satışları takip etmek olduğunu, müvekkilinin üretim, rafinasyon , gramaltın , laboratuvar gibi teknik birimler veya muhasebe, finans ve mali işler gibi kritik noktalarda bilgi sahibi birimlerde hiç görev almadığını, firmada çalıştığı süre boyunca üst ve orta derece yöneticilik pozisyonunda görev ve sorumluluğu olmadığını, dolayısıyla üretim sırları, müşteri portföyü, mali bilgiler ve diğer kritik sayılabilecek hiçbir bilgiye sahip olmadığını, müvekkilinin ticari sırlara ilişkin bilgileri olduğu söylense de edinildiği iddia edilen bu bilgilerin firmanın kendi web sayfasında açıkladığı bilgiler kadar olduğunu, kesinlikle bir pazarlama faaliyeti bulunmadığını, bu nedenlerle davada öncelikle görevsizlik kararı verilmesine, aksi kanaat ise davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, haksız rekabetten kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Dosya, Bakırköy .... İş Mahkemesinin 15/12/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı kesinleşmiş görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilmekle yukarıda belirtilen esas sayılı sırasına kayıt edilmiştir. Mahkememizce alınan 17/07/2024 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; Davacı tarafın 2022-2023 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın 01.07.2024 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamadığı, bu husustaki değerlendirme sayın mahkemenin takdirine bırakılmıştır. HMK 222 (5) maddesinde "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." ifadesi yer almıştır. Davacı Tarafın Talebi, Davalının davacı şirkette 2012 yılından beridir çalışmakta olduğunu, son olarak 25/07/2019 tarihinde imzalanan belirsiz süresi iş sözleşmesi ile altın imalatı alanında faaliyette bulunan müvekkilinin şirkette eksperlik hizmetinde operasyon yöneticisi olarak çalıştığını, müvekkil şirket bünyesindeki pozisyonu gereği müvekkil şirketin çalışmakta olduğu tüm kamu ve özel bankalar ile birebir iletişim halinde ve bu sayede hem müvekkil şirketin hem çalışılan kamu ve özel bankaların ticari sırlarına ve mahrem bilgilerine sahip olduğunu, 28/02/2022 tarihinde istifa ederek iş sözleşmesi düzenlemesi gereği 2 yıl süre geçmeden hemen 02/03/2022 tarihinde rekabet yasağını ihlal ederek ... A.Ş'de işe başladığını, taraflar arasında düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesinde iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 2(iki) yıl süre ile benzer ve ilgili bir işyerine çalışması halinde işçinin işverene 300.000 TL (üç yüz bin türk lirası) cezai şart ödeneceğinin öngörülmesi ve buna karşılık davalı tarafından işbu cezai şarta mahsuben 77.000 TL ödenerek bakiye 223.000 TL'nin ödenmemesi nedeniyle davacının davalıdan cezai şart olarak bakiye 223.000 TL (iki yüz yirmi üç bin türk lirası)’nin dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine ilişkin karar verilmesini talep etmiştir. Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi, Taraflarca imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 25.07.2019 tarihli olduğu, iş bu sözleşmede davacı tarafın işveren, davalı tarafın çalışan konumunda yer aldığı, sözleşmenin “Rekabet Yasağı-Cezai Şart” Başlıklı 11. Maddesinde, çalışanın, işverenin yazılı muvafakati olmaksızın, iş bu sözleşmenin her ne sebeple olursa olsun sona ermesinden itibaren 2 yıl süre ile İstanbul ili dahilinde şirketin özellikle öne çıkan faaliyet alanlarında kendisi iş yapamayacağı gibi başkasının yanında da çalışamayacağı, iş ve işlemlerinde tek bir tanesi ile dahi olsa faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişiler ile bunların bayi ve şubelerinde, alt ve yakın grup ve kuruluşlarında, bu işi yapan hâkim sermayedarların kurduğu diğer ticaret hukuku tüzel kişilerinde, ayrıca .... San. Tic. Ltd. Şti. Ve grup şirketleri ile, .... Holding- .... Tic. AŞ. ve grup şirketleri, .... San.ve Tic. AŞ ve grup şirketleri ve .... Holding ve grup şirketlerinde ortak, hissedar, çalışan, yönetici, mesul müdür, genel müdür, imza yetkilisi veya her ne nam altında olursa olsun mesai sarf eden niteliği ile hizmet sözleşmesi akdeder yahut fiili bir çalışma sergiler ise 300.000-TL (Üç Yüz Bin Türk Lirası) cezai şartı İşverene ödemek zorunda olduğunun, Bu cezai şartın ödenmesi için İşverenin herhangi bir zarar ziyanının ya da kar kaybının söz konusu olmasının gerekmediği hükmünün yer aldığı görülmüştür. Davalı Tarafın SGK kayıtları, Dosya muhteviyatına sunulan davalı tarafla ilgili sgk kayıtlarında, davalı tarafın davacı tarafta 22.11.2012 tarihinde işe girişinin, 28.02.2022 tarihinde işten ayrılışının, dava dışı ... A.Ş. ‘de 02.03.2022 tarihinde işe girişinin yapıldığı görülmüştür. Ödemeler, Davacı tarafından dosya muhteviyatına sunulan 28.04.2022 tarihli ve 44.000,00 TL tutarlı ile 29.04.2022 tarihli ve 33.000,00 TL tutarlı olmak üzere toplam 2 adet ve 77.000,00 TL tutarlı dekontun olduğu, iş bu dekontların açıklama kısmına “....’İN İŞ SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN TAZMİNAT BORCUNA İSTİNADEN” diye yazıldığı, dekontlarda davacı tarafın alıcı, dava dışı ....’ın gönderici konumunda yer aldığı görülmüştür. Davacı Tarafın Dosya Muhteviyatına Sunduğu Cari Hesap Ekstresi, Davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 28.04.2022 tarihli 44.000,00 TL (A) tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 31.12.2022 tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan borcunun veya alacağının olmadığı tespit edilmiştir. Tarafların Ticari Defter Ve Kayıtlarının Karşılaştırılması-Değerlendirme; Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında dava tarihi itibariyle davalı taraftan borcunun veya alacağının olmadığı, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, netice itibariyle, yukarıda yapılan değerlendirmeler ışığında davacı tarafın haklı görülmesi halinde dava tarihi itibariyle davalı taraftan talep edebileceği alacağın 223.000,00 TL olarak hesaplandığı, GENEL DEĞERLENDİRME; 1.Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı bünyesinde çalışan davalının davacı ile imzaladığı 25.7.2019 tarihli hizmet sözleşmesinde düzenlenen çalışma ilişkisinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin rekabet yasağına dair hükmü ihlal edip etmediği noktasında toplanmaktadır. 2.Rekabet etmeme borcu, iş akdinin sonuçlarından olan; işçinin, işverene sadakat borcunun olumsuz yönünü ifade eder. TBK m.444’te düzenlenen rekabet yasağı asli yükümlülük doğuran bir sözleşme değildir, iş akdine bağlı olarak fer'i nitelikte bir yükümlülük doğurmaktadır. Bu yasak taraflar arasındaki hizmet ilişkisi sona erdikten sonra hükümlerini doğuran bir borçtur. İş ilişkilerinden doğan rekabet yasağının düzenlenmesinin dayanağı iş ilişkisidir. Rekabet yasağı sözleşmesi, işçinin iş sözleşmesi devam ederken işverenin müşterilerini tanıması ya da iş sırlarını öğrenmesi sebebiyle, iş ilişkisi sona erdikten sonra belirli bir faaliyet alanında, belirli bir coğrafi alanda ve belirli bir zaman diliminde işverenle rekabet teşkil edebilecek herhangi bir faaliyette bulunmaması hususunu içeren sözleşmedir. TBK m.444/I’e göre, “fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir”. TBK m.444/2’ye göre, “rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir”. 3.Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, bir iş sözleşmesinin bulunması, işçinin fiil ehliyetine sahip olması, iş sahibinin menfaatinin bulunması, yasağın sınırlı olması, sözleşmenin yazılı olması ve rekabet yasağının zaman, yer ve konu bakımından sınırlandırılması gerekir2. Tüm bu koşulların hepsinin gerçekleşmiş olması şarttır ve bu koşullar emredici nitelikte olduklarından bu koşullardan herhangi birisinin bulunmaması halinde sözleşme batıl olacaktır. Bu şartlar şu şekildedir. a.Bir İş Sözleşmesinin Bulunması. Rekabet yasağı sözleşmesinin ya da rekabet yasağı kaydının geçerli olabilmesi için öncelikle işçi ile işveren arasında bir iş sözleşmesinin olması gerekir. Bu sözleşmenin belirli veya belirsiz süreli olması önem taşımaz. BK m.444/1 hükmüne göre, rekabet yasağına dair yapılacak sözleşmelerin ya da rekabet şartının yazılı olması şarttır. b.İşçinin Fiili Ehliyetine Sahip Olması. TBK m.444/1’de ise reşit olma şartı yerine işçinin fiil ehliyetine sahip olmasının gerektiği kabul edilmiştir. c.İşverenin Menfaatinin Bulunması. TBK m.444/2’ye göre, rekabet yasağına dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından veya sırlara nüfus etme imkanından yaralanarak iş sahibine bir zarar vermeye sebebiyet vermelidir. Yani, rekabet yasağına ilişkin şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından veya iş sırlarını öğrenmesinden yararlanarak işverene hissolunacak derecede bir zarar verebilecek derecede ise geçerli olacaktır. Yani iki şartın gerçekleşmesi gerekir; aa.İşçinin Müşterileri Tanıması Veya İş Sırlarını Öğrenmesi. Müşteri, bir işyeri ile az veya çok süre ile ilişki kurarak, işveren tarafından üretilen mal veya hizmetleri alan kimsedir. Rekabet yasağı sözleşmesi çerçevesinde müşteri çevresine ait bilginin tespitinde, işçinin o işletme ile ilgili olan ticari ve şahsi ilişkileri bilmesi ve bu bilgileri kendi adına ekonomik menfaat elde edebilecek şekilde kullanması hususu önemli olup, işçinin ilgili müşterilerle kişisel ilişki içinde olması veya müşterilerin ihtiyaçları, kendine has özellikleri, talepleri gibi hususları öğrenmesi halinde müşteri çevresine hakim olduğu kabul edilecektir. İş sırrı ise, işverenin özellikle rakip firma tarafından bilinmemesinde çıkarı bulunan şekil, usul ve vasıtaların tümünü ifade eder. İşverenin önemli bir zarar tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı sır teknik ya da ticari iş sırrı olabilir6. Yalnız burada önemli olan iş sırrının işletmeyle ilgili olmasının gerekmesidir. Bu bağlamda, işletmeyle ilgili olan ticari, teknik ve personele ilişkin olan sırlar, örneğin, işletmenin “herkes tarafından bilinmeyen” organizasyon biçimi, kredi olanakları, personel yönetimi, stok bilgileri, müşteri listeleri, tüketici alanları fiyat bilgileri, formül, icat, metod, teknik ve yöntemler, yeni desen ve modeller, üretim teknolojisi, teknik bilgi (know-how) iş sırı kapsamında nitelendirilebilir. Çalışanların işletmede çalışırken elde ettikleri mesleki bilgi ve beceriler, tecrübeler ticari sır kapsamına girmez. bb.İşverenin Önemli Bir Zarar Görmesi İhtimali. Yukarıda da ifade ettiğimiz üzere işçinin müşterileri tanıması veya iş sırlarını öğrenmesi yeterli değildir. Aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması halinde işverenin önemli bir zarara uğrama ihtimali de söz konusu olmalıdır. Zararın ne zaman önemli sayılacağını hakim her somut olayın özelliğine göre takdir edecektir. c.İlliyet Bağı. Rekabet yasağına dair şartın geçerli olabilmesi için işçinin iş sözleşmesi sona erdikten sonra müşteri çevresi hakkında öğrendiği bilgiyi ya da is sırlarını kullanması ile işverenin önemli bir zarara uğraması arasında bir illiyet bağının da olması gerekir. Bu illiyet bağı varsa işçinin rekabet sözleşmesi yapması için haklı bir menfaati de vardır. İşçinin haklı menfaati, işçinin bu bilgileri kendisiyle rekabet teşkil edecek şekilde kullanarak önemli bir zarara sebebiyet vermesi ihtimalini kaldırmayı gerektirir. d.Rekabet Yasağının Zaman, Yer ve Konu Bakımından Sınırlandırılması. TBK m.445/I hükmüne göre, rekabet yasağının geçerli olabilmesi için, işçinin iktisadi menfaatini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye sokacak şekilde olmamalı, zaman, yer ve işin türü noktasında uygun bir sınır dahilinde kararlaştırılmış olmasına bağlıdır. Sınırlamaların işin ve hatta işçinin niteliğine göre belirlenmesi gerekir; aa.Rekabet Yasağının Zaman Bakımından Sınırlandırılması. TBK m.445/1 hükmüne göre, rekabet yasağının zaman bakımından işçinin iktisadi menfaatini hakkaniyete aykırı tehlikeye sokmayacak şekilde olmaması gerekir. TBK m.445/1’e göre bu süre özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamayacaktır. bb.Rekabet Yasağının Yer Bakımından Sınırlandırılması. TBK m.445/1 hükmüne göre, rekabet yasağının yer bakımından başka bir deyişle coğrafi alan bakımından işçinin iktisadi menfaatini hakkaniyete aykırı tehlikeye sokmayacak şekilde olması gerekir. Bu çerçevede işverenin haklı bir menfaatinden söz edilemeyeceği açık olan işverenin iş ilişkisi dışındaki bir coğrafi alanda işçinin rekabet edemeyeceği şeklinde bir yasak geçerli olmayacaktır. Başka bir deyişle yasak kapsamındaki coğrafi alan, işverenin faaliyet gösterdiği yer ve müşteri çevresi ile ilgili olmalıdır 8. Yargıtay uygulamasına göre, Türkiye sınırları içinde rekabet etmeme yönünden öngörülen düzenlemelere geçerlilik tanınmamıştır. Yargıtay’a göre, işçinin işten ayrıldıktan sonra 2 yıl süre ile Türkiye’deki tüm bankalarda çalışması şeklinde getirilen rekabet yasağı düzenlemesi süre yönünden hakkaniyete aykırı değilse de yer ve banka açısından sınırsız olduğundan geçersizdir. cc.Rekabet Yasağının Konu Bakımından Sınırlandırılması. TBK m.445/1 hükmüne göre, rekabet yasağının konu bakımından başka bir deyişle coğrafi alan bakımından işçinin iktisadi menfaatini hakkaniyete aykırı tehlikeye sokmayacak şekilde olması gerekir. Bu bağlamda rekabet yasağının konusu, işverene ait faaliyet alanı ve işçinin öğrendiği mesleki bilgi ile sınırlanmalı ve ayrıca onun çalışma ve sözleşme özgürlüğünü aşırı bir şekilde sınırlandırmamalı, işverenin daha önce terk ettiği faaliyetler veya işverenin iş sözleşmesi sona erdikten sonra uğraştığı işler rekabet yasağı kapsamına sokulmamalıdır. 4) Bu bilgiler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında, Davalının davacı şirkette 22.11.2012 tarihinden 28.02.2022 tarihine kadar operasyon yöneticisi olarak çalıştığı hizmet sözleşmesi ve SGK kayıtları ile bellidir. Ticaret Odası ve Türkiye Ticaret Sicili Gazete ilanlarına göre davacı şirketin konusu; "1-Kıymetli madenler aracı kuruluşları, aracılık faaliyetleri kapsamında; a)Standartları ve saflık dereceleri Bakanlıkça belirlenen kıymetli madenler üzerinden ilgili mevzuatta belirlenen esaslar çerçevesinde, kendi nam ve hesabına, başkası nam ve hesabına, kendi namına başkası hesabına aracılık amacıyla; kıymetli maden alımı ve satımı işlemleri, kıymetli maden ödünç alınması ve ödünç verilmesi işlemleri ile kıymetli madenlere dayalı sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemleri, b)İşlenmiş veya işlenmemiş kıymetli taşların Borsa bünyesinde alım satımını, c)İşlenmiş ve işlenmemiş kıymetli madenler ile işlenmiş veya işlenmemiş kıymetli taşların ve bunlardan mamul kıymetli eşyaların ihracat ve ithalat rejimi çerçevesinde ihraç ve ithalini, ç)İşlenmiş ve işlenmemiş kıymetli maden ve taşlar ile bunlardan mamul eşyaların yapımında kullanılmak üzere kıymetli maden ve taşların geçici ithalini ve işlendikten sonra mamul ve yarı-mamul kıymetli eşya ve taş olarak ihracını, d)Borsa bünyesindeki faaliyetleri ile sınırlı olmak üzere efektif alım satımını, e)Kıymetli madenler ve taşların yurt içinde alım satımını, yapmaya yetkilidirler." 2-Rafineriler faaliyeti kapsamında; a) Standart dışı işlenmemiş, işlenmiş veya cevherden elde edilen altın ve gümüşü eritip, saflaştırmak ve yeniden döküm yapmak suretiyle standart ya da standart dışı işlenmemiş ya da basılı kıymetli maden haline getirmek ve her türlü kıymetli maden rafineri işleri ile gerekli ayar ölçümlerini yapmak. b) Altın ve gümüş üretimi, yurt içinde alım satımı ve ihracını gerçekleştirmek. c) Kıymetli madenler aracı kuruluşu olmak kaydıyla, 21/5/2007 tarihli ve 26528 sayılı Resmî Gazete`de yayımlanan Kıymetli Madenler Borsası Aracı Kuruluşlarının Faaliyet Esasları ile Kıymetli Madenler Aracı Kurumlarının Kuruluşu Hakkında Yönetmeliğin 12 nci maddesinin birinci fıkrasında sayılan faaliyetlerde bulunmak. ç) İşlenmiş kıymetli madenler ile 17/1/2005 tarihli ve 2005/8391 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Dahilde İşleme Rejimi Kararı kapsamında standart dışı işlenmemiş kıymetli madenlerin ve 28/2/2008 tarihli ve 26801 sayılı Resmî Gazete`de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)`in 6 ncı maddesinin sekizinci fıkrası kapsamında standart işlenmemiş kıymetli madenlerin ithalini yapmak. d) Standart işlenmemiş barları daha küçük veya daha büyük standart işlenmemiş barlara ya da granüllere dönüştürmek. e) Kıymetli Maden ve Kıymetli Taş Analizinde Yetki Verilecek Ayar Evlerinin, Standartları, Seçimi ve Denetim Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Tebliğ uyarınca ayar evi kurmak ve işletmek. f) Fiziksel altın toplama amacıyla Bakanlığın uygun görüşünü almak kaydıyla altın kabul sistemleri geliştirmek ve uygulamak. g) Altın, gümüş ve kimyasal süspansiyon tuzları üretimi ve imalatı yapmak. ğ) Elektronik, metal ve diğer benzeri atıklardan geri dönüşüm yaparak kıymetli maden elde etmek. h) İşlenmiş ve işlenmemiş kıymetli madenlere ilişkin menkul kıymetleri Bakanlığın izni dâhilinde çıkarmak. ı) Bakanlıkça uygun görülecek diğer faaliyetler " dir. b) Davacı ile davalı arasında imzalanan " rekabet yasağı sözleşmesi " ne göre davacı davacı şirketten ayrılış tarihinden itibaren 2 yıl müddetle İstanbul ilinde davacı ile aynı konuda iştigal eden bir firmada çalışamayacaktır. Aksi takdirde 300.000 TL tutarında cezai şart ödemek durumunda kalacaktır. Davalının 02.03.2022 tarihinde işe başladığı şirket olan .... AŞ’nin faaliyet konusu da; "yürürlükteki kanunlar ve mevzuata uygun olmak şartıyla, TTK yanında özellikle şirketin faaliyet alanı itibariyle tabi olduğu özel mevzuat olan 2023/1 nolu Kıymetli Maden Starndartları ve Rafinerileri Hakkında Tebliğ hükümlerine de uyumlu olarak; a) Standart dışı işlenmemiş, işlenmiş veya cevherden, dore bardan elde edilen kıymetli madenleri eritip, saflaştırmak ve yeniden döküm yapmak suretiyle standart ya da standart dışı işlenmemiş ya da basılı kıymetli maden haline getirmek ve her türlü kıymetli maden rafineri işleri ile gerekli ayar ölçümlerini yapmak b) Kıymetli maden üretimi, yurt içinde alım satımı ve ihracını gerçekleştirmek c) Dahilde İşleme Rejimi Kararı kapsamında standart dışı işlenmemiş kıymetli madenlerin ve Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğler kapsamında standart işlenmemiş kıymetli madenlerin ithalini yapmak d) Standart işlenmemiş barları daha küçük veya daha büyük standart işlenmemiş barlara ya da granüllere dönüştürmek e) Kıymetli Maden ve Kıymetli Taş Analizinde Yetki Verilecek Ayar Evlerinin, Standartları, Seçimi ve Denetim Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Tebliğ uyarınca ayar evi kurmak ve işletmek f) Fiziksel altın toplama amacıyla altın kabul sistemleri geliştirmek ve uygulamak g) Altın, gümüş ve kimyasal süspansiyon tuzları üretimi, imalatı iç piyasaya satışını ve ihracatını yapmak h) Elektronik, metal ve diğer benzeri atıklardan geri dönüşüm yaparak kıymetli maden elde etmek i) İşlenmiş ve işlenmemiş kıymetli madenlere ilişkin menkul kıymetleri ilgili Bakanlığın izni dâhilinde çıkarmak j) Altın ve gümüş rafinerisi kurmak ve işletmek k) Kıymetli maden; bar, külçe ve/ve ya toz halindeki altın, ile bar, külçe ve/veya granül halindeki gümüş imalatı, sertleştirilmesi, yumuşatılması her konuda işlenecek duruma getirilmesi üretimi ve imalatı l) Hurda halinde veya cevherden elde edilen ya da tehlikeli, tehlikesiz atıklardan altın, gümüşe, belirli teknikler uygulanmak suretiyle saflaştırılarak uluslar arası kabul gören standartlara dönüştürülmesi ve üretim işlemlerinin rafineri edilmesi m) Altın ve gümüş kıymetli madenler borsalarında işlem görebilecek her çeşit kıymetli maden, cevher veya hurda halinde iken eritip saflaştırmak ve yeniden döküm yapmak suretiyle tel, levha ayar ve saflık açısından uluslararası standartta külçe, bar veya her türlü madalya ve hatıra para şeklinde basılı, altın, gümüş, haline getirmek ve kıymetli maden rafineri işleri ile gereken ayar ölçümlerini yapmak n) Rafineri yapılan altın ve gümüş üretiminin uluslar arası standartta uygun veya standart dışı üretilen malların Borsa İstanbul Kıymetli Madenler Piyasasında ve uluslar arası altın borsalarında satışını yapmak ve bu konuda her türlü yasalara uymak ve uygun hale getirmek. o) Erimiş kıymetli madenin belirli boyutlarda bir kalıba dökülmesi ve el veya baskı (pres) ile işaretlemelerin yapılması ya da düz bir kıymetli maden şeridinden belirli boyutlarda çıkarılan kıymetli maden şeritlerinin darp yöntemiyle işaretlenmesi yoluyla usul ve esasları Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek şekil, ağırlık ve saflıklarda kıymetli madenlerin üretimini yapmak, ithalatını, ihracatını yapmak, iç piyasada almak, satmak p) Kıymetli maden içeren tehlikeli ve tehlikesiz atık geri dönüşüm faaliyetlerini yapmak q) Madenlerden vb yerlerden çıkan her türlü atıklardan geri dönüşüm yaparak kıymetli maden elde etmek r) Atıklardan elde edilen standart dışı altın, gümüş, platin, paladyum ve diğer soy metalleri iç piyasada satmak ve ihracatını gerçekleştirmek s) Hammadde, atık su, bitmiş ürün, sınai maddelerin içinde bulunan değerli metallerin tespiti için analiz yapmak, ayarına bakmak, t) Kıymetli madenler içeren mücevherat vb. Eşyaların ayarlarını belirlemek için kimyasal, fiziksel ve enstrumantel analizlerini yapmak, ayar değerlerini yazılması için gerekli örnekleme ve analiz çalışmalarını yapmak u) Maden, cevher vb. de kıymetli metal tespiti için altın, gümüş, platin, paladyum vb. madenlerin fiziksel, kimyasal ve entrumantel analizlerini yapmak v) Her türlü laboratuvar hizmetlerini vermek w) İşlenmiş veya işlenmemiş kıymetli taşların Borsa İstanbul Kıymetli Taşlar Piyasası bünyesinde alım satımını yapmak, ithalini, ihracını yapmak x) Altın ve gümüş, mücevherat ve ziynet eşyası imalatını yapmak almak, satmak, ithalatını, ihracatını, işçiliğini yapmak y) İşlenmiş ve işlenmemiş kıymetli madenler ile işlenmiş veya işlenmemiş kıymetli taşların ve bunlardan mamul kıymetli eşyaların ihracat ve ithalat rejimi çerçevesinde ihraç ve ithalini yapmak, z) İşlenmiş ve işlenmemiş kıymetli maden ve taşlar ile bunlardan mamul eşyaların yapımında kullanılmak üzere kıymetli maden ve taşların geçici ithalini ve işlendikten sonra mamul ve yarı-mamul kıymetli eşya ve taş olarak ihracatını yapmak aa) Rafineri, geri dönüşüm ve bertaraf tesisi kurmak maksadıyla her çeşit taşınır ve taşınmaz (gayrimenkuller) mallar satın almak bu yollarla edilen taşınmaz üzerinde her türlü bina inşa ettirmek; rafineri, geri dönüşüm ve bertaraf tesisleri kurmak amacı ile her türlü makine, teçhizat, araç, gereç, malzeme ve madde temin, ithal ve tedarik etmek; gereken bütün tamamlayıcı ve yardımcı tesisleri kurmak, bb) Mevcut ...ve anasözleşmesinde yazılı olan diğer işler." olup rakip bir firmadır, davalının böylece rekabet yasağını ihlal ettiği kanaati hasıl olmuştur. 5.Yukarıda mali inceleme kısmında belirtildiği üzere davacı tarafın haklı görülmesi halinde dava tarihi itibariyle davalı taraftan talep edebileceği alacağın 223.000,00 TL olarak hesaplandığı, TBK 182/2’deki "hâkim aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir" şeklindeki hüküm dikkate alınarak hak ve nesafet kuralınca sözleşmede kararlaştırılan cezai şarttan tenkis yapılıp yapılmayacağı TBK m. 182 uyarınca Sayın Mahkemenin takdirindedir. SONUÇ: Yukarıda yapılan açıklamalar muvacehesinde, Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak kaydıyla; 1.Dava konusunun, rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart talebinden ibaret olduğu, 2.Davacının davalı şirkette çalıştığı pozisyon itibariyle işyeri sırlarına vakıf olup onu kullanma ihtimali ve zarara sebebiyet verme ihtimali de söz konusu olabileceğinden TBK 444 anlamında bu koşulun davaya konu şartlarının gerçekleştiği, davacı tarafın haklı görülmesi halinde dava tarihi itibariyle davalı taraftan talep edebileceği alacağın 223.000,00 TL olarak hesaplandığı, TBK 182/2’deki "hâkim aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir" şeklindeki hüküm dikkate alınarak hak ve nesafet kuralınca cezai şarttan tenkis yapılıp yapılmayacağı hususunun sayın mahkemenin takdirinde olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizin 08/02/2024 tarihli duruşmasında Tanık ... beyanında; Ben davacı şirkette 2012 yılı Haziran ayından beri operasyon sorumlusu olarak görev yapmaktayım, davacı firma .... Bankacılığı yapmaktadır, davalı ... davacı şirkette yöneticiydi, ben göreve başladığımda davalı ... şirkette çalışıyordu, davalı bildiğim kadarıyla 2022 yılı Şubat ayında davacı firmadan ayrıldığını ancak neden ayrıldığını bilmiyorum, ancak bizim rakip firmamız olan ... A.Ş adlı şirkette çalışmaya başladı, işten ayrıldıktan hemen sonra bu yerde çalışmaya başladı, ... A.Ş'de davacı firmanın iş sektöründe aynı faaliyette faaliyet göstermektedir, tanıklık ücreti talebim yoktur, davacı firma .... olarak eksperlerle birlikte bankalardan altın toplar, kuyumcu altın projesi vardır, faaliyet alanları bu şekildedir, bu faaliyet alanına davacı şirket 2017 yılında alt yapısını yapmaya başladı 2020 yılında faaliyete geçmiştir, davalı ... bu projenin kurulumu ve yönetimi konusunda yöneticiydi, karar merci idi, ben operasyonda pazarlama bölümünde idim, davalı ... yönetici olması sebebiyle tüm faaliyetten bilgisi vardı, davacı firmanın yapmış olduğu sistem aynı şekilde rakip firma olan ... A.Ş'de devam etmektedir, ben bunu kuyumcularda kendi bayilerinde bizim kullandığımız sistemi kullanmakta olduklarını bizzat gördüm, ben bu projelerin ... A.Ş tarafından kullanıldığını biliyorum, davalı ...'in orada projede bu işin başında olduğu için projenin yetkilisidir, şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin 08/02/2024 tarihli duruşmasında Tanık .... beyanında; Ben 2012 yılında davacı firmada operasyonda göreve başladım, davacı firmadan 2022 yılı Şubat ayında ayrıldım, ben şu an ... A.Ş'de çalışmaktayım, davacı firmada 2012 yılında ben göreve başladıktan yaklaşık 4-5 ay sonra davalı ... bey göreve başladı, davacı firma altın ve kıymetli maden konularında çalışma yapmaktadır, davalı ...'in davacı firmada denetim görevi vardı, 2020-2022 yılı arasında davacı firmada e-ticaret adlı bölümde oranın sorumlusu olarak görev aldı, burada internetten müşteriler altın siparişi verir onların teminini ve operasyon sürecini yapardı, 2022 yılı Şubat ayında davalı ... şirketten ayrıldı, neden ayrıldığını bilmiyorum, işten ayrıldıktan kısa bir süre sonra ... A.Ş'de göreve başladı, davalı ... şu an ... A.Ş'de uyum görevlisi olarak çalışmaktadır, uyum görevlisi olarak yapılan işlemlerin mevzuata uygun olup olmadığını denetlemektedir, E-ticaretin kapsamı alternatif satış kanalları vardır, ben de o birimde görev aldım, herkesin ayrı bir görevi vardır, davalının da görevi internetten e-ticaret satışı idi, davalı taraf davacı şirkette çalışırken yangın eğitimi, iş sağlığı ve güvenliği eğitimi gibi eğitimler almıştır, mesleğe ilişkin bir eğitim almamıştır, çünkü ben de orada çalışırken mesleki anlamda bir eğitim verilmemiştir, davalı taraf üretim biriminde çalışmamıştır, finans veya muhasebe gibi kritik bölümlerde çalışmamıştır, şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin 08/02/2024 tarihli duruşmasında Tanık ... beyanında; Ben davacı firmada 2012 yılında altın bankacılığından sorumlu olarak göreve başladım, ben 2018 yılında oradan ayrıldım, ben davalıyla davacı şirkette aynı zamanda çalışmaya başladım, davalı ...'in davacı şirkette 2012-2018 yılı arasında yapılan işlemlerin ticari anlamda usulüne uygun olup olmadığı konusunda denetleme görevi vardı, ben 2018 yılında davacı firmadan ayrıldım, davalı taraf çalışmaya devam etti, ben davalı taraf ile arkadaşım, bu sebeple irtibatım devam etti, davalı bildiğim kadarıyla davacı firmada e-ticaretten sorumlu olarak çalışmaya devam etti, sonrasında 2022 yılında ben ... Rafinerisi adlı şirkette göreve başladım, o şirkette de yine altın bankacılığından sorumluyum, ....nde çalışmaya başladıktan sonra davalı 2022 yılında davacı firmadan ayrıldı ve ayrıldıktan kısa bir süre sonra da davalı tarafta ... Rafinerisi adlı şirkette uyum sorumlusu olarak göreve başladı, uyum sorumlusundan kasıt rafineri şirketleri yeni yönetmeliklere göre uyum sorumlusu tayin etmek zorundalardır, uyum sorumlusunun da belirli kriterleri vardır, bunlar üniversite mezunu olmak ve ayrıca sektör tecrübesine sahip olmaktır, bu sektör içerisinde bu nitelikle olan insanların sayısı çok azdır, .... Rafinerisi yeniden yapılanmaktadır, bu yapılanma çerçevesinde de nitelikli personelleri dahil etmektedir, davalı da hala .... Rafinerisi adlı şirkette çalışmaya devam etmektedir, ... Bankacılığı geçmişi olarak .... Bankası tarafından 1990'ların ortasında başlamıştır, daha sonra .... Bankası kapandı, ben 2005 yılında .... Bankasına girdim, 2011 yılında .... Bankası ile davacı firma altın bankacılığı işlemlerine başlamıştır, Ekspertizlik görevi bambaşka bir şeydir, altını tanımak ile ayarını bilebilmek spesifik özellikler gerektirir, bu konuda davalının herhangi bir bilgisi yoktur, bu iş genelde tecrübeye dayalıdır, eksper görevi yapanlar eğitim aldılar, ancak davalının böyle bir görev tanımı yoktu, dolayısıyla böyle bir eğitim de almadı, en son bildiğim kadarıyla davacı firmada çalışırken e-ticaretten sorumluydu, şeklinde beyanda bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmesinde ;Taraflar arasındaki rekabet yasağı kaydı davalının (işçinin) davacı şirketin faaliyet gösterdiği alanlarda çalışmasını yasaklamaktadır. Davalı ...'in davacı şirketin işinden ayrıldıktan sonra 02/03/2022 tarihinde ... A.Ş adlı aynı meslek kolunda faaliyet gösteren işyerinde çalışarak konu bakımından da rekabet yasağına aykırı davrandığı anlaşılmaktadır. Sözleşmedeki rekabet yasağı kaydı işçiye (davalıya) yer yönünden bir sınırlama getirmemektedir. Kural olarak rekabet yasağı sözleşmesinin belli bir coğrafi alan ile sınırlı şekilde kurulması gerekir. Burada amaç işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürmemektedir. Ancak rekabet yasağı sözleşmesinin yer yönünden bir sınırlama içermemesinin yaptırımı sözleşmenin geçersiz sayılması değildir. TBK m.445/2 ile Hakime tanınan yetki gereği, bu tür kayıtların geçersiz sayılması yerine sınırlı şekilde uygulanması mümkündür. Davalının çalıştığı her iki işyeri aynı il sınırları içerisindedir. Bu kapsamda taraflar arasında akdedilen sözleşmenin rekabet yasağını düzenleyen 11.maddesinin geçerli olduğu, davalının davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren firmada ve öngörülen rekabet süresi içinde çalışmaya başlaması ve davacı firma ve davalının çalışmaya başladığı firmada üstlendiği görev dikkate alındığında taraflar arasında akdedilen ve rekabet yasağının düzenleyen25/07/2019 tarihli sözleşmenin 11.maddesinin ihlali niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır. Türk Borçlar Kanunu'nun 182/son maddesi uyarınca, fahiş ceza koşulunun tenkisi gerekir. Ceza koşulunun fahiş olup olmadığı tarafların ekonomik durumu, özel olarak borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle sağladığı menfaat, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı ölçü olarak alınarak tayin edilmeli ve hüküm altına alınacak ceza miktarı hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun olarak tespit edilmelidir (Yargıtay 3. HD'nin 2022/1283 E- 2022/9035 K sayılı, 29.11.2022 tarihli emsal kararı). Somut olayda, tarafların sözleşmede kararlaştırdıkları ceza koşulunun miktarı, sözleşmenin sona eriş şekli, davalının eylemleri, davalının çalışma süresi ve çalışması sırasında elde ettiği gelir durumu dikkate alındığında, son bir yılda elde ettiği net yıllık gelirinin (ücret, prim ve kanunda ücret niteliğinde sayılan tüm hak ve menfaatler) brüt tutarı kadar ceza şart talebinin hakkaniyete uygun olmadığı düşünülerek TBK182/son madde hükmü uyarınca cezai şarttan indirim yapılması yoluna gidilmiş olup bu kapsam da açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; TBK 182/son maddesi uyarınca takdiren %90 oranında tenkiz suretiyle verilen 30.000,00 TL cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş, Mahkemece takdiri indirim yapıldığından davalı lehine ve davacı aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği düşünülerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 1-TBK 182/son maddesi uyarınca takdiren %90 oranında tenkiz suretiyle verilen 30.000,00 TL cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alınması gereken 2.049,30-TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.808,29-TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 1.758,99-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 3.900,49-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça sarf edilen tebligat ve müzekkere gideri ile bilirkişi sarf gideri olmak üzere toplam 12.470,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Dava konusu cezai şarttan takdiren indirim yapıldığından davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 800,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilini yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/10/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim .... ¸e-imzalıdır