İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/117 E. 2025/74 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/117
- Karar No
- 2025/74
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/117 Esas KARAR NO : 2025/74 DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 07/02/2023 KARAR TARİHİ : 28/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, İstanbul İli ..... İlçesi ...... Mahallesi F21-D-18-C-4-C pafta ....... ada ..... numaralı parselde bir fabrika inşa etmekte olduğunu, müvekkili şirketin, bu inşaatta aynı zamanda yüklenici (taşeron) olarak da faaliyet gösteren davalı şirketten malzeme satın almış olduğunu, bu malzemeler için davalı şirketin, 6.280.781,28 TL'lik fatura tanzim etmiş olduğunu, müvekkili şirketin, davalı şirkete bu ödemeyi yapmış, malzemeleri fatura mukabilinde satın almış olduğunu, müvekkili şirketin satın aldığı malzemelerin bir kısmının ikinci el kullanım değeri ve satış değeri mevcut olduğunu, inşaat, büyük bir inşaat olduğu için, ikinci el kullanım ve satış değeri olan malzemelerin de adedi ve değerinin yüksek olduğunu, bu sebeple, müvekkili şirketin satın aldığı ürün ve malzemelerin, kullanım sonrasında müvekkili şirkete teslimi gerektiğini, buna rağmen davalı şirketin, müvekkili şirkete fatura mukabilinde satmış ve bedelini tahsil etmiş olduğu ürün ve malzemeleri inşaattan kaçırmış, müvekkili şirkete teslim etmemiş olduğunu, bu ürün ve malzemelerin mâlikinin, müvekkili şirket olduğunu, bu çerçevede taraflarınca ihtarname gönderilerek, müvekkili şirkete ait olan ürün ve malzemelerin teslimi yahut nakden tazmini talep edilmiş olduğunu, davalı şirketçe, bu talebin yerine getirilmemiş olduğunu, müvekkili şirketin fatura mukabilinde satın alarak bedelini ödediği, dolayısıyla TMK md. 683/2 hükmü çerçevesinde mâliki olduğu taşınır ürün ve malzemelerin öncelikle müvekkili şirkete teslimine, bu mümkün değilse 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 24. maddesi çerçevesinde ürün ve malzemelerin bedelinin nakden tahsiline karar verilmesini talep etmeleri gerektiğini, müvekkili şirketin, davalı şirketten inşaat malzemeleri satın almış olduğunu, su ürünlerin bedelinin müvekkili şirket ile davalı arasındaki cari hesap bakiyesine istinaden müvekkili şirket tarafından davalı şirkete ödenmiş olduğunu, böylelikle malzemelerin davalı şirketten satın alınmış, inşaat işinde kullanılmış olduğunu, faturada yer alan malzemelerden "Hırdavat malzemesi", "Mıcır" ve "İzolasyon malzemesi" olarak belirtilen malzemelerin, kullanılarak tükenecek olan, yani müvekkili şirkete teslimi lâzım gelmeyen kalemler olduğunu, ancak; "Kaset", "Kalıp altı iskele", "Kereste", "Plywood" olarak belirtilmiş olan, fatura tarihindeki sıfır ürün bedeli 4.315.000,00 TL olan ürün ve malzeme kalemlerinin, ikinci el kullanım ve ikinci el satış değeri bulunmadığını, elbette ki sıfır ürün bedeli kadar yüksek olmasa da, malzemelerin adedi ve ikinci el değerinin de oldukça yüksek olduğunu, müvekkili tarafından satın alınmış olan bu malzemelerin iş sonunda teslim edilmesi gerektiğinin, bu malzemelerin semeresinden mâlik sıfatıyla müvekkili şirketin yararlanması gerektiğinin, tasarruf hakkının müvekkili şirkette olduğunun şüphesiz olduğunu, ancak inşaat devam ederken, davalı şirketin bu malzemeleri inşaat alanından kaçırdığının anlaşılmış olduğunu, bunun üzerine müvekkili şirketçe Bakırköy 40. Noterliği'nin 14.10.2022 tarihli 28462 yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilmiş, bu ihtarnamenin 3 numaralı bölümünde ürün ve malzemelerin teslimi, yahut ürün bedellerinin tazmin edilmesi istenmiş olduğunu, davalı şirketin, bu ihtara rağmen ve hâlen, malzemeleri teslim yahut bedellerini tazmin etmemiş olduğunu, işbu dava ile (olağanın dışında deforme olmuş ürün ve malzeme teslimi durumundaki itiraz ve zararı tazmin gibi hakları saklı kalmak kaydıyla) faturaya konu ürün ve malzemelerin müvekkili şirkete teslimine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, davaya konu ürün ve malzemelerin öncelikle aynen teslimini talep ediyor olduklarını, ancak bu mümkün olmadığı takdirde, İİK md. 24 çerçevesinde ürün ve malzemelerin bedelinin davalıdan tahsili gerekeceğini, ekte, emsal bir davaya ilişkin ilk derece mahkemesi kararını ibraz ediyor olduklarını, (EK-5: Emsal nitelikte İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1068 Esas, 2018/353 Karar sayılı, 18.04.2018 tarihli karar) davaya konu ürün ve malzemelerin fatura tarihindeki sıfır bedelleri taraflarınca bilinmekte, ancak gerek dövize endeksli inşaat malzeme fiyatları son derece değişken olduğundan, gerekse ikinci el piyasasının kendi iç dengeleri bulunduğundan, malzemelerin güncel ikinci el bedelinin taraflarnıca kesin olarak belirlenemediğini, İİK md. 24 çerçevesinde icra ve tahsil edilebilirlik bakımından, davaya konu ürün ve malzemelerin ikinci el değerinin bilirkişi marifetiyle tespitini talep ediyor olduklarını, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuğa başvuru yapıldığını, buna ilişkin son tutanağı ekte sunuyor olduklarını beyanla; istihkak davasının kabulü ile taşınırların, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683/2 hükmü çerçevesinde, mâlik olan müvekkili şirkete teslimine, İİK md. 24 çerçevesinde taşınırların bedeli üzerinden tahsilat yapılması ihtimaline binâen dava konusu ürünlerin bedelinin bilirkişi marifetiyle tespitine, tahsilatın nakden yapılması hâlinde temerrüt tarihi olan 14.10.2022 tarihinden başlayacak ticari avans faizinin uygulanmasına, yargılama masrafı ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, müvekkili şirketten fatura mukabili satın aldığı emtianın aynen, bu mümkün olmadığı takdirde nakden kendisine iadesini talep etmiş olduğunu, davacının isteminde hiçbir hukuki uyarlılık olmayıp hukuki garabet niteliğindeki davanın redde mahkum olduğunu, davacı tarafın da kabul ettiği üzere 19/09/2022 tarihli fatura ile taraflar arasında ticari bir satım gerçekleşmiş davacı yanın müvekkilinden inşaaat emtiaları satın almış olduğunu, işbu malların davacı şirketin tapuda malik olduğu aynı zamanda faaliyet gösterdiği Akçaburgaz / Esenyurt adresine teslim edilmiş, her iki tarafın da anılan faturayı ticari defterlerine işlemiş, BA/BS formuyla vergi dairesine bildirimini yapmış olduklarını, ürünlerdeki hakimiyet ve sahiplik teslimle davacıya geçmiş olup malların müvekkilinde olduğu iddiasının dinlenemez olduğunu, tacir olmakla basiretli tacir prensibine tabi olan davacının haksız, kötüniyetli ve gayrisamimi davasının reddi gerektiğini, davacı şirketin, müvekkili şirketten 19/09/2022 tarihli 6.280.781,28 TL. Bedelli faturayla “ Hırdavat Malzemesi, Kaset, Kalıp Altı İskele, Kereste, Playwood, Mıcır, İzolasyon “ ürünleri satın almış olduğunu, dava konusu faturanın davacı yanca sunulmuş olup dosyada mübrez olduğunu, ürünlerin davacı şirketin faaliyet gösterdiği hem de maliki olduğu ..... Mah. ..... Cad No:39 Esenyurt / İST. adresine teslim edilmiş olduğunu, teslimle beraber ürünlerdeki sahiplik ve hakimiyetin davacıya geçmiş olup ürünlerin müvekkilinde değil davacıda olduğunu, davacı şirketin, hem dava dilekçesinde hem de 14/10/2022 tarihli Bakırköy ...... Noterliğinden keşide ettiği ....... yevmiye nolu ihtarnamesinde “Fatura konusu malları teslim almadığı, malların inşaattan kaçırıldığı iddiasında bulunmuş olduğunu, ne var ki ; davacı yan ürünleri teslim alıp ürünler için düzenlenen e - faturayı kabul etmiş, herhangi bir itirazda bulunmayarak ticari defterine işlemiş olduğunu, yine işbu faturaları BA / BS formuyla Vergi Dairesine bildirimini gerçekleştirmiş olduğunu, Vergi Dairesine faturanın bildirimini yapan tarafın, malı teslim almadığını ileri süremeyeceğini, Resmi Kuruma yapılan bildirim ile bağlı olduğunu, haddizatında davacı şirketin Yeminli Mali Müşaviri ......'ın katılımıyla dava konusu faturaya ilişkin 17/11/2022 tarihinde karşıt inceleme tutanağı düzenlenip faturanın her iki tarafın karşılıklı tasdikinden geçmiş olduğunu, hal böyle olmakla; davaya konu malzemelerin müvekkilince davacıya satılıp teslim olunduğunun tacir olan her iki tarafın ticari defter ve kayıtları ile sabit olduğunu, her iki tarafın ticari defterleri bilirkişi marifetiyle incelendiğinde bu hususun ortaya çıkacak olduğunu, zira huzurdaki dava; ticari dava olmakla ispat vasıtasının tarafların ticari defter ve kayıtları olduğunu, ayrıeten tacir olmakla; basiretli tacir prensibine tabi olan tarafların ticari defter ve kayıtlarıyla bağlı olduğunu, bu nedenle davacı yan her ne kadar dava dilekçesinde tanık deliline dayanmışsa da gerek dava değeri meblağı gerekse de yazılı belge olan ticari defter ve kayıtlar karşısında huzurdaki davada tanık dinlenemeyeceğini, tanık deliline muvafakat etmiyor olduklarını, Yüksek Mahkeme emsal kararlarına göre de davacının talebiinn redde mahkum olduğunu, eğer ki davacının iddiaları gerçek ve samimi olsayda davacı yanın dava konusu faturalar için 30/10/2022 tarihinde BA/BS formu düzenleyip Vergi Dairesine bildirimde bulunmayacak olduğunu, yine 17/11/2022 tarihinde satış faturası hakkında Mali Müşaviri nezdinde karşıt inceleme tutanağı düzenletip bir kere daha tasdik etmeyecek olduğunu, nitekim taraflarınca Bakırköy ...... Noterliğinden ..... yevmiye numarasıyla 17/11/2022 tarihinde keşide edilen cevabi ihtarnamede malların tesliminin yapıldığının malların müvekkilinde olmadığının cevabi ihtarla bildirilmiş olduğunu, ayrıeten davacı taraf iddialarını destekleyen Yargıtay kararlarının olduğunu bildirip birtakım Yargıtay kararlarını sunmuşsa da işbu kararların davacı istemi ve talep konusuyla hiçbir alakası bulunmadığını, davacı tarafın iddialarının kendi içinde dahi çelişkili ve gayrisamimi olup hiçbir dinlenebilirliği bulunmadığını, bu nedenle yersiz kazanç sağlamak için açılan haksız davanın reddi gerektiğini beyanla; açılan haksız kötü niyetli, gayrisamimi davanın reddine, tüm yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, istihkak istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı tarafından davalı tarafa yapılacak olan inşaat işinde kullanılmak üzere teslim edilen bir kısım mallar bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise davacı tarafa iadesinin gerekip gerekmediği, taraflar arasında belirtilen hususta bir anlaşma bulunup bulunmadığı, ürünlerin davacı veya davalı uhdesinde olup olmadığı, davacı tarafın davalı taraftan alacaklı olup olmadığı, olması halinde miktarı hususlarındadır. Büyükçekmece CBS ..... Sor. sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilmiş olup incelenmesinde davacı şirketin davalı şirket yetkilileri hakkında dava dilekçesinde yer alan iddialara yönelik suç duyurusunda bulunulduğu, soruşturma dosyasında yeterli şüphe koşulunu sağlar mahiyette somut delil elde edilemediğinden ve uyuşmazlık hukuki mahiyette olduğundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, verilen kararın kesinleştiği görülmüştür. Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, davacı tarafından davalı tarafa yapılacak olan inşaat işinde kullanılmak üzere teslim edilen bir kısım mallar bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise davacı tarafa iadesinin gerekip gerekmediği, taraflar arasında belirtilen hususta bir anlaşma bulunup bulunmadığı, ürünlerin davacı veya davalı uhdesinde olup olmadığı, davacı tarafın davalı taraftan alacaklı olup olmadığı, olması halinde miktarı hususlarının tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 03/07/2023 günü saat 14:30'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, Mali Müşavir bilirkişi ..... 02/10/2023 tarihli raporunda özetle; dava konusunun, davacının davalı yandan 19.09.2022 tarihli ..... no.lu fatura ile almış olduğu bir kısım mala ilişkin istihkak talebinden ibaret olduğunu, davacının 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğunu, davacının ticari defterlerine göre; dava tarihi (07.02.2023) itibariyle davacının davalıya borcu veyahut davalıdan alacağının olmadığını, davalının 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğunu, davalının ticari defterlerine göre; dava tarihi (07.02.2023) itibariyle davalının davacıya borcu veyahut davacıdan alacağının olmadığını, davalı yanın dava konusu fatura içeriğindeki malları davacı yana satmış olduğunu, davacı yanın da mezkur fatura bedelini davacı yana ödemiş olduğu hususunda ihtilafın bulunmadığını NETİCETEN; davacı yanın dava konusu malları davalı yandan satın almış olduğu ve malların bedelini davalı yana ödemiş olduğu hususunda ihtilafın bulunmadığını, mezkur malların davalı yan uhdesinde olup olmadığı hususunda takdirin mahkememize ait olduğunu, mahkememizin takdiri ile alanında uzman teknik bilirkişiden alınacak görüş ile mezkur malların ikinci el değerinin tespitinin mümkün olabileceğini bildirmiştir. TMK'nın 683/1. maddesinde, mülkiyet hakkı sahibinin hak ve yetkileri düzenlenmiş olup, "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir." Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, mülkiyet hakkının malikine sağladığı dava çeşitlerinden ikisi düzenlenmiş olup, "Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir." Bu maddeye göre malik, aktif yetki kapsamında mülkiyet hakkına konu olan eşya üzerinde kanuni sınırları içinde dilediği gibi tasarrufta bulunma; hem de pasif yetki kapsamında mülkiyet hakkına konu olan eşyayı üçüncü kişilerce yapılacak saldırılara karşı koruma haklarına sahiptir. Davacının iddiası, tarafına ait taşınmaz üzerinde inşa edilmekte olan fabrika için kullanılmak üzere davalı taraftan satın alınan malların bir kısmının ikinci el değerinin bulunmasına rağmen davalı tarafından kendilerine teslim edilmediği iddiasına dayanmaktadır. Taraflar arasında yer alan noter onaylı sözleşme örneğinin incelenmesinde işin konusunun malzeme ve işçilik olarak ssk ve faturalı müteahhitlik karı dahil yapılması işi olarak belirtildiği görülmüştür. Belirtilen sözleşmede davacı tarafın iddiasına konu faturaya veya kullanılacak olarak malların işin yapılmasının ardından davacı tarafa teslimine dair açık hüküm bulunmadığı anlaşılmıştır. Yine davacının iddialarının ispatı açısından Büyükçekmece CBS ..... Sor. sayılı dosyası UYAP üzerinden incelenmiş olup belirtilen dosyada da yeterli şüphe koşulunu sağlar mahiyette somut delil elde edilemediğinden ve uyuşmazlık hukuki mahiyette olduğundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve verilen kararın kesinleştiği görülmüştür. Yapılan bilirkişi incelemesi ile de davacının 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; dava tarihi itibariyle davacının davalıya borcu veyahut davalıdan alacağının olmadığı, davalının 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; dava tarihi itibariyle davalının davacıya borcu veyahut davacıdan alacağının olmadığı, davalı yanın dava konusu fatura içeriğindeki malları davacı yana satmış olduğu, davacı yanın da mezkur fatura bedelini davacı yana ödemiş olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafın iddiaların dosya kapsamı ile ispatlanabilmiş değildir. Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN REDDİNE; 1-Alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 1.887,65 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 1.272,25 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 2-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.28/01/2025 Katip ...... . Hakim ......