İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/152 E. 2024/1266 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/152
- Karar No
- 2024/1266
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/152 Esas KARAR NO : 2024/1266 DAVA : İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/02/2024 KARAR TARİHİ : 17/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine, Bakırköy İcra Dairesi ...... Esas Sayılı icra dosyası ile takip tarihine kadar ödenmemiş olan alacaklarına ilişkin, ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, icra ödeme emirlerine davalı tarafından "Müvekkilin alacaklı olduğunu iddia eden şirkete Bakırköy .... İcra Dairesinin ..... Esas sayılı icra takip dosyasına konu edilen borcu yoktur. Bu sebeple icra takip doyasından talep edilen borca, takibe, ödeme emrine, talep edilen asıl alacağa, talep edilen faiz alacağına, takip öncesi ve takip sonrası talep edilen faiz ile faiz oranına ve borcun tüm ferilerine itiraz ediyoruz." şeklinde itiraz edildiğini, yapılan bu itirazın haksız olduğu ekte sunmuş olduğumuz ödeme dekontları ile ortaya çıkacağını, davalı tarafından haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sunmuş bulunduğu ödeme dekontlarında herhangi bir açıklık bulunmadığını, davacı tarafından yapılan bu işlemlerin davacının davalı şirkete olan muaccel borçları için yapılmış olduğu kabul edilmesi gerektiğini bu durum davacı tarafından bir kısım dekontların açıklama kısımlarında yer alan ifadelerle de ikrar olunduğunu ve davacı yapılan ödemelerin muaccel bir borca istinaden yapıldığını (cari borç) açıkladığını, dekontların açıklama kısmında yer alan diğer ifadelerin ne olduğu ne anlama geldiği ne için gönderildiği ise belirsiz olduğunu, ödeme dekontlarının davalı aleyhine hüküm ifade etmesi söz konusu olmayacak olup, bu durumda iş bu dekontlar da mevcut bir borcun ödemesi anlamına geleceğini, dolayısıyla havale eden bunun bir borç ödemesi sebebiyle yapılmadığını ispatla mükellef olacağını, bu ispatı ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 200’üncü maddesine göre yapacağını: ispat yükü kendisinde olan davacı tarafından hiçbir senet, yazılı belge veya delille ispatlanamadığını davalının borçlu olmadığı aşikar olduğunu ve davanın reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Taraflar arasında ticari ilişki olduğu iddiasına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller: 1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 2-Davaya konu icra takip dosyası mahkememiz dosyasına UYAP ortamı üzerinden alınmış olup ayrıca İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne müzekkere yazılmıştır. 3-Taraflarca dilekçeler ekinde sunulan deliller değerlendirilmiştir. 4-Mahkememizin 12/06/2024 tarihli ara kararı ile Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile davacının icra takibi tarihi itibariyle asıl alacak ve faiz yönünden alacaklı olup olmadığı, alacağının varlığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla bilirkişi raporunda özetle; ''Davacının kayıtları uyarınca takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 713.552469 TL alacaklı olduğu, Davalı tarafından incelemeye ticari defter kayıt belge sunmadığı, Davacının sunulan banka dekontları ve kayıtları kapsamında takip tarih itibariyle davacının davalıdan 713.552,69 TL alacak kaldığı'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. 5-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri: Davacı açmış olduğu dava ile davalı ile aralarında sözlü hizmet sözleşmesi bulunduğunu, davacı tarafından bu kapsamda davalıya ödemeler yapıldığını ancak davalının yapılan ödeme miktarında işi gerçekleştirmediğini, davalıya fazla ödeme yapıldığını, fazla yapılan ödemelerin iadesini bu kapsamda başlatılan icra takibinde davalının itirazının iptalini talep etmiştir. Davalı sunduğu cevap dilekçesinde; taraflar arasında herhangi bir akdi ilişki olmadığını, davacı tarafından gönderilen paraların borç ödemesi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defterlerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının bulunduğu, usul ve yasaya uygun olarak tutuldukları, davacı lehine delil niteliğinin bulunduğu tespit edilmiştir, davalı ise kesin süre içerisinde ticari defterlerini incelemeye sunmamıştır. Davacının ticari defterlerine göre davacı ve davalı arasında yıllara sari ticari ilişki bulunduğu, davalı tarafından verilen hizmetlere karşılık fatura kesildiği ve davacı tarafından ödemeler yapıldığı, devam eden ticari ilişki kapsamında; Davacının davalıya toplam 1.679.305,00 TL ödeme yaptığı, davalı tarafından davacıya kesilen fatura toplamının ise 966.052,31 TL olduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacı tarafından 713.252,69 TL fazla ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Davalı tarafından her ne kadar taraflar arasındaki ilişki inkar edilmiş ise de davacının ticari defter ve kayıtları ile davalı tarafından kesilen yıllara sari faturalar ile taraflar arasındaki ilişkiyi ispatladığı anlaşılmaktadır. Davalı sunduğu cevap dilekçesinde; davacının yaptığı ödemelerin borç karşılığı olduğunu öne sürmüş ise de davalı tarafından iddiasını ispatlayan herhangi bir delil sunulmadığı, davacının ticari defterlerine göre davalı tarafından davacıya verilen hizmetlere karşılık kesilen fatura miktarının 966.052,31 TL olduğu, buna karşılık davacı tarafından davalıya 1.679.305,00 TL ödeme yapıldığı, davalının kalan farka ilişkin olarak herhangi bir başka hizmet verildiğini ve fatura kesildiğini dolayısıyla davalı alacaklı olduğunu ve ilgili bedel karşılığında iş gerçekleştirdiğini yazılı belge ile iddia ve ispat edememiş olup, aradaki farkın herhangi bir hizmet ya da alım satım karşılığı olduğu davalı tarafından ispatlanamayan ya da davacıya borç olarak verildiği ve borcun ödemesine yönelik olduğuna ilişkin iddianın da davalı tarafından ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş olup, davacı rapora göre karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili ise sunduğu itiraz dilekçesinde davacının davasını ispat edemediğini iddia etmiş ise de davalının taraflar arasındaki ticari ilişkiyi inkar etmesine rağmen bilirkişi incelemesinde taraflar arasında yıllara sari ticari ilişkinin tespit edildiği, davalı tarafından davacıya kesilen fatura miktarlarından fazla olarak davacı tarafından davalıya ödeme yapıldığı, davalının fazla yapılan ödemeler yönünden yaptığı işi ispat edemediği, kesin süresi içerisinde ticari defter ve kayıtlarını da incelemeye sunmadığı, yapılan fazla ödemenin borç ilişkisinin tahsiline yönelik olduğunun da yine aynı suretle davalı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmakla davalının bilirkişi raporuna itirazına itibar edilmemiştir. Bu sebeple 713.252,69 TL asıl alacak yönünden davacının davasının kabulü ile davalının itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından takip talebinde TTK 1530. Maddesi gereğince işlemiş faiz ve işleyecek faiz oranı ile alacağın tahsili talep edilmiş ise de TTK 1530. Maddesi gereğince taraflar arasında tedarik sözleşmesinin bulunduğu davacı tarafından ispatlanamamış olup, başkaca bir akdi faiz oranının da kararlaştırılmamış olduğu gözetildiğinde 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesine göre işleyecek faiz oranı yönünden davalının itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından davalının 6098 sayılı Kanun'un 117. Maddesine göre takipten önce temerrüde düşürüldüğü iddia ve ispat edilemediğinden davacının işlemiş faize ilişkin itirazın iptali talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Alacağın likit olduğu anlaşılmakla itirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 142.650,53-TL tazminatın da davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, -Buna göre; davaya konu icra takip dosyasında 713.252,69-TL asıl alacak ve 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesine göre işleyecek faiz oranı yönünden davalının itirazının İPTALİNE, takibin DEVAMINA, fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin REDDİNE, 2-İtirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 142.650,53-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE, 4-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 48.722,30-TL harçtan peşin alınan 9.482,30-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 39.240,00-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00-TL arabulucuk ücretinin davanın kabul/ret oranı dikkate alınarak takdiren 3.270,47-TL'sinin davalıdan alınarak, kalan kısmın ise davacı üzerinde bırakılıp alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Davacı tarafça yatırılan 9.482,30-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 9.909,90-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yapılan 4.690,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 4.260,69-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 110.987,90-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 11-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2024 Katip ..... ¸e-imza Hakim .... ¸e-imza