İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/971 E. 2024/105 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/971
Karar No
2024/105
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/971 Esas KARAR NO : 2024/105 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/10/2023 KARAR TARİHİ : 05/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ve tapunun 66 pafta .... ada 2 parsel sayısında kayıtlı arsa üzerindeki inşaatı yapan müteahhitlik şirketi olduğunu, müvekkil şirket tarafından yapılan inşaatın, dış cephe kompozit panel kaplamasının yapılması işi için ise müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 09.03.2023 tarihli sözleşme akdedildiğini, 09.03.2023 tarihli sözleşme uyarınca davalı şirketin, tahmini iş miktarının 850 m2 olan işi, metrekaresi 1.000- TL'den ve tüm malzemeler kendisi tarafından karşılanacak şekilde yapmayı üstlendiğini, buna karşın müvekkili şirketin ise davalı şirketin yapacağı işin bedelini ödemeyi yükümlendiğini, sözleşme ilişkisinin kurulmasından sonra müvekkili şirketin, 20.000- USD ve 7.500-TL tutarlı ödemeleri peşin olarak davalı şirkete yaptığını, sonrasında ise müvekkili şirket tarafından ... şubesinin ... İBAN numaralı hesabına keşide edilmiş 01.07.2023 keşide tarihli 150.000- TL ve 01.10.2023 keşide tarihli 150.000-TL bedelli çekler ile dava dışı ... tarafından ... Bankası ... şubesinin ... İBAN numaralı hesabına keşide edilmiş olduğunu, 05.05.2023 keşide tarihli 200.000-TL bedelli toplam üç adet çekin davalı şirkete teslim edildiğini, böylelikle müvekkili şirket tarafından davalı şirkete, 500.000-TL' sı çekle, 400.000-TL' sı ise nakit olmak üzere toplamda 900.000-TL ödeme yapıldığını, buna karşılık ise davalı şirketin, müvekkili şirket adına 06.07.2023 tarihli 354.000- TL tutarında fatura düzenlediğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdedilen sözleşmede tahmini olarak 850 m2 olarak belirtilen işin miktarı, davalı şirketin işini bitirmesi sonrasında müvekkili şirket tarafından yapılan kontrolde, yapılan toplam iş miktarının, sözleşmede tahmini olarak belirtilenin çok altında olduğunun anlaşıldığını, buna karşın müvekkili şirketten ise 900.000-TL tutarında bir ödeme alındığını, bunun üzerine davalı şirkete Bakırköy .... Noterliğinin 14.08.2023 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderilerek, davalı şirket tarafından yapılan iş miktarının, sözleşmede tahmini olarak belirtilenin çok aşağısında olduğu, bundan dolayı davalı şirkete fazladan ödeme yapıldığı belirtilerek, fazla ödemelerin iadesinin talep edildiğini, ancak davalı şirketin, ihtarnameye rağmen fazlaya ilişkin aldığı bedeli iade etmekten imtina ettiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında tesis edilen sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunu, müvekkili şirketin iş sahibi, davalı şirket ise yüklenici olarak sözleşmede yer aldığını, sözleşme içeriğinde, sözleşme konusu işin bedeli olarak birim fiyat belirtildiğinden, sözleşmenin, birim fiyat esaslı eser sözleşmesi olduğunun anlaşıldığını, buna göre davalı yüklenicinin, meydana getirdiği iş miktarınca iş sahibi olan müvekkili şirketten bedel talep edebileceğini, ancak somut olayda davalı tarafın, toplam 900.000-TL tutarında iş meydana getirmediği halde bu tutarda ödeme aldığını, fazladan alınan bu bedelin, sözleşme ilişkisi kurulurken tahmini iş miktarının fazla tahmin edilmesinden kaynaklandığını, işin sonunda yapılan iş miktarının belli olduğunu ve başlangıçtaki iş miktarı tahmininin hatalı olduğu sonucu ortaya çıktığını, bu durumda davalı şirketin, fazla aldığı bedeli iade etme yükümlülüğünün bulunduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile 1.000-TL'nin davalıdan tahsiline, hükmedilecek bedele, temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın HMK 107 madde kapsamında belirsiz alacak davası açtığını ancak dava konusu işin net m² hesabı ile bilindiğini, basiretli bir tacirin yaptığı işin mahiyetini bilmemesinin mümkün olmadığını, davanın HMK 107.madde kapsamında açılayacağını, bu sebeple belirsiz alacak davası açılamayacağı yönünde usulü itirazda bulunduklarını, davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın Bakırköy .... Noterliğinin 14.08.2.023 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile yapılan işin yeniden incelendiğini ve metrekarenin müvekkil şirketimizin belirttiği metrekareden daha az olduğunu iddia ettiğini, kendilerinin yaptığı bir ölçüm söz konusu olduğunu, o takdirde ne kadar metrekare iş yapıldığını net olarak bilmekte olduklarını ancak dava dilekçesinde bunu söylemekten kaçınarak belirsiz alacak dava açtıklarını, yıllardır inşaat işi ile uğraşan bir inşaat firmasının yaptırdığı işin kaç metrekare olduğunu bilmemesi hayatın olağan akışına ters bir durum olduğunu ve Türk Ticaret Kanununda belirtilen basiretli tacir kavramına aykırı bir davranış olduğunu, müvekkil şirket ile davacı şirket arasında yapılan sözleşme sonrası işin bitirilip teslim edilmesi sonrasında teknik heyet mühendis tarafından sözleşmeye konu işin ölçümü ve çizimi raporlamaları ve diğer tüm teknik dökümanlarının yapılması sonrasında yapılan iş miktarının sözleşme gereği yapılan işle aynı miktarda olduğu tespit edildiğini, buna ilişkin tüm teknik inceleme raporları ve projeler dava dilekçesi içinde delil olarak sunulduğunu, inşaat işi yapan bir firmanın " bir iş yaptırdım ama kaç metrekare olduğunu bilemiyorum" demesinin hayatın olağan akışına ve ticaret hayatına aykırı bir durum olduğunu, müvekkili şirketin sözleşme dışı ödemeler de yapmak zorunda kaldığını, 7500 TL harita ölçüm tutarı, 28.748,00 TL proje çizim tutarı ödeme yaptığını ve bunların sözleşme dışında ödenmiş olduğunu, aslında davacı tarafından ödenmesi gereken rakamlar olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine ile yargılama gideri, masraf, harçlar ile vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Davacının taraflar arasında anlaşılanın altında iş yapıldığı iddiası ile davalıya ödemiş olduğunu iddia ettiği fazla bedelin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Somut olayımızda davacı taraf, davalı ile eser sözleşmesi kapsamında dış cephe kompozit panel kaplaması hususunda anlaştığını, konuya dair yaklaşık bedelin 850.000,00 TL olarak belirlendiğini fakat iş tamamlandıktan sonra tamamlanan iş değerinin keşif bedelinin altında kaldığını, fazladan ödediği bedelin iadesini talep etmektedir. Eser bedeli, başta sözleşme ile belirlenmemiş ya da yaklaşık bir bedel üzerinden belirlenmişse bedelin miktarı yapıldığı yer ve zamanda eserin değeri ve yüklenicinin giderleri göz önüne alınarak belirlenir(TBK. md.481). Yaklaşık bedel, eserin meydana getirilmesinde tahmini olarak belirlenen bedeldir. Taraflar bedelin ödenmesi konusunda açık ya da örtülü irade beyanıyla ücreti yaklaşık olarak belirleyerek ücretin fiilen yapılan harcamalara göre ödenmesini kararlaştırıp burada yaklaşık ücret usulünü uygulayabilir. TBK madde 480 maddesi niteliğine uygun düştükçe yaklaşık bedelin düzenlendiği madde 481'e göre oluşacak uyuşmazlıklarda da kıyasen uygulanır. Söz konusu maddelerin emredici hüküm niteliğinde olmaması nedeniyle kıyas yoluyla uyuşmazlıklara uygulanabilmektedir. Nitekim konuya örnek olarak; yaklaşık bedelin aşılması halinde TBK madde 480'de bu konuda hüküm bulunmamasına rağmen TBK madde 482 kıyasen bu maddeye uygulanmaktadır. Bu örnekten sonra somut olayımıza uygulanabilecek kurala dönecek olur isek, TBK madde 482'ye göre yaklaşık bedelin aşılması olayı düzenlenmiş olmasına rağmen, yapılan işin bedelinin (iş miktarı eksik olmamakla beraber değerinin belirlenen bedelin altında kalması hali) yaklaşık bedelin altında kalması halinde ne olacağı hususu düzenlenmemiştir. TBK madde 480/III ise bu konuda bir fikir vermektedir. Buna göre, eser öngörülenden az emek ve masrafı gerektirse bile iş sahibi belirlenen bedeli ödemek durumundadır. Olayımıza kıyasen uygulanması gereken TBK madde 480/III dikkate alındığında, her ne kadar davacı iş sahibince belirlenen bedelin altında iş yapıldığı iddia edilmişse de, ödenen bedelin iadesi talebinin TBK madde 481'e kıyasen uygulanacak olan TBK madde 480/III'e uymadığı, yine davacı taraf her ne kadar yapılan işin bedelinin aslında keşif bedelinin altında olduğunu iddia etmişse de, tarafların keşif bedeli olarak 09.03.2023 tarihinde keşif yaparak bedeli yaklaşık olarak tespit ettikleri, davacının da inşaat firması olduğu, davalı tarafça üstlenilecek işin miktarının ne kadar olacağını bilebilecek durumda olduğu gibi keşif bedelinin de taraflarca belirlendiği, davacı tarafça ne kadarlık işin yapıldığının somutlaştırılmadığı anlaşılmıştır. Davacının tacir ve yüklenici olması nedeniyle basiretli, özenli ve tecrübeli bir tacirden beklenen davranışın, keşif bedelinin taraflarca tespitinden sonra bu konuda davacının itirazını sunması gerektiğidir. Somut olayımızda davacının bu hususa ilişkin itirazlarının olmadığı gibi, söz konusu fazla ücret iadesine ilişkin talebin kıyasen uygulanan TBK madde 480/III'e de uymadığı dikkate alınarak dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu ilam ve karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 269,85-TL harçtan mahsubuna, bakiye 157,75-TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 2.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine BIRAKILMASINA, 6-Gider avansından artan avans var ise karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/02/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/971, K. 2024/105, T. 05.02.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-971-e-2024-105-k-309eb8c3b7a9