İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/95 E. 2023/1147 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/95
- Karar No
- 2023/1147
- Karar Tarihi
T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/95 Esas KARAR NO : 2023/1147 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinde Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/11/2017 KARAR TARİHİ : 05/10/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/11/2023 Mahkememizde görülen davanın açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında bir hafriyat kazı ve nakliye işi için anlaşma sağlandığını, toplamda 6031 m3 hafriyatın çıkarılarak nakledildiğini, işin metreküp fiyatının 18,50 TL olduğunu, davacı tarafın bu işten 131.656,73 TL alacaklı hale geldiğini, faturanın davalıya tebliğ edildiğini, kısmi ödeme yapıldığını, ancak 59.565,73 TL 'nin halen ödenmediğini, bunun üzerine Bursa 8.İcra Dairesinin 2017/... esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını, davalının takibe haksız biçimde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmektedir. Cevap dilekçesinde özetle; Davalı taraf ise, davanın reddi gerektiğini savunmuş, kazı alanından çıkan hafriyatın 3000 m3'lük bölümü için 18,50 TL'den anlaşma sağlandığını, kalan 3000 m3'lük kısmın ise ileride ihtiyaç olacak dolgu alanlarında kullanılmak üzere iş sahasında bırakıldığını, bu miktar için anlaşmanın 6,5 TL/m3 olduğunu, bu hesaba göre doğan borçların tamamen ödendiğini, davacı tarafın kestiği faturanın iade edildiğini, takibin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Deliller; İnşaat Mühendisi Bilirkişisinin Raporunun Sonuç Kısmı: " Dosyaya sunulan, iddia, savunma bilgi belgeler bilirkişi raporları, tanık ifadeleri ve diğer bilgi ve belgeler ışığı altında yapılan değerlendirmede; 1- Taraflar arasında sözlü beyana dayalı olarak yapılan anlaşma gereğince, yapılan iş ve işlemler karşılığında 2017 yılı fatura tarihi itibariyle ön görülen birim bedellerin düşük yada fahiş bir değer olmadığı, makul bir değer olduğu, 2- Bilirkişi Yük. Ziraat Müh. .... tarafında düzenlenen 16.07.1018 tarihli rapor da gözetilerek kök rapordaki veriler ışığı altında yapılan değerlendirme, Yüklenici tarafından yapılan kazı ve nakliyesi bedelinin a/İnşaat Sahasından Döküm Alanına Atılan Kazı Miktarı Tutarının (3 258,000 m3* 18,50 TL/m3)………………… =60 273,00 TL b/İnşaat sahasında Dolgu İçin Tutulan Kazı Tutarının, (2 786,000 m3* 6,50 TL/m3)………………… =18 109,00 TL c/Toplam Tutarının……………………………. =78 382,00 TL d/KDV Dahil Toplam Tutarının (78 382,00*1.18) =92 490,76 TL olacağı, 3- Dosyada mevcut davacı vekilinin 28.11.2017 tarihli dava dilekçesinde, konuya ilişkin olarak,” Alacak miktarının 131 656,73 TL olduğu kabulü ile Davalı tarafça işe başlama sırsında ve devamında peyder pey bir kısım ödemelerin müvekkile gerçekleştirildiğini, Son mutabakat sonucu kalan 59 656,73 TL bedelin ödenmediği” belirtmiştir. Bu cümleden olarak yapılan, işlemde, (131 656,73-59 656,73) =72 000,00 TL davacıya yapılan ödemenin, toplam bedel üzerinden tenzil edildiğinde; Davacının, bakiye alacak tutarının, (92 490,76-72 000,00) =20 490,76 TL olacaktır." şeklindedir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemidir. Mahkememizce, dolgu toprağının kaynağının davanın çözümünde etkili olmadığı, davanın bir kısım hafriyat için farklı fiyat kararlaştırıldığının ispatından ibaret olduğu, davalı tarafın bunu ispatlayamadığı, davacı tarafın sadece hafriyat nakliyesi değil kazı da yaptığı, mahkemece “muhtemelen böyle olmuştur” diye düşünülerek karar verilemeyeceği, tacir olan davalı tarafın bu hususu öngörerek yazılı sözleşme yapması gerektiği, davalının dayandığı örnek sözleşmelerin delil olamayacağı, zemin yapısı ve taşınacak hafriyatın malzeme niteliği bilinmeden bir mukayese yapılamayacağı, zeminin zor olması durumunda fazla fiyat verilebileceği, zemin kazısı kolaysa ucuz anlaşmanın da mümkün olabileceği, somut olayda zeminin sert ve zor olduğu, davalı tarafın savunmasının inandırıcı bulunmadığı, bilirkişi raporu da dikkate alınarak davada istenen miktarın haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkememiz kararının davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine mahkememiz kararı kaldırılmıştır. Kaldırma gerekçesinde özetle; sözleşmeye konu alanda ne kadar hafriyat çıktığı, bu hafriyatların uzağa ya da yakına dökülüp dökülmediği ve iş bedelini ispat yükümlülüğünün davacı yüklenicide olduğu, davacının dava değerine göre alacağının varlığını ancak 6100 sayılı HMK'nın 200. maddesine göre kesin delillerle ispatlayabileceği, davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmış olduğu ve davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, taraflar arasında işin bedeli konusunda bir anlaşmanın yapılmamış olması halinde iş bedelinin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiç fiyatlarına göre belirlenmesi gerektiği, davacı yüklenici tarafından yapılan işin miktarı ve bedelinin ispat edilememesi halinde 24/07/2018 tarihli raporu sunan bilirkişi heyetinden TBK nun 481. maddesine göre davacı tarafından yapıldığı anlaşılan imalatların yapıldığı yılın piyasa fiyatlarına göre imalât bedelinin hesaplatılması ve davalının yaptığı ödemenin de mahsubu yapılarak yüklenicinin alacağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkememizce kaldırma ilamı çerçevesinde davacı vekiline tensip ile yemin teklif etme hakkını kullanmak üzere kesin süre verildiği ve verilen kesin süre içerisinde davacı vekilinin yemin teklif etme hakkını kullanmadığı görülmektedir. Bu bağlamda mahkememizce istinaf ilamı doğrultusunda işin yapıldığı yılın piyasa rayiçlerine göre aynı bilirkişiden ek rapor alınmış ve davacının bakiye alacağı olup olmadığı belirlenmeye çalışılmıştır. Bilirkişi raporunda özetle; yapılan iş karşılığında fatura yılı itibariyle ön görülen birim bedellerin piyasa koşullarına uygun olduğu, inşaat sahasından döküm alanına atılan kazı miktarı tutarının 60.273,00 TL olduğu, inşaat sahasında dolgu için tutulan kazı tutarının 18.109,00 TL olduğu, bu iki bedelin KDV dahil 92.490,76 TL olduğu, davacı vekilinin kabulünde olduğu üzere davacıya 72.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu bağlamda davacının 20.490,76 TL alacağının ödenmemiş olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporu istinaf kaldırma ilamı doğrultusunda hazırlanmış, işin bedelinin yapıldığı yıl piyasa rayiçlerine göre tespiti sonrasında davalının ödemeleri mahsup edilmiştir. Bilirkişi raporu ayrıntılı ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce hükme esas alınmış ve davacının ödenmemiş 20.490,76 TL alacağı üzerinden davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir. Alacağın eser sözleşmesinden kaynaklandığı ve bilirkişi raporu ile belirlendiği anlaşılmakla; likit olmayan alacak söz konusu olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile; Bursa 8. İcra Dairesinin 2020/... Esas sayılı icra dosyasında davalının yaptığı İtirazın Kısmen İptaline ve davalı hakkında yürütülen icra takibinin 20.490,76 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlar dahilinde aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alacağın eser sözleşmesinden kaynaklandığı ve bilirkişi raporu ile belirlendiği anlaşılmakla; likit olmayan alacak söz konusu olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 1.399,72 TL karar ve ilam harcından; 723,53 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 676,19 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 723,53 TL peşin harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 31,40 TL başvurma harcı, 253,80 TL keşif harcı, 2.400 TL bilirkişi ücreti, 374,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 3.059,70 TL yargılama giderinden; davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.053,45 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 ve m.13/2 hükümlerine göre hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 9-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 10-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına, Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/10/2023 Katip ... Hakim ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır