İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/865 E. 2023/789 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/865
- Karar No
- 2023/789
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/865 Esas KARAR NO : 2023/789 DAVA : Şikayet (İcra Memur Muamelesi) DAVA TARİHİ : 24/04/2023 KARAR TARİHİ : 13/09/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/09/2023 Mahkememizde görülmekte olan Şikayet (İcra Memur Muamelesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile dava dışı ... arasında imzalanan 09.03.2022 tarihli Hakların Devir Alınması ve Alacağın Temliki Sözleşmesi çerçevesinde üçüncü kişi ...'un ... İnşaat ve Sanayi Ticaret A.Ş.'den olan işçilik alacakları kapsamındaki 50.250,00-TL'nin temlik alacaklısı konumundaki müvekkillerine geçtiğini, taraflarınca Bakırköy .... İcra Dairesinin ... İflas dosyasına alacak kaydı başvurusunda bulunulduğunu, işbu başvuru neticesinde 20.02.2023 tarihli ve 124 Numaralı alacak kayıt kararı çerçevesinde, her ne kadar iflasın açılma tarihinden bir sene önceye kadar olan işçilik alacakları (ücret, fazla mesai, genel tatil, yıllık izin vb.) ile son bir yıl içinde işten ayrılan işçilerin ihbar ve kıdem tazminatları 1.sırada yer alacağından alacağın kabulüne karar verilse de, temlik sözleşmesi yönünden "alacak devrinin hüküm ifade edebilmesi için öncelikle mevcut bir alacağın olması, devreden ve devralan hak ve fiil ehliyetine sahip olması ve irade beyanlarının karşılıklı olması gerekmektedir, sözleşme ve ekleri incelendiğinde; devredenin müflis şirketten alacağının olup olmadığı ile ilgili müdürlüğümüzce herhangi bir kararın verilmediği, tarafların hak ve fiil ehliyetlerinin olup olmadığının bilinmemesi, yine; yapılan temlik sözleşmesinin müdürlüğümüz huzurunda yapılmadığından, tarafların kimliklerinin tespitinin yapılamadığı, tüm bu nedenlerle temlik yönünden talebin reddine "karar verildiğini, söz konusu kararın hukuki dayanaktan yoksun ve son derece hatalı olduğunu, 15.04.2023 tarihinde tebliğ olunan işbu karara yasal süresi içerisinde itiraz ettiklerini, şikayete konu temlik işlemi tüm şekil ve iradi şartları taşımakta iken iflas dairesinin söz konusu kararının hukuka aykırı olduğu, müvekkillerinin haklarını yok saydığı gibi temlik eden eski alacaklılar yönünden tekerrüre sebebiyet vererek sebepsiz zenginleşme yarattığını, ayrıca devir temlik beyanlarımızı alan iflas idaresinin devir edene muhtıra çıkararak alacağını devredip devretmediğini, temliği kabul edip etmediğini sorduğunu, devredenin de muhtıraya cevaben alacağını devrettiğini beyan ettiğini, bu muvafakate rağmen iflas idaresinin temliği geçersiz saydığını iddia ederek; müvekkillerinin hak kaybına uğramaması için şikayetlerinin kabulü ile eksik inceleme neticesinde verilen haksız ve mesnetsiz İflas Dairesi kararının düzeltilerek 20.05.2021 tarihli 124 numaralı alacak kaydının devir eden yerine belirtilen tarih ve kayıt numarası ile müvekkili adına yapılmasını, davanın ihbar edilen sıfatındaki devir edene ihbar edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle, İflas nedeniyle tasfiye halinde ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında Bakırköy .. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasından 30.03.2021 tarihinde iflas kararı verilmiş olup tasfiye işlemlerine Bakırköy ... İflas Dairesi'nin ... İflas dosyasından başlanıldığını, tasfiye işlemlerinin İİK 222 uyarınca 2. Alacaklılar toplantısına kadar iflas müdürlüğünce yürütüldüğünü, davacı ... ile dava dışı işçi arasında imzalandığı iddia edilen 09.03.2022 tarihli Hakların Devir Alınması ve Alacağın Temliki Sözleşmesi çerçevesinde temlik edenin müflis .... İnşaat ve Sanayi Ticaret A.Ş.'den olan 50.250,00-TL alacağının temlik edildiğini, Bakırköy .... İcra Dairesi ... İflas Dosyasına alacak kaydı başvurusunda bulunulduğunu, işbu başvuru neticesinde İflas Müdürülüğünce ilan edilen sıra cetvelinde: “ … Temlik alacaklısı ... tarafından talep edilen 50.250,49 TL alacak devrinin hüküm ifade edebilmesi için öncelikle mevcut bir alacağın olması, devreden ve devralan hak ve fiil ehliyetine sahip olması ve irade beyanlarının karşılıklı olması gerekmektedir, sözleşme ve ekleri incelendiğinde; devredenin müflis şirketten alacağının olup olmadığı ile ilgili müdürlüğümüzce herhangi bir kararın verilmediği, tarafların hak ve fiil ehliyetlerinin olup olmadığının bilinmemesi, yine; yapılan temlik sözleşmesinin müdürlüğümüz huzurunda yapılmadığından, tarafların kimliklerinin tespitinin yapılamadığı, tüm bu nedenlerle temlik yönünden talebin reddine” karar verildiğini, alacağın temlikinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 183-194. Maddeleri arasında düzenlendiğini, bu hukuki araç vasıtası ile temlik edene ait olan alacak hakkının, alacak ilişkisi dışındaki üçüncü şahıs konumundaki temlik alana geçececiğini ve temlik alanın, alacak hakkı üzerinde tasarruf etme yetkisi kazanacağını, her ne kadar Kanunun 184. maddesinde temlik sözleşmesinin şekil şartı yazılı olarak yapılması yeterli ise de tarafların kimlik tespitlerinin yapılamamış olması, temlik iradelerinin ve imzaların kendi el ürünleri olup olmadıkları tespit edilemediğinden geçerli bir temlik sözleşmesinden bahsedilemeyeceğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla; 09.03.2022 tarihli Alacağın Temliki Sözleşmesi’nin geçersizliğinin tespiti ile ikame edilen davanın külliyen reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafça davanın Bakırköy ....İcra Hukuk Mahkemesinin .. (yeni esas almakla ... E.) Esasında açılmış olduğu; Bakırköy ..İcra Hukuk Mahkemesinin 25/07/2023 tarihinde kesinleşen 15/06/2023 tarih ... Esas ... K. Sayılı ilamı ile "...Somut olayda; şikayetçinin dava dışı ... 'ın müflis şirketten olan işçilik alacağını 09/03/2022 tarihinde hakların devir alınması ve alacağın temliki sözleşmesi gereğince temlik aldığı iddia ettiği bu yönüyle alacağının sıra cetveline kaydı gerektiğini iflas idaresinden talep etmiş ise de ; "alacak devrinin hüküm ifade edebilmesi için öncelikle mevcut bir alacağın olması, devreden ve devir alan hak ve fiil ehliyetine sahip olması ve irade beyanlarının karşılıklı olması gerekmektedir. Sözleşme ve ekleri incelendiğinde devir edenin müflis şirketten alacağının olup olmadıgıyla ilgili müdürlüklerince herhangi bir karar verilmediği tarafların hak ve fiil ehliyetlerinin olup olmadığının bilinmemesi, yine yapılan temlik sözleşmesinin müdürlüğünün huzurunda yapılmadığı, tarafların kimliklerinin tespitinin yapılmadığı görüldüğünden temlik yönünden talebin reddine" karar verildiği anlaşılmıştır. İflas dosyasının incelenmesinde dava dışı ... 'ın işçilik alacağının kabul edildiği görülmektedir, burada incelenmesi gerekenin tarafların temlik alan ve temlik veren sıfatlarının olup olmadığı ve temlik sözleşmesinin geçerliliğine ilişkindir. Temlik sözleşmesinin yapılması ve her ne kadar şekle tabi değil ise de resmi makama sunulan temlik sözleşmesinin taraflarca onaylı olması gerekmektedir. İş bu hususun değerlendirilmesi ve temlik sözleşmesinin geçerli kabul edilmesi maddi hukuka ilişkin bir değerlendirmedir. Bu değerlendirme ancak sıra cetveline itiraz davasında genel mahkeme olan Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından İİK 235/1 gereğince yapılabilecektir. İş bu nedenle mahkememizin şikayet konusuna girmediği başvurunun sıra cetveline itiraz davası olarak görülmesi gerektiği" gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine, davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Bakırköy ... İflas Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında 20/02/2023 tarihli memur muamelesini şikayete ilişkindir. İİK'nun 16. maddesinde; "Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır" hükmüne, 227/1 maddesinde; "8. maddenin bir ve ikinci fıkraları ve 9, 11, 16 ve 359. maddelerin icra dairelerine ait hükümleri iflas idaresi hakkında da uygulanır." ifadesine, 234/1. maddesinde; " İflas idaresi sıra cetvelini iflas dairesine verir ve alacaklıları 166. maddenin 2. fıkrasındaki usule göre ilan yoluyla haberdar eder." düzenlemesine yer verilmiştir. Kayıt kabul davası bilindiği üzere alacağı kısmen veya tamamen red edilen alacaklı tarafından iflas idaresine karşı açılır. Davada husumet iflas masasına yöneltilmelidir. İflas masasının temsilcisi adi tasfiyede iflas idaresi, basit tasfiyede ise iflas dairesidir. İspat yükü kural olarak masaya yazdırılması gereken alacağı olduğunu iddia eden davacı alacaklı üzerindedir. Davacı alacağını genel hükümlere göre ispat etmek yükümlülüğü altındadır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, müflis borçlu ... İnşaat San. Ve Tic. A.Ş. hakkında Bakırköy .... İcra ve İflas Müdürlüğünün ... sayılı İflas dosyası açıldığı, dava dışı ...'un 124 kayıt sıra numarası ile alacak kayıt talebinde bulunduğu, 50.250,49-TL alacak kayıt talebinin kabulüne karar verildiği, davacının dava dışı ...'un müflis şirketten olan 50.250,00-TL işçilik alacağını temlik aldığı ancak 20/02/2023 tarihli karar ile temlik alan davacının talebinin reddine karar verildiği, iş bu davanın İİK 235.madde uyarınca açılmış alacağın iflas masasına alacak kaydı talebi olmadığı, zira dava dışı temlik edenin alacağının iflas masasına kaydedildiği, alacağın temliki bir tasarruf muamelesi olup, Türk Borçlar Kanununun 183-194'üncü maddeleri arasında düzenlendiği, alacağın temliki ile alacaklı hakkının, bunu devralan üçüncü kişiye geçeceği, uyuşmazlığın memur muamelesini şikayete ilişkin olduğu anlaşılmakla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu hususun mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliğine, HMK'nun 114/1-c maddesinde düzenlenen göreve ilişkin dava şartı bulunmadığından, HMK'nun 115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli mahkemenin Bakırköy ... İcra Hukuk Mahkemesi olduğuna, 3-Mahkememiz kararının kanun yoluna götürülmeksizin kesinleşmesi halinde daha önce de Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının, halline dair merci tayini için dosyanın İSTANBUL BAM .... Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tensiben karar verildi. 13/09/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸