İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/817 E. 2024/786 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/817
Karar No
2024/786
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/817 Esas KARAR NO : 2024/786 Karar DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/08/2023 KARAR TARİHİ : 10/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16.09.2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: .... Plastik İç ve DışTicaret Sanayi Limited şirketi, müvekkiline .... Taah. San. ve Tic. Ltd. ti.'ne aralarındaki Elektrik & Elektronik Proje hazırlanması sözlemesi gereğince 17.05.2023 tarihli .... Fatura Numaralı 70.800,00.-TL bedelli fatura nedeniyle toplamda bakiye 55.800 TL(faiz ve masraflar hariç olmak üzere) borçlu olduğunu,. Gerek yazlı gerek sözlü tüm uyarlara rağmen davalı taraf söz konusu borcu ödememe konusunda direndiğini, bunun sonucunda son çare olarak müvekkili olduğu şirket tarafından Bakırköy .... İcra Müdürlüü'nün .... E. Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını , ancak davalı borçlu tarafından i bu icra takibine de haksız bir ekilde itiraz edildiğini, . DAVALI TARAFINDAN BORCA, yapılan itirazları kabul etmediklerini, davalı borçlu şirket ile müvekkili olduğu şirket arasında Velimeşe - Çorlu 'da yapılacak olan "Yeni Fabrika & Yönetim Binası"nn elektrik ve elektronik projelerinin hazırlanması konusunda anlaşma sağlandığını . izah edilen nedenlerle, icra dosyasına haksızve hukuki dayanaktan yoksun, tamamen takibi uzatmaya yönelik olarak itirazda bulunan davalı-borçlunun kötü niyeti de göz önüne alınarak , alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatna hükmedilmesini talep ettiklerini, .belirtilen nedenlerle, fazlaya dair ve bakaca hakları saklı kalmak kaydıyla , Bakrköy .... İcra Müdürlüğü .... E. Sayılı dosyasına yapılan borca itirazın iptali ve takibin devamına , davalının alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yarglama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafından öncelikli olarak müvekkili olduğu şirkete , müvekkili şirkete ait olan '' Yeni Fabrika & Yönetim Binası '' nın elektrik ve elektronik projelerinin hazırlanması konusunda önce mail yoluyla bir teklif sunulduğunu ve sunulan teklif kapsamında taraflar aralarında ilgili işin yapımı konusunda anlaştıklarını,. taraflar arasında yapılan mail yazışmalarında da görüleceği üzere davacı yan , sözleşme 20.01.2022 tarihinde yapılmış olmasına ve bu kapsamda işin teslim süresi için 6-8 haftalık termin süresi vermesine rağmen sözleşme kapsamındaki işleri ancak 14 Haziran gibi yaptığını yapmış olduğu iş de yine sözleşme kapsamına uygun olmamakla birlikte eksik olduğunu,. bu haliyle de müvekkili olduğu şirket yeniden aynı iş için başkaca masraflar yapmak zorunda kaldığını. taraflar arasında yapılan sözleşme gereği , sözleşme kapsamında vermiş olduğu taahhütleri yerine getirmeyen davacının , işi süresinde ve gereği gibi yerine getirmiş gibi müvekkilinden ödeme talep etmesi hiçbir hukuki dayanağı olmadığını arz ve izah olunan sebepler ile re'sen dikkate alınacak sair sebeplerle davanın reddine , davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ,ve tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 01/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda: "4/a- Davacının göndermiş olduğu Teklif Formunun davalı tarafından kabul edilmesi üzerine, taraflar arasında, davacının davalı için Elektrik İşleri Projeleri Hazırlamasını konu edinen bir Eser Sözleşmesi akdedilmiştir. Bu Sözleşmede işin bedeli, 60.000,00 TL + KDV = 70.800,00 TL olarak kararlaştırılmıştır. Davacı/yüklenici sözleşme konusu işleri yapmış ve teslim etmiştir. Davalı/iş sahihi her ne kadar, davacı/yüklenicinin işleri sözleşmede kararlaştırılan sürede tamamlamadığını ve teslim etmediğini, gecikmeli olarak tamamladığını ve teslim ettiğini iddia etmişe de; raporumuzun teknik Kısmındaki tespitlere göre, davacı/yüklenici davalı/işverenden kaynaklanan sebeplerle (davalı/işverenin “kusuru” sebebiyle) gecikmeli olarak tamamlamış ve teslim etmiştir. Bu sebeple, işin gecikmeli olarak tamamlanıp teslim edilmesinden dolayı davacı/yüklenicinin davalı/işverene karşı sorumluluğunun (TBK.md.117, md.118) bulunmadığı kanaatine varılmış olup takdiri tamamen Mahkemeye aittir.Kaldı ki bir an için, davacı/yüklenicinin kendisinden kaynaklanan sebeplerle (kendi kusuru sebebiyle) işleri gecikmeli olarak tamamlayıp teslim ettiği farz edilse bile; bu durumda davalı/işveren sadece, “işin gecikmeli tamamlanıp teslim edilmesi sebebiyle uğradığı zararın (gecikme zararının) tazminini” talebe hak kazanır (TBK.md.118); yoksa gecikmeli olarak teslim edilen işin bedelini ödememe hakkına sahip olmaz. Davalı/işveren ise, işin gecikmeli tesliminden dolayı herhangi bir zarara uğradığını iddia etmemiş ve gecikme sebebiyle uğradığı herhangi bir zararın tazminini ve davacı/yüklenicinin iş bedeli alacağından “mahsup/takas” edilmesini talep etmemiştir. Takdiri tamamen Mahkemeye aittir.4/b- Davacı/yüklenici, sözleşmeye istinaden yaptığı işlerin sözleşmede kararlaştırılmış olan bedelini içeren, 60.000,00 TL + KDV = 70.800,00 TL bedelli faturayı düzenleyip davalı/iş sahibine göndermiştir. Davalı/iş sahibi bu faturaya istinaden sadece 15.000 TL ödeme yapmış olup, bakiye 55.800 TL’lik tutarlı fatura bedelini ödememiştir. Davalı/işveren her ne kadar davacı/yüklenicinin sözleşme konusu işi “ayıplı” olarak yaptığını iddia etmişse de; Raporumuzun Teknik Kısmındaki tespitlere göre, davacı/yüklenici işi ayıplı olarak yapmamıştır. Kaldı ki davalı/işveren de, işin ayıplı olarak yapıldığını ispata yönelik somut delil (Delil Tespiti Raporu vb.) sunmamıştır. Oysa ki işin ayıplı olarak yapıldığını ispat etme yükümlülüğü, bunu iddia eden davalı/iş sahibine aittir. 5) SONUÇ İTİBARİYLE, Yukarıda açıklanan bu durumlar karşısında; davacının davalıdan takip tarihi itibariyle, talebi gibi bakiye 55.800 TL tutarında iş bedeli alacağı bulunduğu; bu alacağın talebi gibi takip tarihinden itibaren işeyecek temerrüt faizi (kanaatimizce avans faizi) ile birlikte tahsili gerektiği" sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir. Davacı tanığı .... 20/02/2024 tarihli celsedeki beyanında; "Ben davacı şirket bünyesinde proje yöneticisi olarak çalışmaktayım. Ben davacı şirkete 2021 yılının Ağustos ayında işe başladım. Davalı ile yapılan elektrik elektronik proje hazırlanması sözleşmesinin teknik hususlarına vakıfım. Davalının yeni fabrika binası için elektrik elektronik projelerinin hazırlanması için davacı şirket ile bir anlaşma yapıldı. Ben bu projenin başından sonuna kadar tüm süreçlerinde vardım, dahildim. Kendileri ile yapılan ilk toplantıda projenin hazırlanması için gerekli bilgi ve belgelerin neler olduğunu kendilerine aktardık, bunlar, güncel mimariler, makine güçleri, makinaların yerleşim yeri vb. idi. Bu projenin tamamlanması için bize herhangi bir süre verilmedi, bu projeyi hazırlayabilmemiz için kendilerine bildirdiğimiz eksikliklerin tamamlanması gerekiyordu. Bundan sonraki süreçte ben kendileri ile sürekli mail ve telefon yolu ile iletişime geçtim, fakat bilgiler gelmiyor ve bize dönüş olmuyordu. Bunu davacı firma sahibi ile paylaştım. Kendisi davalı firmanın sahibiydi, süreci hızlandırmak için görüştüm. Bize bilgiler gelmemesine rağmen biz kendi deneyim ve bilgilerimizden hazırladığımız projeler oldu. Bunu davalı ile paylaşmaktaydık, ancak belge eksiği olan bazı projeleri tamamlayamadık. Bunun için bir kaç kez toplantı talep ettik. Davacı firma sahibi ile ben de bu toplantılara katıldım. Bu toplantıda yine eksik bilgiler davalıya iletildi. Davalı firma sahibi ve yetkilisi henüz fabrikaya hangi makinaların götürüleceğinin belirlenmemesi sebebiyle istenilen bilgilerin bu aşamada verilemeyeceğini söyledim. Bir süre bekleyip bekledikten sonra bilgilerin gelmemesi üzerine bir toplantı daha talep ettik. Bu toplantı Çorlu'daki yeni fabrika şantiyesinde yapıldı. Bu toplantıda mimari firma da vardı. Ancak yine bu toplantıda mimariye göre hangi makinelerin nasıl kullanılacağı ve nasıl yerleştirileceği kesin olarak belirlenemedi ve sonuç alınamadı. Bundan sonraki süreçte de bize bilgiler parça parça geliyordu. Makina yerleşim bilgileri geldi ancak güncel binanın mimari projesi gelmedi. Mekanik projeler gelmedi. Bununla ilgili .... firması ile iletişime geçmem istendi. Ben de bu firma ile iletişime geçtim. .... firması da kendileriyle bir bilgi paylaşılmadığını söyledi. Bu firma da kendi kabul ve deneyimleriyle bazı çalışmalar yaptıklarını söyledi. Bir süre sonra .... firmasından da bize parça parça bilgiler geldi. Bilgiler tamamen tamamlanmadı ama biz yine de bizimle paylaşıldığı kadarı ile ve kendi tecrübelerimizle hazırlamış olduğumuz proje paketini davalı ile paylaştık, firma sahibi .... bey ile de bu hususlar paylaşılmıştı. Bildiğim ve hatırladığım kadarı ile biz 2022 yılının Mart ayı sonu itibariyle bu projelere başlamıştık, neticelenmesi 2022 yılının Ağustos ayıdır. "şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı .... 20/02/2024 tarihli celsedeki beyanında;"Benim davacı şirket ile bir çalışmam yoktur, benim .... isimli bir şirketim vardır, sahibi benim. Bu şirket kanalı ile davacı ile beraber aynı şantiyede yapmış olduğumuz işler mevcuttur. Davacı ile davalı arasında yapılan elektrik elektronik projesi hazırlanması anlaşmasına vakıfım. 2022 yılının Ocak ya da Şubat ayında davalı şirketin daveti üzerine benim firmam ile davacı firma davalı firmanın Çorludaki fabrikasının hem mekanik hem de elektronik projesi ile ilgili bir görüşme yaptı. Benim davalı ile aramda herhangi bir davam yoktur. Benim şirketim mekanik proje yönünden teklif verdi. Davacı şirket de elektrik projesi yönünden teklif verdi. Pazarlık sonucunda teklifler kabul edildi. Hatta davalı taraf benim firmama avans ödemesi yaptı. Bunun üzerine biz mekanik projeyi hazırlamak için çalışmaya başladık ancak davalı firma 2022 yılında 2. Aydan 8. Aya kadar birçok kez iletişim ve yazışmaya rağmen makinelerin kullanımı, kullanım yeri ve diğer bilgileri bizimle paylaşmadı. Bu sebeple projenin hazırlanması gecikti. Bizim hazırlayacağımız mekanik projenin neticesinde de elektrik elektronik proje hazırlanacaktı. 8. Ayda davalının bizle bilgileri paylaşmamasın rağmen kendi bilgi ve tecrübelerimize dayanarak proje hazırladık ve bu projeyi yayınladık. Makinaların prosesi ile ilgili bilgi alamadığımız için hazırladığımız proje yine davalı sebebiyle eksikti. Davacının ne zaman projeyi hazırladığını bilmiyorum. Bizim hazırlayacağımız proje ile davacının hazırlayacağı proje birbiri ile ilintilidir. Ancak davalı taraf bilgileri paylaşmadığı için davacının da hazırlayacağı ya da hazırladığı proje bu sebeple eksik kalacaktı. Benim olaya dair bilgim ve görgüm bu kadardır, Tanıklık ücreti talebim yoktur, "şeklinde beyanda bulunmuştur. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, iflas kayıtları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava; Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden fatura alacağından kaynaklı icra takibine davalının itirazı üzerine açılan itirazın iptali davası hakkındadır. Davacı, dava dilekçesinde davalının binasında elektrik ve elektronik projelerinin hazırlanması hususunda anlaşma yapıldığını, kendilerince işin yapılmasına rağmen davalı tarafından bedelin ödenmediğini belirtmiştir. Davalı ise cevap dilekçesinde; taraflarca elektrik ve elektronik projelerinin hazırlanması hususunda anlaşma yapıldığını ancak davacının sözleşmeye konu işi süresi içerisinde yerine getirip teslim etmediğini ve yapılan işin eksik olduğunu bu sebeple başkaca masraflar yaptığını iddia etmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; davacının ve davalının ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunduğu, usul ve yasaya uygun olarak tutuldukları ve sahipleri lehine delil niteliğinin bulunduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Buna karşılık davacı tarafından kesinlen takibe dayanak faturanın yalnızca davacının ticari defterine işlendiği, davalı tarafından kesilen iade faturanın ise yalnızca davalının ticari defterine işlendiği, davacının tuttuğu cari hesaba göre davalının 70.800,00-TL borcunun bulunduğu, davalının tuttuğu cari hesaba göre ise davalının 15.000,00-TL alacaklı olduğu görülmüştür. 70.800,00-TL'den 15.000,00-TL düşüldüğünde 55.800,00-TL bulunmakta olup bu miktar davacı tarafından takibe geçilen tutardır. Dolayısıyla davalının davacıya taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında 15.000,00-TL ödediği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Nitekim davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde ve davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde kısmi ödeme kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme teklifi ve mutabakat incelendiğinde; davacı tarafından yüklenilen işlerin karşılığında toplam 70.800,00-TL bedel ödenmesi hususunda tarafların anlaştığı da sabittir. Davalı tarafından davacının eser sözleşmesinin gereğini taahhüt ettiği sürede yerine getirmediği iddia edilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 473. Maddesi şu şekildedir: "Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir." Davalı tarafından davacının işleri sözleşmeye aykırı olarak geç teslim ettiğine dair delil olarak sunulan mailler incelendiğinde; davalının 6098 sayılı TBK'nın 473. Maddesi kapsamında bir ihtarda bulunmadığı anlaşılmakla birlikte, yine maillerin incelenmesinden davacının işleri geç teslim etmesinin davacıdan kaynaklanmadığı anlaşılmaktadır. Yine bilirkişi raporunda da yapılan incelemeler neticesinde eser sözleşmesine konu işin geç teslim edilmesinin davalının kusurundan kaynaklandığı, doğrudan davacıdan kaynaklanan bir kusurun bulunmadığı, davalı tarafından tamamlanması gereken eksiklerin tamamlanarak davacıya cevap verilmemesi veya geç cevap verilmesi sebebiyle eserin geç tamamlanarak tesliminden davacının kusurlu olarak kabul edilemeyeceği ve davacının sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim davalı tarafından davacıya işin geç teslim edilmesine dair herhangi bir ihtarda bulunulmadığı da sabittir. Kaldı ki işin geç teslimi sebebiyle davalı yönünden ifanın artık yararsız olduğu ve işin yapılmaması ile sözleşmeden dönmeye dair de davalının davacıya yöneltilmiş herhangi bir irade beyanının veya ihtarının da söz konusu olmadığı bu suretle geç teslime ilişkin seçimlik haklara dair de herhangi bir beyan veya ihtarının olmadığı anlaşılmakla davalının işin geç teslim edildiği iddiası ile borçlu bulunmadığına yönelik iddiasına itibar edilmemiştir. Nitekim 20.02.2024 tarihli celsede dinlenen tanık ...'nın da davacı ve davalı şirketle herhangi bir bağının olmadığı bu sebeple beyanlarına itibar edilebileceği, beyanlarında çelişkinin bulunmadığı, söz konusu tanığın da davalı firmanın aynı projesinde başka işler için yüklenici olduğu, davalı şirketin gerekli bilgileri zamanında paylaşmadığını bu sebeple davacının üstlendiği işleri tesliminin gecikmesinin davacıdan kaynaklanmadığını belirttiği, davacının üstlendiği işi yapabilmesi için tanığın çalıştığı üçüncü kişi firma tarafından bir takım işlerin önce yapılması gerektiğinin belirtilmesi karşısında söz konusu beyanların bilirkişi raporundaki tespitler ve davacının iddiaları ile aynı doğrultuda olduğu anlaşılmakla tanık beyanları ve diğer tespitler de gözetilerek davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiştir. Davalı tarafından bir diğer savunma olarak işlerin eksik yapıldığı, sözleşme kapsamına uygun olmadığı iddia edilmiştir. 6098 sayılı Kanun'un 474. Maddesi şu şekildedir: "İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır." İlgili hükümden görülebileceği üzere eser sözleşmelerin iş sahibinin eserin tesliminden sonra eseri gözden geçirme ve ayıpları yükleniciye bildirme yükümlülüğü vardır. Söz konusu yükümlülüklerin yerine getirilmesi halinde ancak ayıba yönelik seçimlik hakların kullanılması söz konusu olabilecektir. Bu bağlamda davalı tarafından sunulan delil ve belgeler incelendiğinde; davalının eseri gözden geçirme ve ayıbı bildirme yükümlülüklerini yerine getirdiğine dair herhangi bir belge ve delil sunulmamıştır. Bu sebeple davalının bu yöndeki iddialarına itibar edilmemiştir. 6098 sayılı Kanun'un eserin kabulüne dair 477. Maddesi ise şu şekildedir: "Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır." Bu bağlamda davalı tarafından davacının teslim ettiği eserin kabul edilmediğine dair herhangi bir bildirim yapılmadığı anlaşılmakta olup, 477. Maddenin 2. Fıkrası gereğince davalı kanun gereğince teslim edilen eseri kabul etmiş sayılmaktadır. Dolayısıyla davacı birinci fıkra gereğince her türlü sorumluluktan kurtulmuştur. Buna karşılık davacının taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak tüm işleri tamamladığı ve davalıya teslim ettiği, davalı tarafından kanun gereğince eserin kabul edildiği bilirkişi raporunda da tespit edilmiş olup, davalı tarafından anlaşılan borcun ödendiğinin de ispatlanamadığı, davalının bedel ödeme borcunun eserin teslimi anında muaccel olduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Buna göre Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasında davalının itirazının iptaline ve takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından ticari temerrüt faizi talep edilmiş olup, tarafların tacir olduğu ve ticari temerrüt faizi talebinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla işleyecek faiz oranına itirazın da iptaline karar vermek gerekmiştir. Alacağın likit ve muaccel olduğu anlaşılmakla itirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 11.160,00-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, Buna göre; Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasında davalının 55.800,00-TL asıl alacak ve faiz oranına itirazının İPTALİNE, takibin DEVAMINA, -Tazminat koşullarının oluştuğu anlaşılmakla itirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 11.160,00-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 3.811,69-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 673,93-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.131,76-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin; davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Davacı tarafça sarf edilen toplam 943,78-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 9.312,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 4-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip .... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/817, K. 2024/786, T. 10.09.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-817-e-2024-786-k-b8c5bd46b402