İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/742 E. 2024/1159 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/742
- Karar No
- 2024/1159
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/742 Esas KARAR NO : 2024/1159 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/07/2023 KARAR TARİHİ : 27/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmeleri neticesinde herhangi bir anlaşmaya varılamadığını ve arabuluculuk sürecinin 31/05/2023 tarihinde sona erdiğini, müvekkili şirket ve davalı şirket arasında 18/10/2022 tarihinde Baskı Nakış İşçilik Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye göre müvekkili şirketin kız çocuk t-shirt üzerine taş baskı işini yapmayı; davalı tarafın ise müvekkili şirket tarafından yapılacak işlerin karşılığında kararlaştırılan parça başı birim fiyatın ödenmesi edimini yüklendiğini, müvekkilinin sözleşme ile üstlenmiş olduğu edimi yerine getirmesine rağmen davalı şirketin yapılan işlerin karşılığında tanzim edilen 16 adet faturanın karşılığı olan 205.138,98 TL'yi ödemekten kaçındığını, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından 09/03/2023 tarihinde davalı şirkete Kadıköy ...... Noterliğinden ...... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarname ile yapılan işlerin karşılığı olarak tanzim edilen fatura bedellerinin (205.138,98 TL) faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğini, ödenmemesi halinde borç bakiyesinin faiz ve fer'ileri ile birlikte tahsili için her türlü yasal yola başvurulacağının bildirildiğini, davalı şirket tarafından ilgili ihtarnameye17/03/2023 tarihinde Bakırköy ..... Noterliği ....... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verildiğini, verilen bu cevapta müvekkili şirketin teslimat tarihini geciktirdiğinden bahisle zarara uğradıklarını, bu zarar karşılığı kendilerinin ödeme yapmalarının gerekmediğini ve hatta ortaya çıkan zararları sebebiyle müvekkili şirketten 17.861,02 TL alacaklı olduklarını ileri sürdüklerini, taraflar arasındaki anlaşmaya göre işleme tabi tutulacak ürünlerin davalı şirket tarafından gönderileceğini ve müvekkili şirketin kendisine teslim edilen ürünler için gerekli işlemleri yaparak davalı şirkete göndereceğini, davalı şirketin ürünleri 27/09/2022 tarihi ile 10/10/2022 tarihleri arasında 11 ayrı sevkiyat ile müvekkili şirkete teslim ettiğini, müvekkili şirketin kendisine ulaştırılan her sevkiyat için gerekli işlemlere gecikmeksizin başladığını, tamamlanan işlerin 03/10/2022 tarihi ile 25/10/2022 tarihleri arasında 24 ayrı sevkiyat ile davalı şirkete ulaştırıldığını, açıkça görüldüğü üzere davalı şirketin ileri sürdüğü işlerin geç bitirildiğine dair iddiasının gerçeği yansıtmadığını, zira taraflar arasında akdedilen Baskı Nakış İşçilik Sözleşmesinde yapılacak işin bitirileceği tarihe ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı gibi sözleşme haricinde de işin tamamlanacağı tarihe dair herhangi bir anlaşmanın söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin basiretli bir tacir gibi davranarak işlemleri en kısa zamanda bitirdiğini ve ürünleri gecikmeksizin davalı şirkete teslim ettiğini, anılan sebeplerle davalı şirketin iddialarının aksine, müvekkili şirketin gecikmeden kaynaklı herhangi bir sorumluluğunun olmayacağının açık olduğunu, davalı şirketin gönderilen ürünleri teste tabi tuttuğunu ve bu test sonucunda 8067 model ürünlerinin ilk 10.000 adetinin kurşun oranın yüksek çıktığından bahisle, müvekkili şirkete mail yolu ile bildirimde bulunduğunu, 11/10/2022 tarihli bu mail ile ürünlerin tamire alınacağı ve bütün maliyetlerin müvekkili şirket tarafına yansıtılacağının bildirildiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin yapımına devam ettiği ürünleri davalı şirketin isteğine uygun olarak tamamladığını ve sevkiyatlarını gerçekleştirdiğini, kurşun oranı yüksek çıkan ürünlerin ise taraflarına gönderilmesi halinde, tamiratının ücretsiz yapılacağının davalı şirkete bildirildiğini, davalı şirketin bu talebi haricen kabul ettiğini, tamiri yapılacak ürünlerin davalı şirket tarafından iki ayrı sevkiyat ile 03/11/2022 tarihinde ve 04/11/2022 tarihinde müvekkili şirkete gönderildiğini, ayıp bildirimi 11/10/2022 tarihinde bildirilmiş olmasına rağmen ürünlerin müvekkili şirkete geç (yaklaşık 22 gün sonra) teslim edildiğini, davalı şirketin ihtarnamede ileri sürmüş olduğu gecikmenin ürünlerin müvekkili şirkete geç gönderilmesinden kaynaklandığını, davalı şirketin müvekkili şirketin aksine basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini, zira müvekkili şirketin kurşun oranı yüksek çıkan bu ürünlerin tamirini derhal gerçekleştirdiğini ve teslim tarihinden üç gün sonra 07/11/2022 tarihinde, ürünleri davalı şirkete gönderdiğini, ayrıca müvekkili şirket tarafından tamiri yapılan ürünler için herhangi bir ücret talep edilmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, herhangi bir gecikmenin var olduğu kabul edilse dahi, bu gecikmenin davalı şirketin tamire alınacak ürünleri geç göndermesinden kaynaklandığını, taraflar arasında, işin tamamlanacağı tarihe ilişkin sözleşmede veya sözleşme haricinde herhangi bir anlaşma bulunmadığını, müvekkili şirketin sözleşme ile yüklendiği edimleri eksiksiz bir şekilde yerine getirmiş olmasına rağmen, davalı şirket tarafından müvekkili şirketin hak etmiş olduğu toplam 205.138,98 TL'nin ödenmediğini iddia ederek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; haklı davanın kabulüne; sözleşme gereği ifa edilen edimlerin bedeline karşılık hak edilmiş fatura toplam tutarlarının, ıslah ve talep artırım haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL'sinin işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın ticari ilişki bağlamında edimini gereği gibi yerine getirmediğini, taraflar arasında ...... moda grubundan olan ...... markasına ait ..... beads modelli ...... sipariş numaralı kız çocuk tişört ürünlerin baskı nakış işçiliğinin yapılması için sözleşme akdedildiğini, işbu sözleşme kapsamında davacının dikili ürünlerin baskı nakış işini yapmayı, müvekkili şirketin de bedel ödemeyi üstlendiğini, ancak davacı tarafın sözleşmeye aykırı davrandığını ve edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, davacı tarafın edimini yerine getirirken hiç şüphesiz sözleşme koşulları ile bağlı olduğunu, bu kapsamda sözleşmenin son maddesinde yer alan "....... ürünleri kendi belirledikleri standartlarda basılacaktır." denildiğini, buna ek olarak basılacak ürünlerin sağlığa zararlı olmayacak nitelikte ürünlerle yapılması gerektiğinin taraflarca kararlaştırılmasına gerek olmayacak bir kriter olduğunu, bu sorumluluğun kaynağının TTK 18/2'de düzenlenen basiretli bir tacir olma yükümlülüğünden doğan işin özenle yerine getirilmesi borcunun bir yansıması olduğunu, fakat davacı tarafın yapmış olduğu baskı işinin denetim firması tarafından kalite kontrole tabi tutulması akabinde baskıda kullanılan üründe en fazla bulunması gereken kurşun değerinin 10 mg/kg olması gerekirken kurşun değerinin 2.022 mg/kg olarak tespit edildiğini, bu kalite kontrole ilişkin SGS raporunun ekte olduğunu, SGS raporunun 2. sayfasında lead content olarak belirtilen ibarenin kurşun değerine karşılık gelmekte olup test sonucunun F olarak gözüktüğünü, bunun sebebinin ise raporun 8. sayfasında yer almakta olup ....... test metodu kullanılarak yapılan test neticesinde kurşun değerinin olması gerekenden 2.012 mg/kg fazla çıkması olarak gösterildiğini, müvekkili şirketçe ürünlerde kurşun değerinin olması gerekenin çok çok üzerinde olduğu öğrenilir öğrenilmez müvekkili şirket çalışanlarından olan ....... tarafından davacı şirkete "...firmanızda taş işçiliği yapılan 8067 modelimizin ilk 10.000 adetinin, teste girmesi sonucu kurşun oranı olması gereken değerlerin çok üstünde çıkmıştır. Ürünler tamire alınacaktır. Ve bütün maliyetler tarafınıza yansıtılacaktır." şeklinde e-posta gönderilmek suretiyle bildirildiğini, bu hususun tek başına müvekkili şirket için sözleşmeden dönme sebebiyken müvekkili şirketin iyi niyetli bir şekilde onarım talebinde bulunduğunu, akabinde ürünlerin denetim firmasından müvekkili şirkete gönderilir gönderilmez davacı şirkete onarım için gönderildiğini, davacı şirketin sözleşme kriterlerine aykırı hareket ederek müvekkili şirketin yurt dışı firmasına karşı çok zor durumda kalmasına ve bunun yanında müvekkili şirketin çok ciddi maliyetlere katlanmasına sebebiyet verdiğini, ürünlerin yurt dışı firmasına termin tarihinin geçirilmesinin de davacı tarafın kusurundan kaynaklandığını, tekstil sektöründe üretim sürecinin çok aşamalı bir süreç olup her sürecin oldukça zaman alan süreçler olduğunu, bu kapsamda öncelikle ham kumaşın boyandığını ve kesime girdiğini, kesimden sonra tasnif edilen kumaşların dikime girdiğini ve dikim sonrası ve öncesi yıkama yapıldığını, her bir ürünün ayrı ayrı firma içinde kalite kontrolden geçirildiğini ve sonrasında düğme ve sair aksesuarların dikilen ürünlerin iplikleri temizlenerek her bir ürünün ütüye gönderildiğini, ütülenen ürünlerin tekrardan kontrolden geçirilerek paketleme işlemine tabi tutulduğunu ve sevkiyat yapıldığını, genel olarak bu şekilde özetlenebilecek bu süreçte ufak hataların dahi aksamalara sebebiyet veriyorken ürünün yapısını tamamen değiştiren ve ürünün kullanılma olasılığını ortadan kaldırabilecek hataların kabul edilemez olduğunu, Ülkemizde tekstil sektöründe yer alan firmaların dış ticaret süreçlerinin önemli bir kısmını ........ moda grubu için yapılan üretimlerin oluşturduğunu, bu sebeple ........ moda grubu siparişlerinin ülkemizin tekstil şirketleri açısından büyük önem arz etmekte olup bu moda grubuna üretim yapacak firmaların denetim sonucunda özel belge alabilmesi gerektiğini, ........ moda grubunun etiketini taşıyacak olan ürünlerin moda grubunun standartlarına aykırı maddeleri içermemesinin de bu kriterlerden birisi olduğunu, aksi taktirde üretici firmaların debit notu ile karşı karşıya kaldığı gibi belgenin alınmasına kadar varan yaptırımlara maruz kalabildiğini, şirketlerin bu yaptırımlarla karşılaşmamak için iç mekanizmasında sıkı bir denetim yaptığı gibi ek maliyete katlanma pahasına yurt dışı firmasınca onaylanan denetim şirketlerine zorunlu olarak ürünleri denetlettiğini, müvekkili şirketin ürünleri yurt dışı firmasına göndermesi gereken son tarihin yurt dışı firmasının sipariş formunda da belirtildiği üzere 01.10.2022 tarihi olduğunu, müvekkili şirketçe ürünlerin bu tarihte gönderilemediğini, çünkü davacı tarafından baskı - nakışı yapılan ürünlerin sunulan denetim raporunda kurşun değeri standartları karşılamadığından onarılması gerektiğini, bu kapsamda davacı tarafından üretilen tüm ürünlerin hatalı çıktığını ve onarıma tabi tutulduğunu, bu kapsamda ..... Etüd Kontrol Servisleri Anonim Şirketi'ne ürünleri defalarca kez kontrol ettirmek zorunda kaldıklarını, normal şartlarda bir kere denetlenmesi gereken bu ürünlerin defalarca kez denetlendiğini ve müvekkili şirketin yalnızca denetim için toplamda 107.952,4 TL masrafa katlandığını, normal koşullarda ürünlerin dikimden sonra diğer iç denetimleri geçtikten sonra paketlendiğini, ancak davacı tarafından hatalı üretilen ürünlerin dış denetimden geçtikten sonra ikinci kez ütü - paket işlemine tabi tutulduğunu, ütü paket işlemine tabi tutulan bu ürünlerin ikinci kez ütü - paket yapılarak kolilenmesi akabinde müvekkili şirketin toplamda 11.993,09 TL ek maliyete katlanmak zorunda kaldığını, ürünlerin ütü - paket yapılarak kolilenip müvekkili şirkete gönderilmesi akabinde müvekkili şirketin son termin tarihinin üzerinden çok uzun zaman geçmesi sebebiyle ürünleri uçak kargo ile yurt dışı firmasına sevk ettiğini, buna ilişkin katlanılan maliyetin 3.853,47 Euro olup buna ilişkin debit notunun dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, davacı taraf gecikme sebebiyle kendisine bir sorumluluk yüklenemeyeceğini iddia etmekteyse de sözleşme hükümlerinin açık olduğunu ve ........ moda grubunun standartlarına aykırı üretim yapan davacı şirketin yine sözleşmenin "Sorumluluk" başlıklı 4. maddesinin b bendinde düzenlenmekte olan "Üretim" alt başlıklı hüküm uyarınca hatalı ve geç teslimden doğan maliyetleri üstlenmeyi peşinen kabul ettiğini, müvekkili şirketin kar edemediği gibi geç teslim sebebiyle yüksek bir uçak kargo bedeli ödemek durumunda kaldığını ve maddi boyutunun yanında manevi olarak yurt dışı firması ile ticari ilişkilerin gerildiğini ve itibar kaybı yaşadığını, davacının tüm itirazlarının haksız olduğunu, müvekkili şirketin ticari defter kayıtlarında davacı tarafa ödenmesi gerekli bir bedel bulunmadığını, bilakis müvekkili şirketin alacaklı olduğunu, davacı şirketin hatalı üretim yaptığını kabul ederek ürünleri onardığını, fakat davacı tarafın da tacir olması sebebiyle bildiği üzere yalnızca onarım yapmanın müvekkili şirketin katlandığı maliyetleri sıfıra indirmediğini, müvekkili şirketin bu hatalı üretim sebebiyle birçok ek maliyete katlandığını ve kaldı ki bu maliyetlerin yalnızca bir kısmının davacı tarafa yansıtıldığını, davacı tarafın sözleşme ile katlanmayı kabul ettiği bu maliyetlere işbu dava ile itiraz etmesinin anlamsız olduğunu, davacı tarafın varlığını kabul ve teyit ettiği faturalara işbu dava ile itiraz ettiğini belirtmiş olmasına rağmen süresinde herhangi bir itiraz yapmayarak, iade faturası kesmeyerek faturaların içeriklerini onayladığını savunarak; fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın davalı olarak gösterilen müvekkili şirket yönünden reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki tekstil ürünleri baskı, nakış işine dayalı eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır. Uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirketin faturadan kaynaklı alacaklarının ödenip ödenmediği, davacı tarafın sözleşme gereği ifa edilen edimlerinin bedeline karşılık fatura alacaklarının şimdilik 1.000,00-TL'sinin işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsili talebinin kabul edilip edilemeyeceği, davalı savunması kapsamında davacı şirketin edimini gereği gibi yerine getirip getirmediği, davalının davacının kusuru ile ek maliyetlere katlanıp katlanmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; taraf şirketlerin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Bakırköy ..... Noterliğinden; 17/03/2023 tarih ve ..... yevmiye numaralı ihtarname ve tebliğ belgesinin onaysız bir sureti celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Güneşli ve İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2022 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Taraf vekilleri tarafından bildirilen tanıklar mahkememizce bizzat dinlenilmiştir. Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ...... beyanında, "Ben davacı şirkette yaklaşık 16 yıldır tasarımcı, grafiker ve müşteri temsilcisi olarak çalışıyorum. Arada işten giriş çıkışlarım vardır. Şirket olarak biz bayan giyim ürünlerinde taş baskı daha doğrusu tekstil aksesuarları yapıyoruz. Davalı şirket bize bir ürün getirdi ve biz bu şekilde taş tasarımı istiyoruz dediler. Kendileri ...... grubunun ....... markası bir ürünü getirmişti, ben getirilen bu ürüne ilişkin ürün üzerindeki taş tasarımını yaptım bu tasarımı ....... markası onayladı. Böylece de davalı şirket .......'dan sipariş aldı bana da ürünlerin taş baskılarını yapmam için getirdi, 22 Eylül'de sipariş onayını verdiler, ben de bu süreçte ürünlerin üzerine işlenecek taşları tedarik ettim. Benim üretime dahil olmam süreci taş tedarikine kadardır, sonraki süreçte üretim bölümündeki arkadaşlar ilgilenirler ancak bildiğim kadarıyla 27 Eylül'den sonra ürünler gelmeye başladı, ben taşların Sgs testinden geçmesinden sonra sürece katılmadığım için daha fazla bilgim yoktur. Davalı şirket ürünleri kendisi tedarik etmiştir normalde ham kumaş üzerine taş baskı yaptığımız gibi davalı şirkette olduğu gibi baskı yapılmış kumaş üzerine de işleme yapabiliyoruz, davalı şirketin baskı için bize getirdiği ürünler daha önce baskı işlemi görmüştü biz nasıl teste tabi tutuluyorsak o baskı işleminin de testten geçmiş olması gerekir, davalı ürünleri bize tek seferde vermedi örnek vermem gerekirse 45 bin adet ürün peyder pey bize teslim edilir, davalı şirkette ürünleri peyder pey bize teslim etmiştir toplam sipariş ürünü peyder pey geldiği gibi bizden de aynı miktar ürünü yapıldıktan sonra teslim alırlar bu şekilde çalışırız, davalı şirket 15 bin tane ürünün testten geçmediğini söyledi, toplam sipariş miktarı 45 bin adettir. Davalı şirket 15 bin adet ürünün sgs testinden geçmediğini söyledi aslında biz ilk başta bu testi yapmıştık ve geçmiştik, yaklaşık 10 bin ürün tesliminden sonra davalı şirket bize ayıp bildiriminde bulundu biz bu ürünleri onarmayı kabul ettik. Ancak davalı şirket ürünler ütü pakete girecek şekilde hazır halde ve teslimden bir kaç gün önce getirdi, biz de 2 iş günü içerisinde bunları tamir edip davalı şirkete iade ettik. Biz sgs testini ilk başta sadece kullanacağımız taş üzerine yapmıştık, ancak davalı tarafın bize getirdiği ürünler önceden baskı görmüştü, taşlar basıldıktan sonra yapılan sgs testinde baskının da dikkate alınması gerekirdi sadece taş değil baskı da teste dahil olduğunda kendilerinin yaptırdığı baskıdan dolayı da testten geçmemiş olabilir, taş testinde kurşun çıkabilir ancak bizim ilk başta yaptığımız testte dediğim gibi herhangi bir sorun çıkmamıştı benim biraz önce söylediğim gibi baskı ile taş birleşerek kurşun çıkmış olabilir biz bunu net bilmiyoruz benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir." demiştir. Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ...... beyanında, "Davacı şirkette yaklaşık 7 yıldır muhasebeci olarak çalışıyorum. Ben sipariş verildiğinde irsaliye ve sevk evrakları açısından bütün süreci takip eden kişiyim. Ürünleri depo teslim alır ben de kontrolü yapar irsaliyeleri onaylarım. Fason üretimini yapacağımız tekstil ürünlerini yani yarı mamül tişört ürünlerini davalı şirket 27 Eylül itibariyle sevk etmeye başladı, bu tişörtler kesili farklı bedenlerde kız çocuğu tişörtleriydi. Bize gelen ürünlerde transfer baskılar vardı, transfer baskı dediğim pigment boyalar ile boyanmış çeşitli desenlerde kumaşlardı. Biz bu tişörtlerin üzerine yine bir desen olarak taş baskı yapacaktık. Peyder pey 12 sevkiyat halinde ürünler bize teslim edildi, en son teslim tarihi 12 Ekim'idi. Biz de bu ürünlerin insan işçiliği gerektirdiğinden gerekli sürede yapıp teslim ettik, şirketler arasındaki herhangi bir termin tarihi belirtilmemişti ancak bize gecikme olduğu söylediler, biz yaklaşık 25-26 günlük bir sürede üretimi tamamlayıp davalı şirkete teslimimizi yaptık, ...... grubu .......'nın davalı şirkete 2 Ekim tarihini termin tarihi olarak belirlediğini bizim gecikmemizden dolayı da bu sürenin aşıldığını söylediler ve ödemelerimizi yapmadılar, biz ürünlerde kullanacağımız taşları referans aralığında olup olmadığını kontrol için teste gönderdik, testten geçtiği için davalı şirkette sipariş onayını yaptı biz de bu şekilde üretime başladık. Sonradan davalı şirket üretimin ortasında kendilerinin ürünleri teste tabi tuttuklarını ve ürünlerin referans aralığını aştığını söylediler, ürünleri bize iade edip tamirlerini yaptıracaklarını söylediler bu söylediklerinden tam 22 gün sonra 4 Kasım'da ürünler bize iade edildi, 3 Kasım'da 7500 ve 4 Kasım'da 7500 olmak üzere yaklaşık 15000 ürün bize iade edildi. Bize iade edilen ürünler hafta sonuna denk gelmesine rağmen biz 2 iş gününde ürünlerin tamirini yapıp davalı şirkete teslim ettik. Davalı şirket en son ürün teslimini 12 Ekim'de yaptı zaten bu tarih itibariyle bizim 2 Ekim'e ürün yetiştirmemiz mümkün değildir, ürünler bize termin tarihinden sonra teslim edilmiştir. Termin tarihi dediğim davalı şirket ile ....... grubu arasında olan sözleşmedir. Toplam bize verilen sipariş miktarı 45000 adet üründür. Biz ham maddelerimizi teste tabi tutarız zira markalar da bu şekilde çalışır, biz test sonuçlarını davalı şirkete bildirdik ve kendilerinin de sipariş onayı vermesi üzerine ürünlerin işlemesini yaptık, bize davalı tarafça verilen ürünler üzerinde baskı ve pigment boya olduğu için kurşun miktarı bu boya ve baskı nedeniyle de çıkmış olabilir biz bu şekilde düşünüyoruz benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" demiştir. Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ...... beyanında, " Yaklaşık 2 yıldır davalı şirkette çalışıyorum. Daha önce şirket çalışanıydım ancak şuan pazarlama müdürü olarak görev yapıyorum. Çalıştığım şirket ..... grubu altında ....... kız çocuk grubuna üretim yapmaktadır. Yine bu ürünler tarafımızdan üretim yapılırken farklı firmalar ile de çalışırız davalı da çalıştığım alt üreticilerden biridir. Ürünlerimizdeki taş işleme işini davalı şirkete veririz. Yanlış hatırlamıyorsam 2022 yılının Kasım ayında kız çocuk tişörtü üzerine taş işleme işi için davalı şirkete sipariş verdik, yaklaşık 45000 adet bir siparişti. ........grubu bizim çalıştığımız alt taşeronları da kendisi belirler zira onların onaylamadığı üreticiye biz sipariş veremeyiz. Bu alt üreticiler ........grubunun standartlarını bilmek zorundadırlar. Biz model ve taş işi ile ilgili numuneleri ........grubuna geçeriz onlarda modeli beğenirlerse siparişi verirler, bu süreçten sonra davacı şirkete tişört ve üzerine işlenecek taş baskı modelini bildirdik, onlarda üretimi yaptılar ancak ilk etapta biz tişörtler üzerinde kullanılacak taşların kurşun değeri yönünden laboratuvarda ön testlerini yaptık, davacı tişörtlerde kullanılacak taşların 2. kez bize sunumunu yaptılar biz de bu taşların testlerini yaptırdık ilk sunulan taşlar standartlara uygun değildi ancak 2. kez bize sunulan taşlar standartlara uygun olunca biz bu taşların kullanılmasını uygun bulduk. Davacı tarafça da bu taşların kullanılarak üretim yapılması gerekiyordu. Normalde ........grubu kız çocuk ürünlerinde ürünlerden numune alarak teste tabi tutar davacı tarafça taş işlenen tişörtlerden numune alımları yapıldı ve ........grubu bu numunelerin test sonuçlarının kurşun değerinin yüksek olmasından dolayı standartlarının uygun olmadığını bize bildirdi, bunun üzerine biz de bu ürünlerden numune alarak aynı testleri yaptırdık bu testlerden de aynı sonuçlar çıktı yaklaşık 4 kez ........grubu numune alımı gerçekleştirdi normalde bu numune alımlarını bir kere yaparlar, numune alım süreçlerinde ve en son ürünler kabul edilene kadar hem kendi atölyemizde hem de davacı şirket atölyesinde bu taşların kurşun değeri yüksek taşların ayıklanarak standartlara uygun hale getirilmesine çalışıldı ancak bu çalışmalarımızda teslim süresi aşıldı, yoğun çabalarımızla ........grubu ürünleri uçak yoluyla almayı kabul etti. Uçak yoluyla alımdan kaynaklı zararları firmamız karşıladı. Biz de bu zararı davacıya yansıttık şuan ürünlerin hepsi ........grubuna teslim edilmiş durumdadır. Testten çok net bir şekilde kırmızı taşlardan kaynaklı kurşun değerinin yüksek olduğu anlaşılmaktadır, testte açık bir şekilde bu değerin yüksek olduğu belirtilmiştir benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" demiştir. Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ........ beyanında, " Ben davalı şirkette 4 yıldır planlama uzmanı olarak çalışıyorum. Ben işim gereği üretim ayağında çalışırım. ...... firması ile kız çocuk tişörtlerine taş baskı hususunda anlaşma sağladık. Çalıştığımız sektör itibariyle tişörtler üzerine işlenecek taşların testlerden geçmesi gerekir. Zira çocuk sağlığını tehlikeye atılmaması için bu testler zorunludur. Anlaşmamızın başında da bu hususu davacı firmaya belirttik. Hatırladığım kadarıyla davacı tarafça işlemesi yapılan ürünlerde 4 - 5 kez test yapıldı. Her seferinde yapılan testlerde değerler çocuk sağlığına uygun olmayacak oranlarda çıktı ve biz de bu durumu ...... 'e bildirdik. Bu nedenle de üretim sürecinde gecikmeler yaşandı. Ürünler testlerden sonra tamir edilmeye çalışıldı. 3. Ya da 4. Kez yapılan testlerden geçmesi üzerine ürünleri ihraç yapılmak üzere yükledik. Müşterimizin gecikmeden dolayı isteği üzerine ürünlerin uçak yolu ile yüklemesi yapıldı. Çalıştığım firma bu uçak bedellerini ödemek durumunda kaldı bu nedenle zarara uğradık. Ben her ne kadar teknik kısmı bilmesem de kurşun değerinin yüksek olmasının taştan ya da boyadan olup olmadığı ile ilgili test sonuçları açıktır, testlerde kurşun değerinin yüksek oluşunun taştan kaynaklı olduğu belirtilmiştir benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir." demiştir. Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, savunma, sunulan ve toplanan deliller, dosya kapsamındaki belgeler tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; taraf şirketlerin ticari defterleri incelenerek; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı, davalı savunması kapsamında davacı şirketin edimini gereği gibi yerine getirip getirmediği, davalının davacının kusuru ile ek maliyetlere katlanıp katlanmadığı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMM bilirkişi, tekstil mühendisi ve nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 26/08/2024 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 26/08/2024 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Dosyaya mübrez belge, bilgi, taraf ticari defter ve belgeleri, mübrez belgeler ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; davacının 2022 yılı ve 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 205.138,98 TL alacaklı olduğu, davalının 2022 yılı ve 2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; dava tarihi itibariyle davalının davacıdan 17.861,02 TL alacaklı olduğu, taraflar arasındaki cari farkın davacı yanın düzenlemiş olduğu 10.03.2023 tarihli ...... no.lu 223.000,00 TL tutarlı faturanın davalı yan ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, taraf beyanlarından taraflar arasında 18.10.2022 tarihinde Baskı Nakış İşçilik Sözleşmesi akdedildiği, taraflar arasındaki ihtilaf konusunun davacı yanın sözleşme uyarınca yükümlülüklerini kusur ve eksik olmadan yerine getirip getirmediği konusunda toplandığı, ..... denetim firması tarafından yapılan testler neticesinde davacı tarafından kullanılan üründe en fazla bulunması gereken kurşun değerinin 10 mg/kg olması gerekirken kurşun 2.022 mg/kg olarak tespit edildiği, Materyal kodlarının açıklama kısmında "Red, black glass rhinetone with glue" davacı tarafından kullanılan taşlardan kaynaklandığı, teste tabii olunan baskılı emtiaların taş baskı sebebiyle geçemediği, kaldığını gösteren raporun A2 olarak belirtildiğini, Heyet teknik üyesinin yaptığı incelemelerden yola çıkılarak, ayıptan doğan sorumluluğun maddi ve şekli şartlarının somut ihtilafta mevcut olduğu; eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup bedelden indirim isteme, aynı maddenin 3. bendi gereğince aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme hakları bulunduğu; iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu, davalı iş sahibinin, genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklı kalmak üzere; imâl edilen eserdeki ayıptan dolayı, süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu'nun 475. Maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabileceği, dava konusu olayda da davalının, ayıplı olduğunu ileri sürdüğü eserin ücretsiz onarımı talebiyle seçimlik hakkını “ücretsiz onarım” yönünde kullandığından, bu hakkını bir başka seçimlik hak ile değiştiremeyeceği, sözleşmede yer alan bedel ödeme yükümlülüğünü yerine getirmesi gerektiğinin düşünüldüğü, davalının ayıplı ifa nedeniyle maliyetlere katlanıp katlanmadığının incelenmesi sureti ile devam edildiğinde cevap dilekçesi ekinde: 6 numaralı ekte davalının yine dilekçenin 2 numaralı ekinde sunulan ve ...... şirketi tarafından yapılan denetim sonucuna ilişkin rapora konu faturayı sunduğu müşahede edilmektedir. Buna göre dava dışı ....... şirketi tarafından davalıya toplamda 107.952,4 TL tutarında 10 adet fatura kestiğinin, 8 numaralı ekte davalı adına “Ütü Paket İşçiliği” açıklaması ile 11.993,09 TL tutarında fatura düzenlendiğinin, 9 numaralı ekte “Cargo Transporte” açıklaması ile 3.853,47 Euro tutarında debit note (borç notu)’na rastlandığının, 10 numaralı ekte ise davalı tarafından davacı adına “Reklamasyon” açıklaması ile 223.000,00-TL tutarlı fatura düzenlendiğinin müşahede edildiği, ancak davalı tarafından sunulan ve incelemeye konu faturaların davalı tarafından ödenip ödenmediği, davalı tarafından bu masrafa katlanılıp katlanılmadığının dosya münderecatından anlaşılamadığı, bununla birlikte örneğin davalı tarafından sunulan 6 numaralı ekte gerçekten de dava konusuna ilişkin rapor alındığının müşahede edildiği, ancak 6 numaralı ekte yer alan 107.952,4 TL tutarlı 10 adet faturanın tamamının dava konusu ayıplı ürünlere mi ilişkin olduğu yoksa davalı ile SGS arasındaki diğer işlere dair inceleme raporlarına karşı mı düzenlendiğinin tespit edilemediği, öte yandan davalının bahse konu fatura karşılıklarını ödeyip ödemediği bir başka ifade ile bu maliyete katlanıp katlanmadığının da tespit edilemediği, zira cevap dilekçesi ekinde yalnızca faturalara yer verilmiş olup; bu fatura bedellerinin ödendiğini tevsik eden dekont suretine rastlanılamadığı, keza 8 numaralı ekte yer alan “Ütü Paket İşçiliği” açıklaması ile 11.993,09 TL tutarını konu edinen dava dışı ...... tarafından düzenlenen fatura içeriğinin davalının dava konusu ürünlerin ütüsüne ilişkin olarak mı yoksa davalı ile dava dışı ...... nın tarafı olduğu başkaca işlemlere dayanak mı tanzim edildiği, bir başka ifade ile iddiaya konu ilave maliyetlerin davacının ayıplı ifası ile illiyet bağı içerisinde olup olmadığının heyet tarafından tespit edilemediği, tüm bu açıklamaların davalı tarafından sunulan 9 ve 10 numaralı ekler için de geçerli olduğu, tüm bu açıklamalardan sonuçla nihai takdir ve kanaat Mahkemeye ait olmak üzere davacı tarafından ayıplı ifada bulunulduğu ve davalının “ücretsiz yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabileceği, onarım” talebi karşısında davacının bu onarımları gerçekleştirmesinin ve dolayısıyla cari hesap yönünden davalıdan alacaklı olduğu kabulünde: Mahkemece her ne kadar davalı tarafından mahsup defi ileri sürülse de cevap dilekçesi ekinde yer alan faturalara konu ilave maliyetlerin dava konusu ayıplı ifa ile illiyet bağı içerisinde olmadığı kanaatinde olunması ihtimalinde davalının bu yönde talepte bulunmasının mümkün olmayacağı bu yönü ile de davacının ticari defterleri nazara alındığında; dava tarihi itibariyle davalıdan 205.138,98 TL alacak talebinde bulunabileceğinin, buna karşın Mahkemece davalı tarafından mahsup defi ileri sürüldüğü ve cevap dilekçesi ekinde yer alan faturalara konu ilave maliyetlerin dava konusu ayıplı ifa ile illiyet bağı içerisinde olduğu kanaatinde olunması ihtimalinde davalının bu yönde talepte bulunması mümkün olacağından bu yönü ile davalının, davacının ticari defterler nazara alındığında; dava tarihi itibariyle borçlu olduğu 205.138,98 TL’ye karşı mahsup defi ileri sürebileceği, bu yönü ile davacı lehine herhangi bir alacak bakiyesinin kalmayacağı" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur. Taraflar arasında kurulan ilişki, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir. Eser sözleşmesi; yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470; mülga BK m. 355). Eser sözleşmesinde yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğun belirlenmesinde benzer alandaki işleri yüklenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranış esas alınır. Yüklenici kararlaştırılan eseri aksine bir düzenleme yoksa kendisi veya kendi yönetimi altında başka bir kişiye yaptırabilir (TBK m. 473). Mahkememizce yapılan yargılama, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, tanık beyanları, 26/08/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında tekstil ürünleri (........grubu ....... marka kız çocuk t-shirt) üzerine taş baskı, nakış işine dayalı eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ve taraflar arasında Baskı, Nakış ve İşçilik Sözleşmesi imzalandığı, davanın taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu, taraflar tacir sıfatına haiz olup uyuşmazlığın ticari nitelik arz ettiği, davada basit yargılama usulünün uygulandığı, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri ve dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, yukarıda özetlenen bilirkişi raporuna göre tarafların ticari defterlerinin lehlerine delil niteliğinin bulunduğu, dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 205.138,98 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre; dava tarihi itibariyle davalının davacıdan 17.861,02 TL alacaklı olduğu, taraflar arasındaki cari farkın davacı yanın düzenlemiş olduğu 10.03.2023 tarihli ...... no.lu 223.000,00 TL tutarlı faturanın davalı yan ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, ..... denetim firması tarafından yapılan testler neticesinde davacı tarafından kullanılan üründe en fazla bulunması gereken kurşun değerinin 10 mg/kg olması gerekirken kurşun 2.022 mg/kg olarak tespit edildiği, Materyal kodlarının açıklama kısmında "......." davacı tarafından kullanılan taşlardan kaynaklandığı, teste tabii olunan baskılı emtiaların taş baskı sebebiyle testten geçemediği, kaldığını gösteren raporun A2 olarak belirtildiği, Heyet teknik üyesinin yaptığı incelemelerden yola çıkılarak, ayıptan doğan sorumluluğun maddi ve şekli şartlarının somut ihtilafta mevcut olduğu; davalı iş sahibinin, genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklı kalmak üzere; imâl edilen eserdeki ayıptan dolayı, süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu'nun 475. Maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabileceği, dava konusu olayda da davalının, ayıplı olduğunu ileri sürdüğü eserin ücretsiz onarımı talebiyle seçimlik hakkını “ücretsiz onarım” yönünde kullandığı hususlarının tespit edildiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere davacı tarafça kullanılan taş ürünlerinde en fazla bulunması gereken kurşun değerinin 10 mg/kg olması gerekirken kurşun değerinin 2.022 mg/kg olarak tespit edildiği, davacı tarafça da bu durumun kabul edilerek ürünlerin onarımının gerçekleştirildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin "Sorumluluk" başlıklı 4. maddesinin b bendinde düzenlenmekte olan "Üretim" alt başlıklı hükmü uyarınca davacının gecikme, hatalı üretim vs. eksikliklerden kaynaklı maliyetlerin kendisine yansıtılacağını kabul ettiği, her ne kadar bilirkişi raporunda davalı tarafça ayıplı ifa nedeniyle katlandığı maliyetlere ilişkin net bir tespit yapılamamış ise de; tanık anlatımları ile dosyaya davalı tarafça sunulan maliyet faturalarının uyumlu olduğu, tanık anlatımlarından ürünlerin bir kaç defa teste tabi tutulduğunun anlaşıldığı, yine ürünlerin onarımı sonrası ütü paket işleminin yaptırılmış olmasının ........grubunun sektördeki tekstil firmaları ile çalışma şartları değerlendirildiğinde olağan akışa uygun olduğu, yine davalı tarafça ürünlerin uçak kargo ile gönderilmesinin ek maliyet olarak davacı tarafa yansıtılabileceği, taraflar arasındaki mail yazışmalarından ve sunulan sevk irsaliyelerinden davacı tarafa ürün tesliminin eylül ayında yapıldığının anlaşıldığı, davacı tanıklarının beyanlarının ürünlerin teslim tarihleri yönünde çelişkili olduğu, davanın kısmi dava olarak açılması nedeniyle dava değeri de dikkate alınarak davalı tarafından cevap dilekçesi ekinde yer alan faturalara konu ilave maliyetlerin dava konusu ayıplı ifa ile illiyet bağı içerisinde olduğu, davacı lehine herhangi bir alacak bakiyesi kalmayacağı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak; davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın REDDİNE, Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair;6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e duruşma sistemi ile yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2024 Katip Hakim