İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/701 E. 2023/1107 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/701
- Karar No
- 2023/1107
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/701 Esas KARAR NO : 2023/1107 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/07/2023 KARAR TARİHİ : 04/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07.12.2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Takip borçlusu ........ Grup Gıda Temizlik Ürünleri Dağıtım ve Pazarlama Ticaret Limited Şirketi hakkında İstanbul Anadolu ...... İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı dosyasında yürütülen takipte ; borçluya gönderilen 7 örnek ödeme emri 11.02.2021 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu, borçlu vekilince icra müdürlüğüne verilen 12.02.2021 tarihli dilekçe ile borca faiz ve ferilerine, yetkiye itiraz edildiğini, itiraz üzerine 22.04.2021 tarihli dilekçe dosyanın yetkili Bakırköy İcra Dairesine gönderilmesi talep edildiğini ve dosyanın Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ....... Esas sayılı dosyasına gönderilmiş olduğunu, burada yeniden esasa kayıt edildiğini, ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığını ve 17.07.2021 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrine 13.07.2021 tarihli dilekçe ile vekili tarafından borca ve ferilerine itiraz edildiğini, itirazın tarafına tebliğ edilmediğini, müvekkilinin davalı firmadan çeşitli tarihlerde ürün alımı için kredi kartlı ödemeler yaptığını, ürünün teslim edilmediği gibi kredi kartından yapılan tahsilatın da iade edilmediğini, davalıya ödemelerin iadesi için Üsküdar ...... Noterliği'nin 10.12.2020 tarih ...... yevmiye numaralı ihtarnamesi takip öncesi keşide edilmesine rağmen borcun ödenmediğini, davalıya çekilen ihtarnameye 18.12.2020 tarih Bakırköy ....... Noterliği'nin 16.12.2020 tarih ..... numaralı ihtarname ile cevap verilmiş ise de müvekkili ile ilgisi olmayan şirket çalışanlarının yaptığı işlemler gerekçe gösterilerek ödeme yapılmadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin tüm hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla davalı/borçlunun Bakırköy ....... İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ,haksız ve mesnetsiz itiraz sebebiyle % 20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,masraf ve ücreti vekaletin davalı/borçluya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından Bakırköy ..... Noterliğinden 16.12.2020 tarih ,..... sayılı cevabi ihtarname ile : müvekkili şirketin şahıslara mal satışı olmadığı, kısacası sipariş usulü çalışma olmadığı alacaklının avukat olup kendisine mal satışı yapılması mümkün olmadığı, müvekkili şirket çalışanlarından ......’ ın beyanından davacı ile arkadaş olduğu,davacının ...... ‘ a borç para verdiği,davacının ...... ‘dan olan alacağını tahsil için bir takım usulsüz işlemler yapıldığını, .... hakkında suç duyurusunda bulunulduğu cevabı verildiğini, müvekkili şirketin ........ markalı ürünlerin( firmanın) distrübütörü olduğunu, müvekkili şirketin şahıslara mal satışı olmadığını, kısacası sipariş usulü çalışması olmadığını, müvekkili şirket tarafından ticari işletmelere satış yapabilmek için öncelikle sistem üzerinden müşteri tanımlaması yapılacağını ve her satış noktasının barkodu olduğunu, bu adımlar tamamlandıktan sonra satış temsilcileri satış noktalarına giderek ellerindeki tabletten barkodu okutarak orada faturayı kestiğini ve ürünleri o an da teslim edeceğini, muhatabın avukat olduğunu kendisine mal satışı yapılmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirkette satış temsilcisi olan çalışan ........’ ın usulsüz işlemlerinin tespit edilmesinden sonra alınan beyanından davacı ile arkadaş olduğunu , davacının ......‘ a borç para verdiğini, davacının ....... ‘dan olan alacağını tahsil için bir takım usulsüz işlemeler yapıldığını beyan ettiğini, dava dışı ........ hakkında usulsüz işlemleri nedeni ile Bakırköy ...... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyasında açılan davanın devam ettiğini, delillerden anlaşılacağı üzere Davacı ........ ile ........ arasında müvekkili şirkete yönelik işlemlerin anlaşılacağını, bu nedenlerle davanın tümden reddine, haksız icra takibi nedeni ile davacının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. Somut olayımızda yapılan araştırmalar neticesinde davacının tacir olmadığı, davanın nitelik olarak mutlak ticari davalardan olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemeleri görev alanına girdiği dikkate alınarak dava hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (Benzer konuya ilişkin bknz; İstanbul BAM 37 Hukuk Dairesinin 05.07.2018 gün ve 2018/409 E- 2018/1186 K. sayılı ilâmı) HÜKÜM: Yukarıda açıklana nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla;açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı.04/12/2023 Katip ...... ¸e-imza Hakim ...... ¸e-imza