İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/633 E. 2023/1111 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/633
Karar No
2023/1111
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/633 Esas KARAR NO : 2023/1111 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/06/2023 KARAR TARİHİ : 04/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07.12.2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil tarafından düzenlenen 08/11/2022 tarihli ....... numaralı 236.354,32 TL bedelli fatura ile muhtelif ürünlerin davalıya teslim edildiğini, davalı tarafından söz konusu faturaya istinaden 10.11.2022 tarihinde 35.000,00 TL ve 17.11.2022 tarihinde 100.088 TL olmak üzere toplam 135.088,00 TL ödeme yapıldığını, bakiye kalan 101.266,84 TL'nin müvekkile ödenmediği, her ne kadar davalı tarafından 10.11.2022 tarihli banka dekontuna 101.266,84 TL iade faturası kesildiği belirtilse de müvekkile usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş her hangi bir fatura yer almadığını, bu sebep ile müvekkil tarafından borçlu aleyhine Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ..... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalıya ödeme emrinin tebliğ edildiği, ancak davalının kötü niyetli olarak takibe itiraz etmesi nedeniyle icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, öncelikle Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ...... E. sayılı icra dosyasındaki takip yönünden itirazın iptaline, takibin devamına ve haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle Davalı/borçlunun %20’ den aşağı olmamak üzere İcra İnkar tazminatına hükmedilmesine, her tür yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili Şirket ile dava dışı ...... Mobilyaları San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında süre gelen bir ticari ilişki mevcut olduğunu, ilgili şirketin 2022 yılı itibariyle borca batık hale gelmesi ve ticari itibarını kaybetmeye başlaması nedeniyle ticari faaliyetlerine davacı ...... üzerinden devam etmeye başladığını, bu kapsamda dava dışı ....... Mobilyaları ve ........ arasında sıkı sıkıya bir organik bağ mevcut olduğunu, tarafların birlikte hareket ettiklerini, müvekkili Şirketin ....... Mobilyaları ile uzun süredir ticari faaliyet ilişkisi içerisinde olması ve henüz ....... Mobilyaları'nın borca batıklık durumunun taraflar arasındaki ticari ilişkiye yansıtılmamış olması nedeniyle güvene dayalı ticari ilişkisini ....... Mobilyaları'nın talebi üzerine ........ ile sürdürmeye devam ettiğini, davaya konu uyuşmazlığın doğduğu taraflar arasındaki son alım-satım ilişkisi de işbu güvene dayalı ticaret kapsamında gerçekleşmiş olduğunu, müvekkili şirket yetkilisinin, 24.10.2022 tarihinde ........'ya ....... mesajlaşma uygulaması üzerinden icra takibine dayanak faturada belirtilen malların siparişini verdiğini, bunun üzerine tarafların telefon görüşmesi aracılığıyla sipariş verilen malların 01.11.2022 tarihinde teslimi hususunda mutabık kaldıklarını, 01.11.2022 tarihinde siparişe konu malların Müvekkili Şirket'e teslim edilmemesi üzerine Müvekkili Şirket yetkilisinin 03.11.2022 tarihinde siparişin durumunu öğrenmek adına ...... üzerinden davacı ........'ya '' ......'' şeklinde mesaj ilettiğini, davacı ....... ise aynı tarihte ''...... '' şeklinde dönüş yaptığını, anlaşılacağı üzere 01.11.2022 tarihinde teslim edilmesi gereken ürünlerin tamamının mutabık kalınan teslim tarihinden 2 gün sonra 03.11.2022 tarihinde dahi ........'nın elinde olmadığından ürünleri teslimi gerçekleşmediğini, ........'nın 03.11.2022 tarihinde ilettiği ''yarın yanındayız'' mesajı ile 04.11.2022 tarihinde ürünlerin teslim edileceğini belirttiğini, ancak davacı tarafın 04.11.2022 tarihinde de konu malların elinde olmadığından teslimatı yapamadığını, müvekkili Şirket yetkilisinin 24.10.2022 tarihinden beri tarafına gönderilemeyen ve 04.11.2022 tarihinde dahi davacı tarafın elinde olmadığı anlaşılan malların parasının önden ödenmesinin istenmesi üzerine durumdan şüphelenerek malın teslimi akabinde ödeme yapacağını davacı tarafa telefon aracılığıyla bildirdiğini, akabinde ....... Mobilayaları'nın yetkilisinin müvekkili şirket yetkilisine ...... üzerinden ''Birader para gelmiyorsa ürünleri ar plastik e yönlendiriyorum'' ve ''Elektriğim saat 5.05 de kesilecek'' şeklinde mesajlar ilettiğini, müvekkili şirket tarafından davacıya 10.11.2022 tarihinde 35.000,00 TL ve 17.11.2022 tarihinde 100.088,00 TL ödeme yapılmış olduğunu, ayıplı malların bedelleri ve müvekkiline teslim edilmeksizin faturalandırılan malların bedelleri düşüldüğünde davacı tarafın bakiye alacağı bulunmadığını, davacı tarafından başlatılan icra takibi tamamen haksız olduğunu, sebepsiz zenginleşme maksadı taşıdığını, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz davasının reddi gerektiğini, aksi halde müvekkil şirketin, tarafına hiç teslim edilmeyen ve ayıplı olarak teslim edildiği için iadesini gerçekleştirdiği malların bedellerini ödemek durumuyla karşı karşıya kalacağını, bu durum müvekkili şirketin haksız yere, geri dönülemez şekilde ve oldukça yüksek miktarlarda zarara uğramasına sebebiyet vereceğini, bu nedenlerle davanın esastan reddine, davacı tarafın icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, davacının dava değerinin %20 oranından az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. Somut olayımızda yapılan araştırmalar neticesinde davacının tacir olmadığı, davanın nitelik olarak mutlak ticari davalardan olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemeleri görev alanına girdiği dikkate alınarak dava hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (Benzer konuya ilişkin bknz; İstanbul BAM 37 Hukuk Dairesinin 05.07.2018 gün ve 2018/409 E- 2018/1186 K. sayılı ilâmı) HÜKÜM: Yukarıda açıklana nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla;açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı.04/12/2023 Katip ....... ¸e-imza Hakim ...... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/633, K. 2023/1111, T. 04.12.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-633-e-2023-1111-k-8dfa35cd0ede