İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/615 E. 2024/133 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/615
- Karar No
- 2024/133
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/615 Esas KARAR NO : 2024/133 Karar DAVA : İtirazın İptali (Kur Farkı Alacağı) DAVA TARİHİ : 11/04/2022 KARAR TARİHİ : 13/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22.02.2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali ((Kur Farkı Alacağı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ... Anonim Şirketi tarafından davalı ... Taahhüt İthalat İhracat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne 16.11.2021 tarihinde navlun hizmeti konulu, 2.800,00 Amerikan Doları tutarlı fatura kesildiğini, faturaya konu bedele ilişkin davalı tarafından müvekkiline faturanın keşide edildiği tarihten iki ay sonra 03.01.2022 tarihinde kur farkı gözetilmeksizin, faturanın kesildiği tarihteki kur esas alınarak 27.945,15 TL ödeme yapıldığını, 2.800,00 ABD Doları bedelli faturaya ilişkin 721,72 ABD Doları eksik ödeme yapıldığını, müvekkili tarafından sunulan navlun hizmeti karşılığında Davalı'ya Amerikan Doları cinsinden fatura kesildiğini, müvekkilinin kestiği faturaya ilişkin ödeme, faturanın kesildiği tarihten iki ay sonra yapıldığından kur farkının ortaya çıktığını, davalı tarafından ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılması bir zorunluluk olduğundan bakiye kalan 721,72 ABD Dolarının ödenmesi gerektiğini, faturaya konu navlun hizmeti, döviz karşılığında sunulduğundan davalının, kur farkı alacağından sorumlu olduğunu, borçlu tarafından faturaya itiraz edilmediğini, müvekkilinin 2.800,00 ABD Doları borçlu olunduğunu kabul ettiğini, bu yüzden borçlunun itirazının iptal edilerek takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, takibin durdurulmasının akabinde ticari davalarda arabuluculuğun zorunlu hale getirilmesi nedeniyle, müvekkilinin adına arabuluculuğa başvurulduğunu, davalı tarafla gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşma sağlanamadığını, davalının, müvekkilinin Amerikan Doları cinsinden kestiği faturaya ilişkin ödemeyi ödeme tarihindeki kuru baz alarak yapması gerektiğini, faturanın kesildiği tarihteki kur baz alınarak eksik ödeme gerçekleştirildiğinden davalının müvekkiline borçlu konumda olduğunu, neticede davanın kabulüne, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyasında borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, müvekkilinin haklılığının aşikar olduğundan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyası üzerinden yürütülecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesine, alacağın likit olması ve haksız itiraz ile alacağın tahsili geciktirildiğinden davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafı ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili davalı şirketin Menemen/İzmir'de faaliyet gösteren bir tekstil şirketi olduğunu, davacı şirket ile gümrükteki malların navlun işinin yapılması için anlaşma sağlandığını, davacı şirketin kur farkını talep edebilmesi için taraflar arasındaki anlaşmada açıkça kur farkı talebi yer alması gerekmekle birlikte taraflar arası anlaşmada böyle bir ibare yer almadığını, taraflar arasında yazılı bir sözleşme ya da yabancı para birimi ilişkisi yok ise ve satıcı tarafından düzenlenen kur farkı faturasına alıcı tarafından itiraz edilmiş ise, satıcının kur farkı talep edemeyeceğini, davacı taraf her ne kadar faturada ödenecek tutarın döviz cinsinden yazılmasının aralarındaki sözleşmenin döviz üzerinden kurulduğu anlamına geldiğini iddia etse de bu durum hukuken mümkün olmadığını, davacı taraf ile davalı müvekkili tarafın Türkiye Ticaret Siciline kayıtlı oldukları, Türkiye'de yerleşik tüzel kişiler olduğu ve bakanlıkça belirlenen bir hal olmadığı göz önüne alındığında, davacı tarafın iddia ettiği gibi döviz üzerinden bir sözleşme yapılmasınına yasak olduğunu, ayrıca davacı tarafın sunduğu delillerin incelendiğinde döviz üzerinden yapılan bir sözleşmenin söz konusu olmadığını, müvekkili davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu olmamakla birlikte tarafların aralarında anlaştığı tutarını da ödediğini, taraflar döviz üzerinden sözleşme yapmadıklarını, bakanlık izni olmadan yapmalarının da mümkün olmadığını, davacı şirketin kur farkı talep ederek haksız ve kötü niyetli şekilde icra takibi açtığını, müvekkili hakkında açılmış bulunan iş bu itirazın iptali davasının reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı şirket üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizde açılan işbu davanın, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/06/2022 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile geldiği anlaşılmıştır. Mahkememizce 22/09/2022 tarihinde verilen .... Esas, ...Karar sayılı verilen karşı görevsizlik kararımız İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ....Hukuk Dairesi'nin ... Dosya No, ... Karar sayılı ilamı ile; "TTK'nın 1352. Maddesinde deniz alacakları sayılmıştır. Buna göre, geminin işletilmesinin sebep olduğu zıya, hasar, can kaybı ve bedeni zararlar, kurtarma faaliyetlerinden doğan tazminat hakları, gemi yapım ve onarımından kaynaklanan alacaklar, gemide taşınan, bagaj dâhil, eşyaya gelen veya bu eşyaya ilişkin zıya veya hasar, gemi için alınmış krediler dâhil olmak üzere, geminin veya malikinin adına yapılmış harcamalar gibi doğrudan deniz ticareti alanıyla ilgili tazminat ve alacaklar deniz alacağı olarak tanımlanmıştır. Denizcilik İhtisas Mahkemeleri'nin davaya bakabilmesi için davanın deniz ticaretinden kaynaklanması gerekli ve zorunlu olup, somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın .... sayılı konişmentodan kaynaklandığı , İzmir Gümrük Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabında bu konişmentonun air waybill beygesi olup havayolu taşımacılığında kullanıldığı anlaşıldığından davaya bakma görevi genel mahkeme niteliğindeki Asliye Ticaret Mahkemesi’ne aittir. Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine 26/05/2023 gününde oy birliğiyle karar verildi. " gerekçesi ile kaldırılmış ve dosyanın yukarıda yazılı numarasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir. Davalı tarafa ait defter ve belgelerin incelenmesi için Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla aldırılan ve Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 11/01/2024 tarihli raporda; "Taraflar arasında itirazın iptali talebiyle görülmekte olan dava kapsamında tarafıma tevdi edilen dosya ve ekleri ile Davalı Şirkete ait muhasebe kayıtları üzerinde yapılan incelemede; Raporun IV/A Bölümünde belirtildiği üzere dava konusu edilen 2.800.00 USD’lık faturanın 27.945.12 TL olarak muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiği, Fatura bedeline karşılık Davalı Şirket tarafından 03.01.2022 tarihinde ... Bankası aracılığı ile 27.945.12 TL tutarında ödeme yapıldığı, Raporun IV/B Bölümünde belirtildiği üzere; faturanın ödendiği 03.01.2022 tarihindeki 13.4462 TL’lık döviz kuru esas alındığında 27.945.12 TL olarak ödenen tutarın 2.078.28 USD’a tekabül ettiği dolayısı ile 2.800.00 USD’lık faturanın (2.800.00 – 2.078.28)= 721.72 USD’lık kısmının ödenmemiş olduğu gerekçesiyle Davalı Şirket aleyhinde Bakırköy .... İcra Müdürlüğü nezdinde icra takibi başlatıldığı, Yabancı para üzerinden düzenlenen faturalara ilişkin muhasebe kayıt düzeninde; “fatura ödemesinin faturada belirtilen döviz cinsinden yapılabileceği gibi taraflar arasındaki anlaşmaya bağlı olarak ödeme günündeki anlaşılan kur üzerinden hesaplanan TL karşılığı olarak da yapılabileceği”, Ancak taraflar arasında dava konusu edilen 2.800.00 USD’lık faturanın; “ödeme gününde anlaşılan kur üzerinden hesaplanan TL karşılığı olarak ödeneceği” konusunda yapılan ve dosyaya ibraz edilen herhangi bir sözleşme bulunmadığı, Dava konusu edilen faturanın 16.11.2021 tarihinde 27.945.12 TL olarak muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiği, fatura bedelinin 03.01.2022 tarihinde 27.945.12 TL olarak ödendiği, Raporun IV/B Bölümünde belirtildiği üzere dava konusu edilen fatura üzerinde yer alan açıklamada; “faturanın düzenlendiği para birimi ile ödeneceği, faturanın vadesinde ödenmemesi halinde dövizde ve TL’nda aylık %5 vade farkı uygulanacağı” hususlarına yer verildiği, Vade farkının talep edilebilmesi için; Taraflar arasında fatura verilmesinin gerektirecek bir ilişkinin bulunması, Ticari ilişkiye konu edilen faturanın peşin veya belli bir tarihte ödenmesinin kararlaştırılmış olması, Fatura bedelinin vadesinde ödenmemiş olması, Vade farkının alınacağına dair sözleşmede açık hüküm bulunması veya vade farkı uygulamasının taraflar arasında sürekli uygulanan teamül haline gelmiş olması gerekmekte olup, Ancak taraflar arasında dava konusu edilen 2.800.00 USD’lık faturanın; “vadesinde ödenmemesi durumunda vade farkı uygulanacağı” konusunda yapılan ve dosyaya ibraz edilen herhangi bir sözleşme bulunmadığı tespit edilmiş, Dava konusu edilen 16.11.2021 tarihli 2.800.00 USD’lık faturanın 03.01.2022 tarihinde27.945.12 TL olarak ödenmiş olup, bu durumda kur farkı veya vade farkından hangisinin uygulanacağı konusundaki hukuki değerlendirmelere ilişkin Takdir Yetkisi Mahkemeye ait olmak üzere 10.02.2022 icra takip tarihi itibariyle ödenmesi gereken borç tutarı; Kur Farkına Göre Hesaplama; 721.72,00-USD borç tutarı, 13.5782 uygulanacak kur, 9.799.73,00-TL borç tutarı şeklinde hesaplanmıştır, Vade Farkına Göre Hesaplama; 224.00 -USD borç tutarı, 13.5782 uygulanacak kur, 3.041.52-TL borç tutarı şeklinde hesaplandığı," sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali isteminden ibarettir. Dava konusu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak kur farkı alacağı sebebiyle başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu görülmüştür. Dava konusu Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 721,72-USD asıl alacağının yıllık en yüksek mevduat (USD) faiziyle tahsili talep edilmiştir. Davalıya ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı borçlu borca itiraz ettiğini belirtmiştir. İtiraz üzerine takibin durduğu ve süresinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür. Dava konusu miktar 721,72-USD(9.799,73-TL) 'dir. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı beyanlar, fatura, ticari defter ve kayıtlar içeriğinden anlaşılmaktadır. Taraflar arasında taşıma hizmetine ilişkin bir anlaşma olduğu görülmüştür. Taraf delilleri ve bilirkişi raporunun incelenmesinde; - Davacı şirket tarafından, davalı şirket adına 16.11.2021 tarihli, navlun açıklamalı KDV dahil 2.800,00 USD' lik fatura düzenlendiği; düzenlenen faturanın alt kısmında yer alan dipnotta, 16.11.2021 tarihli 2.800,00 USD' lik faturanın 9,980400 TL' lik kur üzerinden karşılığının 27.945,12 TL olduğu ve faturanın düzenlendiği para birimi ile ödeneceği ibaresinin yer aldığı, - Davalı şirket tarafından yukarıda belirtilen faturanın 16.11.2021 tarihinde ve 27.945,12 TL olarak muhasebe kayıtlarına işlendiği; iş bu faturanın iadesine ya da hizmetin görülmediğine dair davalı iddiasının bulunmadığı, - Fatura bedeline karşılık davalı şirket tarafından banka kanalıyla 03.01.2022 tarihinde EFT yolu ile 27.945,12 TL tutarında davacıya ödeme yapıldığı, - Ödeme tarihi olan 03.01.2022 tarihindeki 13,4462 TL' lik döviz kuru esas alındığında 27.945,12 TL olarak ödenen tutarın 2.078,28 USD' ye tekabül ettiği; 2.800,00 USD' lik faturanın (2.800,00 - 2.078,28=) 721,72 USD' lik kısmının ödenmemiş olduğu görülmüştür. 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesine göre; "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir." Öncelikle kur farkı alacağının talep edilebilmesi, taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmasına veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olmasına bağlıdır (Yargıtay 19 HD’nin 10/04/2018 tarihli 2016/17240 E, 2018/1950 K. sayılı, 19/12/2017 tarihli 2016/12505 E, 2017/8069 K. sayılı kararı). Faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlenmesi, taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğunu ispata yeterlidir (Yargıtay 19 HD'nin 05/12/2019 tarihli 2018/965 E, 2019/5447 K. sayılı kararı). Kur farkı talep edilebilmesi için, kur farkı uygulamasına dair bir yazılı bir sözleşme veya taraflar arasında bu yönde oluşmuş bir teamülün bulunması gerekmektedir. Diğer taraftan kur farkı talebi, kur farkı faturası düzenlenmesine de bağlı değildir. Taraflar arasında yabancı para birimine endeksli bir ticari ilişkinin varlığı halinde, kur farkı faturası düzenlenmeden de kur farkı alacağı talep edilebilir. Yine kur farkının dayanağı olan faturaların bedellerinin ne şekilde ödendiği hususu da önemlidir. Zira sözleşmede aksine bir hüküm yoksa ödemenin çekle yapılması halinde kur farkının fiyatlandırılarak çekin miktar hanesine yazıldığı kabul edilmektedir (Yargıtay 19 HD’nin 20/04/2016 tarihli 2015/16900 E, 2016/6896 K. sayılı, 14/11/2013 tarihli 2013/14587 E, 2014/17996 K. sayılı kararı). Somut olayda; davacı tarafından davalıya taşıma hizmeti verildiği, davacı tarafından düzenlenen ve uyuşmazlık konusu bir adet navlun bedelli faturanın USD üzerinden düzenlenmiş olduğu, bu faturanın davalı defterlerine işlendiği ve fatura üzerinde faturanın düzenlendiği para birimi ile ödeneceği ibaresinin de yer aldığı görülmüştür. Bu haliyle taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine dayalı faturanın, yabancı para cinsinden (USD) düzenlendiği ve yine bu yabancı para cinsinden ödemenin yapılması gerektiği mahkememizce kabul edilmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle alacağın varlığının ispatlandığı, kur farkından kaynaklı davalının sorumluluğunun bulunduğu ve yine davalının aksini gösterir başka yazılı kesin kayıtta sunamadığı, bu sebeple davalının davacıya 721,72 USD borçlu olduğu kabul edilmiş ve açılan davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. İcra takibinin kötüniyetli başlatıldığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığından ve davanın da kabulüne karar verildiğinden, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın ticari defterlerde belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca (icra takibindeki kur üzerinden) TL üzerinden icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE; -Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynen DEVAMINA, -Takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden (USD) 1 yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizin UYGULANMASINA, -Alacağın %20'si olan 1.959,94 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 669,42-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 118,36-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 551,06-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin; davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Davacı tarafça sarf edilen toplam 210,56-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 3.183,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, -Davalı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın yatıran davalı tarafa İADESİNE, 5-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 9.799,73-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Dair; miktar itibariyle kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/02/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim .... ¸e-imzalıdır