İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1055 E. 2024/921 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1055
- Karar No
- 2024/921
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1055 Esas KARAR NO : 2024/921 DAVA : Ecrimisil DAVA TARİHİ : 02/11/2023 KARAR TARİHİ : 14/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ecrimisil davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı 13.01.2022 başlangıç tarihli kira sözleşmelerine istinaden, müvekkiline ait ... Cad. Vadi Sk. No:2 ... Stand No: D. ... Yenibosna Bahçelievler/İSTANBUL adresindeki stantlarda kiracı olarak bulunduğunu, müvekkili ile davalı taraf arasında imzalanan kira sözleşmelerinin sunulduğunu, davalı kiracının .... E..... nolu stantlar için 01.03.2022 tarihinde imzaladığı taahhütname ile kiralanan stantları 13.04.2022 tarihinde boşaltacağını kabul ve taahhüt ettiğini, ancak davalı tarafından taahhüt edilen tarihte kiralanan tahliye edilmediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından;B.... nolu stantlar için 15.04.2022 tarihinde Bakırköy .... İcra Müdürlüğü .... E. Sayılı dosyası üzerinden tahliye talepli icra takibi başlatııldığını, davalının başlatılan takibe itiraz etmesi sonucu Bakırköy .... Sulh Hukuk Mahkemesi ... E. sayılı dosyası ile görülmekte olan itirazın iptali ve tahliye davası açıldığını, D. .... nolu stantlar için 15.04.2022 tarihinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğü .... E. Sayılı dosyası üzerinden tahliye talepli icra takibi başlatıldığını, davalının başlatılan takibe itiraz etmesi sonucu Bakırköy ... Sulh Hukuk Mahkemesi .... sayılı dosyası ile görülmekte olan itirazın iptali ve tahliye davası açıldığını, görüleceği üzere davalı kiracının 13.04.2022 tarihinde stantları boşaltacağını taahhhüt ettiğini ve müvekkilinin de yasal süresi içinde kanundan doğan hakkını kullandığını ve 15.04.2022 tarihinde davalıya karşı tahliye talepli icra takibi başlattığını, davalı tarafın stantları tahliye etmesi gerekirken tahliye etmeyerek tüm stantlar için aylık kendi belirlediği tutarda ödeme yaptığını, davalının toplamda 14 stant kiralamış olduğunu, tüm stant alanlarının toplamda 300 m2 olduğunu, müvekkili şirketin ödenen bu bedelleri ileride açacağı ecrimisil davasına mahsuben almış faturasını da bu şekilde kesip gönderdiğini, dava konusu stantların ecrimisil değerinin davalının ödediği tutarlardan çok daha fazla olduğunu, davalı tarafın tahliye taahhüdündeki imzaya itiraz ettiğini, aynı zamanda davalı ile müvekkili arasındaki sözleşmelerin üzerinde yazılı sözleşme süresi de 13.01.2023 tarihinde sona erdiğini, bu sözleşmelerin süresinin 13.01.2023 tarihinde sona ereceğine ve yenilenmeyeceğine ve kiralananın tahliye edilmesi gerektiği, aksi halde söz konusu kiralananda işgalci durumuna düşüleceği ve ödeme yapılmaya devam edildiği takdirde bu ödemenin sözleşmenin uzatıldığı anlamına gelmeyeceği, söz konusu ödemelerin kiralananın izinsiz kullanımının karşılığı olarak ileride açılacak fuzuli işgal tazminatı davalarında kazanılacak bedellerden mahsup edilmek üzere bloke edileceğine ilişkin Bakırköy .... Noterliği .... Yevmiye nolu 07.09.2022 tarihli ihtarname gönderildiğini, müvekkili tarafından kiralanan dava konusu yerler çatılı işyeri vasfında olmayan iş yerleri olduğunu, bu nedenle kanunen kira sözleşmesinnin bittiği tarih itibariyle hiçbir ihtara gerek kalmaksızın kiracının kiralanan iş yerini tahliye etmek zorunda olduğu düzenlendiğini, kaldı ki davalının müvekkiline tahliye taahhütnamesi verdiğini ve 13.04.2022 tarihinde kiralananı tahliye edeceğini zaten taahhüt ettiğini, davalı aleyhine, tahliye taahhütnamelerine dayalı olarak açılan tahliye takibine itirazının iptali ve tahliye talepli Bakırköy ..... Sulh Hukuk Mahkemesi ..., Bakırköy ... Sulh Hukuk Mahkemesi ... Sayılı Dosyalarıyla Tahliye Davaları açıldığını, ayrıca davalının sözleşme süresinin bitimi nedeniyle aleyhine başlatılan icra takiplerine itiraz etmesi sebebiyle Sulh Hukuk Mahkemelerinde itirazın iptali ve tahliye davası açılmış olduğunu, bu nedenlerle taraflar arasındaki sözleşmelerin 13.04.2022 tarihinde tahliye taahhütnamesi ile sona ermiş olması nedeniyle 13.04.2022 tarihinden itibaren fuzuli şagil olduğu kiralanan ile ilgili ecrimisil bedelinin tespitine, mahkeme aksi kanaatteyse 13.01.2023 tarihinde adi kira sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle ecrimisil bedelinin bu tarihten itibaren tespiti ve davalıdan tahsiline, tahkikat sonucunda müvekkilinin ecrimisil alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere, şimdilik 100.000-TL’nin fuzuli işgalin başladığı tarihten itibaren avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkili şirketin mağduriyetinin önüne geçilmesi amacıyla davalının menkul, gayrimenkul ve banka hesaplarına öncelikle teminatsız, aksi takdirde teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Malvarlığı haklarına ilişkin davaların kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde görüldüğünden ve huzurdaki davaya konu talebin de ecrimisil olduğu göz önüne alındığında, Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin bu bakımdan asıl görevli mahkeme olduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, müvekkilinin Haramidere ve Yenibosna ....'da ticari işletmeleri bulunmakta olduğunu, müvekkilinin ...'da bağımsız bölüm maliki ve kiracı olarak, Yenibosna .....'da ise kiracı olarak yıllardır faaliyet sürdürdüğünü, davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde ikame edilmesi gerekirken, Asliye Ticaret mahkemelerinde ikame edilmesi sebebiyle sayın mahkeme'nin görevsizliğine,davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, ihtiyati haciz taleplerinin ve haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava konusu; ecrimisil bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi Asliye Hukuk Mahkemelerinin, 4. maddesi Sulh Hukuk Mahkemelerinin görev alanını belirlemiştir. HMK'nın Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1/a bendi "kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girmektedir." şeklindedir. HMK'nin 2. maddesinde ise; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir" düzenlemesi getirilmiştir. Yargıtay .... Hukuk dairesi'nin ... Esas .... Karar sayılı ve ... Esas .... Karar sayılı kararlarında da açıkça belirtildiği şekilde gerek öğretide gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle işgal tazminatı, hak sahibinin, taşınmazı kullanması nedeniyle kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir bedeldir. Mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil isteklerine ilişkin olup, hakka dayalı elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil davalarında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunun 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. Tüm dosya kapsamı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... E.- ... K., .... E.-... K. sayılı ilamları birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda davacının talebinin taşınmazın haksız işgaline dayalı ecrimisil istemine ilişkin olduğu, uyuşmazlığın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'ndan kaynaklandığı, davanın mutlak veya nisbi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görevi kapsamında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, Mahkememizin görevsizliğine, dosyanın karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20.maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, (ihtarat yapıldı) 3- HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine, 4- Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra davanın görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2 maddesince bir karar verileceğinin ihtarına, (ihtarat yapıldı) 5-Harç, masraf ve vekalet ücretinin HMK.nun 323/1-ğ ve 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemesince değerlendirilmesine, Dair; kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin ( e duruşma ile ) yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/10/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza