İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/68 E. 2023/647 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/68
- Karar No
- 2023/647
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/68 Esas KARAR NO : 2023/647 ASIL DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan), BİRLEŞEN DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/01/2022 KARAR TARİHİ : 22/06/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/07/2023 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafın davalı tarafın avans olarak ödemeleri almasına rağmen taahhüt ettiği yüz maskelerini üretim teslim etmediğini, davaya konu çekin davalı tarafından haksız yere tahsil edilmesinin söz konusu olduğunu, ... Bankası .... Şubesi’ne ait 10.02.2022 keşide tarihli .... seri numaralı 13.000,00 Euro bedelli çek hakkında ödeme yasağı ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiğini, .... Bankası .... Şubesi’ne ait 10.02.2022 keşide tarihli ... seri numaralı 13.000,00 Euro bedelli çek hakkında ödeme yasağı ve ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalıya karşı herhangi bir borçlarının bulunmadığına ve çekin iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında iddia edildiği gibi maske üretimi ile ilgili herhangi bir anlaşma veya cari hesap ilişkisi olmadığını, davalı tarafın ticari işletme olmadığını, davalı tarafın üretim için imalatçı bulmak ve davacı satışını sağlanmasına aracılık faaliyetleri karşılığı ücret ve komisyon hususunda şifahen anlaştıklarını, davaya konu çekin aracılık hizmetleri karşılığı komisyon ücreti olarak verildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesine verdiği dava dilekçesi ile;Müvekkili firma ile davalı arasında ticari ilişkiden kaynaklı cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davalı firmanın bu cari hesap ilişkisinden kaynaklı olarak müvekkili firmaya 610.679,94 TL borcu bulunduğunu, müvekkili şirketin Hollanda'ya ihracat etmek üzere davalı tarafından imalatı yapılacağı taahhüt edilen yüz maskelerinin üretimini ve kendilerine teslimi için davalı ... ile anlaşma yapıldığını, bu süreçte tarafların cari hesap ilişkisi içerisinde çalışmaya karar verdiklerini, yapılan anlaşma neticesinde müvekkili şirketin davalıya bir kısmı nakit bir kısmı ise çek olarak avans ödemesi yaptığını, davalının bu kapsamda bir kısım teslimat ile ilgili vaatlerde bulunduğunu, sözleşme kapsamında müvekkili şirketin bu güne kadar davalıya toplamda 811.269,70 TL ödeme yaptığını, 03/09/2021 günü cari hesap ilişkisine dayalı olarak ... Bankası ... Şubesine ait 10/02/2022 keşide tarihli ... seri numaralı 13.000,00 EURO bedelli çeki teslim ettiğini, davalının nakit olarak aldığı avanslara karşılık müvekkiline teslim edeceğini taahhüt ettiği maskeleri teslim etmediğini, bu nedenle Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası yönünden menfi tespit davası açıldığını, çek ödenmek zorunda kaldığından davalarının istirdat davasına dönüştüğünü ve yargılamanın halen devam ettiğini, davalı hakkında yapılan ödemelerin iade edilmesi amacıyla Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, müvekkilinin bu durum üzerine davayı ikame etmeden önce arabuluculuk başvurusunda bulunmasına rağmen bu görüşmelerden sonuç alamadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası yönünden icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı tarafından itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunun tespiti ile müvekkiline bakiye alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin birleşen dosyası yönünden verdiği cevap dilekçesi ile; Taraflar arasında maske teminine aracılık anlaşması imzalandıktan sonra, müvekkil ... Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti ile anlaşarak, davacıya maske üretimine başlamasını sağladığını, bu nedenle .... şirketi devam eden süreçte, müvekkilin aracılığı ile davacıya maske imalatına ve teslimine başlandığını, devam eden günlerde yakalaşık 30.000.000 adet maske teslimi yapıldığını, müvekkilinin bu aracılık hizmetleri ve komisyon ücreti karşılığı olarak davacı tarafından; 01/09/2021 de 100.000 TL, 03/09/2021 de 65.000 TL, 06/09/2021 de 25.000 TL, 10/09/2021 de 20.000 TL, 13/09/2021 de 300.000 TL, 15/09/2021 de 60.000 TL ve 15/09/2021 de 10.000 TL ödeme yapıldığını, yalnız davacı tarafından müvekkilin aracılık hizmetleri ve komisyon ücreti olarak ödenen bu paralardan yapılan fazla ödemeler, davacının Mali Müşaviri ...'in talimatı ile kardeşi olduğunu söyleyen ....'e iade edildiğini, Davacının Mali Müşaviri talimatı ile ....'e, 16/08/2021 de 3.000 TL, 20/08/2021 de 5.000 TL, 24/08/2021 de 18.000 TL, 31/08/2021 de 15.000 TL, 02/09/2021 de 10.000 TL, 13/09/2021 de 25.000 TL ve 05/11/2021 de 40.000 TL olmak üzere toplamda 116.000 TL müvekkil tarafından iade edildiğini, Bu nedenle davacının iddialarının aksine, dava konusu ödemeler direkt müvekkilinden maske alımı için değil, maske alımına ve teminine ilişkin aracılık hizmetlerine ve komisyon ücretine karşılık olarak verildiğini bu gibi nedenlerle diğer her türlü alacak, tazminat ve karşı dava haklarının saklı kalması kaydıyla her yönü ile davanın reddine, yargılama ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuş ve talep etmiştir. Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığı, davanın tarafı ve dava konusu aynı olmakla usul ekonomisi bakımından da değerlendirme yapıldığında mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Asıl Dava ; İİK 72.maddesine dayalı çeklerden dolayı menfi tespit istemine ilişkindir. Birleşen Dava ; davacının, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; asıl dava yönünden taraflar arasındaki anlaşmazlığın söz konusu çekin avans olarak verilip verilmediği, çekin bedelsiz kalıp kalmadığı, birleşen dosya yönünden ise taraflar arasındaki imzalanan iplik sözleşmesi ve takibe konu alacak talebi bakımından, davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, davalının takibe itirazının bulunup bulunmadığı var ise itirazın iptali koşullarının olup oluşmadığı hususlarından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Bakırköy .... İcra Dairesinin .. Esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden gönderilmiş olup, incelenmesinde; davacı - alacaklı tarafından davalı - borçlu aleyhine 610.679,70 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı görüldü. Dosya bir bütün olarak bilirkişiler Dr. ... ve ...'a tevdi edilerek rapor alınmış, bilirkişiler raporunda özetle; “Davalı tarafından, “taraflar arasında bir eser veya satım sözleşmesi bulunmadığı, aracılık sözleşmesi bulunduğu, dava konusu çekin de maske satışları için yapılan aracılık hizmetlerine istinaden verildiği” yönündeki iddiaların ispata muhtaç olduğu, bu bakımdan dava konusu çek nedeniyle davacının borçlu olmadığının kabulü gerektiği” şeklindeki görüş ve kanaatini bildirmiştir. Mahkememizin 20/10/2022 tarihli duruşma ara kararı ile uyuşmazlık konuları olan asıl dosya bakımından söz konusu çekin avans olarak verilip verilmediği, çekin bedelsiz kalıp kalmadığı; birleşen dosya bakımından davacının cari hesap ilişkisi kapsamında maske üretimi ve teslimi için davalıya ödediği bedeller bakımından takipte avans olarak yapılan ödemeler sebebi ile alacaklı olup olmadığı hususlarının tespiti için rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi ... 04/05/2023 tarihli raporunda özetle; “Davacı tarafından ibraz edilen ticari defterlerin usulüne uygun bir şekilde açılış ve kapanış beratlarının alındığı, 2022 yılı Aralık ayı berat alma süresinin henüz dolmadığı, ticari defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, ticari defterlerinin davacı lehine delil niteliğinin sayın mahkemenizin takdirlerinde olduğu, Davacı ticari defterlerinde, davalıya avans olarak yapılan ödemelerden kaynaklı olarak davacının davalıdan 811.269,70 TL alacaklı gözüktüğü, davacı ticari defterlerinde davalıdan alınan herhangi bir mal yada hizmet olmadığı, davalı tarafından, davacının dava dışı firmalardan aldığı maskelerin alımına aracılık ettiği ve karşılığında alınan maske bedelinin %10’u kadar komisyona hak kazandığı iddialarını ispatlayacak yazılı bir delil sunulmadığı, yine davalı tarafından, davacıdan alınan bir kısım ödemelerin dava dışı maske alınan firmalara avans ödemesi olarak yapıldığına ilişkin ve davacının fazla ödediği bedellerin davacı adına .........’e ödendiğine ilişkin bir delil vasıtası sunulmadığı, davalı tarafından sunulan dava dışı ...’e ödenen 116.000,00 TL’nin davacının ödediği bedellerin iadesi olduğunun ispata muhtaç olduğu, Sayın Mahkemenizce davacının davalıya avans olarak ödeme yaptığı ve karşılığında davalının herhangi bir mal teslim etmediğine kanaat edilmesi halinde Asıl davada; dava konusu .... Bankası ... Şubesi ... nolu 10.02.2022 vad. 13.000,00 EURO bedelli, keşidecisi davacı, lehdarı davalı olan çek karşılığında davalının herhangi bir mal teslim etmediği, dava konusu çekin 10.02.2022 tarihinde ödendiği, 13.000,00 EURO x TCMB efektif satış kuru 15,5514 = 202.168,20 TL çekin ödendiği tarihteki TL karşılığı olduğu, davacı 200.590,00 TL’nin menfi tespit ve istirdatını talep ettiğinden, davacı talebinin uygun olduğu, Ancak Sayın Mahkemenizce çekin verildiği günkü TL karşılığının talep edilebileceğine kanaat edilmesi halinde, 13.000,00 EURO x 9,8234 = 127.704,20 TL davacının menfi tespit ve istirdatını talep edebileceği bedel olarak hesaplandığı, Birleşen Dava; davacının davalıya asıl dava konusu 13.000,00 EURO’luk çek haricinde toplam 683.000,00 TL daha banka havalesi ile ödeme yaptığı, (bu ödemelerin 580.000,00 TL’lik kısmında “Maske Ödemesi” şerhi bulunmaktadır) davacının birleşen davada 610.679,90 TL’nin tahsilini talep ettiği, taleple bağlılık esası gereğince, davacının talebinin uygun olduğu, ANCAK; Sayın Mahkemenizce davalının, davacının dava dışı firmalardan aldığı maskelere ilişkin sipariş formlarını ibraz ettiği, bu formlarda davalı ve davacı adının yer aldığı, ... Medikal firmasına ait sipariş fişleri ile davacının işbu firmadan aldığı maske tarih ve adetlerinin örtüştüğü, dolayısıyla davalının davacının aldığı maskelere aracılık ettiği ve komisyona hak kazandığına kanaat edilmesi halinde; Davalının iddialarına konu dava dışı 3 firmadan davacının toplam net 2.215.463,03 TL’lik maske aldığı, davalı iddialarında olduğu gibi davalının %10 komisyona hak kazanması halinde davalının toplam komisyon alacağının 221.546,30 TL olduğu, Yine, davalının iddialarına konu firmalardan davacının avans olarak yaptığı ödemelerden kaynaklı toplam 455.299,93 TL alacağı gözükmesinin takdirinin Sayın Mahkemenizde olduğu, davacının yaptığı ödemeler 811.269,70 TL – 221.546,30 TL davalının komisyon alacağı = 589.723,40 TL davacının davalıdan alacaklı olduğu” şeklindeki görüş ve kanaatini bildirmiştir. Yapılan yargılama, toplanan ve sunulan deliller, icra dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nin 66.maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir.(Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219,223) Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağının olduğunu iddia eden taraf bunu usulü dairesinde ispat etmesi gerekir. İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu 6100 sayılı HMK.nin 187, 190 ve 200'üncü maddelerinde açıkça belirtilmiştir. İspatın konusu HMK.nin 187'nci maddede “İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir. Herkesçe bilinen vakıalarla, ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz.” şeklinde belirtilirken, ispat yükünün kimde olduğu ise HMK.nin 190'ncı maddesinde “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”düzenlemesi ortaya konmuştur. İİK'nun 72.maddesinde düzenlenmiş olup borçlunun, alacaklıya borçlu olmadığını genel hükümlere göre kanıtlamasına imkan sağlamak amacıyla getirilmiş bir düzenlemedir. İİK'nın 72.maddesi uyarınca açılan menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü takip alacaklısına aittir. Bu konuda istisnai nitelikte iddiada bulunan davalının bu iddiasını ispatlayacak yazılı belgeleri öncelikle HMK 288 ve devamı maddeleri gereği ortaya koyması gerekir. İspat hukuku şekli hukukun içinde yer alsa da , ispat yükü maddi hukuk tarafından belirlenir. Delil ikamesi, bir davada tarafların kendi vakıalarının, iddialarının doğru olduğu veya karşı tarafın iddialarının doğru olmadığı hususunda ispat sonucuna ulaşabilmek ve kendi lehine karar verilmesini sağlamak amacı ile çekişmeli vakıalar ile ilgili deliller sunarak gerçekleştirdikleri bir hukuki faaliyettir. Delil ikame yükü ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde hakimin aleyhte karar verme tehlikesini ortadan kaldırmak amacı ile tarafların delil ikamesi faaliyeti ile kendi vakıa iddialarının doğruluğu veya karşı taraf iddialarının yerinde olmadığı yolunda hakimde kanaat oluşturmasıdır. (Bilge Umar, İspat Yükü Kavramı ve Bununla İlgili Bazı Kavramlar, İÜHFM, 1962, Cilt: 3, Sayfa: 4, 64) Toplanan delillere göre taraflar arasında ihtilaf konusu olan ve raporumuzda çözüme kavuşturulması gereken temel problem; dava konusu çek nedeniyle davalının alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Asıl dava bakımından İspat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat Yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vahaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”. Bir vakıadan kendi lehine haklar iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Davacı tarafından dava konusu çekin davalıya verilmiş olduğu hususunda bir ihtilaf bulunmadığından, dosyaya sunulan ve davalının imzasını taşıyan 11.09.2021 tarihli evrakta belirli aralıklarla maske tesliminin yapılacağının davalı tarafından taahhüt edildiğinden, bu taahhüdün davalının aracılık hizmeti vermek üzere iş ilişkisinde bulunduğuna değil tam aksine bizzat maske teslim etme yükümlülüğü altına girdiğine ilişkin bir karine teşkil ettiğinden; davalı tarafından, “taraflar arasında bir eser veya satım sözleşmesi bulunmadığı, aracılık sözleşmesi bulunduğu, dava konusu çekin de maske satışları için yapılan aracılık hizmetlerine istinaden verildiği” yönündeki iddiaların geçerli delillerle ispat edilmesi gerektiği açıktır. Davalı tarafından bu yönlerde herhangi bir somut delil sunulmadığı gibi bir an komisyonculuk yaptığı varsayıldığında komisyon bedelinden fazla paranın davalıya havale edilmesi gibi bir durum söz konusu olamayacağından davalının savunması yerinde görülememiş ve anılan çek nedeniyle davacının borçlu olmadığının kabulü gerekmiş ve İİK 72.madde uyarınca da ödeme nedeniyle dava istirdat davasına dönüştüğünden Davaya konu 10/02/2022 keşide tarihli 0302890 seri numaralı çek bedeli olan 13.000,00 Euro'nun davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Birleşen dava bakımından ise Davacı ticari defterlerinde, davalıya avans olarak yapılan ödemelerden kaynaklı olarak davacının davalıdan 811.269,70 TL alacaklı gözüktüğü, davacı ticari defterlerinde davalıdan alınan herhangi bir mal yada hizmet olmadığı, Birleşen Dava; davacının davalıya asıl dava konusu 13.000,00 EURO’luk çek haricinde toplam 683.000,00 TL daha banka havalesi ile ödeme yaptığı, (bu ödemelerin 580.000,00 TL’lik kısmında “Maske Ödemesi” şerhi bulunmaktadır) davacının birleşen davada 610.679,90 TL’nin tahsilini talep ettiği, taleple bağlılık esası gereğince, davacının talebinin uygun olduğu dikkate alınarak Birleşen Bakırköy .. ATM'nin... Esas sayılı dosyası yönünden; Davanın KABULÜ ile; Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ İLE takibin 610.679,70-TL alacak yönünden DEVAMINA, alacağa takip tarihinden itibaren işlemek üzere avans faizi uygulanmasına, alacağın likit olduğu dikkate alınarak faturaya dayalı olması nedeniyle Hükmedilen alacağa %20 oranında icra inkar tazminatına davalının mahkum edilmesine, hesaplanan 122.135,94-TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; Asıl dava Yönünden; 1-Davanın İstirdat davasına dönüştüğü dikkate alınarak Davanın KABULÜ ile; Davaya konu 10/02/2022 keşide tarihli ... seri numaralı çek bedeli olan 13.000,00 Euro'nun davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Birleşen Bakırköy ....ATM'nin ...Esas sayılı dosyası yönünden; Davanın KABULÜ ile; Davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ İLE takibin 610.679,70-TL alacak yönünden DEVAMINA, alacağa takip tarihinden itibaren işlemek üzere avans faizi uygulanmasına, -Hükmedilen alacağa %20 oranında icra inkar tazminatına davalının mahkum edilmesine, hesaplanan 122.135,94-TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Asıl Dava Bakımından Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 13.702,30 TL harçtan peşin alınan 3.425,58 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 10.276,72 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı tarafça yatırılan 3.425,58 TL peşin harç ve 80,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 3.506,28 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça yapılan 9.703,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 31.082,60 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Birleşen Dava Bakımından Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 41.715,53 TL harçtan peşin alınan 7.375,49 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 34.340,04 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı tarafça yatırılan 7.375,49 TL peşin harç ve 80,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 7.456,19 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 85.174,77 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/06/2023 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır