İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/546 E. 2023/971 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/546
- Karar No
- 2023/971
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/546 Esas KARAR NO : 2023/971 DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 10/06/2022 KARAR TARİHİ : 24/10/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2023 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli), Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile dava dışı ... (Diğer Ortak) İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ... sicil numarasıyla kayıtlı bulunan ve işbu davada diğer davalı sıfatını haiz ... Hizmetleri Ltd. Şti.’yi 16/03/2021 tarihinde kurduklarını, davalı Şirket’te müvekkili ile diğer Ortağın (%50-%50) eşit oranda olmak üzere pay sahibi ve müdür sıfatıyla herhangi bir kısıtlama olmaksızın, her konuda münferit imza yetkisini haiz olduklarını, davalı Şirket bünyesindeki tek işletme Beylikdüzü’nde bulunan ... olduğunu, hem ortak hem de müdür sıfatını haiz olan taraflar, aynı zamanda ... ’na bağlı olarak faaliyet gösteren diş hekimleri olduğunu, bu kapsamda taraflar arasında yapılan şifahi iş bölümüne göre, tüm ortaklar kliniğin kurulması ve gelişmesi için çalıştıklarını, müvekkilinin daha akademik unvanı ve uzmanlığı ile daha çok komplike diş tedavilerine ve konsültasyonlara yoğunlaştığını, müvekkilinin piyasadaki bilinirliği ve itibarı sayesinde, çok pahalı olan sarf malzemeleri ve implantlar çok uygun fiyat ve ödeme koşulları ile şirkete tedarik edilebildiğini, yeni açılmış başka bir şirketin benzer koşullarda malzeme tedarik etme imkanı asla mümkün olmadığını, ortaklığın kurulmasından itibaren henüz bir sene bile geçmeden Diğer Ortak ve Davacı arasında meydana gelen anlaşmazlık, geçimsizlik ve taraflar arasındaki güven ilişkisinin sona ermesi sebebiyle ortaklığın devamı imkânsız hale geldiğini belirterek ...’ın Davalı Şirket’teki müdürlük görevinden azli ile tüm temsil ve imza yetkilerinin iptal edilmesini, Davalı Şirket’in yönetimi ve idaresi amacıyla TTK md. 636/4 uyarınca ivedilikle en az iki kişilik kayyım heyeti atanmasına, heyette mesul müdür olarak en az bir diş hekimine yer verilmesini, Diğer Ortak ... ’in Şirket gelirlerini zimmetine geçirmek için kullandığı ... Bankası ... Şubesi’nde bulunan TR... no’lu hesabına hem Şirketin, hem Kamu’nun telafisi imkansız zararlarının önlenmesi bakımından takdir edilecek teminat mukabilince ihtiyati tedbir konulmasını, para çekim işlemlerinin engellenmesini, Haklı sebebin kabul edilerek Davalı Şirket’in TTK md. 636/3 uyarınca feshini, ve Davalı Şirket’in Sayın Mahkemece belirlenecek tasfiye memurları aracılığı ile tasfiye edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ile davacı ..., 16.03.2021 tescil tarihli, .... Mah. ... Cad. No:... .../İstanbul adresinde faaliyet gösteren, 1.000.000,00 TL sermayeli ... Hizmetleri Ltd. Şti.'nin yarı yarıya hissedarı olduklarını, davacı ...'in aynı zamanda ... Hizmetleri Ltd. Şti.'nin de eşi ... ile birlikte sahibi ve hissedarı olduğunu, yine davacı ... , Diş Hekimliği Fakültesi Ağız Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı akademik kadrosunda kayıtlı öğretim görevlisi ve 657 sayılı kanuna tabi bir memur olduğunu, yine ortaklardan ... şirket ortaklarının oybirliği ile aldıkları 25.08.2021 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirkete mesul müdür olarak atandığını,davacının memur olması hasebi ile kanunen müdür sıfatına haiz olması da mümkün olmadığını, davaya konu ve esas teşkil eden, tarafların eşit ortakları olduğu davalı ... Hizmetleri Ltd.Şti.'nin çalışma ve işleyişinde hiçbir sıkıntı ve problem olmamakla birlikte, çalışan, üreten ve istihdam sağlayan ve zarar etmeyen bir şirkettir. Davalı şirketin tüm kuruluş ve muhasebe işlemleri ise davacının istemi ve yetkilendirmesi ile davacının kayınpederi olan SMM ... tarafından yürütülmekte olduğunu, limited şirketlerde bir ortağın haklı sebeple şirketten çıkarılması TTK m.640/3’te düzenlendiğini, şirketin haklı sebeple çıkarma davası açabilmesi için öncelikle bu konuya ilişkin bir genel kurul kararının alınmasının gerektiğini, %50’şer paya sahip olduğu iki ortaklı limited şirketlerde de ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin genel kurul kararının alınması mümkün olmadığını, dolayısıyla bu şirketlerde, haklı sebep olsa dahi, ortaklardan birinin, diğer ortağı, TTK m. 640/3 çerçevesinde şirketten çıkarma imkânı olmadığını, Ancak 6102 sayılı TTK’de, limited şirketlerin tek ortakla kurulmasına veya ortak sayısının teke düşmesi halinde, şirketin devamına izin verildiğini, yine TTK m. 621 hükmünün, iki ortaklı şirketler yönünden uygulanması mümkün olmadığını, bu sebeple iki ortaklı limited şirketler yönünden TTK m. 621 h bendi hükmünce de haklı sebeple şirketten çıkarma davası açma imkânının şeklen ve mantıken bulunmayacağının da kesin olduğunu, dolayısıyla TTK m. 640/3’ün uygulanması yönünden şirket genel kurulunun herhangi bir işlevinin olmadığı olamayacağı ortada olduğunu belirterek %50'şer iki hissedarlı şirketlerde genel kurul yapılmasının ve 2/3 oy çokluğu ile karar alınmasının hukuken ve mantıken mümkün olamayacağı, yönetici müdür statüsünde ortağın diğer ortağa karşı dava açması durumunda şirketin davacı sayılacağının Yargıtayca benimsendiği ve haklı sebeplerin varlığı da nazara alınarak; Birleştirme talebimizin kabul edilerek aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunan Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesinde ikame ettiğimiz ... Esas sayılı dosyanın bu dava dosyası ile birleştirilmesine, Davacı, karşı davalının talebinin reddine, Davalı ve karşı davacı olarak dava ve talebimizin kabulü ve haklı gerekçeler ile hissedar ...'in, tespit edilecek şirket hisse payı değerinin kendisine ödenmesi şartı ile şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava; yöneticinin azledilmesi istemine dayalıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; dava dışı ... sicil numarasıyla kayıtlı bulunan ... Hizmetleri Ltd. Şti.’yi ''...''nin zarara uğratıp uğratmadığı, yönetici olarak yükümlülüklerini özenle yerine getirip getirmediği; davalı haklı sebeple yöneticilikten azli koşulları ve tedbiren kayyım atanması koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarından kaynaklandığı mahkememizce tespit edilmiş tahkikat aşamasına geçilmiştir. Davacı vekilinin, UYAP Bilişim Sistemi üzerinden gönderdiği 23/10/2023 tarihli dilekçesi ile davadan feragate, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığına dair bu kapsamda gerekli işlemlerin yapılması talebinde bulunduğu görülmüştür. Davacı vekilinin feragat nedeni ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Davalı vekilinin 27/10/2023 havale tarihli dilekçesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretini talep etmediği görüldü. Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yapacağı tek taraflı bir irade beyanı olup feragatın geçerliliği için bunun davalı ve mahkeme tarafından kabul edilmesine veya davalının muvafakat etmesine gerek yoktur. Somut olayda, davacı vekilinin feragat ve tarafların yargılama gideri ile vekalet ücreti talepleri olmadığına dair beyanları nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 307-312. maddeleri gereğince, davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacının davasının feragat nedeni ile REDDİNE, 2-Mahkememizin 10.04.2023 tarihli ihtiyati tedbirin kararının KALDIRILMASINA, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 269,85-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 189,15-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Taraflar lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti verilmesine YER OLMADIĞINA, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara İADESİNE, 7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde taraf yokluğunda karar verildi. 24/10/2023 Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza