İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1185 E. 2024/84 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/1185
Karar No
2024/84
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/1185 Esas KARAR NO : 2024/84 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/12/2022 KARAR TARİHİ : 29/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında faturalardan da anlaşılacağı üzere ..... Giyim - Tekstil ürünleri satarak ticari münasebet nedeni ile Fatura ve cari hesap kayıtları doğrultusunda davalının müvekkiline 344.745,11TL borcu bulunduğunu, bu borç nedeni ile davalı hakkında Bakırköy .... İcra ... E sayılı dosyası ile icra takibi yapılmış olduğunu, davalının (borçlu ) icra takibine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalının itirazında hiçbir açıklama ve gerekçe belirtmemiş olduğunu, takibe konu edilen alacağa ilişkin açıklama yapılmadığı belirtilmekte ise de borcun dayanağının cari hesap ilişkisi olduğunun takipte belirtildiğini, davalının (borçlunun) yapmış olduğu itirazın mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili firmanın, davalı firmaya Tekstil ve .....Giyim ürünleri satımı gerçekleştiğini, davalı firma ile arasında gerek faturalar gerek önceden yapılan ödemeler, gerek ticari yevmiye defterleri(Ek.2) bu hizmeti verildiğini gösteren deliller mevcut olduğunu, davalı firma ile cari hesapla çalışılmakta olduğunu, ödemesi gereken faturaları ödeme yapmadığını, müvekkilinin 03.10.2022 tarihinde Bakırköy .... İcra ... Esas numaralı dosya ile borçlu firma için fatura ve cari hesaba dayanarak icra takibini başlatmış olduğunu, davalı firma tarafından haksız bir şekilde borca itiraz ederek itirazın durdurulduğunu, borçlu haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile itirazın iptali ve takibin devamına, %20’ından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı borçlu tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine davacı şirket tarafından 03.10.2022 tarihinde Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı icra dosyası ile takip talebi 344.745,11 TL tutarlı takip başlatıl olduğunu, 07.10.2022 tarihinde tarafınca borca itiraz edildiğini, öncelikle davacı ile müvekkili şirket arasında süregelen bir ticari ilişki mevcut olmadığını, bu hususun tanık beyanlarıyla ispatlanacağını, müvekkili şirketin muhasebe departmanının hatalı işlemi nedeniyle faturaya itiraz için belirlenen 8 günlük süreyi geçirmiş bulunduğunu, ancak tek başına bu hususun fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediği gibi faturanın kesinleşmesini de sağlamadığını, asla kabul manasına gelmemekle birlikte davacının, müvekkili şirkete fatura edebileceği bir işin varlığının söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar iş yapılıp yapılmadığı, işin süresinde ve ayıptan ari yapılıp yapılmadığının tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarının bu hususa göre belirlenmesi gerektiğini, davacının müvekkili şirkete fayda sağlamanın aksine maddi ve ticari zarara neden olduğunu, davacı şirket tarafından dosyaya sunulan cari hesap ekstresi gerçeği yansıtmadığını, başlatılan icra takibine haklı nedenle yani böyle bir borç ilişkisi olmadığı ve sonuç olarak da borcun doğmadığının ortada olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı ... üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. takibe konu icra dosyası, faturalar ve ticari defter kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır. Bakırköy .... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı / alacaklı şirketin, davalı / borçlu aleyhinde 344.745,11-TL toplam ve asıl alacağının tahsili ile takip tarihinden itibaren işleyece faizi ile masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili için icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde itiraz ettiğini belirterek takibin durmasına sebebiyet verdiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait 2019 ve 2020 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi ....'in 28/10/2023 tarihli raporunda özetle; Davacı tarafından, davalı aleyhine, Bakırköy ..... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası ile, 04.10.2022 tarihinde 344.745,11.TL asıl alacak için, icra takibi başlatıldığı, usul yönünden incelenen .... 2016 ve 2020 dönemi arası yasal defterleri fiziki olarak tutulmuş olduğu, açılış noter onayı ile yevmiye defteri kapanış noter onayı usulüne uygun ve zamanında yaptırıldığı, ibraz edilen 2021-2022 dönemi defter-i kebir ve yevmiye defteri e-defter olarak tutulmuş, beratları zamanında ve usulüne uygun oluşturulduğu, fiziki olarak tutulan, envanter defteri açılış noter onayı zamanında ve usulüne uygun yaptırıldığı, davalı tarafın, yasal defterlerini sunmadığını, davacı yasal defter kayıt ve belgelerine göre, davalı; takip tarihinde (09.01.2023) 344.745,11.TL tutarında borçlu olduğunu, borcun kaynağını teşkil eden faturalar, davacının kendi yasal defterlerine kaydedildiğini, düzenlenen faturalara ve içeriklerine karşı, davalı tarafından yasal süre içerisinde yapılmış herhangi bir itiraz bulunmadığını, netice olarak; şayet davacı yasal defter kayıt ve belgelerine itibar edilerek, haklı olduğuna ve Bakırköy .... İcra Dairesi .... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali halinde; takip talebi sonrası, faiz talebine ilişkin; takip talebinden (04.10.2022) dava tarihine (23.12.2022) kadar geçen (80) gün için %15,75 oranında, reeskont avans faizi 11.900,79.TL olduğu, davacının, talep ettiği icra inkar tazminatının kabulü halinde, 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu 67.maddesine5 göre; 68.949,02.TL (344.745,11.TL X %20) tutarında olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava taraflar arasında ticari ilişki olduğundan bahisle alacak olduğuna dair yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319) Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ihtaratlı ara karar kurulmuş inceleme günü sadece davacı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde dosyamıza sunmuştur. Yapılan inceleme neticesinde davacı defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş fakat davalı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde ibraz etmemiştir. Rapor neticesinde incelenen davacı defterlerine göre davacının davalıdan faturalar karşılığında 344.745,11 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. " şeklindedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. 7251 sayılı yasanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesindeki değişikliği düzenleyen 23. maddesine ait Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekçesi " Maddeyle, Kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin 222 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Mevcut metne göre diğer tarafın defter kayıtlarında ilgili hususta hiçbir kayıt bulunmaması halinde, ibraz eden tarafın ticari defterindeki kayıtlar, sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmektedir. Ticari defteri ibraz edenin tek taraflı işlemiyle oluşturduğu kayıtların, bu kayıtlardan hiçbir şekilde haberi olmayan karşı taraf aleyhine delil teşkil ediyor olması hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi hukuk güvenliği ilkesine de aykırılık teşkil edebilmektedir. Bu sebeple maddede yapılan değişiklikle, ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için öngörülen unsurlardan biri olan, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” hali, madde metninden çıkarılmaktadır. Kural tersine çevrilmekte ve karşı tarafın maddede belirtilen usule uygun olarak tuttuğu ticari defterini ibraz ettiği halde ileri sürülen hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterin, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı açıkça hükme bağlanmaktadır. Madde metni dışına çıkarılan “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” durumunun yerine, “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmelidir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklindedir. Kanun değişikliği sonrasında madde gerekçesi içeriğinden anlaşıldığı üzere, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının, davacı tarafça ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile alacağın varlığının ispatlandığı, fatura teslim olgusunun artık ispatının gerekmeyeceği kabul edilerek açılan davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın ticari defterlerde belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN KABULÜ İLE; -Davalının aleyhine yapılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, -Takibin aynen DEVAMINA, -Asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 23.549,54-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.163,66-TL harcın mahsubu ile bakiye 19.385,88-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00 -TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 53.711,77-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından ödenen 80,70-TL başvurma harcı, 4.163,66-TL peşin harç, 1.906,00-TL tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.150,36-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Gider avansından artan olur ise karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/01/2024 Katip .... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1185, K. 2024/84, T. 29.01.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-1185-e-2024-84-k-b2951fa2ce5b